Bölge Adliye Mahkemesi · Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi 2022/8 E. 2025/517 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/8
Karar No
2025/517
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:24/06/2021 DAVA:Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:20/06/2025 KARAR YAZIM TARİHİ:20/06/2025

Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01/10/2017 tarihinde müvekkiline ait olup dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı ... marka çekici ile Denizli-Antalya karayoluna çıkmakta iken davalı ... AŞ adına kayıtlı diğer davalı ...’ın sevk ve idaresindeki ve diğer davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı sayılı çekiciye bağlı ... plaka sayılı dorse ile geriye manevra yaptığı sırada müvekkiline ait araca çarparak zarar verdiğini, kazanın davalı araç sürücüsünün geriye manevrasının kurallara uygun olmamasından kaynaklandığını belirterek; müvekkiline ait araçtaki değer kaybı için 1.000,00 TL aracın tamir süresince yoksun kalınan kazanç kaybından dolayı 1.000,00 TL olmak üzere toplam 2.000,00 TL'nin 1000,00 TL'sinden tüm davalılar kazanç kaybının ise sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.ş vekili cevap dilekçesinde özetle: alacağın zaman aşımına uğradığını belirterek davanın usulden reddine karar verilmesini; esas yönünden ise tarafların kusur durumlarının ve hasar miktarlarının bilirkişi marifetiyle belirlenmesi gerektiğini, müvekkiline ait aracın diğer davalı ... sigorta tarafından ZMMS poliçesi ile kaza tarihinde sigortalı olduğunu, aynı aracın aynı davalı sigorta şirketi tarafından kasko poliçesi ile de sigortalı olduğunu belirterek davanın reddine ve ... sigorta şirketinin davaya dahil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... sigorta şirketi cevap dilekçesinde özetle: Davacıya ait aracın kaza tarihinde ... model ve ... km de olduğunu, yaşı ve yaptığı kilometre göz önüne alındığında bu kazanın değer kaybına sebep olmayacağı belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince aşağıdaki gerekçeyle; "mahkememizce yapılan değerlendirmede: Davacı iş bu kaza sebebiyle sahibi olduğu ... plakalı aracın maruz kaldığı değer kaybı ve yoksun kaldığı kazancı talep etmektedir. Davacının değer kaybına ilişkin talebi tüm davalılar için, kazanç kaybına ilişkin talebi ise sigorta şirketi dışındaki davalılara yöneliktir. Davacının değer kaybı 2 şekilde hesaplanabilir. Birincisi piyasa şartlarına göre. Bu piyasa şartlarına göre aracın, kazadan önceki değeri ile kazadan sonraki değeri arasındaki farkın belirlenmesi suretiyle yapılan hesaplamadır. İkincisi ise kazanın olduğu tarihteki poliçe genel şartlarına göre değer kaybı belirlenebilir. Sigorta şirketi davacının bu kazadan dolayı uğradığı zararı, poliçe genel şartları çerçevesinde teminat altına almıştır. Davalı işleten ve sürücü ise davacının gerçek zararı yani piyasa şartlarında kazaya bağlı değer kaybından kaynaklanan zararı miktarınca davacıya karşı sorumludurlar. Bu sebeple davacının değer kaybına ilişkin tazminat talebi yönünden sigorta şirketine karşı açılan davanın reddi gerekmekte ise de işleten ve sürücüye karşı açılan davanın arttırılacak talep sonucuna göre kabulü gerekir. Ancak davacının bu yönden talep sonucunu arttırmamış olması mahkememizce verilen hükümde gözetilmiştir. Davacının diğer talebi ise aracının tamir süresince çalıştırılamamasından kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir. Davacının bu aracı hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre tamir süresi olan 15 gün için çalıştıramamasından kaynaklanan zararı davacının ticari kayıtları üzerinden bilirkişi marifetiyle hesaplanmıştır. Davacı bu hesaplamaya her ne kadar itiraz etmiş ise de bilirkişi ek raporu ile bu itirazların haksız olduğunu belirtmiştir. Zarar miktarının ispatı davacı zarar görendedir. Davacının incelenen ticari defterleri üzerinden bir zarar miktarı tespitinden başka yol yoktur. Bu konuda ilgili odaya yazılan müzekkere de mahkememizin aynı sonuca ulaşmasına sebep olmuştur. Buna göre davacının günlük bu araçtan elde edebileceği kazanç 92,49 TL 15 günlük kazanç kaybı ise 1.387,35 TL'dir. Bu belirleme doğrultusunda; "davanın sigorta şirketi dışındaki davalılar yönünden kabulü ile; davanın ... plakalı aracının 01.10.2017 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle maruz kaldığı 10.000,00 TL değer kaybının talep konusu 1.000,00 TL'sinin ve maruz kaldığı kazanç kaybına karşılık 1.387,35 TL'nin 1.000,00 TL'sinin davalılar ... AŞ ve ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının davalı sigorta şirketine karşı değer kaybı sebebiyle açtığı tazminat davasının reddine ‘’ karar verilmiştir. Davacı vekili, mahkemece eğer arttırımı için süre verilmeden hüküm kurulduğunu, davalı sigorta yönünden davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, değer ve kazanç kaybına ilişkin raporlarda eksik belirleme yapıldığını, raporlara itirazın değerlendirilmediğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı ... Ltd. Şti. vekili, müvekkilinin tam kusurlu kabul edilmesinin doğru olmadığını, davacı aracın daha önce karıştığı kazaların değerlendirilmediğini sigorta şirketinin de değer kaybından sorumlu olacağını kazanç kaybını da kabul etmelerinin mümkün olmadığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı ..., olayda tam kusurlu kabul edilmesinin doğru olmadığını, davacı aracın daha önce karıştığı kazaların değerlendirilmediğini sigorta şirketinin de değer kaybından sorumlu olacağını kazanç kaybını da kabul etmelerinin mümkün olmadığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Dava, haksız fiil nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Duruşma açılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından inceleme ve görüşmeler HMK'nın 353 ve 355'inci maddeleri uyarınca istinaf sebepleriyle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Davacı, meydana gelen trafik kazası sonucu aracında oluşan değer kaybı ve ikame araç bedelinin tahsilini talep etmiştir. Somut dosyada, hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davacıya ait aracın daha önce 7 adet kazaya karıştığı bildirilmiş ise de bu konuda bir değerlendirme yapılmamıştır. Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre; hasar miktarı tespit edilirken, aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı, ekonomik ise tamir bedelinin, ekonomik değilse aracın kaza tarihi itibariyle ikinci el piyasa rayiç değerinden sovtaj bedelinin mahsubu ile gerçek zarar miktarının hesaplanması ve raporda bu miktarların kalem kalem belirtilmesi gerekmektedir (Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 17/06/2020 gün ve 2019/6070 esas,2020/3614 karar sayılı ilamı). Dava konusu aracın tamirinin ekonomik olmaması halinde, hasarlanan araç için pert total işlemi uygulanması suretiyle aracın rayiç bedelinden, araçtaki hasar durumuna göre kaza tarihindeki hurda bedeli belirlenerek rayiç bedelden hurda bedelinin mahsubu suretiyle zararın belirlenmesi, davacıya ait hasarlanan aracın modeli, markası, özellikleri, kilometresi ve olay tarihindeki yaşı gibi nitelikleri gözönüne alınarak benzer bir aracı kaç günde satın alabileceği ve trafik siciline tescil edilebileceği, bu süre içerisinde ikame araç bedelinin ne olacağı konusunda rapor alınması gerekir. Aracın tamirinin ekonomik olmadığı durumlarda araç değer kaybı tazminatı talep edilemeyecektir. Aracın tamirinin ekonomik olduğu durumlarda ise Yargıtay uygulamasına göre değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır. Somut dosyada bilirkişi raporuna göre davacıya ait aracın davaya konu kazadan önce de hasar kaydı bulunduğunun belirtildiği görüldüğünden araçta daha önce meydana gelen hasarlar aracın maddi olaya konu kaza tarihindeki rayiç değerini ve dolayısıyla değer kaybını etkileyeceğinden, davacıya ait hasarlanan aracın motor ve şase numaraları yazılmak suretiyle önceki hasar kayıtlarını gösterir bilgilerin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden istenilip, buradan gelen bilgiye göre ilgili sigorta şirketlerinden hasar dosyalarının temini önem arz etmektedir. Dava konusu aracın önceki hasar kayıtları temin edildikten sonra yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda dava dosyasının uzman bir bilirkişiye veya daha önce rapor sunan bilirkişi/bilirkişilere tevdi ile, aracın daha önceki hasarları da dikkate alınmak suretiyle aracın kaza tarihindeki piyasa rayiç değerinin ne olduğu, aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı, aracın tamirinin ekonomik olup olmasına göre davacının davalı taraftan talep edebileceği değer kaybının ne olduğu konusunda rapor alınması gerekirken, yetersiz ve hüküm kurmaya elverişsiz bilirkişi raporuyla yetinilmek suretiyle karar verilmesi doğru değildir, öte yandan davacıya ait aracın 15 günlük sürede tamir edileceği belirtildiğinden aynı model aracı kaç TL den kiralayabileceği belirlenip 15 günlük kira olan ikame araç bedeline hükmedilmesi gerekirken davacının ticari defterlerine göre hesaplama yapılması doğru olmadığı gibi piyasa şartlarına göre sigorta şirketini de sorumlu tutmak gerekirken davalı sigorta hakkında açılan davanın reddine doğru olmadığından kararın kaldırılması gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Taraf vekilleri ile davalı ...’ın istinaf isteminin KABULÜNE, kararın 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-6) bendi gereğince KALDIRILMASINA, sair istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf eden tarafların peşin yatırdığı istinaf karar harçlarının isteği halinde iadesine, 4-İstinaf eden taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek hükümde dikkate alınmasına, 5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 20/06/2025 tarihinde, 6100 sayılı HMK'nun 353. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. ...

Atıf: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/8, K. 2025/517, T. 20.06.2025, www.arakarar.com/karar/antalya-bolge-adliye-mahkemesi-4-hukuk-dairesi-2022-8-e-2025-517-k-2c0b12a23183