Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1476 E. 2026/287 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1476
- Karar No
- 2026/287
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1476
KARAR NO : 2026/287
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/03/2022
NUMARASI : 2020/16 Esas 2022/237 Karar
DAVANIN KONUSU: Sigorta tazminatı (Taşıyıcı sorumluluk sigortası)
Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı şirket arasında 22.11.2018-22.11.2019 dönemini kapsayan Taşıyıcı Sorumluluk Blok Abonman Sigorta Poliçesi ile rizikolara karşı teminat oluşturmak amacıyla sigorta sözleşmesinin yapıldığını, primlerin tamamen ödendiğini, davacıya ait ... plakalı aracın 21.08.2019 tarihinde gönderici firmanın Salihli/Manisa'daki tesislerinden aldığı 4320 kg tutarında kaşar peynirini alıcı firma olan ... A.Ş.'nin Tuzla'daki deposuna getirdiğini, depo güvenlik görevlisinin yönlendirmesiyle deponun açılış saati gelene kadar kamyonun depo önünde park ettiğini, şoförün dinlenmeye çekildiğini, 06:00-06:30 sularında şoför uyandığında ve araçtan indiğinde, araç arka kapak kilidinin kırılmak suretiyle açılarak hırsızlık yapıldığının anlaşıldığını, 105 koli ve 52.731,00 TL değerinde kaşar peynirin çalındığını, çalınan ürün bedellerin fatura karşılığının gönderici firmaya ödendiğini, davalı sigorta şirketinin ise zararı tazmin etmediğini beyan ederek, 52.731,00 TL tazminatın rizikonun gerçekleşme tarihi olan 22.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, savunmasında özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, olay sırasında kamyonun kasa kapaklarının kilitli olmadığını, poliçede öngörüldüğü şekliyle güvenli bir yerde bekletilmediğini, oluş şekline göre davaya konu hırsızlık olayının teminat dışı olduğunu beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dosya, taşımacılık hukuku konusunda uzman bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdii edilmiş; 08.10.2021 tarihli rapora göre taraflar arasında 22.11.2018-22.11.2019 tarihleri arasında geçerli "Taşıyıcı Sorumluluk Blok Abonman Sigorta Poliçesi" düzenlendiği, poliçenin özel şartlar başlıklı 3.maddesinin; "Taşımayı yapan aracın park etmesi gereken durumlarda, benzin istasyonlarında veya 24 saat bekçili park yerlerinde konaklaması ve her halde sürücü gerekli tedbirleri almalıdır" şeklinde olduğu, poliçenin 4. sayfasında, "hırsızlık olaylarının, kırma, delme, yıkma, devirme ve zorlamayla girilerek, kaybolan, çalınan veya haksız yere elde edilen asıl anahtarlar veya anahtar uydurarak veya başka aletler veya şifre yardımıyla kilit açmak suretiyle girilerek, öldürme, yaralama, zor ve şiddet kullanma veya tehditle yapılarak," şartlarını sağlaması halinde teminat kapsamına alındığı, soruşturma evrakı ve olaya ilişkin kamera kayıtlarının incelenmesinde, 22.08.2019 tarihli Olay Yeri İnceleme Raporunda; "...olay yerinde müşteki eşliğinde yapılan incelemede, olayın Üniversite Caddesi üzerindeki 1 nolu işyerinin önünde park halinde bulunan ... plaka sayılı ... marka kapalı kasa kamyonda meydana geldiği, kamyonun kupasının kapılarının ve camlarının sağlam olduğu, kapalı kasanın arka kapakları üzerinde herhangi bir zorlama izinin ve kilit sisteminin bulunmadığı." tespitlerinin yer aldığı, Tuzla İlçe Emniyet Müdürlüğünün 24.08.2019 tarihli ve Anadolu Cumhuriyet Savcılığına hitaben yazılan yazısında; "Olay yerinin kamera görüntüleri incelendiğinde, olayın 22.08.2019 günü saat 05:11-05:25 saatleri arasında plakası tespit edilemeyen beyaz renkli ... marka araç ile gelen şahıslar tarafından gerçekleştirildiği tespit edilmiştir. Olay yeri ekibince araç üzerinde yapılan incelemede herhangi bir bulguya rastlanılmamış olup..." şeklinde tespitlere yer verildiği, dosyada mübrez CD İzleme Tutanağında; "olayın 22.08.2019 gün 05:11 sularında beyaz renkli ... marka araçtan inen şüpheliler tarafından gerçekleştirildiği, ancak, eşgallerinin tespit edilemediği, şüphelilerden birinin 05:13:23'de dorsenin sağ arka kapağını açtığı, 05:24:04'de beyaz renkli aracın olay yerinden uzaklaştığı" tespitlerine yer verildiği, tüm bu verilere göre, aracın sigorta poliçesi genel şartlar 3. maddesindeki koşulu yerine getirir şekilde park edildiği, bununla birlikte, dosyada mübrez kamera kayıtları ve soruşturma evrakına göre, olayın gerçekleştiği yerin kameraların izleme alanı içerisinde olduğu ve nitekim hırsızlık olayının gerçekleşme anının ve gerçekleştiği aracın tespit edildiği, hırsızlık olayının gerçekleştiği aracın -kapalı kasalı kamyonet olmakla birlikte- kasa kapaklarının kilitli olmadığı, araçta hırsızlık olayını gerçekleştirmek için bir zorlamaya ya da bulguya rastlanmadığının tespit edildiği, bu nedenle, dava konusu hırsızlık olayının, poliçenin 4. sayfasında belirtilen; "Kırma, delme, yıkma, devirme ve zorlamayla girilerek" işlenmiş olması koşulunu yerine getirmediği kanaatine varıldığı, dava dilekçesinde, zararın alıcı firmaya ödendiği ifade edilerek buna dair faturanın dilekçe ekinde ibraz edildiği, bununla birlikte söz konusu fatura bedelinin alıcı firmaya ödendiğine dair bir belge dosyada mevcut olmadığı, fatura bedelinin alıcı firmaya ödenmiş olduğunun tespiti koşuluyla, davacının 22.08.2021 tarihli zararının 52.731,00 TL olduğu yönündeki iddiasının geçerli hale geleceği, netice olarak, olayın oluş şekli ve dosyada mevcut delillere göre, dava konusu hırsızlık olayının sigorta poliçesinin teminatı kapsamı içinde yer almadığı rapor edilmiş olup, davacı tarafın rapora itirazlarının değerlendirilmesi amacıyla aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış, sunulan ek rapora göre, bilirkişilerin görüş ve kanaatlerinin kök rapordaki ile aynı olduğu görülmüş, mahkememizce de hükme esas alınan, denetime elverişli ve gerekçeli bilirkişi heyeti kök ve ek raporlarına göre meydana gelen hırsızlık olayında zararın, hırsızlık sigorta poliçesi teminatı kapsamında olmadığı, araç kasa kapaklarının kilitli olmadığı, araçta hırsızlık olayını gerçekleştirmek için bir zorlamaya ya da bulguya rastlanmadığı, sigorta şirketinin meydana gelen zarar nedeniyle tazminat ödeme yükümlülüğünün bulunmadığı, bu hali ile davacının davasını ispat edemediği... " gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yargılama esnasında sunulan araç fotoğraflarının değerlendirmesini mahkemenin yapmadığını, bilirkişi heyetinin yaptığını, rizikonun gerçekleştiği gün kasa kapaklarının kilitli olduğunu, hırsızlık olayının teminat kapsamında bulunduğunu, dosya içerisinde mevcut CD inceleme tutanağında "Olayın 22.08.2019 gün 05:11 sularında beyaz renkli ... marka araçtan inen şüpheliler tarafından gerçekleştirildiği, şüphelilerden birinin 05:13:23'de dorsenin sağ arka kapağını açtığı,..." şeklinde tespitler bulunduğunu, araç kasa kapaklarının kilitli olmaması durumunda araç kapağının açılmasının iki dakikadan fazla sürmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, hırsızların asma kilidi kırmak suretiyle kasa kapaklarını açtığını ve kilidi yanlarında götürdüklerini, davalı şirketçe tek taraflı olarak düzenlenen ve hükümlerinde karşılıklı anlaşılarak düzenleme yapılmamış olan poliçe genel şartlarının, TBK'nın 20. maddesinde düzenlenen genel işlem şartı niteliğinde olduğunu, genel işlem koşulu niteliğinde olduğundan yazılmamış sayılması gerektiğini, müvekkilinin sigorta sözleşmesinden kaynaklı asli borcu olan prim ödeme borcunu yerine getirdiğini, poliçe genel şartlarının ve sözleşme metninin taraflarca üzerinde anlaşılarak imzalanıp imzalanmadığının değerlendirmesinin yapılmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, emtia blok abonman sigorta poliçesi kapsamında davacı tarafından dava dışı şirkete ödenen hasar bedelinin taşıyıcı sorumluluk blok abonman sigortacısından rücuen tahsili istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Davalı sigorta şirketi ile sigortalı davacı arasında 22/11/2018-22/11/2019 tarihlerini kapsar şekilde taşıyıcı sorumluluk blok abonman sigorta poliçesi düzenlendiği, poliçe ile ... plakalı aracın da sigortalandığı, davacının dava dışı gönderici şirketten teslim aldığı emtiayı dava dışı ...AŞ'nin Tuzla/İstanbul'da bulunan deposuna taşıdığı, aracın alıcı şirketin deposuna 22.08.2019 tarihinde saat 05:00'da ulaştığı, güvenlik görevlisinin gösterdiği yer olan alıcı şirketin deposunun önüne park ettiği, şoförün dinlenmek için uyuduğu esnada toplam 52.731,00 TL bedelli 105 koli ürünün çalındığı, gönderici şirketin emtia bedelini davacıya fatura ettiği, davacının da fatura bedelini ödediğini iddia ettiği, ödediği 52.731,00 TL'nin tahsili için eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Taşıyıcı Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 5.1.1.6 maddesi ile sigorta edilen, araç ve taşıma kasalarının sadece korumalı park yerlerine veya etrafı çevrili gayrimenkuller üzerine park edilmesini sağlamaya, 5.1.2.7 maddesi ile şoförleri 5.1.1.5-6 bentlerine göre yükümlülükleri hakkında yazılı ve sözlü olarak bilgilendirmeye ve özellikle de korumalı park olanakları hakkında bilgilendirmeye yükümlü kılınmıştır.
Poliçenin özel şartlar başlıklı 3. maddesinin, "Taşımayı yapan aracın park etmesi gereken durumlarda, benzin istasyonlarında veya 24 saat bekçili park yerlerinde konaklaması ve her halde sürücü gerekli tedbirleri almalıdır" şeklinde olduğu, poliçe ile hırsızlığın kırma, delme, yıkma, devirme ve zorlamayla girilerek, kaybolan, çalınan veya haksız yere elde edilen asıl anahtarlar veya anahtar uydurarak veya başka aletler veya şifre yardımıyla kilit açmak suretiyle girilerek, öldürme, yaralama, zor ve şiddet kullanma veya tehditle yapılması hâlinde teminat kapsamına alındığı anlaşılmaktadır.
22.08.2019 tarihli Olay Yeri İnceleme Raporunda; "...Olay yerinde müşteki eşliğinde yapılan incelemede, olayın Üniversite Caddesi üzerindeki 1 nolu işyerinin önünde park halinde bulunan ... plaka sayılı ... marka kapalı kasa kamyonda meydana geldiği, kamyonun kupasının kapılarının ve camlarının sağlam olduğu, kapalı kasanın arka kapakları üzerinde herhangi bir zorlama izinin ve kilit sisteminin bulunmadığı." tespitlerinin yer aldığı, Tuzla İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından olay yeri kamera kayıtlarının incelenmesinde; "...Olay yerinin kamera görüntüleri incelendiğinde, olayın 22.08.2019 günü saat 05:11-05:25 saatleri arasında plakası tespit edilemeyen beyaz renkli ... marka araç ile gelen şahıslar tarafından gerçekleştirildiği tespit edilmiştir. Olay yeri ekibince araç üzerinde yapılan incelemede herhangi bir bulguya rastlanılmamış olup..." tespitinde bulunulduğu, CD İzleme Tutanağında; "...Olayın 22.08.2019 gün 05:11 sularında beyaz renkli ... marka araçtan inen şüpheliler tarafından gerçekleştirildiği, ancak, eşgallerinin tespit edilemediği, şüphelilerden birinin 05:13:23'de dorsenin sağ arka kapağını açtığı, 05:24:04'de beyaz renkli aracın olay yerinden uzaklaştığı..." tespitinde bulunulduğu görülmüştür. Her ne kadar bilirkişi raporunda ... plakalı aracın poliçenin özel şartlarına uygun park edildiği sonucuna varılmış ise de dosyada mevcut fotoğraf incelendiğinde; kamyonetin sigorta poliçesi özel şartlar 3. maddesine uygun şekilde park edilmediği görülmektedir. Dosya kapsamından hırsızlık olayının gerçekleştiği kapalı kasalı kamyonetin kasa kapaklarının kilitli olduğuna dair bulgu olmadığı, araçta hırsızlık olayını gerçekleştirmek için bir zorlamaya ya da bulguya rastlanmadığı anlaşılmaktadır. Davacı vekili tarafından kamyon kasasının kapaklarının kilitli olduğu ileri sürülmekte ise de iddiasının ispatı için somut bir delil sunamamıştır. Neticede davaya konu zararın teminat kapsamında olmadığı kanaatine varılmakla, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Öte yandan genel işlem şartları içeren sözleşmeler düzenlenmesi mümkündür. Poliçedeki hükümlerin genel işlem koşulu niteliğinde olması tek başına bu hükümleri geçersiz hâle getirmez. Bu hükümlerin ayrıca dürüstlük kuralına aykırı haksız şart niteliğinde de olması gerekir. Teminat koşullarının haksız işlem şartı olarak kabulü mümkün değildir.Açıklanan bu gerekçelerle, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;
HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 19/02/2026
KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a. maddesi uyarınca, dava konusunun miktarına göre karar kesindir.