Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/3 E. 2022/263 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/3
- Karar No
- 2022/263
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2052 - 2025/70 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/2052 KARAR NO : 2025/70 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 15/09/2022 NUMARASI : 2022/3 E. - 2022/263 K. DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : Marka ile İlgili Kurum Kararlarının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/09/2022 tarih ve 2022/3 E. - 2022/263 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, "..." markasının 1986 yılından beri 5. sınıfta müvekkili adına ... Tıbbi Bant San. ve Tic. A.Ş. tarafından kullanıldığını, müvekkilinin işbu dava konusu 2020/12603 sayılı "..." ibareli marka başvurusunun, 2008/67042 tescil numarası ile 2009 yılında 5. ve 10. sınıflarda tescil edilmiş markanın yenileme başvurusu olduğunu, ancak davalı Şirket tarafın "..." asıl unsurlu markalarına dayalı itirazı sonucu, 2021-M-2908 sayılı YİDK kararı ile 5. sınıf emtialar bakımından başvurunun reddedildiğini, oysa müvekkilinin markasının asli unsurunun "..." ibaresi olduğunu, "..." ibaresinin davalı markalarında da tek başına asli unsur olmadığını ve müvekkilinin markası ile davalı markaları arasında benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, davalı ...'in 2021-M-2908 sayılı YİDK kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı Şirket vekili, müvekkilinin "..." markasını uzun yıllardır kullandığını, bu markayı tanınır hale getirip kendisiyle özdeşleştirdiğini ve T/03067 sayısı ile tanınmış markalar sicilinde kayıtlı olduğunu, müvekkilinin "..." ibaresi ile çok sayıda seri marka yarattığını, "..." ibaresinin sonuna "..." ibaresinin eklenmesinin markaları farklılaştırmadığını, dava konusu markanın ayırt edici unsurunun "..." olması nedeniyle müvekkilinin markaları ile benzer görülmesi gerektiğini, ayrıca redde konu 05. sınıf emtialarda müvekkilinin markalarının da tescilli bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu markanın "..." kelimesinin sonuna "..." ibaresinin eklenmesiyle oluşturulduğu ve bu haliyle yeni ve bağımsız bir kelime algısı yaratma ihtimalinin düşük bulunduğu, taraf markalarının benzer tüketici ihtiyaçlarına yönelik ve benzer satış noktalarında sunulan ürünlerden oluştuğu, dolayısıyla karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, ayrıca davacının "..." markasının koruma süresinin dolduğu ve yenileme işleminin yapılmadığı, bu nedenle davacının üstün hakkını yitirdiği, başvuru markası ile itiraza mesnet markalar arasında benzerlik ve karıştırma ihtimalinin olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, yerel mahkemenin, müvekkilinin önceki tescilli markalarına dayanan müktesep hakkını göz ardı ederek verdiği kararın hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, "..." markasının, davalı ... Gıda'nın çay ürünleriyle karıştırılma ihtimalinin olmadığını, farklı sınıflarda ve farklı tüketici kitlelerine hitap ettiğini, markaların "..." ibaresini içermesinin ret için yeterli bir gerekçe olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli başvuru markası ile davalının redde mesnet "..." asıl unsurlu markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin olduğu, özellikle davalının 2017/12939 sayılı “... ...” markası başta olmak üzere sair “...” esas unsurlu seri markaları ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin mevcut bulunduğu, zira taraf markalarının asli unsurlarının "..." ibaresinden oluştuğu ve bu durumun markaların karıştırılmasına yol açacağı, davacının marka başvuru dosyasına sunduğu deliller ile davacı adına tescilli önceki tarihli "..." ibareli markaların, ilgili piyasada ciddi bir biçimde kullanıldığının ispat edilemediği, eldeki davanın YİDK kararının iptaline ilişkin olması nedeniyle başvuru aşamasındaki delillerle sınırlı inceleme yapılabileceği, buna göre davacının 2008/67042 sayı ve “...” ibareli markasının koruma süresinin 2018 yılı içerisinde dolduğu ve yenileme işleminin yapılmadığı, dolayısıyla davacının sicildeki kayıt durumu itibariyle, anılan ibare üzerindeki üstün hakkını yitirdiği ve davacı yararına müktesep hak koşullarının oluştuğunun kanıtlanamadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07.01.2019 tarih, 2017/2624 Esas, 2019/75 Karar sayılı bozma ilamında da "..." ibareli marka ile davalının "..." asıl unsurlu markaları arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunun belirtildiği gibi aynı Dairenin 11.03.2019 tarih, 2017/5448 Esas, 2019/1987 Karar sayılı ilamında "..." ibareli marka ile "..." asıl unsurlu markalar arasında, 15.03.2023 tarih, 2021/7240 Esas, 2023/1572 Karar sayılı ilamında da "..." ibareli marka ile "..." asıl unsurlu markalar arasında benzerlik bulunduğuna dair yapılan tespitlerin de bu yönde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 23/01/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/01/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.