Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/312 E. 2022/3685 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/312
Karar No
2022/3685

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2022/1093 KARAR NO: 2024/2008 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 16/11/2021 NUMARASI: 2016/1015 Esas - 2021/665 Karar DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 28/11/2024 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkiline davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı aracın çarpması sonucunda yaralandığını ve sakat kaldığını, kazada müvekkilinin kusuru bulunmadığını, kaza sebebiyle Erdemli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/438 Esas sayılı dosyası ile ceza takibi yapıldığını, müvekkilinin kaza sonrasında hastanede tedavi gördüğünü, talep edilen maddi tazminatın müvekkilinin iş göremezlik ve kalıcı sakatlık dolayısı ile meslekte kazanma gücünü kaybetmesi, gelir kaybı maddi zararlarını tazmine yönelik olduğunu belirterek kusur, maluliyet, tazminat ve tüm diğer haklarında fazla, üst ve sair hakları saklı kalması kaydı ile 4.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan aracın müvekkili şirket tarafından ZMM sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçeden doğan sorumluluklarının sigortalılarının kusuru oranında olmak üzere poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, dava dilekçesinde müvekkili şirketçe sigortalı bulunan araç sürücüsüne tam kusur verildiğinin belirtildiğini, ancak kaza tespit tutanağının tek başına kusur izafesi için yeterli bir belge olmadığını, dosyanın ATK'ya gönderilerek kusur raporu alınmasını, davacı tarafın iş göremezlik tazminatı konusundaki taleplerinin ise davacı tarafın var ise maluliyet oranının tespitinin gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabulü ile 8.429,73 TL geçici iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi le birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi müvekkili şirketin geçici iş göremezlik tazminatından sorumluluğu bulunmadığı halde, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğuna hükmettiğini, poliçede yer alan teminatlar arasında geçici iş göremezlik teminatı yer almadığını, müvekkil şirket geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, eksik ve denetime uygun olmayan bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle tesis olunan yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporundaki eksiklikler ve usul ve yasaya aykırılıklar giderilmeden kurulan yerel mahkeme kararının kaldırılarak delil eksikliğinin giderilmesine ve devamında davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 04/09/2015 günü saat 16:30 sıralarında davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosikleti ile seyir halinde iken kaza mahalli olan kavşak mahalline geldiği esnada seyir istikametine göre sağ tarafında ... caddesi istikametinden gelerek sola manevra ile dönüşe geçen sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonetin ön kısmı ile çarpışması neticesi dava konusu trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin KTK'nın 98.maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından vermiş olduğu 02/03/2022 tarih, 2022/312 E. ve 2022/3685 K. sayılı kararında; 25/02/2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 13/02/2011 tarihli 6111 sayılı Kanun’un 59. maddesi ile KTK’nın 98. maddesi değiştirilmiş, buna göre "trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı", geçici 1. maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, söz konusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanun'un 59. maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür. Sigorta şirketi, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. KTK’nın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluk dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumuna geçmiştir. ...Yukarıda açıklandığı üzere geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri yönünden sigorta şirketlerinin sorumluluğu devam etmektedir. Bu nedenle davalı sigorta şirketi vekilinin geçici iş göremezlik tazminatının ve geçici bakıcı giderinin teminat dışı olduğuna ilişkin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir. (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/6911 E.- 2021/10351 K., 2021/5305 E. - 2021/7685 K. sayılı kararları) İstinaf dilekçesinde hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporundaki eksiklikler ve usul ve yasaya aykırılıkların ne olduğu açıkça belirtilmediğinden bu yönde istinaf incelemesi yapılmamıştır. Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 575,83 TL harçtan peşin alınan 143,95 TL harcın mahsubu ile bakiye 431,88‬ TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.28/11/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/312, K. 2022/3685, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-312-e-2022-3685-k-0570bfe2fad4