Bölge Adliye Mahkemesi · İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 2022/49 E. 2024/1325 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/49
- Karar No
- 2024/1325
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/49 KARAR NO : 2024/1325
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29.09.2021 NUMARASI : 2020/34 E. 2021/755 K. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 04.07.2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 04.07.2024
İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 29.09.2021 tarih 2020/34 E. 2021/755 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, davacı banka ile davalıların asıl borçlu ve müşterek müteselsil olduğu genel kredi sözleşmesi imzalandığını, kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan ticari kredilerinin ödemesine dair ihtarname gönderildiğini, muaccel hale gelen borcu ödemeyen borçlular hakkında takip başlatıldığını, takibe davalılar tarafından haksız olarak itiraz edildiğini, belirterek; itirazının iptaline ve takibin devamına, % 20 icra inkâr tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalılar vekili, kat ihtarnamesinin zorunlu unsurları taşımadığını, taksit borçlarının yazmaması sebebiyle davalıların temerrüde düşürülmediğini, belirterek davanın reddine % 20 kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı bankanın davalı şirkete borcun yeniden yapılandırılmasına ilişkin teklifte bulunduğu, iş bu teklifin davalı asıl borçlu şirketçe ödeme gücü bulunmadığından dolayı red edildiği, hesap kat ihtarının tebliğine rağmen davalı borçluların sağlanan kredilerden kaynaklı, takip tarihi itibarı ile ödenmesi gereken bakiye 1.605.690,79-TL asıl alacak, 65.119,41-TL işlemiş akdi temerrüt faizi, 3.255,98-TL faizin gider vergisi, 1.273,14-TL ihtar gideri olmak üzere toplam 1.675.339,32-TL alacağın ödenmemesi üzerine, davalı asıl borçlu şirket hakkında alacağın ipotek ile teminat altına alınan 1.656,298,76-TL alacağa ilişkin olarak İzmir 13. İcra Müdürlüğü'nün 2019/16202 Esas sayılı takip dosyasında asıl borçlu şirket ile ipotekli taşınmaz maliki hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığı, davanın konusunu teşkil eden İzmir 1. İcra Müdürlüğü'nün 2019/15299 Esas sayılı takip dosyasında ise ipotek limitini aşan 25.228,06-TL lik kısmı ile sınırlı olmak üzere asıl borçlu şirket ile bakiye alacağın tamamı yönünden davalı borçlu müteselsil kefil ... aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığı, ilamsız icra takibinde talep edilen miktarlardan 1.605.690,79-TL asıl alacak, 65.119,41-TL işlemiş akdi temerrüt faizi, 3.255,98-TL faizin gider vergisi, 1.273,14-TL ihtar gideri olmak üzere toplam 1.675.339,32-TL alacağa ilişkin davalı borçlu ...'un itirazının talep edilen alacak miktarının, kefalet limiti dahilinde kaldığından haksız olduğu, yine davalı asıl borçlu şirketin ipotek ile teminat altına alınan limiti aşan 19.040,56-TL lik alacağa ilişkin itirazında haksız olduğu, iş bu nedenle davalı borçluların iş bu miktar alacaklara ilişkin itirazlarının iptaline, davacı vekilince, davanın açılmasına müteakiben İzmir 13. İcra Müdürlüğü'nün 2019/16202 Esas sayılı takip dosyasında, 572.184,87-TL tahsilat yapıldığı, iş bu tahsilat miktarının takip alacağına mahsubu ile takibin devamına karar verilmesini talep ettiği, iş bu miktar tahsilatın icra takip dosyasında, icra müdürlüğünce dikkate alınarak mahsup işleminin yapılması gerektiğinden bu hususta yargılama sefahatinde mahsup işlemi yapılmadan, davalı borçluların itirazlarında kısmen haksız oldukları belirtilerek; davanın kısmen kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, banka ile davalı kredi borçlusu şirket ve kefil arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun ödenmesi için ihtarname keşide edildiğini, ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine, borçlular hakkında icra takibine başlandığını, davalı borçlular tarafından borca, ödeme emrine, işlemiş faize, faiz oranına ve borcun fer’ilerine itirazda bulunulduğunu, davalının itirazları mesnetsiz olup icra takibini geciktirmeye yönelik olduğunu, bilirkişi raporunda, ödeme emrimizden farklı faiz hesabı yapıldığını, bu farklılığın nedeni ise tespit edilemediğini, kredi sözleşmesi metninde temerrüt halinde uygulanacak olan faiz oranın ne şekilde hesaplanacağı açıkça belirlendiğini, takip açılırken hesaplamanın da bu doğrultuda yapıldığını, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesi nedeniyle davalı aleyhine hem arabuluculuk ücretine hem de vekalet ücretine hükmedildiğini, icra takibi banka kayıtlarıyla birebir örtüştüğünü, davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerektiğini, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında alacağın tahsili istemi ile yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. 1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 2. Toplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, borçlu davalılar ile alacaklı davacı banka arasındaki temel ilişkinin varlığının ispatlanmasına, davalı kefilin genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefil sıfatı ile inkar edilmeyen imzasının bulunmasına, kefalet sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmasına, kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi ve müteselsil kefil olduğunun kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesine, kefaletin geçerli olması için aranan şartların bulunmasına, davalının müteselsil kefil sıfatına haiz olmasına, davacı bankanın genel kredi sözleşmesine dayalı takibe konu alacağının sözleşme hükümlerine uygun olarak tespit edilmesine, tespit edilen borcunun ödendiğini gösteren her hangi bir delil sunulmamasına, kat ihtarına rağmen borcun ödenmemiş olmasına, taksitler halinde ödenmesi kararlaştırılan borca ilişkin taksitlerin ödenmemesi halinde taraflar arasındaki sözleşmeye göre geriye kalan tüm borcun muacceliyet kazanması mümkün olduğundan bakiye kredi borcunun tamamı için hesabın kat edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamasına, alacağın davalı kefilin sorumlu olduğu miktar, takip talebi ve kefalet limiti ile sınırlı olarak hüküm altına alınmasına, kabul ve red edilen dava değeri, haklılık oranı ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümlerine uygun şekilde yargılama gideri ve vekalet ücretinin belirlenmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, aşağıda belirtilen hususlar dışındaki sair istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60-TL'den peşin alınan 59,30-TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 04.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.