Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1529 E. 2025/539 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1529
- Karar No
- 2025/539
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1529 KARAR NO : 2025/539
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24.05.2022 NUMARASI : 2020/266 E. - 2022/521 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 27.03.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 27.03.2025
İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 24.05.2022 tarih 2020/266 E. - 2022/521 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili, 13.09.2019 tarihinde müvekkilinin maliki, dava dışı ...'in sürücüsü olduğu ... plakalı aracın seyir halinde iken kırmızı ışıkta beklediği sırada, dava dışı ... A.Ş.'nin maliki, davalı ... Ltd. Şti.'nin uzun süreli kiracısı olduğu ... plakalı aracın müvekkilinin aracına arkadan çarptığını, çarpmanın etkisiyle müvekkiline ait aracın da önünde yine kırmızı ışıkta bekleyen dava dışı ...'in sürücüsü olduğu ... plakalı araca arkadan çarptığını, kaza tespit tutanağına göre ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu bulunduğunu, ancak kusurlu araç sürücüsünün olay yerinden firar ettiğini, davalı ... Sigorta A.Ş.'ye hasar ihbarında bulunduklarını, sigortalı araç sürücüsünün olay yerinden firar etmesi nedeniyle hasar tazminatı ödenmeyeceğinin bildirildiğini, arabuluculuk görüşlemelerinden sonuç alınamadığını iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.500,00 TL hasar tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsiline, davada haksız çıkılması durumunda dahi arabuluculuk görüşmelerine katılmayan davalı ... Ltd. Şti.'nin yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili, 16.03.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile, dava değerini 13.000,00 TL'ye yükseltmiştir. Davacı vekili 29.04.2021 tarihli duruşmada dava dilekçesinde her ne kadar hasar tazminatının sadece davalı sigorta şirketinden tahsili talep edilmiş ise de, işleten sıfatıyla ... Ltd. Şti.'ne de davalı olarak husumet yönelttiklerini belirterek, hasar tazminatının müştereken ve müteselsilen her iki davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... Ltd. Şti yetkilisi, dava konusu aracın şirketleri tarafından kiralandığını, otoparkta bulunan aracın madde kullanan bir kişi tarafından çalındığını, kolluğun haber vermesi üzerine olayı öğrendiklerini, şirketlerinin kusurunun bulunmadığını, şahsın olay yerinden kaçması sonucu sigorta şirketi hasarı ödemediğinden davanın kendilerine ikame edildiğini, aracı kendilerine kiralayan ... A.Ş.'ye karşı dava açılması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .... sigorta A.Ş. vekili, sigortalı aracın, dava dışı sigortalı ... A.Ş. tarafından rent a car olarak davalı ...ne kiraya verilmesi ve bu şirket çalışanı tarafından otoparka bırakıldığı sırada otoparktan çalınmasıyla, belirsiz sürücünün sevk ve idaresinde iken dava konusu kazanın meydana geldiğini, aracın çalınmasıyla ilgili şikayetçi ifade tutanaklarının Alsancak Polis Merkezi Amirliğinin 2019/2660 nolu tahkikat evrakı içerisinde olduğunu, kazanın ZMMS poliçesi teminatı dışında kaldığını, davacı tarafından talep edilen hasar bedelinin fahiş olduğunu, gerçek zararı yansıtmadığını, kaza tarihinden itibaren avans faizi talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı ... A.Ş'ye ait ... plakalı aracan davalı ... Ltd. Şti'ne uzun süreli kiraya verildiği ve davalı ... Sigorta A.Ş'ne ZMMS poliçesiyle sigortalı olduğu, aracı park halinde bulunduğu açık otoparktan anahtarı üzerinde bulunduğu esnada 13.09.2019 günü çalan ve hakkında hırsızlık suçundan mahkumiyet kararı verilen dava dışı ...'un 04:10 sıralarında seyir halinde iken aracın ön kısımlarıyla, önünde aynı istikamete kırmızı ışıkta bekleyen davacıya ait aracın arka kısımlarına çarptığı, çarpmanın etkisiyle davacıya ait aracın da ön kısımlarıyla, önünde aynı istikamete kırmızı ışıkta bekleyen dava dışı sürücü ...'in sürücüsü olduğu aracın arka kısımlarına çarptığı, kazanın meydana gelmesinde dava dışı sürücü ...'un am kusurlu olduğu, diğer sürücülerin kusurunun bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davacıya ait araçta kaza nedeniyle yedek parça ve işçilik dahil (KDV hariç) 12.450,00 TL tutarında hasar meydana geldiği, hasarın kaza ile uyumlu olduğu, aracın kaza öncesi 2. el rayiç değerinin 18.000,00 TL olduğu, aracın tamirinin ekonomik olmadığı, pert total olarak değerlendirilmesi gerektiği, davacının gerçek zararının 13.000,00 TL olduğu, KTK'nın 107. maddesine göre kural olarak çalınma ve gasp edilme eylemleri sonucunda 3. kişilerin uğradığı zararlar dolayısıyla KTK'nın 85. maddesine göre işletenin sorumluluğunun devam ettiği, işleten çalma ya da gasp etme eylemlerinde kendisinin ya da eylemlerinden sorumlu kişilerin kusurunun bulunmadığını ispat edebilirse sorumluluktan kurtulabildiği, hırsızlığın tek başına işleten sıfatını sona erdirmediği, davacıya sigortalı aracın açık otoparktan anahtarı üzerinde bırakılmış halde iken hakkında mahkumiyet kararı verilen dava dışı sürücü ... tarafından çalındığı, davalı ... Ltd.Şti'nin aracın çalınmasında kusurlu bulunmadığını ispat edemediği, KTK'nın 85. maddesine göre sorumluluğunun devam ettiği, zarar miktarının poliçe limiti dahilinde kaldığı, davacının davalı sigorta şirketine posta yoluyla 15.10.2019 tarihinde başvuru yaptığı, ancak davalı sigorta şirketi tarafından davacıya 8 iş günü içinde ödeme yapılmadığından davalı sigorta şirketinin 26.10.2019 tarihinde temerrüde düştüğü, davalının ise ihtar ve ihbara gerek olmaksızın kaza tarihi olan 13.09.2019 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, ancak davacının talebinin 13.10.2019 olduğu, davacı tarafça dava ve ıslah dilekçesinde talep edilen maddi tazminatın "her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen" tahsilinin talep edilmediği, davacı vekilinin 29.04.2021 tarihli celsede maddi tazminatın "her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen" tahsiline karar verilmesini talep ettiği, ancak iddianın genişletilmesine yönelik bu beyana davalı tarafın açık rızasının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, 13.000,00 TL hasar bedelinin davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 26.10.2019 tarihinden, davalı ... Ltd.Şti.'nden ise taleple bağlı kalınarak 13.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir. Karara karşı davalılar tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, ilk derece mahkemesince eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, mahkemece müvekkili sigorta şirketine sigortalı ... plakalı aracın sokakta üzerinde anahtarıyla bırakılmış gibi değerlendirmede bulunulduğunu, sigortalı ... Şti.'nin ithalat, ihracat ve transit işlemleri ile ilgili her türlü gümrükleme hizmeti sunduğunu, dolayısıyla aracın şirket personeli tarafından sirkülasyon ile kullanıldığını, aracın müvekkili sigorta şirketine sigortalı firmanın anlaşmalı olduğu ... isimli otoparka emanet edildiğini, otoparka pek çok aracın üzerinde anahtarı ile bırakıldığını, aynı gün başka bir aracın da aynı otoparktan çalındığını, otopark işletmecisi ve görevlisinin kusurlu olduğunu, mevzuata ve yerleşik yüksek mahkeme kararlarına göre gasp-çalınma halinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, davacıya ait araçta meydana gelen hasar tazminatından müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Ltd. Şti. vekili, müvekkili şirketin kaza ve hasarda herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, kazayı gerçekleştiren kişinin müvekkili şirketin çalışanı ya da sorumluluğu altındaki birisi olmadığını, aracın otoparktan çalındığını ve çalan kişi tarafından dava konusu zarara sebebiyet verildiğini, aracın emniyeti için en güvenli yer olarak kabul edilebileceği etrafı duvarla çevrili ücretli otoparktan gece vakti çalındığını, aracın sıradan bir yol kenarında ya da etrafında herhangi bir güvenlik önleminin bulunmadığı, görevlinin olmadığı bir alandan ya da boş bir araziden çalınmadığını, araç ücretli otoparkta iken, aracın güvenliği, hem aracın hem de anahtarının zilyetliğinin otopark işletenlerinin sorumluluğu altında olduğunu, ayrıca müvekkili şirketin aracın işleteni değil kiracısı konumunda olduğunu, aracın işleteninin araç kiralama şirketi olan dava dışı ... A.Ş. olduğunu, mahkemece hükmolunan zarar miktarının, faiz başlangıç tarihi ve miktarının hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : :Dava, trafik kazası nedeniyle, davacıya ait araçta oluşan hasar bedelinin karşı aracın işleteni ve ZMMS sigortacısından tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.6 maddesinin "h" bendinde, çalınan veya gasp edilen araçların sebep oldukları ve Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalının sorumlu olmadığı zararların sigorta teminat kapsamı dışında olduğu düzenlenmiştir. Somut olayda, eldeki dosya kapsamı ve ceza dosyasındaki ifadeler birlikte değerlendirildiğinde, sigortalı aracın otoparkta anahtarı üzerinde olacak şekilde bırakıldığı, bu hususun davalı işletenin de bilgisi ve rızası dahilinde olduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesinin hasarın sigorta teminatı kapsamında bulunduğuna dair kabulünün yerinde olduğu kanaatine varılmıştır. İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, davalıların istinaf itirazları yerinde değildir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranların dilekçelerinde yer verdikleri itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve davalı .... Şti. vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden istinaf karar harcı olan 888,03 TL'den peşin alınan 223,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 665,03 TL harcın davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı .... Şti. yönünden istinaf karar harcı olan 888,03 TL'den peşin alınan 222,10 TL'nin mahsubu ile bakiye 665,93 TL harcın davalı ... Şti.'den alınarak hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf başvurusu nedeniyle davalılar tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 27.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.