Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/728 E. 2024/311 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/728
Karar No
2024/311
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/2093 - 2024/1778 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/2093 KARAR NO : 2024/1778 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/04/2024 NUMARASI : 2022/728 E. - 2024/311 K. DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALILAR DAVANIN KONUSU : Alacak (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen davada Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 25/04/2024 tarih ve 2022/728 E. - 2024/311 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, taraflar arasında 27/11/2013 tarihli Şehirlerarası Posta Taşıttırılması Hizmet Alımına Ait 7. Grup Erzurum Sözleşmesi'nin akdedildiğini, 3065 sayılı KDV Kanunu'nun 9. maddesi ve KDV Genel Uygulama Tebliği'nin (I/C.2.1.3.2.5.) bölümü uyarınca, söz konusu sözleşmelere istinaden davalılara yaptığı ödemelerden KDV tutarının 9/10'unu sorumlu sıfatıyla tevkif edip kendi vergi dairesine ödenmesi gerekmekle birlikte KDV tutarının tamamının davalılara ödendiğini, akabinde ise KDV mevzuatından kaynaklanan zorunlulukların gereği olarak 9/10 oranındaki tevkif KDV'yi 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 371. maddesi hükümlerine göre pişmanlıkla vergi dairesine beyan ederek ödemek durumunda kalındığını, söz konusu KDV tutarının vergi dairesine ödenmesi üzerine davalı yüklenicilere yazılan 26/02/2021 tarihli yazı ile sebepsiz zenginleşme yaratan 1.875.652,18 TL'nin iadesinin talep edildiğini, davalılar tarafından söz konusu alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, 1.875.652,18 TL'nin 02/03/2021 temerrüt itibaren işleyecek ticari (avans) faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davacı tarafça talep edilen alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı yanca gerçekleştirilen tevkifat işlemlerinin hukuka aykırı olduğunun tespit edilerek davacının yaptığı ödemelerin tamamının davacı yana iade edildiğini, müvekkilinin fatura düzenlenmesine ilişkin olarak herhangi bir kusurunun bulunmadığını, asıl sorumluğu ve kusurlu tarafın davacı olduğunu, tevkifatlı KDV uygulaması ve buna ilişkin KDV tahakkukunun tamamen Vergi Usul Kanunu ve KDV Uygulama Genel Tebliği'ne ve hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında hukuka aykırı şekilde uygulanan tevkifat işlemleri için açılan iptal davalarında yürütmenin durdurulması kararlarının tesis edildiğini, müvekkili şirketlerin aktif malvarlığında doğrudan ya da dolaylı artış gerçekleşmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının dava konusu bedelleri yargılama sırasında vergi dairesinden geri aldığı, bu nedenle davanın konusunun kalmadığı, davacının dava açmakta haklı olduğu gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalının müvekkilince fazladan ödenmiş bulunan tutarları iade etmemesinin açıkça sebepsiz zenginleşme ve sözleşme hükümlerine de aykırılık teşkil etmekte olup, davalının kötü niyetini de ortaya koyduğunu, her ne kadar alacak tutarının Ankara 3. Vergi Mahkemesinin 27/01/2023 tarihli ve E.2022/1684 sayılı yürütmenin durdurulması kararı uyarınca Kızılbey Vergi Dairesi tarafından müvekkilinin hesabına aktarılmış ise de verilen kararın uyuşmazlığa ilişkin kesin bir karar olmadığını, bekletici mesele taleplerinin değerlendirilmeden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı bulunduğunu, bu haliyle eldeki dosyanın kesinleşmesi ve Ankara 3. Vergi Mahkemesi kararının değişmesi halinde, müvekkilinin alacağının tahsili imkanının ortadan kalkacağını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak talepleri doğrultusunda kaldırılmasını istemiştir. Davalılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava açılmadan, hatta arabuluculuk süreci başlamadan ... A.Ş. tarafından gerçekleştirilen haksız ve yersiz işlemlerin iptali için gerekli işlemlere başlanmış olup, eldeki davanın açılmasına müvekkili şirketlerin sebebiyet vermediğini, müvekkilince Ankara 3. Vergi Mahkemesi nezdinde 08.08.2022 tarihinde 2022/1325 E. sayılı davanın ikame edildiğini, merci tayini kararı sonrasında ilgili dosyanın 2022/1684 Esasına kaydedildiğini ve müvekkil lehine öncelikli olarak "Yürütmenin Durdurulması Kararının" sonrasında ise "Davanın Kabulü" kararının verildiğini, müvekkili şirketlerin üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirmesine karşın, davacı tarafından dava ikame edildiğini, buna rağmen mahkemece davanın açılmasına müvekkili şirketlerin sebep olduğundan bahisle müvekkillerinin aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, işbu davanın, sebepsiz zenginleşme hukuki nedenine dayanılarak açılmış olup, müvekkili şirketlerin sebepsiz zenginleşmediğinden davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : 1- Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan istirdat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, 3065 sayılı KDV Kanunu ve KDV Genel Uygulama Tebliği hükümleri uyarınca, "iş gücü temini hizmeti alınması durumunda", alıcıların satıcılara KDV tutarının tamamını ödemeyip, 9/10'luk kısmını tevkif etmesinin ve bu kısmı kendi vergi dairesine beyan edip ödemesinin, buna karşılık 1/10'luk kısmının ise satıcıya ödenmesinin, satıcının da bu 1/10'luk kısmı kendi vergi dairesine beyan ederek ödemesinin gerektiği, somut uyuşmazlıkta da davacı tarafça davalıdan alınan hizmet bedelinin KDV tutarının tamamının davalıya ödenmesinin ardından, davalı taraftan alınan hizmetin "iş gücü temini hizmeti" olduğundan bahisle daha önce davalıya ödenen KDV tutarının 9/10'luk kısmının, bu kez vergi dairesine beyan edilerek tekrar ödendiği, işbu davada ise anılan 9/10'luk bu kısmın davalıdan geri istendiği, ilk derece mahkemesince Kızılbey Vergi Dairesi Müdürlüğünün 01/06/2023 tarihli yazısından, işbu davanın konusu olan KDV tevkifatı ve pişmanlık zammı bedelinin, Ankara 3. Vergi Mahkemesinin 2022/1684 Esas sayılı dosyasında verilen yürütmenin durdurulması kararına istinaden, davadan sonra davacıya iade edilmesi üzerine, davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır. Ankara 3. Vergi Mahkemesinin 06/06/2023 tarih ve 2022/1684 Esas- 2023/1034 Karar sayılı dava dosyasının incelenmesinden ise, davacılar ... Loj. Filo A.Ş. ile ... Taş. ... Ltd. Şti. tarafından, davalı Gelir İdaresi Başkanlığı aleyhine, 22.125,80 TL tutarlı ödenen KDV'nin iadesi istemiyle yaptığı düzeltme başvurusunun reddi işleminin iptali istemiyle açılan davada, önce 27/01/2023 tarihli kararla yürütmenin durdurulmasına, daha sonrasında esas yönünden ise işin niteliğinin "iş gücü temini olmadığı" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği, verilen kararın eldeki davada ilk derece mahkemesinin 25/04/2024 karar tarihi itibariyle henüz kesinleşmediği görülmektedir. Her ne kadar mahkemece yazılı şekilde karar verilmişse de mahkemeyi işbu davanın konusuz kaldığı hukuki sonucuna götüren neden, işbu davada talep edilen bedelin, dava dışı Kızılbey Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından, Ankara 3. Vergi Mahkemesinin 2022/1684 Esas sayılı dosyasında verilen yürütmenin durdurulması kararına istinaden, davadan sonra davacıya iade edilmesi olduğuna göre, ilk derece mahkemesince de bu yürütmenin durdurulması kararının sonucunun, diğer bir deyişle Vergi Mahkemesi kararının neticesinin beklenmesi gereklidir. Aksi halde idari yargıda görülen davanın sonucunda, taraflar arasındaki sözleşmenin "iş gücü temini" sözleşmesi olduğu, dolayısıyla davacının vergi dairesine 9/10'luk KDV tevkifatını ödemesi gerektiği anlaşılır ve davanın reddine karar verilir, ardından da vergi dairesince davalıya iade edilen KDV tevkifatının ve pişmanlık zammı bedelinin vergi dairesine geri ödenmesi gerekirse, sonuçta işbu davada davalı taraftan talep edilen meblağın, davalı tarafından davacıya iade edilmesi gerektiği anlaşılacağından, işbu dava da konusuz kalmayacaktır. Hatta ilk derece mahkemesince görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda dahi davalı şirketlerin düzenledikleri faturaların mevzuata uygun olmadığı ve dava konusu hizmetin 9/10 KDV tevkifatına tabi olduğu sonucuna varılmış, mahkemece de aynı nedenle davacının davasını açmakta haklı olduğu kabul edilerek, yargılama giderleri davalıların üzerinde bırakılmıştır. Mahkemenin bu kabul şekline göre, Ankara 3. Vergi Mahkemesinin yukarıda açıklanan kararı hatalıdır ve bir üst bette belirtilen ihtimalin gerçekleşmesi yüksek ihtimal dahilindedir. Ancak ilk derece mahkemesince eldeki davada, dava tarihi itibariyle davacının dava açmakta haklı olduğu sonucuna varıldığından, Vergi Mahkemesinde görülen davanın mevcut haliyle kesinleşmesi, diğer bir deyişle taraflar arasındaki işin niteliğinin "iş gücü temini olmadığının", dolayısıyla davacının vergi dairesine ödemesinin hatalı olduğunun anlaşılması ihtimalinde ise bu kez de eldeki davada davacının, dava tarihi itibariyle dava açmakta haksız olduğu sonucu ortaya çıkacak, böylece vergi mahkemesinin kararı ile eldeki davada ilk derece mahkemesince verilen kararlar arasında çelişki oluşacak, konusu aynı olan iki davada, adli ve idari yargı kararları ile farklı hukuki sonuçlara ulaşılmış olacaktır. Ayrıca somut uyuşmazlıkta davalılardan talep edilen meblağ 1.875.652,18 TL iken, Ankara 3. Vergi Mahkemesinin 06/06/2023 tarih ve 2022/1684 Esas- 2023/1034 Karar sayılı dava dosyasında davanın konusunun 22.125,80 TL tutarlı ödenen KDV'nin iadesi istemi olması karşısında, iki davanın konusunun da aynı olup olmadığının, bu iki davanın konusu aynı değilse neden Kızılbey Vergi Dairesi Müdürlüğünün işbu davanın konusu olan KDV tevkifatı ve pişmanlık zammı bedelinin tamamını, Ankara 3. Vergi Mahkemesinin 2022/1684 Esas sayılı dosyasında verilen yürütmenin durdurulması kararına istinaden ödediği hususunun da açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Dolayısıyla somut uyuşmazlıkta Ankara 3. Vergi Mahkemesinin 06/06/2023 tarih ve 2022/1684 Esas- 2023/1034 Karar sayılı davasının sonucunun beklenmesi, yukarıdaki tüm delillerin anılan dosyanın sonucu ile birlikte incelenip değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekmektedir. Ancak ilgili dosyanın kesinleşmesi uzun zaman alabileceğinden, işbu dava dosyasının istinaf mahkemesinde uzun süre bekletilmesi de mümkün değildir. Öte yandan sonucunun beklenmesi gereken idari yargı dava dosyası ve yukarıda açıklanan tüm deliller, eldeki dava yönünden de esasa etkili delil niteliğindedir. Bu durum karşısında ilk derece mahkemesince, Vergi Mahkemesinde açılan dava dosyasında verilen kararın kesinleşmesinden sonra, yukarıda açıklanan tüm delillerin yeniden değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden, taraf vekillerinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. 2- Kararın niteliğine göre, taraf vekillerinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenilmesine gerek görülmemiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 25/04/2024 gün ve 2022/728 E. - 2024/311 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA; 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE, 3-Taraf vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 4-Taraflarca istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 427,60'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde taraflara ayrı ayrı iadesine, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 08/11/2024 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/11/2024 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/728, K. 2024/311, T. 08.08.2022, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-728-e-2024-311-k-66cb63bfa19b