Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2187 E. 2022/3135 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/2187
- Karar No
- 2022/3135
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1400 KARAR NO: 2024/1950 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/05/2024 NUMARASI: 2024/283 Esas - 2024/356 Karar DAVA: Şirketin İhyası İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/12/2024 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkiliinin, ... Limited Şirketinde 01/06/1991 tarihinde işe girdiğini, ... ve ... numara ile sigortalı olduğinu, müvekkilinin iş yerinde yaklaşık bir buçuk yıl çalıştığını, bu çalışması esnasında çalışmaya başladığı ilk günden itibaren işveren tarafından sigortalı yapıldığını ve sigorta primlerin ödendiğini düşündüğünü ancak müvekkilinin emeklilik için yaptığı başvuru ve inceleme neticesinde çalıştığı dönemin işvereni tarafından SSK' ya geç ve eksik olarak bildirildiğini gördüğünü, müvekkilinin bu bağlamda Görele 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/85 esas sayılı dosyası ile şirketteki hizmet süresinin tespiti amaçlı olarak işyeri ile birlikte SGK' yı taraf göstererek dava yoluna gittiğini, açmış olduğu bu davada dava dilekçesinin bila tebliğ edildiği, İTO' da yapılan sorgulamada şirketin 07/07/2014 tarihinde resen terkin edildiğinin tespit edildiğini, müvekkiline mahkemece şirketin ihyasına ilişkin dava açması için süre verildiğini beyanla, ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ihyasına ve şirketi temsilen tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Kanuna göre işlem yapıldığını, sorumlunun tasfiye memuru olduğunu, ticaret sicili müdürlüğünün sorumluluğunun bulunmadığını beyanla, davanın reddine, müvekkili aleyhinde yargılama giderine hükmedilmemesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; " Görele 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/85 esas dosyasının derdest ve şirketin taraf olduğu, bu durumda davayı açmakta davacının hukuki yararı olduğu, gerekçesiyle davanın kabulü ile, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğnün ... sicil numarasında kayıtlı, ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'nin Görele 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/85 esas sayılı dosyasının devam ettirilip infazı ile sınırlı olmak üzere ihyasına, önceki yetkililerinin temsil yetkisinin bu süre boyunca devamına," karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; tasfiye memuru atanmamış olmasının mevzuata aykırı olduğunu, anılan hüküm ve davalı Müdürlüğün yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmaması hukuka ve mevzuata uygun olup TTK Geçici 7. madde kapsamında ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin, neredeyse tamamının gayrifaal olması karşısında da, ek tasfiyenin akabinde bu kapsamdaki şirketlerin ve huzurdaki davaya konu şirketin ticaret sicilinden tekrar terkin ettirilmesi TTK Geçici 7. maddenin düzenlenme amacına uygun olacağını, emsal hukuk genel kurul kararı da gözetilerek, dava konusu şirkete tasfiye memuru atanmamasının hatalı olup ilk derece mahkemesince verilen kararın bu yönü ile kaldırılmasını, tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE: Dava, TTK'nın geçici 7. maddesine göre terkin edilen şirketin derdest dava dosyası nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar vermiş, karara karşı davalı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur. TTK'nın geçici 7. Maddesi uyarınca , 01.07.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen şirketlerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. 559 sayılı KHK gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoları genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilirler. TTK'nın geçici 7. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde ticaret sicil memurluğu tarafından şirketin sicil kaydı terkin edilir. Terkin edilmeden önce, TTK'nın geçici 7/4-a maddesi uyarınca, kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir. TTK'nın geçici 7/2. maddesine göre, davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz. TTK geçici 7/15. Maddesinde düzenlenen Hak düşürücü ancak yasa da düzenlenen geçerli bir terkin işlemine yönelik açılacak davalarda öngörülmüş olup somut olayda olduğu gibi geçerli bir terkin işlemi bulunmayan haller TTK'nın geçici 7 maddesinde öngörülen hak düşürücü süreye tabii olmadığı gibi henüz yeni bir yasal düzenleme yapılmasa da AYM'nin 22/06/2023 tarih ve 2023/33 Esas ve 2022/117 K sayılı kararı ile de TTK geçici 7/15. Maddesinde "silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde" ibaresi iptal edilmiştir. 23/5/2024 tarih ve 7511sayılı kanunun 16 maddesi ile TTK'nın geçici 7/15.maddesine eklenen "....Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamaz" düzenlenmiştir. TTK'nın geçici 7. maddesine uyarınca yapılan terkin işlemine karşı açılan davalarda husumetin yasal hasım olmayan sicil müdürlüğü yöneltilmesi yeterli olup,ayrıca tasfiye memuruna yöneltilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır. 6102 sayılı TTK 'nın geçici 7. maddesi gereğince terkin edilen şirketin ortakları veya yetkilisi dışında üçüncü kişiler tarafından açılan ihya davaları, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinde düzenlenen ek tasfiye niteliğindedir. Re'sen sicilden terkin edilmiş şirketler bakımından ihya kararı verilmesi halinde derdest dosya işlemlerine hasren ihya edilen münfesih konumda olan şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapılması için TTK 547/2 maddesi uyarınca tasfiye memuru atanması gerekmektedir. Somut olayda davalı ... Sicil Müdürlüğü tarafından davaya konu ... Turizm Ve Ticaret Ltd. Şti 'nin 07/07/20214 tarihinde münfesih olmaları nedeniyle TTK geçici 7. Madde kapsamında Ticaret Sicil Gazetesinde gerekli ilan yapılarak süresi içerisinde bir başvuru yapılmadığından sicil kaydı resen terkin edilmiştir. Sicilden terkin edilen şirket hakkında açılan Görele 1. Asliye Hukuk (İş Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesinin 2024/85 Esas sayılı dava dosyasının derdest olduğu görülmüştür. Davacının devam eden dava dosyası nedeniyle şirketlerin ihyasını istemekte haklı ve hukuki yararı mevcut olup, terkin edilen şirket yönünden ihya koşulları oluştuğunun kabulü gerekmiştir.Buna göre mahkemece davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar verilmesi verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak re'sen sicilden terkin edilmiş şirketler bakımından ihya kararı verilmesi halinde derdest dosya işlemlerine hasren ihya edilen münfesih konumda olan şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapılması içinTTK 547/2 maddesi uyarınca tasfiye memuru atanması (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/04/2022 tarih 2022/2187 E. 2022/3135 K.) ve verilen kararın ilan edilmesi gerektiği gözetilmeden ihyası istenen derdest dosyanın mahkemesinin de yanlış yazmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle, HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, 3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 27/12/2024