Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/6135 E. 2022/10604 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/6135
- Karar No
- 2022/10604
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2022/459 KARAR NO: 2024/1432 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 09/11/2021 NUMARASI: 2018/967 Esas - 2021/656 Karar DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ: 12/09/2024 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle : 08/02/2018 tarihinde ...' in sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın, ... Mahallesi ... Sokak üzerinde yaya olarak yürüyen müvekkiline çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkilinin ciddi şekilde yaralandığını ve %8 oranında kalıcı maluliyete uğradığını, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ... tam kusurlu olduğunu, bu sebeple hakkında taksirle yaralama suçundan kaynaklı olarak Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/33510 Sor. sayılı dosyasının açıldığını, kazaya karışan ... plakalı araç davalı şirket tarafından sigortalandığını, kazanın meydana gelmesi sonrası davalıya 05.09.2018 tarihinde müvekkilinin zararının giderilmesi amacıyla başvuru yapıldığını, davalı tarafından 11.09.2018 tarihinde eksiklik bildiriminde bulunulduğunu, davalı tarafça ısrarla henüz olmayan evraklar talep edildiğini ve müvekkilinin haklarının sürüncemede bırakıldığını, şimdilik, 250 TL geçici iş göremezlik tazminatı 5000 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 250 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 5.500,00 TL tazminatın ve sair giderlerin haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren ticari faiz uygulanarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davayı kabul anlamına gelmemekle beraber dava dışı sigortalı adına kayıtlı olan ... plaka sayılı aracın müvekkili sigorta şirketi nezdinde 24.10.2017-24.04.2018 başlangıç ve bitiş tarihli trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, sigorta şirketi sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinin kısmen kabulü ile 382,07 TL'nin davalıdan 18/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olmasına),fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin kısmen kabulü ile 64.793,23 TL'nin davalıdan 18/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olmasına),fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının tedavi gideri tazminatı talebinin kabulü ile 500,00 TL'nin davalıdan 18/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olmasına) fazlaya ilişkin istemin reddine, " karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Müvekkili sigorta şirketinin dava dosyası için almış olduğu tıbbi görüş ve aktüer değerlendirme raporunu da tekrardan istinaf dilekçesine ek olarak sunduğunu, bilindiği üzere davaya konu edilen olay nedeni ile hesaplamanın TRH 2010 yaşam tablosu, aktüer irat formulü ve %1.8 teknik faiz ile de yapılması gerektiğini, iş bu nedenle de sayın mahkemenin vermiş oldukları karar da bir istinaf bozma/kaldırılma nedeni olduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemekle beraber, müvekkili sigorta şirketi sigortalısının kusuru oranında poliçe limiti ile sorumlu olacağı ve sorumluluğunda dava tarihinden itibaren ve yasal faiz ile sorumlu olacağı da aşikar olup bu hususta bir istinaf bozma/kaldırma nedeni olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 08.02.2018 günü saat 18:20 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı minibüs ile ... Sokak'ta seyir halinde iken aynı istikamette yol içerisinde ön tarafında yürümekte olan davacı yaya ...'nün sol ayağının üzerinden minibüs ile geçmesi sonucu, yaya davacının yaralanması nedeniyle aracın zorunlu trafik sigortacısı olan davalıdan maddi tazminat talep edildiği anlaşılmaktadır.Yargıtay 17. (kapatılan) ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/6135 E. ve 2022/10604 K., 2021/16078 E. ve 2022/10550 K., 2021/13398 E. ve 2022/10498 K.,Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2020/2598 E. ve 2021/34 K., 2019/3713 E. ve 2020/2420 K. sayılı kararları). Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak tazminat belirlenmiştir. Anayasa Mahkemesi iptal kararı gereğince genel şartlarda belirtilen 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması olanaklı olmadığından, bu hususa değinen istinaf talebi yerinde değildir.Dava dilekçesinde avans faizi talep edilmiştir. ... plakalı minibüsün trafik kaydında kullanım amacının ticari ve kullanım şekli yük nakli olarak açıklanmıştır. Bu durumda kazaya sebebiyet veren araç ticari nitelikte minibüs olmasına ve dava dilekçesinde avans faizi talep edilmesine göre avans faize hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. KTK'nın 99.maddesine göre, ZMSS Genel Şartları ile belirlenen belgeler ile birlikte sigorta kuruluşuna başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir.Somut olayda; davacı tarafından dosyaya sunulan, davalı sigorta şirketinin hasar görüntüleme ekran çıktısı örneğine göre, davalıya 05/09/2018 tarihinde başvuruda bulunulmuş olup bu tarihten sonraki 8. işgününün sonu olan 18/09/2018 itibariyle davalı sigorta şirketi temerrüde düşmüştür. Sigortacı yönünden bu tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığından istinaf talebi yerinde değildir.Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 4.486,27 TL harçtan peşin alınan 1.609,2 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.877,07 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.12/09/2024