Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/189 E. 2024/344 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/189
Karar No
2024/344
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1785 - 2024/1776 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1785 KARAR NO : 2024/1776 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/05/2024 NUMARASI : 2022/189 E. - 2024/344 K. DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI DAVANIN KONUSU : İstirdat (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen davada Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 16/05/2024 tarih ve 2022/189 E. - 2024/344 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, taraflar arasında 05/09/2017 tarihli “... A.Ş. Mal ve Hizmet Alımına İlişkin Esas ve Usullere Göre Yapılacak Olan Şehirlerarası Posta Taşıttırılması Hizmet Alımına Ait Sözleşme” ile 21/12/2018 tarihli “8. Bölge (Samsun) Ayrım-Dağıtım Hizmetlerine Ait Sözleşme” akdedildiğini, müvekkili şirketin 3065 sayılı KDV Kanununun 9. maddesi ve KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C.2.1.3.2.5.) bölümü uyarınca, söz konusu sözleşmelere istinaden davalı şirkete yaptığı ödemelerden KDV tutarının 9/10’unu sorumlu sıfatıyla tevkif edip kendi vergi dairesine ödemesi gerekmekle birlikte KDV tutarının tamamını davalı şirkete ödediğini, akabinde ise KDV mevzuatından kaynaklanan zorunlulukların gereği olarak 9/10 oranındaki tevkif KDV'nin, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 371. maddesi hükümlerine göre pişmanlıkla vergi dairesine beyan ederek ödemek durumunda kaldığını, 25/2/2021 tarihli ve 5918 ve 6060 sayılı yazılarıyla davalı şirket adına vergi dairesine yatırılan 7.744.178,24 TL ve 1.099.298,24 TL olmak üzere toplam 8.843.476,48 TL’nin davacı şirkete iade edilmesinin davalı taraftan talep edildiğini, ancak davalı şirketin haksız şekilde elinde bulundurduğu söz konusu tutarları iade etmediğini, davalı tarafından katlanılması gereken vergi yükünün hak ediş ödemelerinde davalı şirkete KDV’nin tevkifat yapılmaksızın tam ve peşin ödenmiş olması sebebiyle davacı üzerinde kaldığını, bu nedenle davalı şirketin sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, şimdilik 8.814.566,68-TL''nin 17.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari (avans) faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmesinin gerektiğini, müvekkili şirketin adresinin Gaziantep olduğunu, bu nedenle Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemelerinin davaya bakmakla yetkili bulunduğunu, davada her bir faturanın ayrı ayrı incelenmesinin, tevkifata tabi olup olmadığının değerlendirilmesinin gerektiğini, davacının neye göre hesapladığı belli olmayan soyut tutar üzerinden bir değerlendirme yapma olanağının bulunmadığı gibi sözleşme konusu işleri nedeniyle kesinen faturaların KDV tevkifatına tabi olmadığını, tevkifatla ilgili uygulamanın taşeron hizmet sözleşmeleri ile ilgili olduğunu, kamu kurum ve kuruluşlarında taşerondan hizmet alma uygulamasının, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 127 nci maddesiyle 375 sayılı KHK ile sonlandırılarak, talepte bulunan tüm personelin özlük haklarıyla kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edildiğini, dava konusu hizmette çalıştırılan kişilerin de bu kapsam dahilinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından, Ankara 2. Vergi Mahkemesinin 2022/1910 E.- 2023/427 K. sayılı dosyasında, davalı ... Taş. Paz.Tic. Ltd. Şti. tarafından dava dışı Gelirler idaresi Başkanlığı aleyhine dava konusu 21.12.2018 tarihli "8. Bölge (Samsun) Ayrım, Dağıtım Hizmetleri Doğrudan Temin Sözleşmesi ile 05.09.2017 tarihli "Şehirlerarası Posta Taşıttırılmasına Ait Sözleşme" ve ayrıca taraflar arasında bu sözleşmeler dışında imzalanan diğer sözleşmelere ilişkin davacı ... A.Ş. tarafından sorumlu sıfatıyla verilen 2 no'lu beyannamelerde 3.11.2020 tarihinde yapılan düzeltmelerin iptali ile düzeltme beyannameleri üzerine tahakkuk ettirilen toplam 10.063.920,64-TL katma değer vergisi ve pişmanlık zammının terkini istemiyle açtığı davada mahkemece, dava konusu sözleşmeler kapsamında davacı tarafından üstlenilen işin niteliği iş gücü temini olduğundan bahisle, sorumlu sıfatıyla verilen 2 no'lu beyannamelerde 3.11.2020 tarihinde yapılan düzeltme üzerine tahakkuk ettirilen toplam 10.063.920,64-TL katma değer vergisi ve pişmanlık zammının terkini istemiyle yapılan düzeltme ve şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesi ile davanın kabulüne, dava konusu zımnen ret işleminin iptaline karar verildiği, bunun üzerine ... Ltd. Şti adına uygulanan tevkifat ile ilgil olarak davacı tarafça düzeltme fişi ile toplam 9.945.203,36 TL KDV tevkifatı ile 3.572.324,54 TL pişmanlık zammının iadesinin yapıldığı, iade edilen bu bedel içinde dava konusu edilen 21.12.2018 tarihli "8. Bölge (Samsun) Ayrım, Dağıtım Hizmetleri Doğrudan Temin Sözleşmesi" ile 05.09.2017 tarihli "Şehirlerarası Posta Taşıttırılmasına Ait Sözleşmelere" istinaden ödenen 9/10 oranında KDV tevkifatının da bulunduğu anlaşıldığından davanın konusuz kaldığı, HMK 331/1 maddesi gereğince davacı işleminin hukuka uygun olmadığı anlaşıldığından, yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakıldığı gerekçesiyle dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, Ankara 2. Vergi Mahkemesinin E.2022/1910 sayılı dosyasına kayden açılan dava verilen "davanın kabulüne" ilişkin K.2023/427 sayılı kararın kesinleşip kesinleşmediği yönünde bir değerlendirme yapılmaksızın karar verilmesine yer olmadığı yönünde karar verilmesinin doğru bulunmadığını, bu aşamada söz konusu dava nedeniyle yapılan ödemenin kesin bir ödeme olmadığını, kararın kesinleşmemesi bozulması/istinafen kaldırılması halinde ödemenin Vergi Dairesi tarafından iade alınabileceğini, esas yönünden de taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri incelendiğinde, sözleşmenin iş gücü temin sözleşmesi olduğunu, sözleşmenin işin yürütülmesine dair hükümlerinde davacı ... A.Ş.'nin doğrudan çalışanlarının değil, davalı firmayı denetlemeye yönelik hükümlerin yer aldığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak talepleri doğrultusunda kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : 1- Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan istirdat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, 3065 sayılı KDV Kanunu ve KDV Genel Uygulama Tebliği hükümleri uyarınca, "iş gücü temini hizmeti alınması durumunda", alıcıların satıcılara KDV tutarının tamamını ödemeyip, 9/10'luk kısmını tevkif etmesinin ve bu kısmı kendi vergi dairesine beyan edip ödemesinin, buna karşılık 1/10'luk kısmının ise satıcıya ödenmesinin, satıcının da bu 1/10'luk kısmı kendi vergi dairesine beyan ederek ödemesinin gerektiği, somut uyuşmazlıkta da davacı tarafça davalıdan alınan hizmet bedelinin KDV tutarının tamamının davalıya ödenmesinin ardından, davalı taraftan alınan hizmetin "iş gücü temini hizmeti" olduğundan bahisle daha önce davalıya ödenen KDV tutarının 9/10'luk kısmının, bu kez vergi dairesine beyan edilerek tekrar ödendiği, işbu davada ise anılan 9/10'luk bu kısmın davalıdan geri istendiği, ilk derece mahkemesince Kızılbey Vergi Dairesi Müdürlüğünün 21/02/2024 tarihli yazısından, işbu davanın konusu olan KDV tevkifatı ve pişmanlık zammı bedelinin, Ankara 2. Vergi Mahkemesinin 2022/1910 Esas sayılı dosyasında verilen yürütmenin durdurulması kararına istinaden, davadan sonra davacıya iade edilmesi üzerine, davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır. Ankara 2. Vergi Mahkemesinin 30/03/2023 tarih ve 2022/1910 Esas- 2023/427 Karar sayılı dava dosyasının incelenmesinden ise, davacı ... Taş. ... Ltd. Şti. tarafından, davalı Gelir İdaresi Başkanlığı aleyhine, toplam 10.063.920,64 TL tutarlı ödenen KDV'nin iadesi istemiyle yaptığı düzeltme başvurusunun reddi işleminin iptali istemiyle açılan davada, önce 19/02/2023 tarihli kararla yürütmenin durdurulmasına, daha sonrasında esas yönünden ise işin niteliğinin "iş gücü temini olmadığı" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği, verilen kararın eldeki davada ilk derece mahkemesinin 16/05/2024 karar tarihi itibariyle henüz kesinleşmediği görülmektedir. Her ne kadar mahkemece yazılı şekilde karar verilmişse de mahkemeyi işbu davanın konusuz kaldığı hukuki sonucuna götüren neden, işbu davada talep edilen bedelin, dava dışı Kızılbey Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından, Ankara 2. Vergi Mahkemesinin 2022/1910 Esas sayılı dosyasında verilen yürütmenin durdurulması kararına istinaden, davadan sonra davacıya iade edilmesi olduğuna göre, ilk derece mahkemesince de bu yürütmenin durdurulması kararının sonucunun, diğer bir deyişle Vergi Mahkemesi kararının neticesinin beklenmesi gereklidir. Aksi halde idari yargıda görülen davanın sonucunda, taraflar arasındaki sözleşmenin "iş gücü temini" sözleşmesi olduğu, dolayısıyla davacının vergi dairesine 9/10'luk KDV tevkifatını ödemesi gerektiği anlaşılır ve davanın reddine karar verilir, ardından da vergi dairesince davalıya iade edilen KDV tevkifatının ve pişmanlık zammı bedelinin vergi dairesine geri ödenmesi gerekirse, sonuçta işbu davada davalı taraftan talep edilen meblağın, davalı tarafından davacıya iade edilmesi gerektiği anlaşılacağından, işbu dava da konusuz kalmayacaktır. Ayrıca aynı ihtimalde, yani Vergi Mahkemesinde görülen davada taraflar arasındaki işin niteliğinin "iş gücü temini sözleşmesi" olduğunun, dolayısıyla davacının vergi dairesine ödemesinin haklı bulunduğunun anlaşılması halinde, bu kez de eldeki davada davacının, dava tarihi itibariyle dava açmakta haklı olduğu sonucu ortaya çıkacak, vergi mahkemesinin kararı ile eldeki davada ilk derece mahkemesince verilen kararlar arasında çelişki oluşacak, konusu aynı olan iki davada, adli ve idari yargı kararları ile farklı hukuki sonuçlara ulaşılmış olacaktır. Dolayısıyla somut uyuşmazlıkta Ankara 2. Vergi Mahkemesinin 30/03/2023 tarih ve 2022/1910 Esas- 2023/427 Karar sayılı davasının sonucunun beklenmesi, yukarıdaki tüm delillerin anılan dosyanın sonucu ile birlikte incelenip değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekmektedir. Esasen ilk derece mahkemesince de 15/02/2024 tarihli oturumda, anılan kararın kesinleşmesinin beklenmesine karar verilmiş, bu ara karardan dönülmesine dair başka bir karar da alınmamıştır. Ancak ilgili dosyanın kesinleşmesi uzun zaman alabileceğinden, işbu dava dosyasının istinaf mahkemesinde uzun süre bekletilmesi de mümkün değildir. Öte yandan sonucunun beklenmesi gereken idari yargı dava dosyası ve yukarıda açıklanan tüm deliller, eldeki dava yönünden de esasa etkili delil niteliğindedir. Bu durum karşısında ilk derece mahkemesince, Vergi Mahkemesinde açılan dava dosyasında verilen kararın kesinleşmesinden sonra, yukarıda açıklanan tüm delillerin yeniden değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden, davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. 2- Kararın niteliğine göre, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenilmesine gerek görülmemiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 16/05/2024 tarih ve 2022/189 E. - 2024/344 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA; 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE, 3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, 8-İİK.'nın 36/5. maddesi uyarınca, istinaf kararının neden ve şekline göre, davacıdan icranın geri bırakılması için alınan 574.670,25 TL. tutarındaki nakit teminatın davacıya GERİ VERİLMESİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 08/11/2024 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/11/2024 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/189, K. 2024/344, T. 05.09.2017, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-189-e-2024-344-k-8a29f85fb1f3