Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2690 E. 2025/1964 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/2690
- Karar No
- 2025/1964
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2022/2690
KARAR NO: 2025/1964
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 24/05/2022
NUMARASI: 2017/683 Esas - 2022/542 Karar
DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ: 12/11/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06.07.2014 günü saat 12.10 sularında müvekkili ... ...'ın sevk ve idaresindeki plakasız motorsikletine, ... ... 'ün kullandığı ... plakalı motosikletin Çevreköyü caddesi ile Şehit İsmail Çetin caddesinin kesiştiği yere geldiklerinde arkadan çarpması neticesinde yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin bu kaza sonucunda ağır şekilde yaralandığını ve kalıcı beden gücü kaybına uğradığını, ... plakalı aracın kaza tarihinde zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigortası bulunmadığını, müvekkilinin kaza sonrası Uşak Devlet Hastanesine kaldırıldığını, burada tedavisinin gerçekleştirildiğini, bedensel zarar nedeniyle 6100 sayılı hukuk yargılama yasası 107 m. uyarınca izah edilen nedenlerle toplanacak delillere göre tazminat hesabı yaptırılarak olay tarihindeki sigorta limiti aşılmamak üzere fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 1000,00 TL maddi tazminatın işletilecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu kazanın 06.07.2014 tarihinde meydana geldiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, uyuşmazlık konusu kazanın Uşak'ta meydana geldiğini, müvekkili kurumun adresinin ise İstanbul İli Şişli ilçesinde olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, öncelikle kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle geçerli bir zorunlu trafik poliçesinin bulunup bulunmadığının motor ve şase numarası da belirtilmek suretiyle Sigorta Bilgi Merkezinden sorularak araştırılmasını, ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle geçerli bir zorunlu trafik poliçesi yok ise müvekkili kurumun sorumluluğunun kaza tarihi itibariyle geçerli poliçe limiti olan 268.000-TL ile sınırlı olduğunu, dava dilekçesinin ekinde müvekkiline hiçbir belge tebliğ edilmediğini, kazaya karıştığı iddia edilen ... plakalı araç sürücüsünün ve davacının kusur oranlarının Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenecek kusura ilişkin bilirkişi raporu ile tespit edilmesini, müvekkili kurumun sorumluluğunun bedensel zararlarla sınırlı olduğunu, tedavi giderlerinden ve bakıcı giderleri talebinden SGK'nın sorumlu olduğunu, SGK tarafından davacıya maluliyeti nedeni ile ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmasını, davacının kaza sırasında plakasız motosiklette sürücü olarak bulunduğunu ve kaza ile ilgili kaza tespit tutanağında da görüldüğü üzere davacının kaza sırasında kask takmadığını indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulü ile 1.415,00 TL geçici iş göremezlik, 21.247,27 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 22.662,27 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... Hesabı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava açılmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna usulüne uygun başvuru yapılmasının dava şartı olduğunu, başvuru şartının yerine getirilmediğini, kaza tarihi itibariyle PMF 1931 yaşam tablosunun dikkate alınması gerektiğini, aksi halde TRH yaşam tablosunun kullanılacağının kabulünde ise %1,8 teknik faiz uygulanarak hesaplama yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı SGK tarafından karşılandığını, davacının başkaca alacağı bulunmadığını, davacının kask ve gerekli koruyucu ekipmanları takmadığını, müterafik kusur nedeniyle tazminatta indirim yapılması gerektiğini, kararda müterafik kusur indirimi halini tartışılmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, davalı kurumun temerrüde düşmediğini belirterek istinaf talep etmiştir. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 06.07.2014 günü, saat 12:10 sıralarında sürücü ... ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile Şehit İsmail Çetin Caddesini takiben Kuzey Çevre Yolu istikametinden Mehmet Akif Ersoy Polis Merkezi yönüne doğru seyir halinde iken, kaza mahalli olan kavşağa geldiği esnada, seyre göre kavşağın sağ tarafından gelip yola katılım yapan davacı sürücü ... ...'ın sevk ve idaresindeki motosiklete arkadan çarpması sonucu dava konusu yaralamalı kazanın meydana geldiği; İlk Derece Mahkemesince Adli Tıp Kurumu Trafik ihtisas Dairesi'nden alınan kusur raporuna göre sigortası bulunmayan ... plakalı motosiklet sürücüsü ... ...' ün %25 oranında, davacı sürücü ... ...’ ın %75 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır.6100 sayılı HMK'nın 309. maddesine göre, (1)Feragat ve kabul, dilekçeyle ve yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (3) Kısmen feragat veya kabulde, fergat edilen ve kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. (4) Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır.Dosya istinaf aşamasındayken davacı vekili, 28.09.2022 tarihli dilekçesi ile "...16.09.2022 tarihli ibraname ve 20.09.2022 tarihli SMB uyarınca ... Hesabı tarafından sulh anlaşmasına istinaden tarafımıza ferileri ile birlikte 36.513,51 TL ödenmesi halinde dosyadan feragat ediyoruz..." açıklaması ile şarta bağlı olarak feragat dilekçesi vermiş olduğundan HMK'nın 309. maddesine göre geçerli bir feragat olarak olmadığından dairemizce nazara alınmamış ve istinaf talepleri incelenmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesinde 6704 sayılı Kanun'un 5. maddesiyle değişiklik yapılarak, zarar görenin, dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiği düzenlenmiş, aynı değişiklikle Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabileceği veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabileceği belirtilmiştir. 6704 sayılı Kanun'un 26.04.2016 tarih, 29695 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanması ile yayım tarihi olan 26.04.2016 tarihinden itibaren KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlüğe girmiştir. Yasal değişiklikle birlikte, artık mahkemeye dava açılmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapılması zorunlu hale getirilmiştir. KTK'nın 97. maddesi ile getirilen bu başvuru koşulu HMK’nın “dava şartlarını” düzenleyen 114/2. maddesinde yer alan "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." hükmü kapsamında özel bir dava şartıdır.Dava14/04/2016 tarihinde Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesine açılmış olup yetkisizlik kararı ile İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiştir.Somut uyuşmazlıkta, dava tarihi olan14/04/2016 itibariyle 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlükte olmadığından davacı tarafça dava tarihinden önce davalı sigorta şirketine başvuru yapılmamış olması usuli bir eksiklik olarak nitelenmeyeceğinden bu hususa değinen istinaf başvuru yerinde görülmemiştir. Bu doğrultu da davalı ... Hesabı'na başvuru yapılmadan dava açıldığından dava tarihinden faiz uygulanmış olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Yargıtay 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekeceğinden hükme esas alınan aktüerya raporunda hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre davalı sigorta vekilinin bu hususlara istinaf talebi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. - 2024/5474 K., 2023/12136 E. - 2024/5730 K., 2022/11212 E. - 2024/8084 K. sayılı kararları). Davacının kaskı ve koruyucu ekipmanı bulunup bulunmadığı hususunda dosyada bilgi bulunmadığından aksi de ispat edilmediğinden müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine ilişkin istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporuna göre davacının geçici iş göremezlik zararının 8.203,06 TL olarak hesaplanmıştır. Sigortası bulunmayan ... plakalı motosiklet sürücüsü ... ...' ün %25 oranına göre davalı ... Hesabı'nın geçici iş göremezlik zararının 2.050,77 TL'sinden sorumlu olup SGK tarafından ödenen 5.086,15 TL davacının geçici iş göremezlik zararını karşıladığından davanın reddi yerine yapılan ödemenin yarısını düşülmesi ile kalan miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından istinaf talebi yerinde görülerek hüküm düzeltilmiştir. Bu nedenle; davalı ... Hesabı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :A- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre:1-Davanın kısmen kabulü ile 21.247,27-TL sürekli iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geçici iş göremezlik tazminat talebinin reddine,2-Alınması gerekli 1.451,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 29,20-TL peşin harç ile 387,50 TL ıslah harcının mahsubu ile geriye kalan 1.034,70 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 62,70-TL yargılama gideri ile yargılama aşamasında yapılan 2.187,30-TL masraf ile 387,50 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.574,80-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre 2.414,00 TL'sinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,5-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 5.100,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,6-Davalı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 1.415,00 -TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;1-Davalı ... Hesabı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-İstinaf aşamasında davalı ... Hesabı tarafından yapılan 66,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalı ... Hesabı'na verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/11/2025