Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 2022/1303 E. 2026/448 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1303
Karar No
2026/448
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/1303

KARAR NO: 2026/448

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 03/06/2021

NUMARASI: 2019/297 Esas - 2021/411 Karar

DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari satım ve işletmenin devrinden kaynaklanan)

Taraflar arasında görülen alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile ...Anonim Şirketi arasında düzenlenen okul kıyafetleri tedarik ve satış Sözleşmesi ile krtasiye satış sözleşmeleri kapsamında ... Lisesi,.....Ortaokulu ve ....İlkokuluna öğrenci kıyafeti satarak 19.01.2018 tarihli faturanın düzenlendiğini, ancak fatura borcunun ödenmediğini, anılan şirketin daha sonra kendisine bağlı ...İlkokulu, Ortaokulu ve Anadolu Lisesini .... Noterliğinin 17.10.2018 tarihli ve sırasıyla ...., .... ve ... yevmiye nolu devir sözleşmeleri ile tüm alacak ve borçları ile birlikte davalıya devrettiğini, davalı şirketin de müvekkilinin alacağını ödemediğini, davalı şirketin okul devir sözleşmeleri gereği borçtan sorumlu olduğunun bir çok yargıtay ilamı ile belirlendiğini ileri sürerek, 472.897,76 TL'nin faiziyle birlikte, tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin .... Noterliğinin ...10.2018 tarihlili ve ...., ... ile ... yevmiye nolu devir sözleşmeleri ile ...İlkokulu, Ortaokulu ve .... Lisesi'ni devraldığını, sözleşmelerin sadece belirtilen üç okulu ilgilendirdiğini, ..şirketine ait diğer okullar için bir anlaşma yapılmadığını ve bu şirketin devredilen okullar dışında da kampüs ve okulları olduğunu, sözleşmenin ...'e ait devir edilen okullara ilişkin olması nedeniyle müvekkilinin bu sözleşmenin tarafı olmadığı, sözleşmenin nispiliği gereği sadece tarafları bağladığını ve davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacının iddialarının aksine şirket devrinin bulunmadığını, sadece iş yerinin devredildiğini, tedarik sözleşmesinde müvekkilince devralınan okullara ilişkin bir hüküm bulunmadığını, devredenin tüm okulları için yaptığı sözleşmeden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, davacının sözleşme kapsamında tek fatura düzenlediğini ve faturanın devir sözleşmesinden önce 19.10.2018 tarihinde düzenlendiğini, faturada genel olarak okul kıyafeti ve kırtasiye ibarelerinin kullanıldığını ve hangi okula ne miktarda emtia teslim edildiğinin belirtilmediğini, teslim tesellüm belgesi de bulunmadığını, faturanın düzenlenmesinin müvekkilinin borçlu olduğu anlamına gelmediğini savunarak, davanın husumet veya esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesinin 03.06.2021 tarih ve 2019/297 Esas, 2021/411 Karar sayılı ilamı ile davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 09.12.2021 tarih ve 2021/1569 Esas, 2021/1545 Karar sayılı ilamı ile ilk derece mahkemesi kararı, ticari işletmeyi devir alanın sorumluluğuna ilişkin TBK'nın 202. maddesine göre değerlendirme yapılarak, davalının devir aldığı okullara teslim edilen malzemeler bakımından inceleme yapılarak davalının sorumluluğunun belirlenmesi için ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmıştır. Mahkemece kaldırma kararımız üzerine istinaf konusu karar verilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Tüm dosya kapsamına göre; Davacı .... Anonim Şirketi ile ihbar olunan ...Anonim Şirketi arasında ...İlkokulu, Ortaokulu, Anadolu Lisesi nin 2018-2019 eğitim öğretim yılından başlayarak 5 yıl için “Okul Kıyafetleri Tedarik Ve Satış Sözleşmesi” ile “Kitap-Kırtasiye Ürünleri Satış Sözleşmesi” nin bağıtlandığı, İhbar olunan ...Anonim Şirketi nin ...İlkokulu, Ortaokulu, Anadolu Lisesi ni ....Noterliğinin 17/10/2018 tarih ve..... yevmiye numuralı sözleşmeler ile davalı ....Anonim Şirketi ne devir ettiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 'nin 14.Hukuk Dairesinin 2021/1569 Esas -2021/1545 karar sayılı ve 09/12/2021 tarihli kararında TBK nun 202/1 uyarınca işletmenin devri yoluyla borçların devralana geçmesi için yapılan işletme devrinin gerçekleştiği açıklanmış olup; 19/10/2018 tarih ve .... numaralı,toplam 472.897,76 TL bedelli fatura alacağının davalı .....A.Ş den isteyebileceği sabittir. Davacı ..... Anonim Şirketinin 19/10/2018 tarih ve .....numaralı,toplam 472.897,76 TL bedelli faturayı önce İhbar olunan ...Anonim Şirketi adına düzenlediği, daha sonra faturadaki ismin üzerine çizerek ....Anonim Şirketi yaptığı ve davalıya tebliğ etmediği, faturanın davalı tarafa tebliğe gönderilmemesi sonucu kabulü yada iadesi işlemlerinin gerçekleşmediği tespit edilmiştir.Davalının temerrüdü dava tarihinden başlamaktadır. Mahkememizce 19/01/2021 tarihli bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere; 19.10.2018 tarihli faturada öğrenci kıyafeti tutarının 135.368,30 TL, Kitap Kırtasiye tutarının 302.500,00 TL olduğu açıklanmıştır. Davaya konu kolejdeki öğrencilerden sınıf ayırt etmeksizin ; kıyafet bedeli olarak 800,00 TL, kitap/kırtasiye bedeli olarak 1.750.00 TL istenmiştir. Okulda 2018-2019 öğretim yılında azami 215 öğrenci kaydı yapılmış olup, 2018-2019 öğretim yılı okul kayıt ve listelerine göre 123 öğrenciye kitap/kırtasiye ve kıyafet dağıtımı yapılmıştır. Öğrenciler sözleşme gereği okula kayıt ücreti içinde, kitap/kırtasiye ve kıyafet bedelini de ödemiştir. 1.750,00 kitap/kırtasiye + 800.00 TL kıyafet = 2.550,00 TL 123 X 2.550,00 TL = 313.650,00 TL satış yapılmıştır. Mahkememizce 313.650,00 TL davacı alacağı bulunduğu..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 313.650 TL nin dava tarihinden itibaren ticari faiziyle davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazla istemin reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, her iki taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kaldırma kararındaki eksiklikler giderilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, kaldırma kararı sonrası mahkemece yeni bir araştırma yapılmadan, itiraza uğrayan kaldırma kararından önceki 19.01.2021 tarihli bilirkişi raporunun esas alınarak karar verildiğini, kaldırma kararında eksik olduğu belirtilen konular hakkında inceleme yapılmadığını, davacının basiretli tacir gibi davranmadığını, iddia edilen bedele ilişkin faturayı düzenleyerek müvekkiline tebliğ etmediğini, fatura içeriği malların devreden firmaya teslim edildiğinin de ispat edilemediğini, Devir edenle okul kıyafetleri hakkında yapıldığı iddia edilen sözleşmenin taraflarının ... Şirketi ve davacı şirket olduğunı, sözleşmede ... şirketinin okul, davacının firma olarak ifade edildiğini, hem sözleşmenin başlığında yer alan ... ifadesinin hem de ... şirketinin Okul Kıyfetleri Tedarik sözleşmesinde sözleşme boyunca okul olarak ifade edileceği ve Kitap Kırtasiye Ürünleri Satış Sözleşmesinde sözleşme boyunca kolej olarak ifade edileceğinin kararlaştırıldığı dikkate alındığında sözleşme ile müvekkil şirketin devraldığı okulların ifade edilmediğinin anlaşılacağını, Davacının iddiaları kabul edilse dahi ... şirketinin bütün okulları için yaptığı anlaşmadan müvekkilinin sorumlu tutulmak istendiğini, davacının sunduğu bir adet faturanın devir işleminden önce düzenlendiğini, faturada yalnızca öğrenci kıyafeti ve kitap kırtasiye gibi kalemlerin bulunduğunu, ayrıca hangi okula ne kadar mal teslim edildiğinin belirtilmediğini, bir teslim tesellüm tutanağı sunulmadığını, faturanın tek başına teslimin kanıtı olmadığını, 10.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda buna ilişkin bazı tespitler yapıldığını, ancak yapılan tespitlerin, öğrenci sayısı ile kıyafet bedeli çarpımı ile elde edildiğini, esasında davacının faturaya konu ettiği malların, devreden ... firmasına teslim ettiğini ispatlayamadığını, fatura tarihi, devir tarihi ve okulların açılış tarihleri göz önüne alındığında davacının taleplerinin haksız olduğunu, buna rağmen o dönemki öğrenci sayısı ile kıyafet bedelinin çarpılması sonucu bulunan bedelin, müvekkilinden alınmasının hatalı olduğunu, Davacının sunduğu tarihsiz sözleşmede kıyafetlerin, davacı tarafından okul içinde stand kurularak davacı tarafça öğrencilere satılacağının belirlendiğini, devreden şirkete satış yapıldığına ilişkin bir kanıt bulunmadığını, sözleşmede satışın okuldaki standa bizzat davacının yapacağının yazılı olmasına karşın ve kendi kurduğu stanttan öğrenciye satış yapan davacının buna rağmen fatura düzenleyerek talepte bulunmasının hatalı olduğunu, davacının öğrencilere bizzat sattığı ürünlerin parasını toplu şekilde müvekkilinden istemesinin hukuka aykırı olduğunu, 19.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda, bir öğrenci kıyafet bedelinin 800 TL olarak belirlendiği ve okula kayıt yaptıran öğrenci sayısı ile çarpılması sonucu elde edilen rakamın ... tarafından tahsil edildiğine kabul edildiğini, kaldı ki o dönemde öğrencilerin kıyafet alındığına ve kıyafet bedellerinin kimin tarafından tahsil edildiğine ilişkin bir araştırma yapılmadığını, kıyafet bedellerinin devreden firma tarafından tahsil edildiğinin davacı tarafından ispatlanması gerektiğini,Ülkemizde okulların açıldığı Eylül ayında öğrencilerin okul kıyafetlerini alarak okula başladıklarını, davacının okullar açıldıktan sonra 19.10.2018 tarihinde düzenlendiği ileri sürdüğü sözleşmenin, 17.10.2018 tarihli noter devir sözleşmesinden sonra olduğunu, buna göre dava konusu taleplerinin devir tarihinden sonra doğduğu ve devredenin borcundan devralanın sorumlu olduğuna ilişkin kabulün hatalı olduğunu, faturanın iki ay sonra ve özellikle okul devrinin hemen sonrasında düzenlenmesinin manidar olduğunu, davacının sattığı emtia bedelinin devreden tarafından tahsil edildiğine ilişkin kanıt bulunmadığını, faturada hangi okula ne kadar malzeme teslim edileceği ile ilgili bir hüküm bulunmadığını, faturanın tek başına iddiayı ispatlayıcı nitelikte olmadığını, fatura ve ticari defter kayıtlarının el yazısı ile değiştirildiğini, devreden ve müvekkili şirketin kayıtlarında davacının iddia ettiği faturanın kayıtlı olmadığını, devredenin birden fazla okulunun bulunması, davacının sunduğunu iddia ettiği hizmetleri hangi okullara ilişkin olduğunu ispatlamaması, hizmet verilen okulların devir edilen okullar olup olmadığının anlaşılamadığını,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Hukuki ilişkinin tespitine, devir sözleşmesi ile davalının sorumluluğuna dair tespitlerinin yerinde olduğunu, mahkemenin bu tespitine bağlı olarak bilirkişi raporunda öğrenci sayısına bağlı olarak yaptığı değerlendirmenin ise eksik olduğunu, davanın kabulü gerektiğini, okulun öğrenci sayısının 123 olarak tespit edildiğini ve bu sayı kadar kıyafet ve kitap takımının satılmasının gerektiği düşünülmesine rağmen bu düşüncenin hatalı olduğunu, esasında okulların sene başında beklentilerini yüksek tutarak öğrenci sayısından daha fazla sipariş verdiklerini, yıl içinde gelip giden öğrenciler olabileceği gibi, depoda da kitap veya kıyafet saklanabileceğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, davacı ile dava dışı borçlu ...AŞ arasında düzenlenen satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın, işletmenin satımdan sonra davalıya devredilmiş olması nedeniyle TBK'nın 202. maddesi uyarınca, işletmeyi devralana karşı açılmış bir alacak davasıdır.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş; bu karara karşı, davacı ve davalı vekillerince, yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı ile ihbar olunan .... AŞ arasında düzenlenen okul kıyafetleri tedarik sözleşmesi ile kitap ve kıyafet tedarik sözleşmeleri ile 2018-2019 döneminden itibaren başlayıp beş eğitim öğretim yılı süresince logolu, lisanslı veya markalı her türlü tekstil ürünleri ve aksesuarlarının üretiminde kullanım ve ürünlerin davacı tarafından belirlenen şartlarda, ...'e satışına ilişkin hükümlerin düzenlendiği görülmüştür. Taraflar arasında iki adet sözleşme düzenlenmiştir. İmzalanan tarihsiz Okul Kıyafetleri Tedarik ve Satış Sözleşmesinin incelenmesinde, taraflarının ...Anonim Şirketi (Okul ) ve ... ..Anonim Şirketi (Firma) olduğu, sözleşmenin 2018-2019 Öğretim yılından itibaren 5 yıllık süre için düzenlendiği ve kıyafetlerin satışının firma tarafından okul içindeki satış yerinde teşhir ve satışını kapsadığı görülmüştür. Firmanın tüm kıyafetleri en geç her dönemin başlangıcında hazır edeceği, satışı yapılacak ürünlerin stok maliyetinin firma tarafından karşılanacağı, okul tarafından belirlenecek satış yerinin tadilatının firma tarafından karşılanacağı, kıyafetlerin öğrenciye satış bedelinin 800,00 TL olacağı, 2019-2020 öğretim yılında satışların okul/kolej tarafından yapılacağı, belirlenen fiyat üzerinden kolejin 2019-2020 öğretim yılında kıyafetleri istediği fiyattan satabileceği ve aradaki farkın komisyon olarak okula bırakılacağı kararlaştırılmıştır. Okul ile firmanın mutabık kalınması sureti ile firmanın veya okulun POS'larının kullanılabileceği, sözleşme bitim tarihinde kurumun firmanın elinde kalan stokları almak ve firmanın yaptığı mağaza yatırımlarını kendisi veya anlaştıkları yeni firma tarafından bedeli ödemeyi taahhüt ettiği belirlenmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, okul tarafından öğrencilere satılan ve teslim listelerinde belirlenen 47 adet öğrenciye ilişkin tutar belirlenmiştir. Taraflar arazsındaki ikinci sözleşme ise tarihsiz Kitap Kırtasiye Ürünleri Şatış Sözleşmesidir. Bu sözleşmede de ...Anonim Şirketi ile... Sözleşmenin 2018-2019 Öğretim yılından itibaren 3 yılı kapsadığı, kitap kırtasiye ürünlerinden oluşan öğrenci eğitim setinin firma tarafından kolej ile mutabık kalınan uygun bir tarihte paket olarak satışa hazır hale getirileceği, firmanın yıl içerisinde okul içinde bulunan mağazalarından ürün satışı yapabileceği, sözleşme konusu ürünlerin uygun bir tarih aralığında okullara teslim edileceği, lojistik maliyetinin firmaya ait olacağının, operasyonel satış dahil tüm işlemlerin firma tarafından yapılacağının, toplam rakamın firmaya ödemesi, mutabık kalınan bir ödeme planı ile kolej tarafından firmaya yapılacağı hususunun karalaştırıldığı görülmektedir. Sözleşmeye göre, firmanın kitap kırtasiye gibi malzemeleri temin edeceği ve malzemenin okul tarafından öğrencilere satılacağı, ödemenin okul tarafından firmaya yapılacağı, okulun satıştan komisyon geliri sağlayacağı görülmektedir. Sözleşmeden anlaşılacağı üzere, kırtasiye satışına ilişkin işlemlerin okul tarafından yapılacağı, kıyafetin ise davacı tarafından öğrencilere satılacağı ve bu satış üzerinden okula komisyon vereceği görülmektedir. Davacı, 19.10.2018 tarihli ve ...seri nolu faturayı ...A.Ş.'ye düzenlemiştir. Bu faturada 135.368,30 TL öğrenci kıyafeti, 302.500 TL kitap kırtasiye alacağı bulunmaktadır. Daha sonra faturadaki ... yazısı çizilerek el yazısıyla davalı şirketin unvan ve adresi yazılmıştır. Bu fatura davalı şirket veya ... şirketinin kayıtlarında bulunmadığı gibi faturanın davalıya tebliğ edildiği de kanıtlanmamıştır. Bir faturanın düzenlenmiş olması başlı başına sözleşme ilişkisini kanıtlayamayacağı gibi fatura konusu mal ve hizmetin de alıcıya teslim edildiğini göstermemektedir. Fatura sözleşmenin ifa aşamasına ilişkin olup sunulan sözleşmelerle taraflar arasında kırtasiye ve kitap alım satımına ilişkin bir sözleşme ilişkisi bulunduğu görülmektedir. Ayrıca okuldaki öğrencilerin kullanacağı kıyafetlerin de davacı tarafından temin edilerek okulun göstereceği bir yerde doğrudan davacı tarafından öğrenciye satışı ve satış üzerinden okula komisyon verilmesi de kararlaştırılmıştır. Kıyafet ve kırtasiye teslimi hususunda 13.03.2020 tarihli raporda detaylı bir mali inceleme yapılmaksızın, sözleşmeler kapsamında davacının satması gereken ürünlerin bedelinin davalı tarafından tahsil edildiğinin kanıtlanmadığı belirtilmiştir. Daha sonra oluşturulan başka bir bilirkişi kurulundan alınan 19.01.2021 tarihli raporda ise taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi ve her iki sözleşmedeki farklılıklar belirlenerek kıyafet ile kitap ve kırtasiye satımına ilişkin sözleşmedeki emtianın, davacı tarafından davalıya satıldığı, davalının da bu emtiaları öğrencilere sattığı belirlenmiştir. Davacının dosyaya sunduğu 2018 ve 2019 yılı eğitim öğretim dönemi ... Koleji başlıklı belge ve ekindeki listelere göre öğrencilere kıyafet ile kitap ve kırtasiye satıldığı anlaşılmaktadır. Esasen sözleşmenin ifa edildiği ve öğrencilerin kitap ve kırtasiyelerini temin ederek eğitime başladıkları hayatın olağan akışına göre kabul edilmelidir. Zira davacının bu eğitiminin yerine getirilmediğine ilişkin bir davalı savunması bulunmamaktadır. Sunulan belgelerin ve hayatın olağan akışına göre davacının bu edimini yerine getirdiği kabul edilmelidir. Bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, sözleşmenin yapıldığı tarihte ... Şirketinin 5 adet koleji bulunmaktadır. Bu kolejlerden ...İlkokulu, ...Ortaokulu, ... Lisesinin 24.01.2019 tarihinde davalı tarafından devir alındığı görülmüştür. Bilirkişi raporunun 8 ve 9. sayfalarındaki hesaplamalara göre devir alınan okullardaki 123 öğrenciye kitap ve kırtasiye dağıtımı yapılmıştır. Sözleşmede belirlenen kişi başı 1.750 TL kitap ve kırtasiye bedeline göre davacının 215.250 TL davacı alacağı bulunmaktadır. Dosyada bulunan listelerde 47 öğrenciye de kıyafet satıldığı bilirkişi raporunda belirlenmiştir. Davacının bu miktarda kıyafet ile kitap ve kırtasiyeyi devir alınan okullara teslim ettiği dosyadaki listelerden anlaşılmaktadır. Kaldı ki sözleşmeye göre devir edilen okulun öğrencilerinin davacıdan aldıkları kıyafet, kitap ve kırtasiye ile eğitime başladıkları ve bunun aksine davacının edimini yerine getirmediğine ilişkin bir savunma bulunmadığı anlaşılmaktadır. TBK'nın 114/son maddesi uyarınca sözleşmeler hakkında uygulama hakkı bulunan haksız fiillere ilişkin TBK'nın 49 vd.maddelerinde, tazminat veya zarar miktarının tam olarak belirlenememesi halinde hakim tarafından bu miktarların takdir edileceği kabul edilmiştir. Dosyadaki belgelerle birlikte TBK'nın 51.maddesinin uygulanması halinde de aynı sonuca ulaşılacaktır. Sözleşme ilişkisinin niteliği, eğitim öğretim döneminde davacının ediminin yerine getirilmediğinin iddia edilmemesi dikkate alındığında, mahkemece varılan sonuç dosya kapsamındaki delillere, hukuka ve taraflar arasındaki sözleşmedeki edim dengesine uygundur. Davacının bunu aşan bir alacağı bulunmamaktadır. Zira kıyafet satışına ilişkin sözleşmede davacının davalıya kıyafet satacağına ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Davacı kıyafetlerini davalıya sattığını da kanıtlayamamıştır. Mahkemece yapılan değerlendirme, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları dosya kapsamına uygun olup, mahkemece uyuşmazlığın dosya kapsamındaki delillere göre nitelendirilerek doğru hukuk kurallarının uygulanarak çözüldüğü anlaşılmıştır. Dairemizce daha önceki kaldırma kararında yapılan değerlendirmeler de açıklandığı üzere davalı ile ...A.Ş. arasında düzenlenen .... Noterliğinin 14.11.2018 tarih ve... yevmiye numaralı özel öğretim kurumu işletmesinin devri sözleşmesiyle ...Ortaokulunun işletme hakları, demirbaşları, borç ve alacaklarının tamamının davalı tarafından üstlenilerek işletme devri söleşmesinin düzenlendiği, taraflar arasından aynı tarihte ..... Lisesi ve ...İlkokulu işletmelerini aktif ve pasifleri ile birlikte devir alındığı anlaşılmaktadır. TBK'nın 202.maddesine göre devir alan kişi, işletmeyi aktif ve pasifleri ile birlikte devir aldığında işletmenin borçlarından da sorumludur. Bu nedenle mahkemece işletmenin borçlarından davalının sorumlu tutulması yerinde olduğundan, davacı ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, her iki taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine,

2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

3-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 16.096,50 TL nispi istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

4-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına,

5-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine

6-Karar kesinleştikten sonra dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;

HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 12.03.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2022/1303, K. 2026/448, T. 12.03.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-14-hukuk-dairesi-2022-1303-e-2026-448-k-02b92f03fb7a