Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/316 E. 2023/4 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/316
- Karar No
- 2023/4
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/421 - 2025/743 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/421 KARAR NO : 2025/743 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 12/01/2023 NUMARASI : 2022/316 E. - 2023/4 K. DAVANIN KONUSU : Marka ile İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/01/2023 tarih ve 2022/316 E. - 2023/4 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin 2013/60855, 2018/18599, 2018/18606, 2018/18610, 2018/18616, 2007/32835, 2013/29479, 2013/29468, 2013/32392 sayılı "..." ibareli tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "...&... ..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2020/114229 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına yapılan itirazı yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin ... ibaresini ilk kez 2007 yılında tescil ettirdiğini, markasına büyük yatırımlar yaparak marka sayısını artırdığını, ... seri markalarının sahibi olduğunu, yerleşik yüksek mahkeme içtihatları çerçevesinde “...” markalarının zayıf/tanımlayıcı olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, hükümsüzlük davalarında markanın davacı markasının tescilinin olanaklı olup olmadığının tartışılamayacağını, diğer yandan “...” ibaresinin doğrudan müvekkilini işaret ettiğine ilişkin pek çok onanmış ve kesinleşmiş yargı kararı bulunduğunu, müvekkilinin “...” markasının çok uzun süreden beri piyasada olması sebebiyle ayırt edici niteliğinin yükseldiğini ve yüksek ayırt edici marka statüsüne ulaştığını, dava konusu markaları aynı sınıfta yer alan mal ve hizmetleri kapsadığını, ortalama gıda tüketicisinin dava konusu markaları benzer olarak algılayacağını, gıda ürünlerindeki karar süresinin iltibası artırdığını, bu ürünlerin tüketicilerinin çok büyük kısmını da çocukların oluşturduğunu ileri sürerek, YİDK'nın 2022-M-7889 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2020/114229 başvuru numaralı "...&... ..." ibareli markanın 05. sınıfta bulunan “tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları ile 30. sınıfın tamamı ile 35. sınıfın ilgili alt sınıfında bulunan “tıbbi veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları ile 35. sınıfın ilgili alt sınıfında bulunan 30. sınıfın tamamı yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, dava konusu markada “... ...” ibaresinin bütünsel olarak yer aldığını, T harfinin farklı bir renkte kaleme alındığını, diğer bütün harflerin aynı yazı stiliyle, aynı boyda ve aynı renkte olduğunu, markada ... tamlamasına yer verildiğini, ibarenin “ZİNDE/SAĞLIKLI VE CANLI/HAYAT DOLU” anlamlarına geldiğini, kullanım şekli göz önüne alındığında markada tanımlama yapmak için tercih edildiklerinin görüleceğini, zira ibarelerin gerek genel olarak gerekse çekişme konusu sınıf yönünden tasviri anlama sahip genel adlandırmalar olduğunu, bu markada da ibarelerin çekişme konusu sınıflar yönünden tasviri şekilde gerçek anlamlarıyla kullanıldığını, bu kapsamda markaya ayırt edicilik katan baskın/esas unsurun ... ibaresi olduğunu, dava konusu markalarda kullanılan esas unsurlarının, tertip tarzlarının farklı olduğunu, ayrıca ... kelimesinin hem genel olarak hem de 05, 29, 30. ve 32. sınıfta yer alan mallar ve bunların satış hizmetleri yönünden tasviri anlamı olup, ayırt ediciliği niteliğinin düşük olduğunu, bu ibarenin bir markada gerçek anlamıyla kullanılmasının dürüst kullanım kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, bir bütün olarak okunup algılanacak davalı markası ile davacı markası arasında, ilgili tüketicilerin ilişki kurmayacağını, ortalama tüketici kitlesinin, bunu davacı markalarıyla karıştırmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şirket, davalı tarafından başvurusu yapılan markanın davacı markası ile iltibasa yol açacak derecede benzer olduğu iddiasının yerinde olmadığını, markada “... ...” bütünsel kullanımına yer verildiğini, T harfinin farklı bir renkte kaleme alınarak vurgulandığını, diğer bütün harfler ise aynı yazı stiliyle, aynı boyda ve aynı renkte kaleme alındığını, markada ... tamlamasına yer verildiğini, markaya ayırt edicilik katan baskın unsurunun ... ibaresi olduğunu, markalarda kullanılan esas unsurların, tertip tarzlarının farklı olduğunu, bu durum markaları sadece görsel olarak değil, işitsel ve anlamsal düzeyde de birbirinden ayırdığını, ... kelimesinin hem genel olarak hem de 5, 29, 30. ve 32. sınıfta yer alan mallar ve bunların satış hizmetleri yönünden tasviri anlamı olup, ayırt ediciliği niteliğinin düşük olduğunu, çekişme konusu 5 ve 30. Sınıf ile bunların satışı hizmetleri yönünden de ibarenin düşük ayırt olduğunu, bu ibarenin bir markada gerçek anlamıyla kullanılmasının dürüst kullanım kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, somut olayda SMK 6/1 maddesinin uygulanma koşullarının gerçekleşmediğini, davalının "... & ..." ismiyle tescilli birçok markası bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu markada yer alan, davacının dava dilekçesindeki talebinin kapsamında bulunan mal ve hizmetlerin itiraza ve hükümsüzlüğe mesnet markaların kapsamında yer alan emtia benzer olduğu, başvuru "...&... ..." ibaresinden oluşurken; itiraza dayanak markaların standart karekterle yazılı 2013/60855, 2018/18599, 2018/18606, 2018/18610, 2018/18616, 2007/32835, 2013/29479, 2013/29468, 2013/32392 sayılı "..." ibarelerinden oluştuğu, somut uyuşmazlığın dava konusu markalarda ortak olarak yer alan ... ibaresinden kaynaklandığı, ... sözcüğünün dava konusu malları doğrudan tanımladığını söylemenin mümkün bulunmadığı, davacı tarafından sunulan ve çeşitli Yüksek Mahkeme kararlarında da ... kelimesinin 29, 30, 32. sınıf mallar bakımından tanımlayıcı olmadığının ifade edildiği, bununla birlikte günümüzde sağlıklı ve sportif bir vücuda sahip olmanın öneminin artması, beslenme ve spor alışkanlıklarına gösterilen yüksek dikkat seviyesi ile birlikte ... sözcüğünün kullanımının yaygınlaştığı ve bu kelimenin günümüzde daha çok bir kıyafetin yakışması, bir iş için hazır veya uygun olunması veya vücudun zindeliği manalarında da yaygın olarak kullanıldığı, pek çok farklı sektörde sıklıkla tercih edilen ve gıda sektöründe sağlıklı ve formda bir vücut anlamı ile yaygın şekilde kullanılan, fiziki uyum ve zindelik belirten manasıyla “...” kelimesinin gıda tüketicisi tarafından insan vücudunun fiziksel özelliklerini bozmayan veya enerji verici ürünleri çağrıştırdığı, vücut yapısına ve gıda ürünlerinden temin ettiği içerik ve kaloriye dikkat eden tüketici kitlelerinin “...” kelimesiyle, emsallerine göre veya kendi özelliğinden daha düşük kalorili veya daha yoğun proteinli veya daha az yağlı, az şekerli ürünlere işaret edildiğini algılayacağı böylece ... sözcüğünün günümüzde sağlık, spor, gıda gibi pek çok alanda ayırt edici niteliğinin zayıfladığı, dava konusu markaların başlangıç kısımlarında ortak olarak ... sözcüğünün yer aldığı, davacı markalarının esas unsuru olan ... sözcüğünün davalı markasında diğer kelimelerle birlikte kullanılmasına karşın ... ibaresinin bağımsız şekilde algılanmasının devam ettiği dolayısıyla davacı markalarının baskın unsurunun bir bütün olarak davalı markasında diğer unsurlarla birlikte yer almasının tüketiciler nazarında benzerlik ilişkisi kurulmasına sebebiyet verebileceği, “soldan sağa okuma” prensibi gereğince “...” sesin ilk anda duyulması da göz önünde bulundurulduğunda işaretsel benzerlik ilişkisinin kurulmasının mümkün olmadığı, dava konusu markalar işitsel, görsel ve anlamsal ögeleri ile bir bütün olarak değerlendirildiğinde bıraktıkları intibaın benzerlik arz ettiği ve markaların aynı/aynı tür hizmetlerde kullanılmasının iltibası artıran bir unsur olduğu dikkate alındığında davalı markasını aynı/aynı tür hizmetlerde gören ortalama tüketici kesiminin bu markayı davacı markalarının bir serisi gibi algılayabileceği ya da işletmeler arasında idari-ekonomik bir bağ olduğunu düşüneceği, dava konusu markalar arasında davalı markasının tescilli olduğu 05.02. Sınıf mallar, 30. sınıf malların tamamı ile 35.05. sınıf perakendecilik hizmetlerinden 30. sınıf ile 05.02. sınıf mallara özgülenen hizmetler bakımından 6769 sayılı SMK m. 6/1 koşullarının oluştuğu, somut olay açısından davacının münhasıran “...” markalarının m. 6/5 kapsamında tanınmış marka olduğu yönünde bir kanaate ulaşılmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, YİDK’nın 2022-M-7889 sayılı kararının taleple bağlı kalınarak 05.02. sınıf: “Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; 30. sınıf: “Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez”; 35.05. sınıf “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için (05.02) Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; (30) Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” ile sınırlı olarak iptaline, 2020/114229 sayılı markanın, taleple bağlı kalınarak, 05.02. sınıf: “Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; 30. sınıf: “Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez”; 35.05. sınıf “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için (05.02) Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; (30) Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” ile sınırlı olarak hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, ... kelimesinin gıda ürünlerini tanımlayan, bu emtia bakımından vasıf veya cins bildiren ve doğrudan bu emtiayı işaret eden bir anlamı haiz olmamakla birlikte; günümüzde yaygın ve yoğun piyasa kullanımı neticesinde söz konusu emtia bakımından ayırt ediciliği zayıflamış ve telmih edici bir işaret haline geldiğini, günümüzde sağlık ve diyet beslenme kültürünün yaygınlaşması sonucu “... ÜRÜN” olarak tanımlanan bir gıda grubunun raflarda yerini aldığını, ilk derece mahkemesinde görülen hukuk davasında bilirkişi raporunun çelişkili düzenlendiğini, bilirkişi raporu kapsamında, müvekkilinin lehine olacak şekilde "..." ibaresinin zamanla "ayırt ediciliğinin azaldığı" ve "tanımlayıcı" hale geldiğinin vurgulandığını, ancak neticede kendiyle çelişir şekilde SMK 6/1 koşullarının oluştuğu yönünde kanaate varıldığını, kullanıma dair ilk derece mahkemesinin saptamalarının hukuka aykırı bulunduğunu, gerekçeli kararda belirtilen “soldan sağa okuma” prensibi gereğince “...” sesin ilk anda duyulması da göz önünde bulundurulduğunda işaretsel benzerlik ilişkisinin kurulmasının mümkün olmadığı değerlendirmesinin hukuka aykırı bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkeme tarafından yapılan değerlendirmede, markaların bütünsel olarak yarattıkları algı ve imajın tamamen göz ardı edildiğini, markalar arasında benzerlik ve iltibas ihtimalinin bulunmadığını, kullanım şekli göz önüne alındığında markada tanımlama yapmak için dava konusu ibarelerin tercih edildiklerini, bu kapsamda markaya ayırt edicilik katan baskın unsurunun ... ibaresi olduğunu, markalarda kullanılan esas unsurların farklı bulunduğunu, ... kelimesinin hem genel olarak hem de 5, 29, 30. ve 32. sınıfta yer alan mallar ve bunların satış hizmetleri yönünden tasviri anlamı olup, ayırt ediciliğinin niteliği gereği düşük olduğunu, ayırt ediciliğin sağlandığını, davalı markasının hatalı şekilde değerlendirildiğini, markaların benzer olmadığını, ... ibaresinin ayırt ediciliği düşük olup, salt bir marka içerisinde gerçek tasviri anlamıyla yer almasının iltibas olarak değerlendirilemeyeceğini, davalı markasında, “...” ibaresinin öne çıkarılmadığını, bütünün içerisinde gerçek tasviri anlamıyla yer aldığını, ... şeklinde tasviri bir kullanım bütünlüğü sağlandığını, markanın esas unsurunun ise “...” ibaresi olduğunu, SMK'nın 6/1. maddesinin uygulanma koşullarının gerçekleşmediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali, marka hükümsüzlüğünden kaynaklanan istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının “... ...” ibareli marka başvurusu ile davacının "..." esas ibareli tescilli markaları arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunduğu, zira davalınan başvurusunda ... ibaresinin ön plana çıkarılması ve ayrı yazılması nedeniyle taraf markalarında bulunan esas unsurların "..." ibaresi olduğu, bu ibarenin her iki markada da aynen bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, davalının marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki marka arasında yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı şirket ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı şirketten ve davalı ... alınması gereken 615,40'ar TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı şirket ve davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90'ar TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50'şer TL'nin davalı şirketten ve davalı ... ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 14/04/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/04/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.