Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/129 E. 2022/402 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/129
Karar No
2022/402

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/450 - 2025/763 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/450 KARAR NO : 2025/763 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 08/12/2022 NUMARASI : 2022/129 E. - 2022/402 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/12/2022 tarih ve 2022/129 E. - 2022/402 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin ... Kuruyemiş Gıda Maddeleri Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.'nin tek ortağı ve yöneticisi olduğunu, bu Şirketin ağırlıklı olarak kuruyemiş üretimi, alım ve satımı ile uğraştığını, anılan Şirketin üreteceği başta ... renkli ay çekirdeği olmak üzere kuruyemiş mamullerinde kullanılmak üzere müvekkilinin 2020/94208 sayılı "... ... ..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, davalı şirketler tarafından "..." ibareli markalara dayalı olarak bu başvuruya itiraz edildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından bu itirazın reddedildiğini, davalı Şirketler tarafından bu karara da itiraz edildiğini, YİDK'in itirazları yerinde görerek müvekkili başvurusunun tümden reddine karar verdiğini, bu işlemin haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira müvekkilinin ve sahibi olduğu şirketin ... nezdinde hali hazırda tescilli "..." ibareli başka markalarının bulunduğunu, taraf markalarında ortak olan "..." ibaresinin markasal hüviyette tek başına ayırt ediciliği bulunmayan bir ibare olduğunu ve davalılar dışında farklı kişi ve kuruluşlar tarafından da tescilli marka olarak kullanıldığını, bu ibarenin davalıların tekelinde olmadığını, dava konusu başvuruda esas unsurun "..." ibaresinden oluştuğunu, müvekkili başvurusunun davalılara ait markaların serisi içine sızma ihtimalinin bulunmadığını, aksine müvekkili markalarıyla seri marka oluşturulduğunu, herkesin kullanımına açık olan "..." ibaresinin, ayırt ediciliği son derece yüksek olan "..." markasıyla birlikte kullanıldığından, bu markanın redde mesnet davalı markalarından yeterince farklılaştığını, tarafların fiili marka kullanımlarının da farklı olduğunu, müvekkilinin kuruyemiş sektöründe fiilen kullandığı marka ile "unlu mamul" veya "zeytin" türevi emtia üzerinde kullanılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek, YİDK'in 2022-M-2443 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... Unlu Mamuller San. ve Tic. A.Ş. vekili, müvekkilinin "..." çatı markası altında onlarca marka tescilinin bulunduğunu, bu markanın tanınmış olduğunu, davacının iddialarının aksine taraf markalarında ortak olan "..." ibaresinin ayırt ediciliği haiz bulunduğunu ve taraf markalarında esas unsur olarak kullanıldığını, bu durumun karşılaştırılan markaların ilişkilendirilmesine ve karıştırılmasına yol açacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... A.Ş. vekili, dava konusu başvuru ile müvekkili adına tescilli "..." ibareli marka arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olduğunu, markaların her ikisinde de esas unsurun birebir aynı olan "..." ibaresinden oluştuğunu, bu durumun taraf markalarının aynı firmaya ait seri markalar olduğu izlenimini yarattığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzerlik bulunduğu, davacının markasının kapsamına alınmak istenilen tüm emtia yönünden emtia benzerliği şartının da gerçekleştiği, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, karara esas alınan bilirkişi raporuna yaptıkları itirazları dikkate alınmadan karar verildiğini, müvekkilinin çatı markası olan "..." markasının, markaların benzerliği incelemesinde değerlendirmeye alınmamasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda, "..." ibaresine davalılar tarafından belirli bir ayırt edicilik kazandırılmadığı belirtilmesine rağmen tam tersi bir yaklaşım ile "..." ibaresi sanki davalıların tekelindeymiş gibi rapor düzenlendiğini, oya müvekkili başvurusu ile redde mesnet markalar arasında karıştırılma ihtimali olmadığını, "..." ibaresini içeren birçok markanın tesciline izin verildiğini, sadece müvekkilinin başvurusunun reddedildiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "... ... ..." ibareli başvuru ile redde mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılması tehlikesinin bulunduğu, zira redde mesnet markaların asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin, dava konusu başvuruda da asli unsur olarak kullanıldığı ve bu ibarenin, başvuru kapsamındaki emtia yönünden ayırt edici nitelik taşıdığı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/1178-2019/8010 E.K, 2020/1453 E., 2021/396 K. ve 2021/2676 E., 2022/6847 K. sayılı ilamlarında da anılan ibarenin ayırt edici olduğunun kabul edildiği, başvuruda farklı olarak yer verilen "..." ibaresinin, davacının çatı markası olduğu, bir renk adı olan "..." ibaresinin ise ayırt ediciliğinin zayıf bulunduğu, buna göre anılan ibarelerin dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 17/04/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/04/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/129, K. 2022/402, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-129-e-2022-402-k-94c201e65815