Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1782 E. 2025/732 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1782
Karar No
2025/732
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/1782 KARAR NO : 2025/732

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25.11.2021 EK KARAR TARİHİ : 10.10.2022 NUMARASI : 2019/729 E. - 2021/1085 K. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 05.05.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 05.05.2025

İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.11.2021 tarih (ek karar tarihi:10.10.2022) 2019/729 E. - 2021/1085 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, davacı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında davalının müşterek müteselsil kefil olduğu genel kredi sözleşmesi imzalandığını, kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan ticari kredilerinin ödemesine dair ihtarname gönderildiğini, muaccel hale gelen borcu ödemeyen borçlular hakkında takip başlatıldığını, takibe davalı kefil tarafından haksız olarak itiraz edildiğini, belirterek; itirazının iptaline ve takibin devamına, % 20 icra inkâr tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalılar ... Şti., ... Şti. Ve ...vekili, yetkili mahkeme ve icra daireleri Karşıyaka Mahkemeleri ve İcra daireleri olduğunu, davalının davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davalının borçlarını zamanında ödediğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili, davalının diğer borçlular ile şirket ortaklığı yaptığını, şirket hissesini 08/02/2017 tarihinde diğer hissedara ve hissedarın eşine devri ettiğini, yapılan bu devir işlemi de ticaret sicil gazetesinde yayınlandığını, davalının bu tarihten önce şirket tarafından kullanılan krediye imza attığını, ancak daha sonra kullanılan kredi sözleşmelerinde kefil olmadığını, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalılardan ... Ltd.Şti.'nin asıl borçlu, diğer davalılar ... Tic.Ltd.Şti., ... ve ...' ın müteselsil kefil olduğu, 05.06.2014 tarihinde düzenlenen bir adet 300.000-TL tutarında ve yine ... Ltd.Şti.'nin asıl borçlu, diğer davalılar ... Ltd.Şti. ve ...'in müteselsil kefil olduğu, 22.08.2017 tarihinde düzenlenen bir adet 500.000-TL tutarında Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi bulunduğu, her iki genel kredi ve teminat sözleşmesi'nde yer alan müteselsil kefaletlerde müteselsil kefillerin el yazıları ile “müteselsil” ibaresi ile kefalet tarihi ve kefalet limitinin yazılı olduğu; bu nedenle mezkur müteselsil kefaletlerin geçerli olduğu, ... Ltd.Şti.'nin asıl borçlu, ... Ltd.Şti., ... ve ...'ın müteselsil kefil sıfatıyla borçtan sorumlu olduğu, davalı/borçlu ... Ltd.Şti.'nin 28.03.2019 tarihinde kullandığı 120.247,56-TL tutarında, 44 ay vadeli aylık % 2,25 faz oranıyla kullandığı taksitli ticari kredinin 27.04.2019, 27.05.2019 ve 27.06.2019 tarihli taksitlerin ödenmemesi sebebiyle temerrüte düştüğü, davacı banka alacağının; 05.08.2019 takip tarihi itibariyle, 256.701,29-TL asıl alacak, 6.221,06-TL işlemiş faiz, 311,05-TL faizin %5 gider vergisi, 908,20-TL masraf olmak üzere toplam 264.141,61-TL alacağının olduğu, davacı bankanın sözleşme hükümleri gereği taksitli ticari kredi ve spot kredisinden kaynaklanan 256.701,29-TL tutarındaki asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 46,80 oranında temerrüt faizi, faizin % 5 gider vergisini ugulanacağı, davalı ...'ın davalı asıl borçlu şirketteki bütün hisselerini 07/03/2017 tarihinde devrettiğini ve ortaklıktan ayrıldığını, davacı bankanın keşide ettiği Beyoğlu 48. Noterliğinin 05/07/2019 tarih, 87878 yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesine konu kredilerinden ilkinin 12/07/2018 tarihinde kullandırılan 100.000,00 TL tutarındaki spot kredi, diğerinin ise 28/03/2019 tarihinde kullandırılan 120.247,56 TL tutarındaki ticari taksitli krediler olduğu, her iki kredinin de davalı ...'ın davalı asıl borçlu şirketteki ortaklık paylarını devrettiğini 07/03/2017 tarihinden sonra kullandırıldığı, davalı ...'ın her ne kadar davalı asıl borçlu şirketteki hisselerini devretmiş ise de 05/06/2014 tarihinde düzenlenen ve davalı ...'ın müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı genel kredi ve teminat sözleşmesindeki kefaletten rücu ettiğini davacı bankaya bildirmemesi sebebiyle davacı bankaya karşı müteselsil kefil sıfatıyla sorumluluğu devam ettiği, her ne kadar kefaletten rücu etmemiş olması sebebiyle teknik olarak kefil sıfatıyla sorumluluğu devam ettiği, belirtilerek; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı ... tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, davalı ... şirketinin davacı bankadan 05/06/2014 12/07/2018 ve 05/07/2019 tarihlerinde kredi kullandığını, davalının ise 2017 yılında şirketteki hissesini devrederek şirketten ayrıldığını, davacı bankanın davalıya iş bu kredileri şirketteki hissesini devri ettikten sonra kullandırdığına ve kefaletin devam edip etmediğine ilişkin bir bilgilendirme yapmadığını, daha önce kapatılan bir kredi üzerine yeni bir kredi kullandırımı gerçekleştiğini, devir tarihinden sonraki tarihlerde kullanılan krediler de davalının asaleten ve kefaleten bir imzası ve beyanı bulunmadığını, belireterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalının verilen kesin süre ile usulüne uygun ihtara rağmen istinaf harç ve masraflarını yatırmaması üzerine 10.10.2022 tarihli ek karar ile kararın istinaf edilmemiş sayılmasına karar verilmiş, ek karara karşı aynı gerekçeler ile istinaf yoluna başvurulmuş, kararın yerinde olmadığını belirterek; kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamından yapılan takibe vaki itirazın ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. 1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 2. İlk derece mahkemesinin 10.10.2022 tarihli ek kararı ile davalı tarafından kararın istinaf edilmemiş sayılmasına karar verilmiş olup, öncelikle ek karara karşı yapılan istinaf başvurusunun incelenmesi gerekmiştir. 3. 6100 sayılı HMK'nın 344/1. maddesi uyarınca istinaf dilekçesi verilirken, istinaf kanun yoluna başvuru harcı ve tebliğ giderleri de dâhil olmak üzere tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi hâlde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bildirilir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir. 4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 32. maddesi gereğince yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmayacağı amirdir. Anılan yasal düzenlenme gereğince maktu harca tabi davaların reddinde ve kabulüne dair kararlar ile nispi harca tabi davaların reddine dair kararların temyiz / istinaf edilmesi halinde maktu temyiz / istinaf harcı ve temyiz / istinaf başvuru harcı, nispi harca tabi davaların kabulüne ilişkin kararların temyizi / istinafı halinde ise mahkemece hükmedilen miktar üzerinden hesaplanarak kararda belirtilen nispi karar ve ilam harcının dörtte bir temyiz /istinaf harcı olarak alınır. Bir başka ifade ile nispi harca tabi davada verilen esasa ilişkin hükümlerin temyizi / istinafı sırasında, mahkeme kararında gösterilen nispi karar ve ilam harcının dörtte biri, istinaf harcı olarak peşin alınır. ( Yargıtay İBK'nın 10.5.1965 tarih ve 1965/1-1 HGK' nın 2012/8-1496 E. - 2013/505 K., 2010/4-48 E. - 2010/130 K.) 5. Eldeki dava davacı banka tarafından kullandırılan genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davası olup davalının haraçtan muaf olduğuna dair bir kanun hükmü bulunmamaktadır. Davalı tarafından harç yatırılmadan istinaf yoluna başvurulması üzerine anılan yasal düzenlemeye uygun olarak istinaf başvuru harcı, istinaf karar harcı ( nispi ) ve istinaf avansınından ibaret harç ve masrafları yatırmak üzere davacı tarafa verilen kesin süre ile usulüne uygun şekilde yapılan ihtara rağmen istinaf harç ve masraflarının yatırlaması ve adli yardım talebinde de bulunmması üzerine ek karar ile davalının istinaf başvurusundan vazgeçmiş sayılmasına dair ek karar verildiği anlaşılmaktadır. Ek karara yönelik istinaf başvurusunda adli yardım talebi söz konusu değildir. 6. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçelere göre, ilk derece mahkemesince verilen ek kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ...'ın istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 615,40-TL'den peşin alınan 80,70-TL'nin mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın bu davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/1782, K. 2025/732, T. 05.05.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1782-e-2025-732-k-eb60fd49ccf3