Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1151 E. 2026/83 K. – Maddi Ve Manevi

Konu: Maddi Ve Manevi Tazminat

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1151
Karar No
2026/83
Karar Tarihi
Konu
Maddi Ve Manevi Tazminat

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/1151

KARAR NO : 2026/83

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 22/03/2022

NUMARASI: 2021/129 E. - 2022/301 K.

DAVANIN KONUSU: Tazminat (Yolcu taşımadan kaynaklı)

Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacının ..... İslam Cumhuriyeti vatandaşı olduğunu, İstanbul'dan ....'a ..../11/2020 tarihinde davalı hava yolu şirketi ile seyahat ettiğini, kıymetli eşyalarını el bagajı ile yanına almak istediğini, pandemi nedeniyle buna izin verilmediğini, seyahat sonrası valiz içerğinin eksik teslim edildiğini, mücevherlerinin valiz içinde olmadığını, ....Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, ihtarname ile talepte bulunulduğunu, maddi ve manevi olarak zarar uğradığını, ihtarname ile bildirilen zararların resimlerinin sunulduğunu, davacının 2 adet kolye, 2 adet bileklik, bir çift küpe küpe, bir adet saat ve tamamı pırlantadan oluşan bir yüzüğünün davacıya teslim edilmediğini ileri sürerek, davacının kayıp/eksik bagaj talep formu ile bildirdiği zararları, manevi zararları, noterlik masrafı olan 297,11 TL ile birlikte bunlara ilişkin bilirkişi incelemesinde ortaya çıkacak tazminat miktarına kadar şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminat ve 10.000,00 TL manevi tazminatın olay anından itibaren işleyecek en yüksek reeskont avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, savunmasında özetle; davacı tarafın mezkur uçuştan sonra bagajını vaktinde ve hiçbir itiraz olmadan teslim aldığını, uçuştan tam 4 gün sonra davalı tarafa başvuruda bulunduğunu, iddialarının tamamen soyut beyanlar olduğunu, yolcu ve bagaj taşıma genel şartlarında açıkça altın gibi değerli eşyaların taşınmasının yasak olduğunu, davacı tarafın manevi tazminat talebinin hukuki bir dayanağı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava, hava yolu yurt dışı taşıması sırasında davacıya ait bagaj içerisinde yer alan emtianın kaybolması nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tahsili istemine ilişkindir.Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/50469 Soruşturma sayılı dosyasının ..../06/2021 tarihli müzekkere yanıtında halen derdest olduğu bildirilmiştir. Davacının şüpheli olarak .... Havalimanı içerisindeki meçhul failleri gösterdiği tespit edilmiştir. Somut olayın meydana geldiği tarih itibariyle dünyada ve ülkemizde Covid - 19 salgınının başladığı ve süre geldiği, bu dönemde tüm dünya havayollarının aldığı önlemler çerçevesinde davalı şirketin uçağa kabul işlemlerine kabin bagaj taşınmasını izin verilmemesi yönündeki kuralın Covid - 19 Dönemi Uygulamalar Genel Talimatı ile getirildiği, yine davalı taşıyıcı şirketin Genel İşlem Şartları çerçevesinde Yolcu ve Bagaj Taşıma Genel Şartları Madde 9 Bagaj 9.1 Bagaj Olarak Kabul Edilmeyen Maddeler bölümü 9.1.3 de "Yolcu, Kayıtlı Bagajı içinde kırılabilir ve bozulabilir maddeler, elektronik cihazlar, para, mücevher, değerli madenler, gümüş eşya, senetler, veya diğer ticari değerli kağıtlar, pasaport ve diğer hüviyet veya örneklerini bulundurmamalıdır." kuralı çerçevesinde hiçbir yolcusuna ait özellikle mücevheratın ve diğer değerli maddelerin kabine el bagajı olarak alınmasına müsaade edilemeyeceği gibi, bagaj olarak kabul edilmediği, şayet bagaj içerisinde bulundurulması halinde sorumluluk kabul edilmeyeceği değerlendirilmiştir. Davalı taşıyıcı şirket el bagajı kabul etmemekte Talimatname gereği haklı olup yine davacının bagajında mücevher taşımasından da Yolcu ve Bagaj Taşıma Genel Şartları gereği sorumlu olmayacaktır.İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları ve hüküm vermeye elverişli bilirkişi raporunun değerlendirilmesi sonucunda; davacının davalı şirkete ait ..... sefer sayılı uçakla ..../11/2020 tarihinde İstanbul havalimanından ..... Havalimanına seyahati öncesinde, İstanbul havalimanında bagaj teslim ve bilet kontrolünün saat 19:50'de ..... bankosunda yapıldığı, biniş kartı ile 1 kap 13 kg bagajın teslim edildiğine dair ...barkodlu bagaj kuponunun ...... kontuar görevlisinden teslim alındığı, uçuşa müteakip varış havalimanında davacının bagajı teslim aldığında dava konusu iddiaların ifade edildiği meydana gelen hasar ve ziyaı savına ilişkin ve davalıya aynı gün başvuruda bulunulduğuna dair dosyada her hangi bir somut belge sunulmadığı, davalıya gönderilen e-posta tarihinin belli olmadığı, cevap dilekçesinden bunun uçuş tarihinden 4 gün sonra gönderildiğinin bildirildiği, yine davacı tarafından davalıya 24/12/2020 tarihinde ihtarname gönderildiği, davalı taşıyıcının gerek Covid - 19 kapsamında talimat, gerekse de Genel İşlem Şartları çerçevesinde kuralların açık olduğu, davalının talimat ve Yolcu ve Bagaj Taşıma Genel Şartlarına uygun davrandığı, davacının uğradığını ileri sürdüğü zarar kapsamında dava dosyasına yeterli delil sunmadığı, Yolcu ve Bagaj Taşıma Genel Şartlarının 9/1 maddesi hilafına kıymetli eşyalarının bagajda taşındığının ileri sürüldüğü, uyuşmazlığa konu davada davacı yolcunun ziynet eşyalarının, davalı taşıyıcının İstanbul / Tahran seferi ile uçuşu esnasında çalındığı savının ispata muhtaç olduğu anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının İstanbul'dan ....'a .... sefer sayılı uçuş ile .../11/2020 tarihinde ...ile seyahat ettiğini, bu seyahat sırasında davacının kıymetli eşyalarının olduğunu da belirterek bu eşyaları el bagajı olarak yanına almak istediğini, ancak pandemi nedeniyle kabine almaması gerektiği bildirilince bagajını uçağa ...... etiket numarası ile teslim ettiğini, ancak seyahatten sonra davacının valizini kontrol ettiğinde mücevherlerinin valiz içinde olmadığını görerek valiz içeriğinin eksik teslim edildiğini anladığını, bu durumu yetkililere bildirdiğinde kıymetli eşyaların kabin bagajı olarak taşınması gerektiğinin kendisine söylendiğini, ancak müvekkilinin, yolculuk başlangıcında kıymetli eşyalarını kabin bagajı olarak taşıma isteğinin şirket çalışanları tarafından reddedildiğinden uçuş öncesi görevlilerin istediği şekilde el bagajını da teslim ettiğini, davacının eşyaları, çalışanların kusuru sebebiyle eksik teslim edildiğini, davacının istediği ve yönetmeliğe uygun şekilde kabin bagajı olarak taşınması gereken eşyaların şirket çalışanlarının, davacının kabin bagajı olarak taşınma talebini reddetmesi nedeniyle yolcu ve bagaj taşıma genel şartlarına aykırı olarak taşındığını, . Yolcu ve Bagaj Taşıma Genel Şartları'na uyulmamasının sebebinin şirket çalışanları olduğunu, davacının dava konusu kıymetli eşyaları, müvekkilinin onları teslim ettikten sonraki süreç içerisinde kaybolduğunu, sorumlunun, havaalanındaki görevlilerden biri ya da bu süreçte bagaja ulaşabilecek biri olduğunun aşikar olduğunu, THY'ye başvurunun, derhal (24 saat içerisinde) hem e-posta hem kayıp başvuru formu ile yapıldığını, aynı süreçte Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı'na 2020/50469 soruşturma numaralı dosya ile suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturma dosyası incelenmeden hüküm verilmesinin eksik inceleme yapıldığının somut göstergesi olduğunu, söz konusu soruşturma dosyasının henüz sonuçlanmadığını, soruşturmanın akıbetinin hassasiyet ile takip edilmesi halinde şüphelilerin tespit edileceğini, davanın kendilerine ihbar edilebileceğini ve yargılama hak kaybına uğranılmadan sonuçlanabileceğini, dava dosyasına sunulan bilirkişi raporlarında davacı için lehe durumlar olmasına rağmen bu hususların dikkate alınmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, hava yoluyla yolcu taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince, davanı reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Davacı taraf davalı hava yolu şirketi ile İstanbul'dan .....'a seyahat ettiği sırada bir kısım takılarının kaybolduğunu ileri sürerek, maddi ve manevi tazminat istemninde bulunmuş, mahkemece işin esası incelenerek davanın reddine karar verilmiştir.

Somut olayda, davacının mesleki ve ticari bir amaçla seyahat ettiğine ilişkin delil bulunmamaktadır. Davacının dava konusu seyahati mesleki amaçla yaptığına ilişkin bir kanıt bulunmamaktadır. 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 3/1- k maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak, 3/1-l maddesine göre tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere, ticari veya mesleki amaçlarla hareket veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem olarak ifade eder.Yine anılan Kanun'un 73/1. maddesi uyarınca, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu, 83/2. maddesi uyarınca ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun göreve ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği hükme bağlanmıştır.

O halde somut olay bakımından, dava dilekçesinde bahsi geçen seyahatin mesleki ve ticari bir amaç kapsamında yapılmış olduğuna yönelik bir iddia ve delil bulunmamakla, davacının tüketici sıfatının bulunduğu, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinin tüketici işlemi niteliğinde olduğu, bu nedenle davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesine ait olduğu anlaşılmaktadır.

Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.3 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, kararı veren ilk derece mahkemesinin görevsiz olduğu anlaşıldığından, işin esasına dair istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak dava dosyasının görevli Bakırköy Tüketici Mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nun 353/1.a.3. maddesi uyarınca, kararı veren İlk Derece Mahkemesinin görevli olmadığı, görevli mahkemenin Bakırköy Tüketici Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına,

2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın görevli Bakırköy Tüketici Mahkemesine fiziken ve UYAP üzerinden derhal gönderilmek üzere, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

3-Davacı tarafça yatırılan istinaf peşin karar harçlarının, ilk derece mahkemesi tarafından, talep hâlinde, davacıya iadesine,

4-İstinaf aşamasında yapılan giderlerinin esas hükümle birlikte, görevli ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,

5-Gerekçeli kararın, görevli ilk derece mahkemece düzenlenecek tensip tutanağıyla birlikte taraf vekillerine tebliğine dair;

HMK'nın 353/1.a.3 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonunda, 22.01.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

KANUN YOLU: HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca karar kesindir.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/1151, K. 2026/83, T. 22.01.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1151-e-2026-83-k-edb539e57bf6