Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2022/1475 E. 2024/1575 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1475
Karar No
2024/1575
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2022/1475 KARAR NO : 2024/1575 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 25/11/2021 NUMARASI : 2020/50 E. - 2021/394 K.

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI

DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25/11/2021 tarih ve 2020/50 Esas - 2021/394 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin 2018/00712 sayılı ve "..." ibareli başvurusuna anılan markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa tarafların markaları arasında iltibas bulunduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını, müvekkilinin markaları tanınmış olduğundan, SMK'nın 6/5 maddesindeki koşulların da gerçekleştiğini,, müvekkilinin “...” markası üzerinde üstün ve gerçek hak sahibi olduğunu, başvurunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek, 2019-M-11407 sayılı YİDK kararının iptaline ve dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı davaya cevap verememiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, tarafların markları arasında SMK'nın 5/1-ç maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını, ancak SMK'nın 6/1 maddesindeki iltibas koşullarının oluştuğunu, davacı yanın “...” markalarının gıda ürünlerinde ve özellikle de süt ve süt ürünleri, su ürünleri gibi ürünlerde, uzun yıllara sair kullanım ve tanıtımlar sonucunda ciddi bir ayırt edicilik elde ettiği, davacı yanın “...” markalarının birebir ya da muhtelif şekillerde bu ibareyi esas unsur olarak taşımak suretiyle yeni markalar içerisinde 3. kişiler tarafından ve özellikle “süt ve süt ürünlerini” de içerecek şekildeki kullanımlarının, davacı markalarının yıllara sair kullanımla sonucunda elde ettiği ayırt ediciliğin zayıflaması ve zaman içerisinde bu ibarenin, somut olayda da iddia edildiği şekliyle ürün cinsi, jenerik ad, ayırt ediciliği bulunmayan bir işarete dönüşmesi yönünde olumsuz bir algı doğurarak, davacı markalarının ayırt ediciliğinin zayıflaması sonucunu da doğurabileceği, somut olayda davacı yan markalarının, tanınmışlık korumasından da yararlanabileceği ve bu durumun işaretler arasındaki iltibas ihtimalini daha da arttıracağını ve ayrıca dava konusu markanın tescilinin, davacının markalarının sulandırılması sonucunu doğurabileceği, davacının diğer iddialarının ise yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK' ın 2019-M-11407 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında iltibasa neden olacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu ve dava konusu başvurudaki asli unsurun anılan ibareden oluşmadığını, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, SMK'nın 6/5 maddesindeki koşulların da gerçekleşmediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu 2018/00712 sayılı "..." ibareli başvuru ile davacının itiraza mesnet "..." ibareli markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira başvurunun tescil edilmek istendiği 29. sınıf mallar davacının itirazına mesnet markaları kapsamında da yer aldığı gibi tarafların markaları arasında "..." ibaresinin ortaklığından kaynaklanan yüksek düzeyde benzerlik bulunduğu, dava konusu başvuruda yer alan diğer ibarelerin başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 02.04.2024 tarih ve 2022/6264 E.- 2024/2665 K. sayılı kararında da "..." ibaresinin, davacının "..." ibareli markaları ile benzer olduğunun kabul edildiği, ayrıca davacının "..." ibareli markalarının 29. sınıfta yer alan "süt" ve "süt ürünleri" malları bakımından tanınmış olduğundan somut olayda SMK'nın 6/5 maddesindeki koşulların da gerçekleştiği anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca davalıdan alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90-TL'nin anılan davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında anılan davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 11/10/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/11/2024

Başkan ...

Üye ...

Üye ...

Katip ...

Atıf: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/1475, K. 2024/1575, T. 11.10.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-20-hukuk-dairesi-2022-1475-e-2024-1575-k-a412f28f845f