Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1271 E. 2025/181 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1271
- Karar No
- 2025/181
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1271 KARAR NO : 2025/181
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03/01/2017 (Dava) - 07/12/2021 (Karar) NUMARASI : 2017/13 Esas - 2021/1020 Karar DAVA : Maddi Tazminat BAM KARAR TARİHİ : 12/02/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 12/02/2025 İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/13 Esas-2021/1020 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 07/04/2012 tarihinde müvekkilinin sola dönüş yapmak üzere araçların geçmesini beklediği sırada karşı yönden gelen davadışı ...'ın sevk ve idaresinde olan trafik sigortasız ... plakalı aracın müvekkiline çarpması sonucu trafik kazasının meydana geldiğini, İzmir 21. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2012/866 Esas-2013/189 Karar sayılı mahkeme kararı ile ...'ın kusurlu bulunup cezalandırıldığını, müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, kafa ve akciğer travması geçirdiğini, işitme ve görme bozukluğu, nefes almada zorluk yaşadığını ve psikiyatrik açıdan da kalıcı bozukluklar oluştuğunu, vücudunun birçok yerinde kırık olduğunu, müvekkilinin emekli olduğu halde aktif olarak çalışmakta olup çalıştığı iş yerine gitmek üzereyken kazanın meydana geldiğini, müvekkiline altı aylık geçici rapor verildikten sonra, Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından %25 maluliyet içeren rapor alındığını, davalının itiraz etmesi üzerine hakem hastane olan Alsancak Nevvar Salih İşgören Hastanesi tarafından %46 maluliyet raporu verildiğini ve çelişki üzerine son kez Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından neticede %45 olarak maluliyet oranının belirlendiğini, uzun bir başvuru döneminden sonra davalı tarafından müvekkiline kısmi bir ödeme yapıldığını, ancak bu ödemenin müvekkilinin zararını karşılamaktan uzak olduğunun açıkça görüldüğünü, müvekkilinin oldukça yıprandığını ve gittikçe rahatsızlığının arttığını, oldukça mağdur olduğunu belirterek, kaza neticesi maluliyet geçiren müvekkilinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın davalı tarafından kısmi ödeme yapıldığı tarihten itibaren reeskont faiziyle birlikte tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, dava öncesinde müvekkili kuruma başvuru yapıldığını, davacının tüm zararının karşılandığını, bundan sonra, davacı tarafın ek tazminat talebi ile müvekkili şirkete başvuruda bulunmadığını, tazminatın ibraname mukabilinde ödenmiş olup müvekkili kurumun başkaca bir sorumluluğunun bulunmadığını, ödeme tarihindeki verilere göre yapılan hesaplama ile müvekkili kurum tarafından ödenen tutar arasında açık bir nispetsizlik yok ise davanın reddinin gerektiği, açık bir nispetsizlik var ise müvekkili kurum tarafından ödenen tazminatın güncellenmek suretiyle hesaplanan tazminattan düşülmesi gerektiğini, kazaya sebebiyet veren ve sigortasız olduğu iddia edilen araç sahibi ve sürücüsüne davanın ihbarını talep ettiklerini, kazaya sebebiyet veren aracın kaza tarihini kapsar şekilde geçerli trafik sigorta poliçesinin olup olmadığının tespitini, kazanın oluşumundaki kusur oranlarının tespitinin Adli Tıp vasıtasıyla yapılmasını, davacının daimi maluliyet durumunun tespiti adına Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'nden maluliyete ilişkin sağlık raporu alınmasını, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacıya ödenen rücuya tabi tazminat miktarının tespit edilerek müvekkili kurum tarafından ödenecek tazminattan mahsup edilmesini, ...'nın sorumluluğunun kaza tarihinde poliçe teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, ... aleyhine karar verilmesi halinde ancak dava tarihinden itibaren ve yasal faize hükmedilmesi gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, "....Somut olayda, mahkemece İstanbul ATK İkinci Üst Kurulu'ndan alınan maluliyet raporuna göre, davacının 31.12.2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümlerine göre meydana gelen yaralanması nedeniyle herhangi bir özür oranının bulunmadığı tespit edildiğinden, davacının sürekli iş göremezlik zararının oluşmadığı anlaşılmakla; DAVACININ SÜREKLİ İŞ GÖREMEZLİK TAZMİNATI TALEPLİ DAVASININ REDDİNE...." şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili tarafından, "....Kazada müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, kaza nedeniyle altı aylık geçici rapor verildiğini, sonra maluliyet durumuna ilişkin rapor alındığını, Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden alınan raporda %45 maluliyet oranının belirlendiğini, davalı sigorta fonu tarafından müvekkiline kısmi bir ödeme yapıldığını, ancak bu ödemenin müvekkilinin zararını karşılamadığını, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Kurulu tarafından düzenlenen 29/11/2017 tarihli raporda dikkat ve bellek alanlarında sorunları olduğunun görüldüğü şeklinde sonuçlandığını, bu bilgiler ışığında kişide organik kişilik ve davranış bozukluğu ve major depresyon tanısı olduğunu, kişide olaya bağlı kalıcı ruhsal bozukluk olduğu ve tedavi ile çalışma olanağı vermediği görüşü ile rapor düzenlendiğini, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kulak Burun ve Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Kurulu tarafından düzenlen 01/12/2017 tarihli raporda özetle; işitme kaybı izlendiği, hastada sol kulakta kronik otitis media mevcut olduğu, mevcut bulguların olay ile ilişkisini saptamanın tıbben mümkün olmadığını bildirir görüş ile rapor düzenlendiğini, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen 24/01/2018 tarihli raporda özetle, nevrotik bozukluklar, kişilik bozuklukları ve başka psikotik olmayan ruhsal bozukluklar, tedaviyle çalışma olanağı vermeyen meslekte kazanma gücündeki azalma oranının %100 bulunduğunu, psikiyatri konsültasyonu sonucu belirtilen şahsın psikiyatrik arızasının meslekte kazanma gücündeki azalma oranı %100 olarak hesaplandığından diğer arızalarının göz önünde bulundurulmadığı görüşü ile rapor düzenlendiğini, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Kurulu tarafından düzenlen 09/08/2018 tarihli raporda özetle; olgunun, sözel akıcılık ve kategori değiştirebilme becerilerinde ılımlı performans düşüklüğü, karmaşık dikkat-konsantrasyon, mental fleksibilite becerilerinde ılımlı bozukluk ve yakın bellek işlevlerinde dikkate sekonder performans düşüklüğü görüldüğü görüşü ile rapor düzenlendiğini, karşı yan davalının itirazı üzerine raporun Adli Tıp İhtisas Kuruluna gönderildikten sonra müvekkilinin mevcut psikolojik ve ruhsal arazları değerlendirmeye dahi alınmadan, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından kurul halinde verilen rapora ilişkin hiçbir değerlendirme yapılmadan yüzeysel bir inceleme neticesinde müvekkilinin kaza sonrası maluliyetinin iyileştiğine ve hiçbir sorunu kalmadığına dair anlaşılması güç ve hatalı bir rapor tanzim edildiğini, bu konudaki itirazları neticesinde gönderilen raporlarda da itirazlarının hiçbir surette karşılanmadığını, uzman bilirkişi heyeti raporunda psikolojik ve ruhsal açıdan müvekkilinin %100 maluliyeti olduğuna ilişkin rapor olmasına rağmen, bu konunun değerlendirilmediğini, böylesine ciddi bir arazın oluştuğu ortadayken konusunda uzman nöroloji, psikiyatri uzmanlarından oluşan bilirkişi üyelerince müvekkilinin ruhsal ve psikolojik değerlendirmesinin yapılmadığını, üstünkörü açıklamalarla bu durumun geçiştirildiğini, bu nedenle dosyada mübrez %100 maluliyet raporuna karşı ATK 2. İhtisas Dairesi tarafından verilen tatmin edici olmayan rapor nedeniyle mahkeme kararının eksik inceleme sonucu ihdas edildiğini, müvekkilinin mevcut durumunun kaza öncesine nazaran oldukça ağırlaştığını ve bakıma muhtaç hale geldiğini, kaza öncesi çalışan ve işlerini kendi gören müvekkilinin kaza sonrasında ruhsal bunalıma girdiğini ve hafızası başta olmak üzere ruh sağlığını tamamen kaybettiğini, uzun süren bir yargılama neticesinde sağlığını günden güne kaybeden müvekkilinin adaletten beklediği sonucu alamadığını, iyileştiğinden bahisle davanın reddedilmiş olmasının doğru olmadığını..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, kalıcı işgöremezlik nedeniyle bakiye maddi tazminatın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacı tarafın kişisel müracaatı ile davadan önce almış olduğu raporların; İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinden %25 kalıcı maluliyet, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Hastanesinden %45 oranda maluliyet (kalıcı anksiyete bozukluğu) şeklinde olup, bu raporların kalıcı maluliyet belirlemeye dair usule uygun raporlar şeklinde değil de özürlü sağlık kurulu raporları şeklinde düzenlendiğinin ve dayanak bir yönetmelikten de yararlanılarak düzenlenmiş olmadıklarının görüldüğü, mahkemece yapılan yargılama sırasında önce Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD'ndan (ruh sağlığı ve hastalıkları konsültasyonunun da temini ile) alınan ve Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarınca düzenlenen maluliyet raporunda; ruhsal yön itibariyle davacının kazadan dolayı %100 kalıcı maluliyeti olup, bu oran nedeniyle diğer rahatsızlıklarına değinilmediğinin belirtildiği, davalı tarafın itirazı üzerine bu defa ATK 2.İhtisas Dairesinden rapor alındığı ve bu raporda önceki tüm raporlar değerlendirilip, davacıya psikolojik testler de yapılmak suretiyle aynı yönetmelik hükümlerine göre (Çalışma Gücü...Yönetmeliği) davacıda kalıcı araz bırakmadan iyileşme olup maluliyet tayinine yer olmadığı, iyileşme süresinin ise 3 aya kadar uzayacağı yönünde görüş bildirildiği, oluşan çelişki üzerine dosyanın yeniden ATK'ya genişletilmiş uzmanlar kurulundan rapor alınmak üzere gönderildiği, ATK 2.Üst Kurul raporunun da önceki ATK raporu ile aynı yönde olduğu ve mahkemece de çelişkinin giderildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Dosya içerisindeki tıbbi belgelere göre kazada davacının başından yaralandığı, kazadan kısa bir süre sonra hastaneye yeniden müracaatı ile beyin cerrahisine sevk edildiği ve kaza sonucu travmatik subdural kanama teşhisi aldığı, Ege Üniversitesi Hastanesi Nöroloji ABD'na da benzer şikayetler ile müracaatının olduğunun görüldüğü, Ege Üniversitesi Hastanesi Adli Tıp ABD raporundan önce Ruh Sağlığı ve Hastalıkları ABD'ndan konsültasyon alındığı (3 hekim), buna istinaden kaza nedeniyle davacının %100 malul olduğu sonucuna varıldığı (nevrotik, kişilik ve ruhsal bozukluklar), itirazlar üzerine daha sonra alınan ATK raporlarında da davacıda mevcut benzer tespitlere yer verildiği, ancak sonuç olarak diğer bedensel -akciğer-kulak vs.- hasarlar değerlendirilerek davacıda kalıcı hiçbir maluliyet olmadığına dair görüş bildirildiği görülmekle; davacının kaza ile bağlantılı ruhsal arazı bakımından 6 aylık-yıllık takip yapılıp yapılmadığı da dosya kapsamından belirlenemediğinden ve davacıya verilen %100 maluliyet bakımından her iki kurum raporu arasında ciddi çelişki oluştuğundan, aynı kurum bünyesinde alınan son rapor ile bu çelişkinin giderilmediği görülmekle, mahkemece ihtilafın tereddüte yer bırakmayacak şekilde çözümlenmemiş olduğu kanaatine varılmıştır. Bu nedenlerle, davacının ruhsal durumuna dair raporlar arasında çelişki oluştuğu da gözetilerek, özellikle bu ruhsal arazları olmak üzere tüm kaza ile illiyetli maluliyet durumu bakımından, öncelikle davacının tüm geçmiş tıbbi evrakları da dosyaya eklenerek ATK'nın ilgili üst kurulundan Ege Üniversitesi Hastanesi ATK ABD raporu ile tamamen zıt rapor düzenlenmesine dair gerekçelerine dair -sadece ruhsal yönden gerekirse yeniden muayene edilerek- yeniden ve açıklayıcı rapor alınarak, davacıda ATK tarafından da belirlenen bilişsel yetersizlikler, güçlük ve birtakım becerilerdeki bozuklukların maluliyet olarak kabul edilip edilmeyeceğinin mağduriyete yol açamayacak şekilde gerekçeli ve ayrıntılı olarak açıklanmasının istenilmesi, akabinde sonucuna göre gerekirse, bu rapor ve diğer raporlar da birlikte değerlendirilmek üzere, davacının yaşı, kaza öncesi-sonrası tüm tıbbi kayıtları da incelenip değerlendirmeye alınarak farklı bir üniversitenin adli tıp anabilim dalından da rapor alınması suretiyle, davacıda kalıcı maluliyet olup olmadığının ve varsa oranının tereddüte yer bırakılmayacak surette belirlenmesi için kararın kaldırılması gerekmiştir. Ayrıca kabule göre de, davalı tarafın pasif husumeti bakımından davacının yaralanmasına neden olan karşı aracın trafik sigortası olup olmadığı hususlarındaki tereddütün de giderilmek suretiyle yargılamaya devam olunması gerekiğinden, kararın bu yön itibariyle de eksik incelemeden dolayı kaldırılması gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının KABULÜ ile; İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/13 Esas - 2021/1020 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-İSTİNAF AŞAMASINDA; davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının istek halinde davacı tarafa iadesine, 4-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda ele alınmasına, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 12/02/2025