Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/35 E. 2022/229 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/35
Karar No
2022/229

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/1934 KARAR NO : 2024/2132 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 07/07/2022 NUMARASI : 2022/35 E. - 2022/229 K. DAVACI : VEKİLİ DAVALI : DAVANIN KONUSU : Marka YİDK Kararının İptali ile Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 07/07/2022 tarih ve 2022/35 E. - 2022/229 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış ... markalarının sahibi olduğunu, ayrıca “...” ibaresini ilk olarak 2007 yılında tescil ettirdiğini, davalı yanın 2020/25530 sayılı “...” ibareli marka başvurusuna itirazlarının, dava konusu 2021/M-10728 sayılı YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa başvurunun müvekkili markalarının “...” esas unsurunu doğrudan taşıdığını, ...” markasının ayırt ediciliği zayıf bir marka olarak yorumlanmasının yerleşik yüksek mahkeme kararlarına aykırı olduğunu, başvurunun 01, 02, 03, 05, 30, 31, 35, 41, 42 ve 44.sınıf mal ve hizmetleri kapsadığını, dava konusu markanın müvekkili markaları ile aynı sınıflarda yer alan mal ve hizmetleri kapsadığını, ortalama tüketicilerin taraf markalarını benzer olarak göreceklerini, dava konusu markanın müvekkili markalarının serisi olarak algılanabileceğini, müvekkilinin "..." asli unsurlu markalarının aynı zamanda tanınmış olduğunu, dava konusu markanın bütün olarak müvekkili markaları ile itlibas yaratacak düzeyde benzer olduğunu ileri sürerek, 2021-M-10728 sayılı YİDK kararının 5.sınıfın 2.alt sınıfındaki "insan ve hayvan sağlığı için diyet tekviyeleri, gıda (besin) takviyeleri, zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar, bebek mamaları" emtiaları ile 30.sınıfta yer alan malların tamamı yönünden iptali ile dava konusu 2020/25530 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu başvuru kapsamında yer alan ve dava konusu edilen 05.02. ve 30.sınıf malların tamamı bakımından, taraf markalarının aynı, aynı tür ya da benzer mal ve hizmetleri kapsadıkları, ancak taraf markaları arasında işaretlerin bütünsel algıları itibariyle ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerliğin mevcut olmadığı, davacı markalarının tanınmışlığını gösterir mahiyette işlem dosyasına herhangi bir delil sunmadığı, hükümsüzlük talepli dava dosyasına sunulan delillerin ise genel olarak iltibas ihtimalinin varlığına yönelik mahkeme kararları ve bir kısım fatura/... markalı ürün ambalaj görselleri, resmi nitelikte evraklardan ibaret olduğu, salt bu kararlardan ve sair delillerden davacının “...” markalarının 6/5 maddesi uyarınca tanınmışlığına kanaat getirilmesinin mümkün olmadığı gibi taraf markaları benzer görülmediklerinden SMK m. 6/5’te aranılan koşulların da oluşmayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı tarafın tescilini talep ettiği “...” markasında ilk planda dikkat çeken unsurun "..." ibaresi olduğunu, müvekkiline ait “...” markası ve “...” esas unsurlu diğer markaları ile SMK'nın 6/1.maddesi anlamında iltibas yarattığını, başvuru markasının davacı markalarının arasına sızma tehlikesinin söz konusu olduğunu, başvurudaki diğer şekil ve kelime unsurlarının ayırt edicilik katmadığını, uyuşmazlık konusu emtiaların da aynı olduğunu, ... ibaresinin ayırt ediciliği düşük, zayıf bir ibare olarak kabul edilemeyeceğini, tanınmış ve ayırt edicilik kazanmış olduğunu, bu nedenle çok benzerinin aynı sektöre dahil aynı sınıflardaki ürünler bakımından tescili halinde, bu tescilin davacının tanınmış markasının ününden haksız kazanç sağlama, markanın ününe ve ayırt edici karakterine zarar verme vb. risklere neden olacağını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "...+şekil" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere "..." kelimesinin Yunanca "bitki" anlamına geldiği, "..." kelimesinden bağımsız bir anlama sahip olduğu, başvuruda "..." ibaresinin öne çıkarılmadığı, kaldı ki Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 26/09/2022 tarih, 2021/1685 E., 2022/6319 K. Sayılı bozma ilamında da davacının itirazına mesnet markalarındaki "..." ibaresinin, "sağlıklı, zinde, formda, uygun" anlamlarına geldiğinin ve gıda maddeleri yönünden ayırt ediciliğinin düşük olduğunun, dolayısıyla koruma düzeyinin de düşük tutulması gerektiğinin belirtildiği, dava konusu başvurunun açıklanan nedenlerle davacının seri markalarından biri olarak da algılanmayacağı, tarafların marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından davacı markalarının tanınmış olmasının başvurunun tesciline engel oluşturmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 27/12/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/01/2025 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/35, K. 2022/229, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-35-e-2022-229-k-49aa92402836