Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/512 E. 2024/825 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/512
Karar No
2024/825
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2022/512 KARAR NO : 2024/825 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 17/02/2022 NUMARASI : 2021/207 E. - 2022/54 K.

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI :

DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/02/2022 tarih ve 2021/207 Esas - 2022/54 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkili Şirketin "..." asıl unsurlu tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikte "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere diğer davalı Kuruma başvurduğunu, 2020/08308 kod numarasını alan başvuruya müvekkilince yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvurunun, müvekkilinin tanınmış markalarına ayniyet derecesinde benzer olduğunu, aynı malları kapsadığını ve iltibas tehlikesi yarattığını, dava konusu başvurunun "..." kelimesinden oluştuğunu, başkaca ayırt edici ek kelime veya şekil unsuru içermediğini, markaların esas unsurunun .../... ibareleri olduğunu, müvekkilinin ... ibareli seri markalarının bulunduğunu, markaların hem görsel hem işitsel hem de kavramsal bakımdan ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olduğunu, "..." ibaresinde yer alan "T" harfinin, markadaki tek değişikliği oluşturduğunu, tek bir harfin değiştirilmesinin markayı farklılaştırmadığını, davalının kötü niyetli olduğunu, marka tescilinin haksız rekabete yol açacağını, ... tarafından reddedilen "..." markası ile benzer marka başvurularının bulunduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2021-M-4833 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... ... vekili, müvekkili başvurusu ile davacı markalarının benzer olmadığını, başvurunun "..." kelimelerinden meydana getirildiğini, taklit veya esinlenmeden söz edilemeyeceğini, "..." kelimesinin Arapça/Osmanlıca ...'nine/...'nniyet kelimesinden alındığını, müvekkili başvurusunun kötü niyetli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu başvuru kapsamında yer alan "Oyunlar ve oyuncaklar. Bu sınıfa dahil jimnastik ve spor aletleri; olta takımları, yapay balık yemleri, avcılık ve balıkçılık için tuzaklar" mallarının, davacı tarafa ait önceki tarihli 2017/84611, 2018/01462 sayılı markaların kapsamında yer aldığı, bununla birlikte taraf markalarını oluşturan ibarelerin bütünsel algıları itibariyle, ilgili tüketiciler nezdinde ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açmayacakları, davacının eskiye dayalı kullanımı nedeniyle bir tescil engelinden söz edilemeyeceği, tanınmışlığa dayalı iddianın da yerinde bulunmadığı, zira taraf markaları arasında farklı bir emtia grubunun mevcut olmadığı ve ayrıca markaların da benzer görülmediği, davacı şirketin ticaret unvanının ayırt edici kısmı, davalı markasında aynen yer almadığından somut olayda davacının ticaret unvanından kaynaklı üstün bir hakkının bulunmadığı, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığına dair emarelerin dosyada mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, davaya konu "..." ibareli başvuru ile müvekkilinin tanınmış "..." ibareli markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasındaki tek farklılığın, başvuruyu oluşturan kelimenin başında "T" harfi olmasından kaynaklandığını, tek bir harfin değiştirilmesinin de markaları farklı kılmadığını, nitekim benzer bir uyuşmazlıkta, İstanbul Anadolu 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verildiğini, müvekkilin tanınmış markasında tek bir harfin değiştirilmesi ile markanın farklılaştırılmasının mümkün olmadığını, mahkeme kararının eksik incelemeye dayalı bulunduğunu, müvekkili markalarının tanınmış olduğu hususunun gözetilmediğini, ayrıca inceleme yapılırken sadece anlamsal karşılaştırma yapıldığını, görsel karşılaştırma yapılmadığını, müvekkili markalarının SMK’nın 6/4 ve 6/5 maddeleri kapsamında tanınmış olduğunu ve müvekkiline üstün bir hak olarak her sınıfta koruma sağladığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, zira taraf markalarını oluşturan kelimeler arasında görsel ve kavramsal bir benzerlik olmadığı gibi işitsel olarak da markaların farklı olduğu, her marka başvurusunun kendi koşulları içinde değerlendirilmesi esas olduğundan, davacı vekilinin dayandığı mahkeme kararının, eldeki uyuşmazlık yönünden emsal teşkil etmeyeceği, başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, öte yandan marka işaretleri arasında benzerlik görülmediğinden, davacı markalarının tanınmış olmalarının da bir tescil engeli oluşturmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafça istinaf başvurusunda yatırılan 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 346,90 TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/04/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/04/2024

Başkan ...

Üye ...

Üye ...

Katip ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/512, K. 2024/825, T. 26.04.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-512-e-2024-825-k-37173c7bd952