Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/312 E. 2022/3685 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/312
Karar No
2022/3685
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO:2022/553 KARAR NO:2024/1551 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:16/11/2021 NUMARASI:2018/407 Esas - 2021/1085 Karar DAVA:Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ:25/09/2024 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ...'ın, 06/12/2014 tarihinde yaya olarak karşıdan karşıya geçmeye çalışırken, davalı ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin tramvay yolunda çarpmasıyla ağır yaralandığını, kazaya karışan .... plakalı motosikletin Davalı ... A.Ş. Nezdinde ....Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin uğramış olduğu zararın tazmini için işbu davadan önce davalı sigorta şirketine 30/03/2018 tarihinde başvuru yapıldığını, davalı şirketin bugüne kadar herhangi bir zararı karşılamadığını, meydana gelen yaralamalı trafik kazasında müvekkilinin kusuru bulunmadığını, motosiklet sürücüsünün trafiğe ehliyetsiz bir şekilde çıktığını, davalı sürücünün asli ve tam kusurlu olduğunu, davalı...'ün haksız fiili gerçekleştirmesi, davalı...'ın ise işleten olması hasebiyle tüm zararlardan kaza tarihi itibariyle sorumlu olduklarını, davalı sigorta şirketinin ise poliçe kapsamıyla maddi tazminattan temerrüt tarihi itibariyle sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak üzere geçici ve kalıcı iş gücü kaybı, iyileşme dönemindeki bakıcı gideri ve diğer zararlar mukabilinde 10,00TL maddi tazminatın kaza tarihi itibariyle uygulanacak ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi itibariyle uygulanacak ticari faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça herhangi bir belge iletilmediğinden usulüne uygun başvurusunun olmadığını, kabul manasında olmamak üzere; kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin yalnızca sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının tespit edilmiş olması gerektiğini ve sürekli sakatlık tazminatına ilişkin sakatlık ölçütü sınıflandırılması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporlarına ilişkin mevzuat doğrultusunda Adli Tıp 3. İhtisas Kurumu’nca hazırlanacak sağlık kurulu raporunun dikkate alınması gerektiğini, geçici işgöremezlik tazminatının ve tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderlerinden davalı müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, ayrıca başvuru sahibinin kaza tarihinde öğrenci olması ve gelir elde etmemesi nedeniyle Yargıtay içtihatları gereğince geçici iş göremezlik halinden söz edilemeyeceğini, gelirin asgari ücret üzerinden ve ... tablosunun kullanılması ve teknik faizin 1,8 olarak esas alınması ile tazminat hesaplaması gerektiğini, usulüne uygun başvuru olmadığından faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması ayrıca aracın hususi araç olması nedeniyle faizin yasal faiz olması gerektiğini, işbu talepleri kabul görmemesi halinde ise başvurunun müvekkili şirkete ibraz edildiği tarihten 8 iş günü sonrasından itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, aleyhlerine tazminata hükmedilmesi halinde ıslah edilmemiş tutar için tazminat faiz sorumluluğunun dava tarihinden itibaren, ıslah edilmiş tutara ilişkin tazminat ve faiz sorumluluğunun ise ıslah tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; maddi tazminat talebi yönünde, 53.551,30 TL sürekli iş göremezlik zararının davalılar ... ve ...'tan olay tarihi olan 06.12.2014 davalı ... A.Ş.den dava tarihi olan 19/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 1.760,06 TL bakıcı gideri zararının davalılar ... ve ...'tan olay tarihi olan 06.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, Manevi tazminat talebi yönünden; davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... bakımından olay tarihi olan 06.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazanın tramvay yolunda meydana geldiğini, bir yayadan, başka bir motorlu aracın seyrinin yasak olduğu bir yoldan bir motorlu taşıtın gelebilecek olması ihtimalini gözetmesini beklemenin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin kusurlu hareketi bulunsa dahi davalı sürücünün kusurunun yarattığı tehlikenin etkisiyle kazanın meydana gelmesinde etkili olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, müvekkiline herhangi bir kusur atfedilemeyeceğini, bu kusura dayanılarak hüküm tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi tarafından hesaplama yapılırken %10 artış yapılacağı varsayılarak hesaplandığını fakat asgari ücretin %50 oranında arttığını, gelecek döneme ilişkin yeniden hesaplama yapılması gerektiğini, bakıcı giderlerinden sigorta şirketinin de sorumlu olduğunu, mahkemenin bilirkişi raporunu esas alarak sadece diğer davalıları sorumlu tuttuğunu, mahkemenin kararının hatalı olduğunu, paranın alım gücü de düşünüldüğünde 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin büyük bir mağduriyet yaşattığını, bu itibarla müvekkilinin kazanın gerçekleştiği andan gelinen şu güne kadar geçen sürede yaşamış olduğu tüm durumların dikkate alınarak hakkaniyetli bir şekilde manevi tazminata hükmedilmesini talep ettiklerini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 06.12.2014 günü saat 15.50 sıralarında davalı sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile ... Caddesini takiben ... istikametine doğru tramvay yolu üzerinde seyir halindeyken olay mahalli yere geldiğinde, idaresindeki motosikletin ön kısımlarıyla; karşıdan karşıya geçmeye çalışan davacı yaya ...'a çarpması ile dava konusu olayın meydana geldiği, olayda yaralanan davacı yayanın maddi ve manevi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır. Kaza tespit tutanağında davalı sürücünün asli, davacı yayanın tali kusurlu olduğu belirtilmiştir. Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen hazırlık aşamasında davacının şikayetçi olmaması nedeni ile Kovuşturmaya Yer Olmadığına dair karar verilmiştir. Mahkemece ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda "...A) Davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki motosiklet ile motorlu araçların girişinin yasaklandığı tramvay yolu üzerinde nizamlara aykırı şekilde seyrettiği, seyri sırasında yola gereken dikkatini vermediği, karşıdan karşıya geçmekte olan yayaya karşı zamanında etkili tedbir almadığı, girişinin yasak olduğu tramvay yolu üzerinde seyrederek davacı yayaya çarptığı olayda asli ve %75 oranında kusurlu B)Davacı yaya ..., kendi can güvenliği açısından yolun karşısına geçmek üzere tramvay yoluna girmeden önce yolu yeterli şekilde kontrol etmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, kontrolsüz ve tedbirsizce yola girip korunma tedbirine başvurmadığı, davalı sürücü idaresindeki motosikletin sadmesine maruz kaldığı olayda tali ve %25 oranında kusurlu..." bulunmuştur.Kaza tespit tutanağı, olayın oluş şekli ve dosya kapsamı ile uyumlu bulunan ATK kusur raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından kusura ilişkin istinaf talebi yerinde görülmemiştir. 6100 sayılı HMK hükümlerine göre tahkikat aşaması İlk Derece Mahkemesi yargılaması sırasında sona ermekte olup istinaf mahkemesinin görevi HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın denetiminden ibarettir. Bu nedenle istinaf aşamasında yeni ortaya çıkan durum nedeniyle (asgari ücretteki artış nedeniyle) delil toplamayacağı gibi asgari ücretteki artış nedeniyle yeniden bilirkişi incelemesi de yapılamayacaktır. Kaldı ki İlk Derece Mahkemesince hükme esasa alınan bilirkişi raporunda hüküm tarihine en yakın tarihteki asgari ücret verileri esas alınarak hesaplama yapıldığı, davacılar vekili tarafından rapor kapsamına göre fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmaksızın talep arttırım talebinde bulunulduğu anlaşıldığından karar tarihinden sonraki asgari ücret verilerine göre istinaf aşamasında bilirkişi raporu alınması gerektiği yönündeki istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin KTK'nın 98.maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından vermiş olduğu 02/03/2022 tarih, 2022/312 E. ve 2022/3685 K. sayılı kararında; geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri yönünden sigorta şirketlerinin sorumluluğu devam ettiği yönünde karar vermiştir. (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/6911 E. ve 2021/10351 K., 2021/5305 E. ve 2021/7685 K. sayılı kararları). Bu nedenle Mahkemece geçici bakıcı giderinden davalı sigorta şirketinin de sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bu yöne ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülerek hükmün bu kısmının düzeltilmesi gerekmiştir.Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesine göre, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmetmesi gerekmektedir(Yargıtay HGK'nun 23/06/2004 tarih, 13/291-370 E.-K. sayılı kararı). Somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, olayda yaralanan davacıların murisinin maluliyet durumu, müterafik kusurlu olması, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın belirlenmesine hakim ilkeler ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, mahkemece belirlenen manevi tazminatın yeterli olduğu kanaatine varıldığından bu yöne değinen istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Bu nedenle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:A-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre:Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; 1-Maddi tazminat talebi yönünde A)53.551,30 TL sürekli iş göremezlik zararının davalılar ... ve ...'tan olay tarihi olan 06.12.2014, davalı ... Sigorta A.Ş.'den dava tarihi olan 19/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa VERİLMESİNE, B)1.760,06 TL bakıcı gideri zararının davalılar ... ve ...'tan olay tarihi olan 06.12.2014, davalı ... Sigorta A.Ş.'den dava tarihi olan 19/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa VERİLMESİNE, (Davalı sigorta şirketi sigorta limiti ile sorumlu olmak kaydıyla) 2-Manevi tazminat talebi yönündenA)Davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... bakımından olay tarihi olan 06.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa VERİLMESİNE, MADDİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN;3-Alınması gereken 3.778,32 TL harçtan peşin alınan 136,97 TL peşin harç ile 332,13 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 469,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.309,22 TL eksik harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir KAYDINA, 4-Davacılar tarafından sarf edilen bilirkişi, ATK ücreti, tebligat ve posta masrafı 3.478,65-TL yargılama giderinin kabul oranı (%79,02) ret oranı (%20,98) dikkate alınarak hesaplanan 2.748,83TL'nin 1/2 sine tekabül eden 1.374,42TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacılar üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden davacılar yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 7.990,48 TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara VERİLMESİNE, MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN;6-Alınması gereken 1.366,20 TL harcın davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir KAYDINA, 7-Davacılar tarafından sarf edilen bilirkişi, ATK ücreti, tebligat ve posta masrafı 3.478,65-TL yargılama giderinin kabul oranı (%79,02) ret oranı (%20,98) dikkate alınarak hesaplanan 2.748,83TL'nin 1/2 sine tekabül eden 1.374,42TL'sinin davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacılar üzerinde BIRAKILMASINA, 8-Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden davacılar yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 4.080,00 TL ücreti vekaletin davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara VERİLMESİNE, MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN;9-Davacılar tarafından yapılan ilk dava açılış harç gideri 172,87 TL ile ıslah harcı 332,13 TL olmak üzere toplam 505,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara VERİLMESİNE, 10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana İADESİNE, B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN;1-Davacılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine, 2-İstinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan 182,95 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcının davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.25/09/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/312, K. 2022/3685, T. 06.12.2014, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-312-e-2022-3685-k-19cd0dbd4e61