Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/61 E. 2022/286 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/61
- Karar No
- 2022/286
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1999 - 2025/22 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/1999 KARAR NO : 2025/22 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 22/09/2022 NUMARASI : 2022/61 E. - 2022/286 K. DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/09/2022 tarih ve 2022/61 E. - 2022/286 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili şirketin 2007/54014, 2007/54015, 2009/26471, 2009/30731, 2010/46486, 2011/93850, 2012/99242, 2013/98005, 2014/71536, 2014/75161, 201705183, 2019/113713, 2020/99855, 210736, 2006/41398 sayılı "..." ibareli tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ... nezdinde gerçekleştirdiği 2020/170642 sayılı başvuruya müvekkili tarafından yapılan itirazın nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin 1992 yılından bu yana perakende faaliyetini yürüttüğünü, müvekkiline ait "..." markasının 1999 öncesinde tescilsiz kullanıldığını, 01.07.1999 tarihinde 35. sınıfta tescil edildiğini, şube tabelalarında 2006 yılından bu yana "..." ibareli 2006/41398 numaralı markasını kullandığını, davalı başvurusunun da müvekkilinin markalarının tescilli olduğu 35. sınıf için yapıldığını, aynı sınıfta kullanılan “...” markasını içeren davalı başvurusunun müvekkilinin seri markası algısı oluşturacağını, markalar arasında görsel ve işitsel benzerlik olduğunu, müvekkili markasının tanınmış olduğunun farklı mahkemelerce alınmış bilirkişi raporları ile tespit edildiğini ileri sürerek, ... YİDK'nun 2021-M-11832 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2020/170642 başvuru numaralı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, davalı şirkete ait 2020/170642 numaralı “... ibareli marka ile davacının 2007/54014, 2007/54015, 2009/26471, 2009/30731, 2010/46486, 2011/93850, 2012/99242, 2013/98005, 2014/71536, 2014/75161, 2017/05183, 2019/113713, 2020/99855, 210736, 2006/41398 sayılı markalarında “...” ibaresinin ortak olarak bulunduğunu ancak başvuru markasında “..." ve "..." ibarelerinden herhangi birisinin diğerine göre ön plana çıkmadığını, “...” ibaresinin ayırt ediciliğinin yüksek olmadığını, markalar arasında yeterli düzeyde ayırt edicilik sağlandığını, karıştırılma ihtimallerinin bulunmadığını, YİDK kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket tarafından davaya cevap verilmemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraf markaları arasında emtia benzerliğinin oluştuğu, her ne kadar happy ibaresinin halk nezdinde yaygın şekilde ve davacı tarafından markalarda sıfat niteliğinde kullanıldığı anlaşılmış ise de başvuru markasında kullanılan healthy ibaresinin de sağlık sektöründe, özellikle gıda emtiaları yönünden sıkça kullanılan bir ibare olduğu, başvuruda bulunan “...” ibaresinin de başvuru markasına farklı bir anlam katarak davacı markalarının serisi gibi algılanmasına engel olabilecek boyutta bulunmadığı, zira davacının da ... ibaresine yeni ekler ekleyerek seri markalar oluşturduğu, taraf markalarının bütünsel olarak benzerlik taşıdığı, taraf marka işaretlerinin birbiri ile ilişkilendirme dahil karıştırılma ihtimali olduğu, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesinde yer alan koşulların gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, ... YİDK'nun 2021-M-11832 sayılı kararının iptaline, 2020/170642 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin “...” markasında kelime unsurunun gerek kullanılan renkler gerek kırmızı "..." işareti gerekse “...” ibaresindeki "..." harfinin tertip tarzının markaya ayırt edici nitelik kazandırdığını, müvekkilinin kullanımlarına konu olan işaretin kelime unsurlarının birleşiminden oluştuğunu, birden fazla kelime içeren markalarda, kelime unsurlarından sadece birisinin aynı olmasının markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu anlamına gelmeyeceğini, "..." ibaresinin yaygın kullanılan jenerik bir ibare olduğunu, başvuruda ayırt edicilik taşımayan tali unsur konumunda bulunduğunu, ayırt edici unsuru "..." ibaresinin oluşturduğunu, davalı müvekkilinin sağlıklı atıştırmalıklar üreten bir firma olduğunu, somut olayda markalarının hitap ettiği glutensiz, şeker ilavesiz, vegan, protein bazlı ürünlerin özel alıcı grubunun tercihlerinin değerlendirilmesinin gerektiğini, ürün fiyatlarının fazlalığı nedeniyle yüksek fiyat ödeyerek müvekkilinin ürünlerini satın alacak olan tüketici kitlesinin dikkat ve özeni de yüksek olduğundan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin azalacağını, taraf markalarının kapsamlarının da benzeşmediğini, müvekkilinin yedi yıldır faaliyet gösterdiğini ve tanındığını, davacının müvekkilinin kullanımlarına sessiz kaldığını, davacının davasının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu markalarda ortak unsur olarak yer alan "..." ibaresinin ayırt edici niteliğinin güçlü olmadığını, başvuruda ön plana çıkarılmadığını, başvuru markasını oluşturan ibarelerin kavramsal bir bütünlük taşıdığını, ilgili tüketici kesimi tarafından bu bütünlük dahilinde algılanacağını, karıştırılma ihtimali ve seri marka yanılgısının oluşmayacağını, YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asli unsurlu markaları arasında, başvuru kapsamında yer alan 35.sınıf hizmetler bakımından, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira sayılan hizmetler yönünden, dava konusu başvuru ile davacının mesnet markaları arasında emtia benzerliği olduğu gibi marka işaretleri arasında da ortak "..." ibaresinin asli unsur olarak yer almasından kaynaklı benzerlik bulunduğu, başvuruda farklı olarak yer alan "..." ibaresinin yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 03.07.2024 tarih ve 2023/3333 E.-2024/5496 K. sayılı kararında "...", 02.07.2024 tarih ve 2023/3544 E.-2024/5433 K. sayılı kararında da "..." ibareli markaların davacının "..." ibareli markalarıyla benzer kabul edildiği, davalı Şirket tarafından davaya cevap dilekçesi sunulmadığı, istinaf dilekçesinde müktesep hak anlamına gelebilecek beyanlarda bulunulmuş ve mesnet 2015/87570 sayılı markanın tescil kaydı dilekçe ekinde sunulmuş ise de, istinaf aşamasında sunulan savunmanın genişletilmesi mahiyetindeki bu beyanlara itibar edilemeyeceği gibi aksinin kabulünde dahi 2015/87570 sayılı markanın emtia sınıfının farklılığı bakımından davalı Şirket'e müktesep hak sağlamayacağı, her marka başvurusunun kendi özel şartları içerisinde değerlendirilmesinin gerektiği anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı Şirket vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70'er-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,70'ar-TL'nin davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 16/01/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/01/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.