Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1484 E. 2025/1027 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1484
- Karar No
- 2025/1027
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1484
KARAR NO : 2025/1027
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 13/10/2021
NUMARASI : 2017/1084 Esas, 2021/907 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 22/12/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişki neticesinde, müvekkilinin düzenlediği 29.08.2017 tarih 6782 nolu 32.067,36 TL bedelli faturadan kaynaklı olarak 27.296,40 TL bakiye alacağı olduğunu, alacağın tahsili için Küçükçekmece 1. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, davalının itirazı neticesinde takibin durduğunu, müvekkili tarafından davalıya ait kumaşların sadece dikiş işinin yapılmasının karşılığı olarak düzenlenen faturadan kısmi ödeme yapıldığını, ancak borçlunun ödeme dekontuna cari hesap bakiye kapama şeklinde açıklama yazarak kendince müvekkilinin alacağını kapattığına dair şerh düştüğünü, bakiye borcunu kapatmak adına Beşiktaş 14. Noterliğinin 03.10.2017 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesini gönderdiğini, bu ihtarname ile toplamda 8 adet, 2 tanesi işbu davaya konu faturayla ilgisiz ancak 6 tanesi işbu dava konusu faturayla ilgili "iade-reklamasyon” faturaların ilk kez ve doğrudan Noter marifeti ile teslim etmeye çalıştığını, ihtarnamenin 06.10.2017 tarihinde tebliğ alındığını, cevaben İstanbul 9.Noterliğinden 10.10.2017 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname gönderilerek bahsi geçen faturalardan dava konusu faturayla ilgili olan 6 tanesinin davalıya iade edildiğini, bakiye 27.296,40 TL'nin ödenmemesi nedeniyle icra takibi başlatılmak zorunda kalındığından davanın kabulüne, davalının itirazının iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili arasında davacıya teslim edilen ürünlerin dikim, ilik, düğme, ütü paket işlemlerinin davacı tarafından yapılmasına dair eser sözleşmesi niteliğinde 21.08.2017 tarihli fason üretim sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmede ürünlerin işlemlerine dair özellikler belirlenmiş olup, işin sözleşmeye uygun olarak yapamamasından kaynaklanan zararların üretici firmanın sorumluluğunda olacağı ve iş sahibinin işin sözleşmeye uygun yapılmamasından kaynaklı olarak doğacak zararlarının fason üretici firma tarafından karşılanacağının kararlaştırıldığını, sözleşme ile teslim tarihinin 24.08.2017 olarak belirlendiğini, davacının müvekkilinin müşterisi ... S.A.’ya teslim edilmek üzer kendisine verilen kumaşların işlemlerini ayıplı olarak gerçekleştirdiğini, teslimi geç yaptığını, müvekkili ile davacı arasında ürünlerin ayıplı olarak teslim edildiğine ilişkin e-postalar olduğunu, işin ayıptı olduğu hususunda davacının bilgilendirildiğini, müvekkilinin ayıplı işleri dava dışı Nur ... Tekstil firmalan ile anlaşarak yeniden yaptırmak zorunda kaldığını, dava dışı firmalara fazladan bedel ödemek zorunda kaldığını, davacının sözleşmedeki teslim tarihine aykırı davranması ve işlerin yeniden yaptırılmak zorunda kalınması nedeni ile müvekkilinin müşterisine işlerin geç teslim edildiğini, dava dışı müşterinin ürünlerin ayıplı olduğunu müvekkiline bildirdiğini, müvekkiline 3.808,13 Euro reklamasyon faturası kesildiğini, bu nedenle müvekkilinin davacıya borçlu olmadığını, davanın reddine, davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılamada; davacı takibe konu miktar kadar alacaklı olduğunu, davalı da takip konusu alacağa konu ürünlerin ayıplı olduğunu iddia etmiş olması karşısında ayıp iddiasını ispatla yükümlü olduğu, her ne kadar davalı tarafından imzasız kalite kontrol formu ve ürün fotoğrafları sunulmuş ise de bunların kim tarafından düzenlendiğinin anlaşılamadığı, fotoğraflardaki ürünlerde dikim, ilik düğme ve ütüleme işlemlerinden kaynaklanan, çıplak gözle incelemeyle anlaşılabilecek açık ayıplar bulunmakta olduğu yönünde bilirkişilerce tespit yapılmış ise de gerek davacının bunlara muvaffakatinin olamaması gerek de bu ürünleri ayırt edici kodunun olmaması nedeni ile davalı tarafından sunulan imzasız kalite kontrol formu ve fotoğraflara itibar edilmediği, alacağa konu ürünlerin ayıplı olduğunu gösteren tarafsız kişi veya kurumlarca düzenlenmiş tespit raporu da sunulmadığından davalı tarafa ayıba konu ürünleri hazır etmesi içi keşfen bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği 30.06.2021 tarihli celsede ihtar edilmesine rağmen davalı aypılı oluğunu iddia etiği ürünleri hazır etmeyerek keşif ve bu yöndeki bilirkişi deliline başvurmaktan vazgeçmiş sayıldığı, yemin deliline de dayanılmamış olması nedeni ile davalının ayıp iddiasının ispatlanamadığı, davalının ayıp iddiası yanında ürünlerin geç teslim edildiği iddiası da bulunmakta olup, buna ilişkin dosyaya fason üretim çalışma sözleşmesi sunduğu, ancak davacının imza inkarı karşısında iş bu sözleşmenin davacı şirketin yetkilisi tarafından imzalanmadığı 24.12.2018 tarihli bilirkişi raporuyla tespit edildiği, bu nedenle sunulan sözleşmenin dikkate alınmadığı, dolayısıyla da davacının ürünlerin teslim etmesi gereken son tarihin belli olmadığı, davalı tarafından kesilmiş kumaşlar 17.08.2017 ve 19.08.2017 tarihlerinde davacıya teslim edildiği, davacı tarafından dikim işlemi yapılarak 26-29 08.2017 tarihleri arasında davalıya teslim edildiği, 28.05.2021 tarihli raporda davacının dikim süresi 10- 12 gün olduğu, 6.852 adet SW669 model bayan elbisesi dikimi için 10-12 gün süre, tekstil piyasa şartlarıyla uyumlu olduğu, gecikmeden bahsedilemeyeceği yönündeki tespiti karşısında davalının bu iddiasının da ispatlanamadığının kabul edildiği, bu kapsamda davalı tarafından 6.852 adet SW669 model bayan elbisenin sadece fason dikim işlemi yapıldığı, davalı tarafından teslim alınan elbiselerin ilik düğme ve ütü paket işlemleri dava dışı başka firmalara yaptırılmış ve ürünler davalı tarafından kabul edilerek yurt dışına ihraç edildiği dolayısıyla yukarıda açıklanan nedenlerle ayıp ve geç teslimin de bulunmadığı davacının faturaya konu bedele hak kazandığı, her ne kadar dosyada mevcut 02.09.2019 tarih ve 23.11.2020 tarihli raporlarda ayıplı ürün nedeni ile %10 üzerinden indirim yapılması gerektiğinden bahsedilmiş ise de, ayıp iddiasının kanıtlanamamış olması ve yine dosyada mevcut 28.05.2021 tarihli rapor dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan 21.08.2017 tarihli fason üretim sözleşmesine uyarınca işin sözleşmeye uygun yapılmamasından kaynaklı oluşan zararın fason üretici sorumluluğunda olduğu, davalının müşterisine teslim edilmek üzere davacıya verilen kumaşların işlemlerinin ayıplı teslim edildiğinin e-posta yoluyla davacıya bildirildiği, bu ürünlerdeki ayıpların dava dışı Nur ... Tekstil isimli firmalara yeniden yaptırılarak giderildiği ve fazladan bedel ödemek zorunda kaldığı, aynı zamanda bu ürünlerin geç teslim edildiği, ayıpla ürünün müşteri tarafından mağazada satışa uygun olmadığı bildirilerek; müşteri tarafından davalı şirkete 3.808,13 Euro'luk reklamasyon faturası kesildiği, 03.10.2017 tarihli ihtarname ile 8 adet iade reklamasyon faturasının davacıya tebliğ edildiği, davacı tarafından 10.10.2017 tarihli ihtarname ile 6 adetinin iade edildiği, 29.08.2017 tarihli faturaya ilişkin de iade reklamasyon faturasının düzenlendiği, davalı şirkete kesilen 3.808,13 Euro'luk reklamasyon faturasının %12,5'luk kısmının davacıya yansıtıldığı, ayıp iddiası kapsamında mahkemeye sunulan ürünlerin model resmi ve müşteri artikel numarasının bulunduğu, gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması talep etmiştir.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, eser sözleşmesi kapsamında düzenlenen faturaya dayalı bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.Davacı yüklenici davaya konu takiple eser sözleşmesi ilişkisine dayanarak fatura bakiyesi alacağının tahsilini istemiştir. Davalı iş sahibi ise, işin ayıplı yapıldığını ileri sürerek borcun olmadığını savunmuştur. Tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamı ve istinaf sebepleri dikkate alındığında uyuşmazlık; ayıbın varlığı, niteliği ve süresinde ayıp ihbarda bulunulup bulunulmadığına ilişkindir.Eser sözleşmesinde iş sahibi; ayıbın varlığını, miktarını, niteliğini ( açık ayıp/gizli ayıp) derecesini ( kabul edilemeyecek derecede olup, olmadığı) ve bedelini, itiraz halinde ise süresinde ayıp ihbarının yapıldığını tanık dahil her türlü delille ispat etmekle yükümlüdür.Davalı vekilince 21.08.2017 tarihli fason üretim sözleşmesinden kaynaklı olarak davacının sorumlu olduğu ve ayıbın e-posta yoluyla bildirildiği iddia edilmişse de, sözleşmede davalı adına atılı imzanın davacıya ait olmadığının tespitine yönelik bilirkişi tespiti ile, ayıp ihbarına konu e-posta alıcılarının davacı olduğuna dair hiç bir bilgininin olmayışı, alıcı hesabın davacı olduğu konusunda herhangi bir delil sunulmayışı dikkate alınarak bu yöndeki istinaf istemleri yerinde görülmemiştir.Ayıplı olduğu iddia olunan ürünlerin incelemeye sunulması noktasında tanınan imkana rağmen davalı tarafça herhangi bir ürün sunulmadığı, savunma dilekçesi ekinde görseli sunulan ürünlerin ayıplı olduğunun kabulü halinde dahi bilirkişilerce tespit edildiği üzere açık ayıp niteliğinde olan ürünlere ilişkin ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmediği gibi, işbu ürünlerin davacı tarafından teslim edilen ürünler olup olmadığının da ispata muhtaç olduğu ve bu kapsamdaki iddianın ispatına yönelik kesin delil sunulmadığı görülmüştür.Alınan beyanlar, iddia ve savunma, bilirkişi raporları, fatura içerikleri, e-postalar ve tüm dosya kapsamına göre; davalı iş sahibince davaya konu kumaşların dikim işi için davacı yükleniciye 17-19.08.2017 tarihinde teslim edildiği, dikim sonrası ürünlerin bilirkişilerce kabul edildiği üzere makul süre içinde 26-29.08.2017 tarihlerinde irsaliyeler ile davalıya tesliminin yapıldığı, yapılan iş karşılığı davacının davalıdan 27.296,41 TL bakiye alacağının kaldığı, ayıp iddiasının kesin delillerle ispatlanamadığı sabit görülmekle; mahkemenin bu yöndeki karar ve gerekçesi yerinde olmuştur.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 13/10/2021 tarih ve 2017/1084 Esas, 2021/907 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,
2-Alınması gereken 1.864,61 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 466,15 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.398,46 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 22/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.