Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi 2022/608 E. 2026/27 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/608
- Karar No
- 2026/27
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/608 Esas
KARAR NO : 2026/27
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 02/12/2021
NUMARASI: 2020/297 Esas, 2021/872 Karar
DAVANIN KONUSU: ALACAK (Ticari Nitelikteki Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 08/01/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 07.03.2015 tarihinde Proje Danışmanlık Sözleşmesi imzalandığını, bu anlaşma kapsamında davalıya karşılıksız fon olarak kredi temin etme işinde danışmanlık hizmeti verildiğini, müvekkilinin hizmeti sunduğunu ve davalının 485.000,00TL hibe aldığını, müvekkiline hizmet bedelinin ödenmemesi üzerine davalıya ihtarname gönderildiğini, aradaki ihtilafın düzenlenen sulh tutanağı ile karar altına alındığını, müvekkiline yapılacak ödeme ve tarihlerin belirlendiğini, tutanakta belirtilen 45.000,00 TL tutarındaki net ödemenin 12.771,00 TL'sinin ödendiğini ancak bakiye 32.229,00 TL nin ödenmediğini, bu bedelinin ödenmesi yönünde davalıya gönderilen ihtarın da sonuçsuz kaldığını belirterek 32.229,00TL'nin % 18 KDV si ve ödeme tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 07.03.2015 tarihli Proje Danışmanlık Sözleşmesindeki yükümlülüklerini yerine getirmediği için sözleşmenin feshinin zorunlu olduğunu, sözleşmede yazılı olduğu şekilde davacıya eksikliklerin giderilmesine ilişkin bildirimde bulunulmasına rağmen davacı tarafından aksiyon alınmadığını, 29.03.2016 tarihli ihtarnamede haklı fesih sebeplerine detaylıca yer verildiğini, müvekkilinin sözleşmeyi haklı nedenle ve tazminatsız feshettiğini, sözleşmenin feshinin davacının sözleşmedeki yükümlülüklerini gereği gibi ifa etmemesinden kaynaklandığını, davacı tarafından dosyaya sunulan tutanaktan görüleceği üzere, Proje Danışmanı olan davacının toplantı gerçekleştirerek danışmanlık vermesi gerektiğinin taraflarca kararlaştırıldığını, ancak bu tutanakta belirtilen tarihlerde davacının toplantı gerçekleştiremediğinden herhangi bir danışmanlık hizmeti de vermediğini, diğer taraftan tutanağın 3. Maddesinde, hazırlanacak raporların 1 ay içerisinde hazırlanacağı aksi halde herhangi bir ödeme yapılmayacağının kararlaştırıldığını, davacının bu yükümlülüğüne de uymadığını, bu sebeple davacının tutanak altına alınan hizmet bedeline hak kazanamadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; taraflar arasındaki danışmanlık sözleşmesine istinaden '' ...'' projesi için 2015,2016 ve 2017 yıllarında proje başvuru ve danışmanlık hizmeti verdiği, projenin tamamlandığı ve davalının proje kapsamında 372.579,41 TL tutarında hibe destek sağladığı, davacının taraflar arasındaki sözleşmenin 5. Maddesinde ve tutanakta belirtilen 45.000 TL +KDV tutarındaki hibe başarı primi ücreti hak ettiği, tarafların ticari defter ve kayıtlarından davalının davacıya 12.771,59 TL +KDV tutarında hibe başarı primi ücreti ödediği, bakiye 32.228,41 TL+KDV (Toplam : 38.030,00-TL) tutarındaki hibe başarı primi ücret tutarının davalı tarafından ödenmediği, davacının dosyaya sunduğu mail yazışmaları ve davalının davacıya yaptığı kısmi ödeme göz önünde bulundurulduğunda, davalı hizmetin davacı tarafından verilmediğine ilişkin savunmaları ispat edemediği gerekçesi ile davanın kabulüne 32.228,40 TL alacağın %18 KDV si ile birlikte 28.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; davacı tarafça proje kapsamında 2015,2016, 2017 yıllarında proje başvur ve danışmanlık hizmeti verilmediğini, davacı ile imzalanan sözleşme kapsamında ... tarafından verilen hibe projesine başvurulduğunu, projenin 2 sene sürdüğünü, yani kabul edildiği gibi 3 yıl boyunca proje başvuru ve danışmanlık hizmeti verilmediğini, ayrıca başvurulan bu tek projede de danışmanlık hizmetinin tam ve gereği gibi yerine getirilmediğini, davacının ... tarafından verilen hibe projesine başvuru için ana raporun hazırlanmasında danışmanlık hizmeti verdiğini, projenin sadece başvurudan ibaret olmadığını, davacının 2015 yılındaki başvuru sonrasında sözleşmesel sorumluluğu olmasına rağmen ara dönem ve nihai raporların hazırlanması, ihalelerin yürütülmesi, mali ve teknik raporların hazırlanması gibi yükümlülüklerin hiçbirini yerine getirmediğini, bunların tamamının müvekkili şirketin tek başına yapmak sorunda kaldığını, davacının projenin başında yaptığı danışmanlık hizmetindeki eksik ve hatadan dolayı müvekkilinin zarara uğradığını, davacının kusuru ve danışmanlık yetersizliği nedeniyle müvekkilinin onaylanan hibe miktarından daha az hibe miktarına hak kazandığını, davacının sözleşmesel sorumluluklarının tamamını yerine getirmediği için hibe başarı primine hak kazanamadığını, taraflar arasında düzenlenen tutanakta belirtilen tarihlerde davacı tarafından toplantının gerçekleştirilmediğini, herhangi bir danışmanlık hizmeti verilmediği, rapor hazırlanıp sunulmadığını, davacının edimlerini yerine getirmediğinden alacak hakkının doğmadığını, Mahkemece davacının sözleşme hükümlerini yerine getirip getirmediği dahi araştırılmaksızın karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacıya yapılan kısmi ödemenin davacının o güne kadar proje kapsamında yaptığı danışmanlık hizmetine karşılık olarak yapıldığını, davacının kalan prime hak kazanmadığından ödeme de yapılmadığını, Mahkemece tanıklarının dinlenmediğini, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, iş bu davada ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının hizmet sunduğunu ispat edemediğini, yalnızca teşvikin alınmış olmasının ispat aracı olarak görüldüğünü, oysa ki hibe desteğinin eksik alınması dahi davacının hizmeti gereği gibi sunmadığını ispata yeterli olduğunu, Mahkeme tarafından kararın gerekçelendirilmediğini, bilirkişi raporundaki ifadelerin birebir tekrarlanarak hüküm kurulduğunu belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi kapsamında, bakiye hizmet bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının hizmeti sunduğu ve hizmet bedeline hak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı hükmü istinaf etmiştir.
İstinaf konu uyuşmazlık, davacının sözleşme kapsamında edimlerini gereği gibi yerine getirip getirmediği, bakiye hizmet bedeline hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.İlk derece Mahkemesince alınan 10.03.2021 tarihli bilirkişi raporunda; davacının incelenen defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacının defter ve cari hesap kayıtlarında, davacının davalıdan alacağı ve davalıya borcunun gözükmediğini, davalının incelenen defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalının ticari defter ve cari hesap kayıtlarında, davalının davacıdan alacağı ve davacıya borcunun gözükmediği, taraf ticari defter ve kayıtlarından, ... taarfından davalıya toplam 372.579,41 TL tutarında hibe destek ödemesi yapıldığı, davalının davacıya 12.771,59 TL +KDV tutarında hibe başarı primi ödediği, bakiye ( 45.000,00 TL-12.771,59TL) 32,228,41TL + KDV tutarındaki hibe başarı primi ücret tutarını ödemediği,taraflar arasındaki sözleşmenin 5. Maddesine ve tutanağa göre davacının davalıdan 32.228,41 TL+ KDV tutarında başarı prim ücreti alacağının bulunduğu belirtilmiştir. Taraflar arasında 07.03.2015 tarihli proje danışmanlık sözleşmesi imzalandığı uyuşmazlık konusu değildir.
Sözleşmenin Hizmet Bedeli başlıklı 5. Maddesinde "... Müşteri için hazırlanan ilk hibe proje başvurusu için başarı primi olarak 45.000,00TL (KDV hariç) hibe alındıkça ve projenin başlangıç ayından başlamak kaydıyla müşteri tarafından proje danışmanı banka hesabına yatırılacaktır. " şeklinde düzenlenmiştir.
Sözleşmenin 7. Maddesi;"Taraflardan herhangi biri sözleşmeyi süre sona ermeden 1 ay önce göndereceği ihtarnameyle feshetmediği takdirde sözleşmenin süresini aynı süreyle yeniden uzar" şeklindedir.
Davalı vekili tarafından davacıya gönderilen Kadıköy ....Noterliğinin 29.03.2016 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile davacının sözleşmede belirtilen edimlerini gereği gibi ifa etmediği, bu nedenle maddi manevi zarara uğradığı, ... projesi başta olmak üzere sözleşmede öngörülen verimi ve menfaati elde edemediği, raporlama yapılmadığı, eksik işlemler nedeniyle müvekkilinin düzenlediği ihalenin iptale edildiği, maddi kayıp yaşadığı, ödemeler ile ilgili hatalı ve yanlış yönlendirmeler neticesinde müvekkilinin maddi kayıplar yaşadığı ve itibarının zedelenmesine sebebiyet verildiğinden bahisle sözleşmeyi 29.04.2016 tarihi itibariyle haklı nedenle tek taraflı olarak feshettiklerini bildirmiştir.
Taraflarca imza altına alınan Tutanak başlıklı belgede (tarihsiz) sözleşmenin feshi ile ilgili Kadıköy 26. Noterliğinin 29.03.2016 tarih ve ... yevmiye nolu fesih ihbar ve ihtarname tebligatına cevaban ilgili anlaşmazlığın dostane çözümünün tutanak altına alındığı, taraflar arasında yapılan görüşmeler neticesinde tarafların yükümlülüklerini karşılıklı olarak yerine getirdikleri konusunda mutabakat sağlandığından sözleşme fesih ihbar ve ihtarnamesinin geri çekilmesine ve sözleşmenin proje tamamlanana kadar tutanakta düzenlenen hususlarda geçerli olmasına karar verilmiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, davalıya ... projesi kapsamında .... Ajansından toplam 372.579,41 TL destek hibe sağlandığı ve davalının bu tutarı farklı miktarlar halinde 13.11.2015, 12.01.2017 ve 23.06.2017 tarihinde tahsil ettiği belirtilmiştir.Taraflar arasında düzenlenen tarihsiz tutanak başlıklı belgede de, sözleşme kapsamında ödenmesi gereken toplam 45.000,00 TL +KDV hizmet bedelinin KDV dahil 15.070,48 TL sinin iki taksit halinde 08.01.2016 ve 31. 05.2016 tarihinde ödeneceği ve kalan iska ara ödeme tarihinin ise sözleşme şartlarına göre hesaplamalar yapılıp İska ara ödeme tarihinden itibaren 2 iş günü içinde ödeme yapılacağı kararlaştırılmıştır.
Davalının davacıya 08.01.2016 tarihinde 7.500,00 TL, 13.06.2016 tarihinde 7.570,48 TL olmak üzere 15.070,48 TL ödeme yaptığı her iki şirketin de ticari defter ve kayıtlarında görülmektedir. Taraflar arasında sözleşme, tutanak ve mail yazışmalarına göre, davacının davalıya taraflar arasında imzalanan 07.03.2015 tarihli sözleşme kapsamında ... projesi kapsamında proje başvurusu ve danışmanlık hizmeti verdiği, davalının kayıtlarına göre de ...Ajansından toplam 372.579,41 TL destek hibe tutarının tahsil edildiği anlaşılmıştır. Davalı hibe tutarını tahsil ettiğine göre sözleşmenin 5. Maddesindeki davalının hibeyi alması şartı gerçekleşmiş olup davacı, sözleşmenin 5. Maddesine göre ilk hibe başvurusu için başarı primi olarak kararlaştırılan 45.000,00 TL + KDV tutarındaki prim ücretine hak kazanmıştır. Bu nedenle davalının bakiye 32.228,40 TL tutarındaki hibe başarı priminin (% 18 KDV si ile birlikte) davacıya ödemesi gerektiği yönündeki ilk derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.Her ne kadar davalı vekili istinaf dilekçesinde, davacının danışmanlık hizmetinin tam ve gereği gibi yerine getirmediği ve tutanağın 3. Maddesi gereğince bir ay içinde raporlarını sunmadığı için hibe başarı pirimine hak kazanamadığını ileri sürmüşse de, taraflar arasında imzalanan tutanakta tarafların yükümlülüklerini karşılıklı olarak yerine getirdikleri konusunda mutabakat sağlandığı belirtildiğinden, bu aşamadan sonra davalının Tutanağın 2 ve 3. Fıkrasındaki edimlerin yerine getirilmediğine dayanması yerinde görülmemiştir. Yine davalı vekili, tanıklarının dinlenmediğini ileri sürmüşse de, mevcut delil durumuna göre somut uyuşmazlıkta tanıkla ispatı gerektiren bir durum bulunmadığı gibi taraflar arasındaki hukuki ilişkinin miktarı da dikkate alındığında davalının bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkeme kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/297 Esas, 2021/872 Karar sayılı ve 02/12/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 550,38 TL harcın mahsubu ile bakiye 181,62 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.08/01/2026