Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/667 E. 2023/659 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/667
- Karar No
- 2023/659
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2107 KARAR NO : 2024/2327 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/10/2023 NUMARASI : 2022/667 ESAS - 2023/659 KARAR DAVA KONUSU : Alacak KARAR YAZIM TARİHİ : 27.12.2024 İSTEM : Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin organize sanayi bölgesi içerisinde, tüm kuruluşların enerji kaynağı başta olmak üzere tüm alt yapı ihtiyaçlarını mal ve hizmet bölgesi içerisinden sağlamakla yükümlü kılındığını, olağan denetimler kapsamında OSB sınırları içerisinde katılımcı sıfatını taşıyan davalının sayaçsız ve izinsiz olarak artezyen pompası kullandığının tespit edilmesi üzerine durumun tutanak altına alındığını, 4562 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile OSB Uygulama Yönetmeliği'nin 65. maddesinin beşinci fıkrasına göre davalının faaliyet konusuna giren iş ve işlemleri gerçekleştirebilmesinin ve bu anlamda menfaat sağlama amacıyla ihtiyaç duyduğu tüm alt yapı hizmetlerinden yararlanabilmesinin ancak OSB 'den temin vasıtasıyla mümkün olabileceğini, davalı şirketin kendisine yapılan bildirime rağmen, pompa marifetiyle sayaçsız ve izinsiz şekilde su alt yapı hizmetini kendi çabalarıyla temin etmeye aralıksız olarak devam ettiğini, geriye dönük iki yıl için kıyasen yapılan hesaplama ile gecikme cezaları dahil olarak 274.114,46 TL su hizmet bedeli + KDV ve 38.642,46 atıksu bedeli + KDV olmak üzere toplam 312.866,92 TL + KDV alacağı bulunması sebebiyle düzenlene faturanın davalıya tebliğ edilmesine rağmen ödemenin yapılmadığını ileri sürerek 322.564,80 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, arabuluculuk sürecinin olumsuz sonuçlanmış olması nedeniyle AAÜT 16/2-c gereğince müvekkili lehine arabuluculuk anlaşamama vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından, suyun kaçak olmasının mümkün olmadığının faturaların içerik ve bedellerinin kabul edilmemesinden Kaçak Su Tespit Tutanağı ile Kaçak Su Bedeline ilişkin faturalar iade edilmesine rağmen davacı tarafından icra takibine girişildiğini ve başlatılan takibe itiraz edildiğini, söz konusu tespitin yapıldığı tarih itibariyle kullanıldığı iddia edilen su faturasının hesaplanması ve buna istinaden icra takibi yapılması gerekirken 2 yılı aşkın bir süre sonunda müvekkili aleyhine işlem yapılması hakkaniyete aykırı olduğunu, 2021 yılı itibariyle su ve atık su tarifesi ile 05.04.2022 yönetim kurulu toplantı tarihindeki tarife arasında çok büyük fark bulunduğunu, hesaplamanın kabul edilmesinin mümkün olmadığını, kullanıldığı iddia edilen atık suyun kanalizasyona verilip verilmediğinin araştırılmasının gerektiğini, atık suyun nasıl ve nereye tahliye edildiği belirlenerek ona göre hesap yapılması gerekirken hiçbir araştırma ve inceleme yapılmadan atık su bedelinin istenilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : "...Bilirkişi raporu ile davacı ...'nin davalı adına tahakkuk ettirdiği borç miktarının yerinde ve uygun olduğu belirlenmiş olmakla toplam 322.564,80 TL'nin davalı tarafından davacı ...'ye ödenmesi gerektiği bildirilmiştir. Mahkememizce de bilirkişi raporu doğrultusunda davalının sayaçsız kullanılan su miktarı borcunu davacıya ödemesi gerektiği anlaşıldığından, davacının davasının kabulüne karar verilmesi gerekmiş..." gerekçesiyle; "1-Davanın KABULÜNE, 322.564,80 TL'nin temerrüd tarihi olan 13/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, " şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İstinaf başvurusunda bulunan davalı dilekçesinde özetle; davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı şirket tarafından denetim 13.01.2021 tarihinde yapıldığı halde 31.05.2022 tarihinde fatura kesildiğini ve hakkaniyete aykırı bedeller talep edildiğini, 2021 yılı itibariyle su ve atıksu tarifesi ile faturaların kesim tarihi itibariyle su ve atıksu tarifesi arasında fahiş fark bulunduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, denetimin 2021 yılında yapıldığını ve o tarihteki tarife üzerinden fatura kesilebileceği halde 1 yılı aşkın süre beklendiğini ve 2022 yılının mayıs ayının son günü fatura kesildiğini, işbu 1 yılı aşkın sürede su ve atıksu tarifesi bedellerinin arttığını ve müvekkili şirketten hakkaniyete aykırı olarak fahiş bedeller talep edildiğini, hükme esas alınmaya elverişsiz ve çelişkili bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm tesis edildiğini, bilirkişi tarafından, iki parselin iki ayrı aboneliğe tabi olduğu ve iki aboneliğe birden ceza kesilmemesi gerektiği üzerinde durulmadığını ve eksik inceleme ile rapor tanzim edildiğini, 13.01.2021 tarihi itibariyle su ve atık su tarifesi ile 31.05.2022 tarihindeki tarife arasında çok büyük fark bulunmadığını, buna rağmen, bilirkişi raporunda bu hususa hiç değinilmediğini ve eksik inceleme ile rapor tanzim edildiğini, aleyhe hususları kabul anlamına gelmemek kaydıyla, çevre bilirkişisinin raporda, atık su bedelinin müvekkili şirketten tahsil edilmemesi gerektiğini belirttiğini, ancak raporun sonuç kısmında, çelişkili olarak, müvekkili şirkete kesilen atık su bedeli de dahil olarak tüm cezaların müvekkili şirketten tahsili yönünde kanaat belirtildiğini, raporun çelişkiler içermekle hükme esas almaya elverişsiz olduğunu, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, davalı tarafından organize sanayi bölgesinde izinsiz ve sayaçsız olarak sondaj kuyusundan su temin edilmesi nedeniyle tahakkuk eden faturadan kaynaklanan alacak istemine yöneliktir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık ,davalının izinsiz ve sayaçsız olarak su temin edip etmediği, izinsiz ve sayaçsız olarak su temin edilmesi halinde tahakkuk etmesi gereken fatura bedelinin miktarı konusunda toplanmaktadır. 13.01.2021 tarihinde ... yetkililerince yapılan denetimde davalının, izinsiz ve sayaçsız olarak sondaj kuyusundan su temin ettiğine ilişkin tutanak tutularak, bu faturaya dayalı olarak geriye dönük iki yıl için kıyasen yapılan hesaplama ile 05.04.2022 100/09 Sayılı YKK Gereği Atık Su Bedeli açıklamalı 45.598,10 TL bedelli ve 31.05.2022 tarihli 276.966,70 TL bedelli fatura düzenlendiği dosya kapsamı ile sabittir. Yargılama sırasında; İnşaat Mühendisi, Çevre Mühendisi, Kimya ve Fen Koadostro Mühendisi ve S.M.M.M. bilirkişisinden alınan raporda; OSB’lerin ihtiyacı olan elektrik, su, kanalizasyon, doğalgaz, arıtma tesisi, yol, haberleşme, spor tesisleri gibi altyapı ve genel hizmet tesislerini kurma ve işletme, kamu ve özel kuruluşlardan satın alarak dağıtım ve satışını yapma hakkı sadece OSB’nin yetki ve sorumluluğunda olduğunu, dava konusu davalıya ait fabrikanın ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada .. parsel ile ... ada ... parsel üzerinde ve ... Organize Sanayi Bölgesi ... sokak no:... ve No. ... Adres adresinde yer alan cam üretiminin yapıldığı iki ayrı bölümden oluştuğu, ... ada ... parsel üzerinde 10008 sokak ile 10014 sokak kesişiminde de 2 adet 20'şer tonluk PVC esaslı dikey su deposunun faal halde olduğu, keşif esnasındaki beyanlar ile de depoların ... tarafından tutanağın düzenlenmesinden sonra fabrika içerisinden şimdiki yerinie yerine taşındığını, dava konusu olayda davalı şirket firmasının dava konusu olayda asli kusurlu olduğu ve davacı tarafından düzenlenen gecikme cezaları dahil 276.966,70 TL su bedeli ve 45.598,10 TL atık su bedeli olmak üzere toplam 322.564,80 TL fatura tutarının davalı tarafından davacıya ödenmesi gerektiğini bildirilmiştir. Mahkemece, çevre mühendisinin " kanal bağlantı izin süresinin dolmuş olması nedeniyle atık su bedelinin hesaplamaya dahil edilmemesi yönünde görüşüne"; atık suların uzaklaştırılması konusunda verilen hizmetlerden yararlanılması ve atık suların davacı ... 'ye ait kanallar vasıtasıyla binadan uzaklaştırması hali mevcut olduğundan itibar edilmemiş; tarife ile belirlenen atık su bedelinden alınan hizmet karşılığı davalının sorumlu olacağı kabul edilerek bilirkişiler tarafından belirlenen miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. Ne var ki; mahkemece, faturalara dayanak 05.04.2022 tarihli 100/09 Sayılı Yönetim Kurulu Kararı ve davalının önceki tüketimine ilişkin bilgi ve belgeler getirtilmeden rapor düzenlenmiştir. Raporda, ayrıca davacı tarafından geriye yönelik 2 senelik kıyas hesabının yapılmasının doğru olup olmadığı, hangi esaslara göre iki senelik kıyas hesabı yapıldığı, su tüketiminin ne zaman düştüğü hususunda bir görüş belirtilmemiştir. Ayrıca uyuşmazlığın niteliğine göre uzmanlık alanı itibariyle makine mühendisine de yer verilmesi gerektiği halde heyette makine mühendisi bilirkişi yer almamıştır. Rapor bu haliyle, açıklayıcı, yasa denetimine uygun olmayıp tek başına hüküm kurmaya elverişli değildir. O halde mahkemece, yukarıda anılan belgeler getirtilerek, bilirkişi heyetine makine mühendisi bir bilirkişinin de eklenerek, gerektiğinde yeniden keşif yapılarak davalının itirazlarını karşılayacak nitelikte, aynı zamanda geriye yönelik 2 senelik kıyas hesabının yapılmasının doğru olup olmadığı, hangi esaslara göre iki senelik kıyas hesabı yapıldığı, su tüketiminin ne zaman düştüğü, tahakkuk eden miktarın mevzuata uygun olup olmadığı hususlarını karşılayacak şekilde nedenlerini açıklayıcı, taraf, mahkeme ve kanun yolu denetimine elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece, bu yönler göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmesi doğru değildir. Anlatılan nedenlerle davalının istinaf başvurusunun kabulüne, HMK 353/1-a.6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle; 1)Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kabulü ile Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/10/2023 tarih, 2022/667 E. 2023/659 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2)Açıklanan eksikliklerin giderilmesi amacıyla davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3)Ödedikleri istinaf karar ve ilam harçlarının isteği halinde davalıya iadesine, 4)İstinaf kanun yolu yargılama giderlerinin, yeniden kurulacak hükümde gözetilmesine, 5)Artan istinaf gider avansının HMK’nin 333/1. maddesi uyarınca yatırana iadesine, Dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK’nin 362/1-c,g maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 27.12.2024 günü oy birliği ile karar verildi.