Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2022/1664 E. 2024/1845 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1664
- Karar No
- 2024/1845
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1664 - 2024/1845 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1664 KARAR NO : 2024/1845 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10/03/2021 NUMARASI : 2020/150 E. - 2021/90 K.
DAVACI VEKİLİ DAVALI : DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Hükümsüzlük
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/03/2021 tarih ve 2020/150 E. - 2021/90 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, davalının, 2018/96243 "..." ibareli 43.sınıf marka başvurusuna, müvekkili şirketin “...” ibareli markalarına istinaden gerçekleştirdikleri itirazın, TÜRKPATENT YİDK tarafından reddedildiğini, karşılaştırılan markaları neredeyse aynı/ayırt edilemeyecek kadar benzer olduklarını, gıda ve restoran sektöründe faaliyet gösteren ... A.Ş. ‘nin1996 yılında kurulduğunu, çok sayıda şube ile faaliyet gösterdiğini, 26 şubesinde “...” ibaresinin kullanıldığını, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu, müvekkilinin “...” ibareli markalarını "..." markasıyla birlikte ya da ayrı olarak alakart restoranlarda, self servis, gel-al gibi uygulamaların kullanıldığı restoranlarda müşteri ve misafirlerine hizmet verdiğini ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK'nın 02/03/2020 tarih ve 2020/M-1534 sayılı kararının iptaline, 2018/96243 sayılı "..." ibareli marka tescil edilmişse hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu 2018/96243 sayılı "..." ibareli marka başvurusu kapsamında yer alan 43.sınıf hizmetlerin, davacı yana ait önceki tarihli markalar kapsamında aynı sınıfta yer alan hizmetler ile aynı ya da aynı tür olduğu, bununla birlikte, taraf markalarının bütünsel algılar itibariyle, ilgili tüketici kitlesi nezdinde birbirleri ile ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerlik taşımadıkları, davacı yana ait markaların tanınmışlığı hususundaki iddiaları destekleyen herhangi bir delilin dosyada mevcut olmadığı, YİDK kararının yerinde olduğu, hükümsüzlük ve terkin koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalının "..." markasının müvekkil şirketin "..." ibareli veya esas unsurlu seri markalarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davacının "..." markasının dava konusu başvuruda aynen kullanıldığını, müvekkilinin tanınmış "..." markaları olmadan "..." markasını kullanan restoranlarının da bulunduğunu, markalarındaki "Y" harfinin, yanına "e" harfi getirilerek okunduğunu, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin kaçınılmaz olduğunu, mahkemece bütüncül değerlendirme kıstasına vurgu yapılmasına rağmen müvekkilinin markasını bütünüyle içerisinde barındıran başvurunun benzer bulunamamasının hatalı olduğunu, tanınmışlığın mahkeme tarafından (resmi bir tescil olmasa dahi) resen değerlendirmeye alınmasının gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenim dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "...", "...", "Y+şekil" ve diğer "Y" ibareli markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, bir bütün olarak hiçbir özel yazı karakteri ve şekli unsur taşımayan dava konusu başvurunun, davacı markalarından yeterince farklılaştığı, davacı markalarındaki özel bir tertip tarzı bulunan "Y" ibaresine yakınlaşmasının söz konusu olmadığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından, davacı markalarının tanınmışlığının tescil engeli oluşturmayacağı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 22/11/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/11/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.