Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2021/815 E. 2022/409 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2021/815
- Karar No
- 2022/409
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/1352 KARAR NO : 2025/394 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26.05.2022 NUMARASI : 2021/815 E. - 2022/409 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 06.03.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 06.03.2025 İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.05.2022 tarih 2021/815 E. - 2022/409 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, davacıya ait yabancı plakalı araç ile davalıların, sürücüsü, maliki ve ZMM sigortacısı olduğu aracın karıştığı kazada davacının aracının zarar gördüğünü, aracın yurt dışındaki tamir masrafının 6.368,58-Euro, değer kaybının 800,00-Euro ekspertiz ücretinin 890,00-Euro olarak tespit edildiğini, davalıların oluşan zararı karşılamak ile yükümlü olduğunu, belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile toplam 7.168,58-Euro zararın davalı araç maliki ve sürücü yönünden 07.08.2021 davalı sigorta şirketinden 21.10.2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki merkez bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak 890,00-Euro ekspertiz ücretinin fiili ödeme tarihindeki merkez bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak davalılardan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, davalının sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında gerçek zarar nispetinde poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davalı tarafından görevlendirilen ekspertiz incelemesi yapmak üzere servise gittiğinde araç serviste olmadığından inceleme yapılamadığını, zarar ve ekspertiz ücreti talebinin fahiş olduğunu, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kazanın oluşumunda; davalı tarafa ait ... plaka sayılı araç sürücüsünün % 100 oranında tam ve asli kusurlu olduğu, davacının ise bir kusurunun bulunmadığı, dava konusu ... plaka sayılı araçta yedek parça ve işçilik olmak üzere toplam 6.368,58.-Euro (KDV Dahil) hasar meydana geldiği, bahse konu araçta kaza nedeniyle 800,00-Euro değer kaybı meydana geldiği, ekspertiz rapor ücretinin 890,00.-Euro (KDV Dahil) olduğu hasar ve değer kaybı incelemesinin Almanya'daki bilirkişi incelemesi ve dosya kapsamı delililere göre usulüne uygun olarak rapor alındığı, pert total durumunun bulunmadığı, belirtilerek; davanın kabulüne, karar verilmiştir. Karara karşı davalılar tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... Sigorta Şirketi vekili, davalı şirketin kaza tarihi itibariyle sorumluluğu araç başına 43.000,00-TL olup yargılama giderlerinden sorumluluğu da teminat limitine oranla olması geretiğini, 7.168,58 EURO asıl alacağın kabulüne karar verilirken müvekkilimiz şirket yönünden poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak hüküm kurulduğunu, davalı şirketin asıl alacak yönünden poliçe teminat limiti ile sınırlı iken yargılama giderleri yönünden de poliçe teminat limiti üzerindeki asıl alacağın fer'ilerinden sorumlu olmadığını, arabuluculuk vekalet ücretine hükmedilmeyeceğini, belirterek; kararın kaldırlmasını talep etmiştir. Davalı ... karar da yeterli gerekçeye yer verilmediğini, bilirkişi raporunu hükme esas alınamayacağını, kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığını, davacının aracıda oluşan zararın ayrıntılı olarak tespit edilmediğinni, davalının KDV'den sorumlu olmadığını, raporda belrtilen zararın gereçeği yansıtmadığını, davacı lehine arabuluculuk vekalet ücretine hükmedilmeyeceğini, eksik inceleme yapıldığını, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, işletenin hukuki sorumluluğu ve ZMMS poliçesi kapsamında trafik kazası nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. 1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 2. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan maddi zarardan davalı sigorta şirketi, işleten sıfatına haiz sigortalı araç maliki ile araç sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K. ) 3. Davacının Almanya'da ikamet edip, geçici olarak Türkiye'ye getirdiği aracının trafik kazası sonucunda hasara uğradığı, davacının aracının onarımını Türkiye'de yapması konusunda zorlanamayacağı, aracını Türkiye'de veya ikamet ettiği ülkede tamir ettirmek konusunda seçimlik hakka sahip olduğu, araç sahibinin bu seçimlik hakkını ikamet ettiği ülkede tamir ettirme yönünde kullanması durumunda, yurt dışı tamirine dair gerçek hasar bedelinin tespit edilerek bu bedelin Türk Lirası karşılığının tazminine karar verilmesi gerekir. (Yargıtay HGK'nun 24.06.2015 tarih ve 2014/17-28 E. - 2015/1745 K.) 6098 sayılı TBK'nın 99. maddesi hükmüne göre, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası olarak ödenmesini isteyebilir. Yabancı para cinsinden yapılan harcamalar, yabancı para alacağı olarak dava edilebilir ve ödeme günündeki kura göre işlem görür. Davacı alacağı, yabancı para cinsinden meydana gelmiş olup fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının tahsiline karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 17. HD'nin 17.05.2018 tarih ve 2015/8003 E. - 2018/5155 K.) Yabancı para borcuna hangi faizin uygulanacağı 3095 sayılı Kanun'un "Yabancı para borcunda faiz" kenar başlıklı 4/a maddesinde düzenlenmiş olup ilgili düzenlemede; “Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.” kuralına yer verilmiştir. 4. İşletenler ile sigorta şirketi tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan, aracın onarımı yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yide zarar görene ödemek zorundadır. (Yargıtay 17 HD'nın 05.06.2014 tarih ve 2014/9038 E. - 2014/9078 K. ) 5. Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 E-202/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK.nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. (Yargıtay 17. HD'nin 03.12.2020 tarih 2019/6271 E. - 2020/8104 K.). Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir. Dava tarihinden sonra 19.06.2021 tarihinde yürürlüğe giren 7327 sayılı Kanunun 18. maddesiyle KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklikle bu maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesinden sonra gelmek üzere "Bu tazminatlardan; a) Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı olarak dikkate alınarak.... hesaplanır" ibareleri eklenmek suretiyle Anayasa Mahkemesinin iptal kararına uygun şekilde bir düzenleme yapılmıştır. Böylelikle poliçe tarihi itibariyle ister eski genel şartlar ister yeni genel şartlar yürürlükte olsun Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararından sonra değer kaybı tazminatının yeni genel şartlara göre hesaplanması mümkün değildir. Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınarak belirlenmelidir. (Yargıtay 17. HD'nın 07.03.2016 tarih ve 2015/15003 E.- 2016/2856 K.) 6. Davalıların sorumluluğunun belirlenebilmesi için olayın oluşumunda tarafların mevcut kusur durumun tespiti önem arzeder. Bu kapsamda, dosyaya kazandırılan açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli, bilirkişi raporu ile olaya ilişkin belirlenen maddi olgular çerçevesinde, oluş şekline uygun düşecek biçimde, taraflara kusur atfını gerektiren sebeplerin somut olarak açıklanması suretiyle, kusur değerlendirilmesi yapılarak, davalı sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında asli kusurlu olduğu belirlenmek suretiyle araç hasarı ve değer kaybı bedelinin tespitinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. 7. Sigorta şirketi, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumludur ve kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigorta şirketi tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Bir başka ifade ile zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunda ispat külfeti üzerinde davalı sigorta şirketindedir. Sigorta şirketinin, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığını somut deliller ile ispat etmesi gerekir. Eldeki dava dosyasına konu somut olayda, aksi ispat edilinceye kadar geçerli resmi belge olan kaza tespit tutanağı içeriği ile sigorta şirketi tarafından sunulan deliller ve hasar dosyası kapsamında zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunun davalılar şirketi tarafından ispat edilemediğinin anlaşılması karşısında, sigorta şirketi ile karşı araç maliki ve sürücünün davacının oluşan gerçek zararından sorumlu olduğu anlaşılmaktadır. 8. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davacının aracında oluşan zarar dolayısıyla hasar ve değer kaybı tazminatına hak kazanmasınına, kusur ve hasarın olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, araçtaki hasarın kaza ile uyumlu ve zararın gerçekçi olmasına, gerçek zarar ilkesi gereğince davalıların aracın onarımı yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yi de zarar görene ödemek zorunda olmasına, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememesine, poliçe limiti aşan miktar yönünden ise davalı işletenin sorumluluğunun bulunmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, aşağıda belirtilen hususlar dışındaki sair istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 9. Davalı sigorta şirketi, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 93. ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmelik'in 24. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiği tarihte sigortaya konu motorlu aracın cinsine göre Hazine Müsteşarlığınca asgari tutarı belirlenen tarifedeki limitler uyarınca sınırlı sorumludur. Bu sorumluluk miktarının ihtilafa yol açmayacak şekilde açık ve net olarak hüküm fıkrasında belirtilmesi gerekir. ( Yargıtay 17. HD'nin 27.06.2013 tarih ve 2013/5199 E. - 2013/10140 K., 17.12.2020 tarih ve 2020/2108 E. - 2020/8665 K. ) 10. Davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olup Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.2.b maddesi uyarınca kabul edilen dava değerinin poliçe limitini aşması halinde davalıya yükletilecek yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin toplam tazminatın, dava değerinin limite oranı dahilinde hüküm altına alınması gerekir. ( Yargıtay 17.HD'nin 14.06.2017 tarih ve 2016/12075 E. - 2017/5498 K. ) 11. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 16./2-c maddesindeki yasal düzenlemenin avukat ile müvekkili arasındaki vekalet ilişkisine dayanan akdi vekalet ücretinin miktarına yönelik olup arabuluculuk sonrasında açılan davadaki yargılama gideri kapsamında karşı tarafın sorumlu olacağı vekalet ücreti olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığından davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 16. maddesine göre ayrıca bir vekalet ücreti takdir edilmemesi gerekir. (Yargıtay 9. HD'nin 19.04.2022 tarih ve 2022/3979 E. - 2022/4838 K. ) 12. Davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumluğu çerçevesinde, davalı tarafından kazaya neden olan araç için hazırlanan zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinde araç başına teminat limitinin poliçede de belirtildiği üzere yükseltilmesi halinde yazılı teminat tutarları da her hangi bir işleme gerek kalmadan yeni limit üzeriden geçerli olacaktır. O halde, davalı nezdinde düzenlenen zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinde araç başına teminat limiti kaza tarihi itibariyle geçerli olan limit olup davalı ZMM sigortacısı yönünden davalı nezdinde düzenlenen zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinde araç başına teminat limiti kaza tarihi itibariyle 43.000,00-TL olup gerek KTK'da gerek Motorlu Taşıtlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında yabancı plakalı araçlar için poliçe limitinin temerrüt tarihindeki yabancı para birimine göre belirleneceğine dair açık hüküm bulunmaması karşısında, ilk derece mahkemesi tarafından davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti belirtmek suretiyle dava değerini oluşturan hasar ve değer kaybı bedeli yönünden yabancı para alacağının fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığı üzerinden davalıların sorumluluğu cihetine gidilmesi, kabul edilen dava değerinin poliçe limitini aşması nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden sigorta şirketinin sorumluluğunun kabul edilen dava değerinin limite oranı dahilinde belirlenmesi ve davalıların ayrıca arabuluculuk sürecine istinaden hükmedildiği belirtilen vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerekirken aksi şekilde verilen kararda isabet bulunmamaktadır. Bu itibarla, belirtilen hususlar yönünden istinaf başvurusu yerindedir. Bu durumda, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca açıklanan nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesine, yerinde olmayan sair istinaf itirazlarının ise reddine, karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalıların istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.05.2022 tarih 2021/815 E. - 2022/409 K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-İstinaf nedenleri ile sınırlı şekilde kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile; Davacının davasının KABULÜNE, 6.368,58-Euro hasar, 800,00-Euro değer kaybı olmak üzere toplam 7.168,58-Euro zararın davalı ... Şirketi yönünden (poliçe limiti olan 43.000,00-TL yi aşmamak kaydı ile) temerrüt tarihi olan 21.10.2021, davalı ... yönünden ise haksız fiil tarihi olan 07.08.2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının EURO ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranında işleyecek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kurunun TL karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.425,12-TL'den peşin alınan 1.356,29 TL'nin mahsubu ile bakiye 4.068,83-TL harcın davalı sigorta şirketi yönünden 2.197,16-TL ile sorumlu olmak kaydıyla davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Davacı taraf kendini bir vekille temsil ettirdiğinden avukatlık asgari ücret tarifesi hükümleri gereğince hesap edilip takdir edilen 11.124,50 TL vekalet ücretinin davalı sigorta şirketi yönünden 6.007,23 TL ile sorumlu olmak kaydıyla davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 1.320,00.-TL arabuluculuk ücretinin davalı sigorta şirketi yönünden 712,80 TL ile sorumlu olmak kaydıyla davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olarak davanın ilk açılış gideri olan 1.424,09-TL, tebligat, posta ve bilirkişi ücreti gideri 845,70-TL, ekspertiz ücreti 9.991,31-TL olmak üzere toplam 12.261,10-TL yargılama giderinin davalı sigorta şirketinin yönünden 6.620,99-TL ile sorumlu olmak kaydıyla davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, Kullanılmayan gider avansının kalan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine, 3-Davalıların yerinde görülmeyen sair istinaf itirazlarının REDDİNE, 4-Davalılar tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının istek halinde kendilerine iadesine, 5-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... tarafından yapılan 220,70-TL başvurma harcından oluşan istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, 6-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı Ankara Anonim Türk Sigorta Şirketi tarafından yapılan 220,70-TL başvurma harcından oluşan istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 06.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.