Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2022/274 E. 2024/504 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/274
- Karar No
- 2024/504
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/274 - 2024/504 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/274 KARAR NO : 2024/504 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 25/11/2021 NUMARASI : 2021/93 E. - 2021/372 K.
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI :
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25/11/2021 tarih ve 2021/93 Esas - 2021/372 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli marka başvurusunun, davalı Şirketin itirazı üzerine dava konusu YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile redde menset 2013/41881 sayılı ve "..." ibareli markalar arasında benzerlik bulunmadığını, bir bütün olarak markaların farklı olduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin önceki markalarının serisi mahiyetinde bulunduğunu ileri sürerek, 2021-M-411 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu başvurunun kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, taraf markaları arasında iltibas bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, başvuru kapsamında yer alan mallar redde mesnet marka kapsamında yer aldığı gibi tarafların marka işaretlerinin de benzer olduğu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu, davacının müktesep hak iddiasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun çelişkili değerlendirmeler içerdiğini, yeniden rapor alınması taleplerinin nedensiz şekilde reddedildiğini, tarafların markaları arasında iltibas bulunmadığını, dava konu başvurunun baksın ve ayırt edici unsurunun "..." ibaresi olduğunu, arama motoruna "..." sözcüğü yazıldığında Fransa’dan başlayan ... Dağları görseli ve bilgileri ile karşılaşılaşıldığını, "... Su" yazıldığında ise başka marka suların sıralandığını, redde mesnet marka ile ilgili olarak hiçbir bir bilginin yer almadığını, davalı Şirketin kendi internet sitesinde dahi redde mesnet markanın kullanıldığına ilişkin hiç bir bilgiye rastlanılmadığını, tarafların markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali ve başvurunun kabulüne karar verilmesi istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "..." ibareli başvuru ile 2013/41881 sayılı ve "..." ibareli redde mesnet marka arasında, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira redde mesnet markanın asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin dava konusu başvuruda aynen yer aldığı, başvuruda yer alan diğer ibarenin yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, redde mesnet marka kapsamında, dava konusu başvurunun tescil edilmek istendiği 32. sınıf malların aynen yer aldığı, redde mesnet markanın tescil tarihi itibariyle kullanım ispatına tabi olmadığı, davacı yararına müktesep hak koşullarının bulunmadığı, ayrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararında kabul edildiği üzere iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olması karşısında davacı vekilinin bilirkişi raporunun çelişkili olduğuna ilişkin istinaf itirazı yerinde olmadığı gibi bilirkişi raporunun çelişkili de bulunmadığı anlaşılmakla, anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 368,30-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 15/03/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/04/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.