Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1489 E. 2026/16 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1489
Karar No
2026/16
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

53.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2022/1489

KARAR NO: 2026/16

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 09/07/2021

NUMARASI: 2019/462 Esas, 2021/524 Karar

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali

KARAR TARİHİ: 08/01/2026

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :

I. DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 19.08.2016 tarihinde tekne yapımı için akdedilen bir eser sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme gereğince müvekkilinin teknenin yapımı için sözleşmede belirlenen bedeli ödemeyi, davalının ise satış konusu tekneyi sözleşmeye uygun şekilde teslim etmeyi taahhüt ettiğini, müvekkili tarafından davalıya verilen 20.01.2016 tarihli 25.000,00 TL, 30.01.2016 tarihli 25.000,00 TL ve 20.02.2016 tarihli 25.000,00 TL tutarlı çeklerin sözleşme konusu tekne için ödenmiş olduğunu ve eser sözleşmesinin feshi gerçekleştiğinden çek tutarlarının istenmesinin hasıl olduğunu, İstanbul 25. İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası ile davalı hakkında takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalı itirazının iptaline, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP:Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece yapılan yargılamada; 12.04.2021 tarihli bilirkişi ek raporunda yapılan tespit ve değerlendirmelerin hükme esas alındığı, 29.07.2015 tarihinde davacı tarafından davalıya 3 adet çek verildiği, davalının imzalı belge ile söz konusu çekleri teslim aldığı, 06.11.2015 tarihli mail ile davalı davacıdan nakit ödemeleri alamadığını, bu sebeple tekne yapımının durdurduğunu bildirdiği, 21.01.2016 tarihinde çeklerden ilkinin tahsil edildiği, 02.02.2016 tarihinde çeklerden ikincisinin tahsil edildiği, 23.02.2016 tarihinde çeklerden üçüncüsünün tahsil edildiği, 08.03.2016 tarihinde davalının bir mail ile .. model teknenin fiyatı, teslim tarihi gibi özellikler verilerek son teklifte bulunduğu, bu teklifte 70.000 TL peşin ödemenin kabul edildiği, 19.08.2016 tarihinde taraflar arasında tekne satış sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmede 70.000 TL peşin ödemenin alındığının beyan edildiği anlaşıldığı, belirtilen akış sözleşme tarihi ile uyumlu olmadığı anlaşılmakla çeklerin verildiği tarihte, taraflar arasında tekne yapımına ilişkin bir sözleşme bulunduğu ve çeklerin bu amaçla verildiği belgelerden anlaşılamadığı, dosyada mübrez 06.11.2015 tarihli mail içeriğinde nakit yapılması gereken ödemenin de çek olarak alınacağının bildirildiği anlaşıldığı, mailde geçen “Sonradan çeke dönen nakit ödemelerin çekleri 3 aydır alınamadı” şeklindeki ifadeden çeklerin bu tarih itibarıyla alınmış olduğunun kabulünün mümkün olmadığı, keza davalı tarafından gönderilen 08.03.2016 tarihli mailde de, 70.000 TL peşinatın alındığını gösteren açıklamalar bulunmakta olduğu ancak o tarihte alınarak tahsil edilmiş bulunan çeklere ilişkin bir açıklama bulunmadığı anlaşılmaktadır.Dosyada mübrez elektronik posta çıktısında “çekler ödendiğinde satılamaz kaydı kalkacak” ibaresinin dava konusu çeklere ilişkin olmadığı, aksine 85.000 X 12 olarak belirtilen ödemelerin çeke bağlanacağının belirtildiği görülmekte olduğundan dava konusu çeklerin taraflar arasındaki tekne satım sözleşmesine ilişkin verildikleri dosya kapsamında bilgi ve belgelerden anlaşılamadığı, davacı tarafından sunulan söz konusu 07.07.2015 tarihi itibarıyla taraflar arasında bir tekne satım sözleşmesi bulunduğunu, buna bağlı olarak çeklerin alındığı tarih olan 29.07.2015 tarihi itibarıyla (sözleşmenin 14 gün sonrası), çeklerin teslimine yönelik bir işlem ile borçlandırıcı işlem arasında bir ilişki kurulmasına olanak verdiğinden, mahkememizce davalı tarafından alınan ve davalının tek ortağı olduğu şirket tarafından tahsil edilen söz konusu çeklerin, tekne yapım sözleşmesinden dolayı verildikleri kabulü gerekmiş olup, belirtilen sözleşme dikkate alındığında, verilen çeklerin tarihleri itibarıyla tekne satım sözleşmesi ile uyumlu oldukları ve bu amaçla verildikleri kabulü zorunlu olmuş, söz konusu tekne satım sözleşmesi gereği davalının yükümlülüklerini yerine getirdiği yönünde bir ispat faaliyetinin dosya kapsamından anlaşılamadığı, 01.12.2020 tarihli dilekçe ile çeklerin sözleşme gereği verildiğinin ispatının davacının yükümlülüğünde olduğu belirtilmekle yetinilerek sözleşmenin feshi iddiasının kanıtlanması gerektiği ifade edilmesinin, davalı tarafından sözleşme ilişkisinin reddedildiği anlamını taşıdığı, sözleşme gereği ifa yükümlülüğünün ne zaman yerine getirileceği hususu sözleşmelerde yer almamakla birlikte, sözleşme tarihi olan 19.08.2016 ile takip tarihi olan 19.02.2019 tarihi arasında geçen 30 aya yakın sürenin, bu nitelikte bir teknenin yapımı için yeterli olduğunun kabulü ile davacının çek yoluyla ödediği peşinatın iadesini istemekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın ispatlanamadığına dair bilirkişi raporu sonrasında davacı tarafından sunulan e-mail çıktısı sebebiyle bilirkişinin görüş değiştirdiği, sonradan sunulan bu delile muvafakatinin olmadığı, davaya dayanak yapılan 19.08.2016 tarihli sözleşmenin sözleşme niteliğini taşımadığı, çeklerin 2015 tarihinde verilmesine rağmen 2016 keşide tarihli oldukları, sözleşme ilişkisinin ve sözleşmenin feshinin ispata muhtaç olduğu, gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması talep etmiştir.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

Dava, eser sözleşmesi kapsamında alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir.

İcra takibine dayanak davalının satıcı sıfatıyla imzasını içerir ve davacının alıcı sıfatının olduğu satış sözleşmesi başlıklı 19.08.2016 tarihli sözleşme içeriğinde, tekne görsellerinin, tekne iç yapım kalemlerinin, yapılan ödemeler ve fiyatlandırmaların bulunduğu, 70.000 TL'nin nakit olarak alındığının belirtildiği, dava dışı Mutluder şirketi tarafından dava dışı ... şirketi lehine düzenlenen 25.000' er TL'lik 20.01.2016-30.01.2016-20.02.2016 tarihli 3 adet çek altına 29.07.2015 tarihinde toplam 75.000 TL çek aldım şerhi içerir davalı imzasını içerdiği,Banka cevap yazısı itibariyle çeklerin önce davacıya, davacı tarafından da davalının yetkilisi olduğu dava dışı ... şirketine ciro edildiği, süresi içinde tahsil edildiği,Ön inceleme duruşmasından sonra davacı vekilince sunulan taraflar arasında 08.07.2015 tarihli tekne satış sözleşmesi imzalandığı beyanı içerir dilekçe ekinde sunulan davalı tarafından davacıya gönderiler 06.11.2015 tarihli e-posta içeriğinde, davacı ile yapılan sözleşme kapsamında ödemenin yapılmamış olması sebebiyle tekne üretiminin 30 Ekim tarihi itibariyle durdurulduğunun bildirildiği, 08.03.2016 tarihli e-postada içeriğinde ise, tekne için son fiyat teklifi bilgisinin bildirildiği, bu teklif içinde ödeme yapılmış gibi 70.000 TL'nin mahsup edildiği, Tahkikat aşamasında davacı vekilince sunulan 08.07.2015 tarihli tekne satış sözleşmesinde, davalının yetkilisi şirketin satıcı, davacının alıcı, davalının ise kefil sıfatıyla imza attığı, özellikleri yazılı teknenin 1.885.000 TL bedelle satışının ve 180.000 TL' nin sözleşme tarihinde ödemesinin yapılacağı hususlarının kararlaştırıldığı görülmüştür.Taraflar arasındaki ihtilaf; taraflar arasında sözleşme ilişkisinin olup olmadığı, sözleşme kapsamında davacı tarafından davalıya ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise miktarının ne olduğu, ödeme yapıldığının kabulü halinde talep edilebilecek miktar olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.Tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu, işlerin olağan akışı, taraflarca sunulan bilgi ve belgeler ve tüm dosya kapsamına göre, mahkeme kabulü usul ve yasaya uygun olup; davalı tarafça da davacı iddiasının aksine başka bir hukuki ilişkiyi ileri sürüp ispatlayamadığına göre, karar yerindedir.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 09/07/2021 tarih ve 2019/462 Esas, 2021/524 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,

2-Alınması gereken 6.528,42 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 1.632,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.896,32 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 08/01/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/1489, K. 2026/16, T. 08.01.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1489-e-2026-16-k-8626d456bdb3