Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2022/639 E. 2024/927 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/639
Karar No
2024/927
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2022/639 KARAR NO : 2024/927 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 09/12/2021 NUMARASI : 2020/44 E. - 2021/389 K.

DAVACILAR- KARŞI DAVALILAR : VEKİLİ : DAVALI-KARŞI DAVACI DAVANIN KONUSU : Patent Hakkına Tecavüzün Tespiti, Durdurulması KARŞI DAVA KONUSU : Patent Hükümsüzlüğü

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/12/2021 tarih ve 2020/44 E. - 2021/389 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar karşı davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacılar karşı davalılar vekili, müvekkillerinin internet üzerinden (uzaktan) banka bilgilerini vermeden GSM ve kargo onaylı güvenli bir alışveriş sistemi ve metodu isimli buluşu geliştirdiklerini, büyük düşünsel ve fiziksel emek gerektiren bu usul buluşunun patentle korunması için 25.12.2007 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumuna yaptıkları başvurunun, Avusturya Patent Ofisi tarafından yapılan araştırma sonucu tanzim edilen araştırma raporuna dayanılarak 2007/08898 sayılı başvuru ve 23.01.2012 tarihli tescille verilen patent belgesi ile korunmaya başlandığını, müvekkillerinin geliştirmiş oldukları buluşun başlı başına bir usul (PROCESS METHOD) patenti olduğunu, buluşun bir ürünü konu almadığını, korumanın bir alışveriş ve sistem metodu ve güvenli alışveriş sistem ve metodu olduğunu, buluş sahibi müvekkillerinin geliştirdikleri buluşun toplum tarafından kullanılması gerektiği düşüncesiyle tescil aşaması sonuçlanmak üzereyken 17.02.2011 tarihinde buluşu tanıtmak ve lisans vererek pazarlamak amacıyla davalı ... yetkililerine e-posta yoluyla ulaştıklarını, davalı ... yetkililerince yapılan geri dönüş neticesinde ... genel müdürü ... ve diğer ... yetkililerine buluş ile ilgili sunum yaptıktan sonra dosya ve bilgileri ... genel müdürünün yönlendirdiği asistana sunum yaparak kendilerine geri dönüş yapılması için bıraktıklarını, ... yetkililerince kendilerine dönüş yapılmayınca 27.12.2011 tarihinde mail yolu ile bilgi talep ettiklerini, ancak herhangi bir geri dönüş yapılmadığını, davalı tarafın 2012 Eylül tarihinde müvekkilleri adına tescilli usul patentinin aynısı olan ... ... uygulamasının tanıtımını yaparak uygulamaya başlandığını, bu suretle müvekkillerinin buluşunun taklit edildiğini, müvekkillerinin lisans vermek amacıyla görüşme sağladıkları ...’nin göz göre göre tecavüz etmesine ihtimal vermek istemediklerinden kendi patentleri ile ... ... uygulamasını karşılaştıran bir çalışmaya başladıklarını, davalı tarafça taklit edilen programın çalışma esaslarını oluşturan en temel adımların müvekkilinin patenti ile birebir aynı olduğunu, müvekkilinin patentinin tescil edilmesindeki en önemli kriterlerden olan "Kart bilgilerinin verilmemesi, her ödemede kart sahibinin GSM numarası üzerinden SMS veya çağrı ile onayının alınması" yönlerinden taklit edildiğini ileri sürerek davalının müvekkiline ait 2007/08898 sayılı patent tescilinden doğan haklarına yapılan tecavüzün tespitine, önlenmesine, giderilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı - karşı davacı vekili, davacılar karşı davalıların patentinin yenilik buluş basamağı kriterini haiz olmadığını, zaten bilinen bir yöntem olduğunu, müvekkilinin patente tecavüz eyleminin bulunmadığını, karşı davalıya ait ... nolu patentin patentlenebilir olmadığını ve bu nedenle hükümsüz kalması gerektiğini, mevcut uyuşmazlık için SMK m.1(2) gereği patent için başvuru zamanındaki 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında KHK'nın uygulanması gerektiğini, 551 S. KHK m.6/b gereğince buluş sayılmayan ve bu nedenle patent verilmesi açıkça yasaklanmış olan, yazılım ve ticari usul/iş yapış yöntemi olduğundan patentlenmesinin mümkün olmadığını, Avusturya Patent Ofisi tarafından patentlenebilirliğe ilişkin verildiği belirtilen olumlu inceleme raporunun, patentin geçerliliği için yeterli olmadığını, davaya konu ... Sayılı patente konu buluş dosyaya sunulan WO 0139057 Dokümanı karşısında Yenilik vasfına haiz olmadığını, buluş tekniğinin bilinenden daha yeni olmadığını, WO 0139057 (WO’057) Dokümanı 31 Mayıs 2001 tarihinde yayınlanmış ve ... sayılı patent açısından önceki tür teşkil eden bir patent dokümanı olduğunu, davaya konu patentin 1. isteminin tüm unsurlarının WO’057 dokümanında açıklandığını ve ... sayılı patentin söz konusu önceki doküman karşısında yenilik vasfını haiz olmadığını, patent için başvuru yapıldığı tarihte, banka hesabının GSM numarası ile ilişkilendirilmesi, bankanın hesap durumu kontrolü yapılması, gerçekleştirilecek alışverişi teyit etmesi gibi adımların, tekniğin bilinen durumuna dahil olduğunu ve hiçbir şekilde teknik bir yeniliğe yol açmadığını, bu nedenle davaya konu patentin, buluş basamağı kriterini haiz olmadığını, patentin 5. sayfasında yer alan kullanıcının ürünü teslim alıncaya kadar paranın güvende olmasını sağlama amacıyla paranın ara hesapta bekletilmesi ve kullanıcı tarafından kargo alındıktan sonra paranın hesaba aktarılması işleminin uzun yıllardır tekniği bilinen bir çözüm olduğunu, bunun‘’escrow’’ adı verilen bir usul olduğunu ve davaya konu patenti alındığı zamanlarda uygulanan bir iş modeli olarak kabul edildiğini, ayrıca bu metodun daha önceden dünya çapında ismi duyulmuş birçok online satış sitesi tarafından kullanıldığını, patentin aşikâr olması ve bu sebeple buluş basamağı içermemesi nedeni ile hükümsüz kılınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacılar karşı davalılar vekili, müvekkillerinin patentinin yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini haiz olduğunu, davalının eylemlerinin müvekkilinin patentine tecavüz teşkil ettiğini savunarak karşı davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı - karşı davacı yanında feri müdahil olan TCMB vekili, dava konusu 2007/08898 B sayılı patentin tüm istemler bakımından tekniğin bilinen durumunda yenilik kriterini ve buluş basamağı kriterini sağlamadığını, bu hususların tespitlerini içeren uzman görüşünü dosyaya sunduklarını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarıyla da dava konusu patentin yenilik ve buluş basamağı kriteri taşımadığının tespit edildiğini, esas davanın reddi ile karşı hükümsüzlük davasının kabulü ile 551 sayılı KHK m.129 kapsamında patentlenebilirlik kriterlerini havi olmayan TR 2007/08898 sayılı patentin hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu buluşun D1 ve D2 karşısında yenilik kriterini sağladığı, ancak, buluş basamağı kriterinden yoksun olduğu, asıl dava bakımından, ... ... uygulamasının dava konusu 2007/08898 numaralı patentin koruma kapsamı içerisinde olmadığı, karşı dava bakımından 2007/08898 nolu patentin tarifnamesinin ilgili olduğu teknik alanda bir uzmanın onu uygulamaya koyabilmesini mümkün kılacak yeterlikte, açık ve tam olarak tanımlanmadığı, anılan dava konusu patentin EP1271434 ve WO139057 dokümanları karşısında tüm istemleri itibariyle yeni olduğu, ancak buluş basamağı kriterini sağlamadığı gerekçesi ile asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile TR2007/08898 sayılı patentin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar karşı davalılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı tarafın tamamen kötüniyet taşıdığını, Merkez Bankasının 24.12.2020 tarihinden önce mahkemeye katılması, dava konusu dosya ile herhangi bir işlem yapması, dava dosyasına delil sunması, davaya katılması hukuka aykırı olduğu gibi mahkemenin, HMK.ya uygun bir gerekçe olmadan, T.C.Merkez Bankası'nın müdahale talebinin kabulüne karar vermiş olmasının da bozma sebebi olduğunu, Patent ihlali konusunda açılan davanın, dava konusu patent ile ... AŞ.'nin ... ... uygulamasına açılan bir dava olduğunu, bilirkişi heyetinin, patent ihlal davasını, davanın tarafı olmayan ... ticaret sitesine açılan bir dava gibi süreci değerlendirmiş ve kopya mütalaasını da o yönde verdiğini, yargılama sürecinde dosyaya usulsüz konulan dokümanların müvekkillerine tebliğ edilmediğini, tüm dava sürecinin dosyaya usulsüz olarak sunulmuş, hukuki dayanağı olmayan bu belgeler üzerinden yürütüldüğünü, gerek bilirkişilerin atanmasında ve gerekse bilirkişilerin raporlama sürecinde HMK.ya ve diğer mevzuata aykırı hareket edildiğini, Kanun maddelerine bakıldığında bir patent unsurlarının tamamının veya birebir aynı şekilde olması zorunluluğunun olmadığını, kısmen veya tamamen taklit edilmesinin patent tecavüzünden sayıldığını, gerekçeli kararda bir çok çelişkili ifade bulunduğunu, bilirkişi raporunun aynen alındığını, mahkemenin kendi görüşünü ve kararını yansıtmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, asıl davanın kabulüne karşı davanın reddine karar verilmesine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, patent hakkına tecavüzün tespiti, karşı dava patent hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ... ... uygulamasındaki eylemlerin dava konusu 2007/08898 numaralı patentin koruma kapsamı içerisinde kalmadığı, hükümsüzlük davasının konusu patentin yenilik kriterinin bulunduğu ancak, buluş basamağı kriterinden yoksun olduğunun dosya kapsamında alınan rapor ile belirlendiği, mahkemece bilirkişi raporuna göre kurulan hükümde bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla, davacılar - karşı davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacılar karşı davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca asıl dava yönünden alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı karşı davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90-TL'nin anılan davacı karşı davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Harçlar Kanunu uyarınca karşı dava yönünden alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı karşı davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90-TL'nin anılan davacı karşı davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf aşamasında davacılar karşı davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacılar karşı davalılar uhdesinde bırakılmasına, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 10/05/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/05/2024

Başkan ...

Üye ...

Üye ...

Katip ...

Atıf: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/639, K. 2024/927, T. 10.05.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-20-hukuk-dairesi-2022-639-e-2024-927-k-1e8a81ccc893