Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2022/264 E. 2024/505 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/264
Karar No
2024/505
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/264 - 2024/505 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/264 KARAR NO : 2024/505 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 22/10/2021 NUMARASI : 2021/93 E. - 2021/381 K. DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU :YİDK Kararının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/10/2021 tarih ve 2021/93 Esas - 2021/381 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin “...” ibareli marka başvurusunun, davalı Şirketin "..." ibareli markalarına dayalı olarak yaptığı itiraz sonucu dava konusu YİDK kararı ile reddedildiğini, oysa müvekkilinin 1998 yılından bu yana, dava konusu başvurunun tescil edilmek istendiği 29. sınıf mallarda da tescilli bulunan çok sayıda “...” ibareli markasının bulunduğunu, dava konusu başvurunun asli unsurunun da "..." ibaresinden oluştuğunu, başvuruda yer alan "..." ibaresinin uyuşmazlık konusu gıda malları yönünden ayırt edici gücünün zayıf olduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin diğer markalarının serisi mahiyetinde bulunduğunu, bir an için ayırt ediciliği düşük olan “...” ibaresinin davalı Şirket ile özdeşleştiği kabul edilse dahi bu durumun sadece “bisküvi” malları için geçerli olduğunu, müvekkilinin başvurusunun ise “Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağ dahil)” malları yönünden tescil edilmek istendiğini, bu malların davalı Şirketin faaliyet alanı ile hiçbir ilgisi bulunmadığını ileri sürerek, 2021-M-381 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, taraf markaları arasında iltibas bulunduğunu, dava konusu başvurunun asli unsurunun müvekkiline ait redde mesnet markaların da asıl unsurunu oluşturan "..." ibaresi olduğunu, başvuruda yer alan "..." ibaresinin davacının çatı markası olması sebebiyle iltibas değerlendirmesinde dikkate alınamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu başvuru kapsamında yer alan malların redde mesnet markalar kapsamında yer aldığı, tarafların marka işaretlerinin de benzer bulunduğu, başvuruda yer alan "..." ibaresi davacının çatı markası olduğundan, dava konusu başvuruda asıl korunmak istenen ibarenin "..." ibaresi olduğu, başvurunun asli unsurunu oluşturan ... ibaresinin redde mesnet markaların da asli unsurunu oluşturduğunu, dolayısıyla karşılaştırılan markalar arasında SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas tehlikesi bulunduğu, davacının 2016/76014, 2016/38684, 2015/24642 sayılı markalarına karşı hükümsüzlük davası açma süresinin, dava konusu markanın başvurusunun yapıldığı tarihte henüz dolmadığı, 184276, 2008/33381, 2008/33382 , 2008/33383 sayılı markalarının da fiili olarak süreklilik arz edecek şekilde kullanıldığına ilişkin delil bulunmadığı, ayrıca davacının anılan markalarının asli unsurunun da dava konusu başvurudan farklı olduğu, bu sebeple de söz konusu markaların dava konusu marka başvuru yönünden müktesep hak teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili, dava konusu başvuruda yer alan "..." ibaresinin çatı markası olarak kabul edilmeyeceğini, başvurunun asli unsurunun anılan ibareden oluştuğunu, müvekkilinin tanınmış "..." ibareli markalarına tali unsurlar ekleyerek seri markalar oluşturduğunu, dava konusu başvurunun da bu seri markalarında birisi olduğunu, başvuruda yer alan "..." ibaresinin çeşit ,vasıf bildirmek üzere tali unsur olarak kullanıldığını, "..." ibaresinin gıda ürünleri yönünden ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, taraf markaları bütün olarak değerlendirildiğinde hiçbir şekilde benzer bulunmadıklarını, "..." ibaresinin kullanıldığı başvurular hakkında verilen Yargıtay kararlarının da aynı yönde olduğunu, müvekkilinin dava konusu başvuru üzerinde müktesep hakkının bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "..." ibareli başvuru ile davalı Şirket adına tescilli "..." asıl unsurlu redde mesnet markalar arasında, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira gerek dava konusu başvurunun gerekse de redde mesnet markalarının asli unsularının "..." ibaresinden oluştuğu, dava konusu başvuruda yer alan "..." ibaresi davacının çatı markası olduğundan, iltibas değerlendirmesinde dikkate alınamayacağı, dava konusu başvurunun tescil edilmek istendiği malların redde mesnet markalar kapsamında da yer aldığı, davacı lehine müktesep ha koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 15/03/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/04/2024 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/264, K. 2024/505, T. 15.03.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-20-hukuk-dairesi-2022-264-e-2024-505-k-4750efedb412