Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/479 E. 2023/1014 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/479
- Karar No
- 2023/1014
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/134 KARAR NO: 2024/395 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 26/12/2023 NUMARASI: 2023/1164 Esas, 2023/1342 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 04/04/2024 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davacının doğal gaz altyapısı işlerinin (iki adet sıcak su kazanı ve mutfak hattı yedek branşmanı ... Tesisatı) yapımını üstlenmiş olduğunu ve vadedilen sürede gerekli ürünleri teminle sözleşmede kararlaştırılan hizmetini tamamen ifa ettiğini, projeye uygun şekilde teslim ve tesellüm ile tüm evrakların karşılıklı mutabakatla imzalanarak doğal gaz altyapı tesisatının hizmete açıldığını, davalı borçlu şirketin aktif olarak bu hizmeti kullandığını, müvekkili şirketin fatura keserek davalıya tebliğ ettiğini ve itirazsız faturanın kesinleştiğini, davalı borçlu şirketin fatura miktarının bir kısmını ödedikten sonra kalan bakiye alacağın tüm sözlü uyarılara rağmen ödenmediğini, ödenmeyen 17.521,00 TL borç için davalı borçlu aleyhine takip başlatıldığını, davalı borçlunun borçlu olmadığını iddia ederek, borca ve ferilerine itiraz ettiğini ve takibin durdurulmasına neden olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek bankalararası avans faizi ile asıl alacağın tahsiline ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasında akdedilen herhangi bir sözleşme olmadığını, yetkili mahkemenin Çatalca Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, faturaların müvekkili şirkete tebliğ edilmediği gibi tebliğ edildiği varsayılsa dahi kim tarafından alındığının net ve açık olmadığını, müvekkiline ulaşmayan ve mutabakata varılmayan fatura alacağından dolayı huzurdaki davanın açılmasının mesnetsiz olduğunu, davacı tarafından alacaklı olduğunun yazılı delil ile ispatlanması gerektiğini, davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu ve müvekkili firmadan sadır olduğu iddia olunan bilgi ve belgelerde yetkili imzası ve/veya kaşe yer almadığından, talep ve iddia olunan alacağın tespit ve ispatına yönelik olarak söz konusu mutabakat metinlerine itibar edilmesinin mümkün olmadığını, yine dava dilekçesi ekinde sunulan dokümanlar da söz konusu imzaların adı geçen şahıslara ait olduğunun varsayımında dahi bu şahısların imzaya yahut şirketi borç ve taahhüt altına sokmaya yetkili olup olmadıklarının tespiti yapılmadan ve anılan belgelerde müvekkili şirket kaşesinin yer almadığı da açık ve net bir şekilde görüldüğünden, taraflar arasında sözleşme dahi bulunmaz iken iddia olunan işin eksiksiz, ayıpsız ve belirlendi ise belirlenen vadede tamamlanıp tamamlanmadığının, tamamlandı ise ne kadarlık bir bölümün tamamlandığının belirlenmesinin gerektiğini savunarak ,öncelikle yetkisizlik kararı verilmesini mahkeme aksi kanaatte ise davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilince istinaf edilmiştir. Dairemizin 02/11/2023 günlü, 2022/479E., 2023/1014K. Sayılı ilamı ile davalı vekilinin istinaf başvurularının esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin usul yönünden kabul edilerek ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmıştır. Mahkemece, kaldırma gerekleri yerine getirilerek yapılan yargılamada, iddia,savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, davanın, faturaya dayalı ilamsız icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, tarafların incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 17521,00 TL alacaklı olduğu taraf ticari defterlerinin birbirini doğruladığı, dava konusu faturalara konu hizmetin yapıldığı hususunda ispat yükünün davacı tarafta olduğu, dosyaya celbedilen BA-BS kayıtları ile fatura konusu hizmetin yapıldığının kabul edildiği, davalı tarafça takibe konu miktarın ödendiğine ilişkin belge ve delil ibraz edilmediği, hizmetin gereği gibi yapılmadığı hususunun ise ispata muhtaç olduğu, davalı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile alacak faturaya dayalı olduğundan likit olmakla davacı lehine icra inkar tazminatı verilmesine karar verilmiştir. Davalı vekili istinafında, dava dilekçesinin zorunlu unsurları taşımadığını, delillerin davalı tarafa tebliğ edilmediğini, arabuluculuk aşamasındaki beyanların gizlilik esasına tabi olduğu ve mahkeme aşamasında sunulamayacağını, bilirkişi raporunun taraflı, eksik olduğunu, talep edilen alacağın; nasıl ve ne şekilde hesaplandığı, alacağın hangi kalemlerden oluştuğunun tüm açıklığı ile ispatlanması gerektiğini, bilirkişinin yetkisini aştığını, İç Tesisat Kabul Belgesine itibar edilemeyeceğini, Karşı tarafın ifa yükümlülüğünün; eksiksiz, ayıpsız ve mutabık kalındığı şekilde vadesinde tamamlanıp tamamlanmadığı, tamamlandı ise ne kadarlık bir bölümü tamamlandığı konusu incelenmediğini, eksik inceleme olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Dava, taraflar arasında eser sözleşmesine dayalı düzenlenen fatura bedelinin tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Davacı eser sözleşmesi ilişkisine dayanarak davaya konu takip dayanağı fatura ile bakiye bedel alacağını talep etmiş, davalı ise davacının yaptığı işi ispatlaması gerektiğini, dayanak faturanın kendilerine tebliğ edilmediğini savunarak davanın reddini istemiş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı tarafça istinaf yoluna başvurulmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı yüklenici tarafça düzenlenen fatura bakiyesi bedelin ödenip ödenmediğinden kaynaklanmaktadır. Dosya kapsamına göre davacı tarafça takip dayanağı yapılan faturanın davalı iş sahibi tarafından muhasebesel işlem olarak BA/BS formu ile kullandığı anlaşılmakla , Yargıtay'ca taraflarca düzenlenen BA/BS formları ve Vergi Dairesine yapılan bildirimlerin fatura konu malın teslim edildiğine, işin yapıldığına ilişkin karine oluşturduğu ,bu durumda bunun aksinin ispat edilmesi gerektiği kabul edildiğinden, davalının da bu yönde ispatı bulunmadığından mahkemece davacı tarafından işin yapılıp teslim edildiği kabul edilerek ödendiği usulen kanıtlanamayan bakiye iş bedeline hükmedilmesinde usul yasa ve dosya kapsamına aykırı bir durum olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/12/2023 tarih ve 2023/1164 Esas, 2023/1342 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 1.196,86-TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 769,26-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 04/04/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.