Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/8 E. 2021/350 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/8
Karar No
2021/350
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/553 KARAR NO : 2024/809 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 11/10/2021 NUMARASI : 2021/8 E. - 2021/350 K. DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : Marka 2020-M-9153 Sayılı YİDK Kararı İptali- Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 4.Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 11/10/2021 tarih ve 2021/8 Esas - 2021/350 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, davacının yurt genelinde lahmacun ve kebap üzerine fast food restoran zincirleriyle bilinen tanınmış “...” markasının sahibi olduğunu, davalının 2019/64567 sayılı "...+ŞEKİL" ibareli marka için tescil başvurusunda bulunduğunu, davalının bu markanın birebir aynısını daha önce de aynı emtialar açısından tescil ettirmeye çalıştığını, davacının itirazları üzerine reddedilen bu markanın tescili ve ilgili YİDK kararının iptali talebiyle davalı şahıs tarafından açılan davanın Ankara 1. FSHHM’nde 2018/440 Esas no ile görülerek reddedildiğini, bu emsal kararlarla çelişen huzurda dava konusu edilen YİDK kararının haksız ve hukuk aykırı olduğunu, taraf markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzer markalar olduğunu ve aynı/aynı tür emtialarda kullanılacaklarını, bu yüzden markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, “...” ibaresi üzerinde davacının gerçek hak sahibi olduğunu, başvurunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK’nın 03.11.2020 tarihli ve 2020-M-9153 sayılı kararının iptaline ve 2019/64567 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, davanın iki aylık yasal süresi içinde açılmadığını, hükümsüzlük talebi açısından Afyon mahkemelerinin yetkili olduğunu, davalının 1974 yılından bugüne babadan oğula intikal ederek gelen sucuk üretimine günümüzde “... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti” unvanı altında devam ettiğini, yani “...” ibaresinin davalı tarafından resmi olarak 2003 yılından bu yana esas iştigal alanını oluşturan sucuk, salam, sosis emtialarında kullanıldığını, davalının “...” markalarının toplum nezdinde tanınmış markalar olduğunu ve davalının önceki tarihli markalarından gelen kazanılmış hakkının bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının "Şekil + ... since 1794 " ibareli marka başvurusu ile emtia benzerliği olan davacının "şekil+ ..." ibareli markası (2004 37775) ile " şekil+ ... ..." ibareli markası (2012/39498) arasında (davacının diğer markaları açısından emtia benzerliği oluşmadığından dolayısıyla taraf markaları arasında SMK 6/1 koşullarının da oluşmadığı) görsel ve işitsel benzerlik oluşmakla beraber davalının yayına itiraz aşamasında karşı görüşünde bu markaların SMK 19 .ncu ve Yönetmelik 29.ncu maddeye uygun şekilde kullanılmasının ispatını talep ettiği , davacının da kullanım ispatına yönelik marka işlem dosyasına bazı delil ve belgeler sunduğu, davacının gerek marka işlem dosyasına, gerekse huzurdaki dava dosyasına sunduğu delillerin niteliği, niceliği ve dahi içeriğinin, davacının “...” ibaresini, markasal hüviyette, “sucuk” emtiasında, pazar ilişkilerini etkileyecek ölçüde ve iç pazarda yer elde edebilecek seviyede kullandığını ispatlayabilmekten uzak olduğu, bu yüzden de, davacının kullanmama def’ine muhatap bütün markalarının, davacı tarafından, “sucuk” emtiasında ve ciddi/yoğun bir şekilde kullanıldığının ispat edilemediği, bu nedenle de davalının TÜRKPATENT nezdinde ileri sürdüğü kullanmama def’inin yerinde olduğu, davacının emtia benzerliği oluşan ... ibareli " 2004/ 37775" ve "2012/39498 " markaları açısından davaya konu başvuru markasının kapsadığı sucuk ürünlerinde "Türkiye sınırları içerisinde,08.07.2014-08.07.2019 tarihleri arasında, ciddi bir şekilde, markasal hüviyette ve tesciline uygun olarak kullandığının ispat edilemediği" yani SMK 19 .ncu ve Yönetmelik 29.ncu maddeye uygun şekilde herhangi bir kullanım ispatı yerine getirilmediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibas değerlendirilmesine esas alınamayacağı, davacı tarafın "Şekil + ... " ibareli marka başvurusu hakkında SMK 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği ve SMK 6/6 maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiasının, SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının kanıtlanmadığı ancak benimsenen bilirkişi raporunda "şekil+ ..." markasının başta et ürünleri ve lahmacunlar olmak üzere kebap türü ürünlerin tüketicilere servis edildiği restoronlar zincirinde davacı tarafından istikrarlı bir şekilde uzun yıllardır kullanıldığı ve tanıtıldığı, bu kullanımın davacının 45 adet franchisee şubesi tahtında Türkiye’nin önde gelen şehirlerinde gerçekleştiği, somut olayda da, davalının tescil ettirmek istediği markasının “...” esas unsuru itibariyle davacının tescilli “...” veya “...” esas unsurlu markalarına benzediği tespit edilmiş olmakla, davalının dava konusu markayı “kebap” emtiası ile çok yakın benzer “sucuk” emtiasında kullanması halinde, davacının restorancılık hizmet sektöründe, bilhassa da kebaplar ve lahmacunlar açısından bilinir hale gelmiş olan “...”lu markası sebebiyle, haksız bir yararın sağlanması, tanınmış markanın itibarına zarar verilmesi veya tanınmış markanın ayırt edici karekterinin zedelenmesi şartlarının gerçekleşme ihtimalinin söz konusu olabileceği, davacının tanınmışlıkla ilgili iddiasının, dava konusu markanın tesciline tesciline/hükmüne engel olabileceği, SMK 6/5 ve 25/1 maddesindeki koşulların oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu Türk Patent'in 2020-M-9153 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2019/64567 sayılı marka tescilli olduğundan hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başvurunun 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesi uyarınca reddini gerektirecek haklı ve geçerli bir sebep ve delil bulunmazken davanın bu madde hükmü kapsamında kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın bilinirliğinin "kebap, lahmacun" emtialarına yönelik olduğunu, dava konusu markanın da kendi alanında yani sucuk, salam, sosis emtialarında kullanıldığını, bu emtialar genelinde tanınırlığa ulaştığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir. Davalı şahıs vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkil markasının başvuru kapsamında yalnızca 29.sınıf "..." emtiasının yer aldığını, “...” ibaresinin müvekkili tarafından resmi olarak 2003 yılından bu yana esas iştigal alanını oluşturan sucuk, salam, sosis emtialarında kullanıldığını ve bu emtialar yönünden tanınırlığa ulaştığını, müvekkilinin ciddi ve yoğun bir şekilde kullanarak markalarına ayırt edicilik kazandırdığını, davacı yanın markalarının müvekkilinin markasının tescilli olduğu “...” emtiasında ciddi surette kullanılmıyor olduğu tespit edilmesine rağmen yerel mahkemece davacı markalarının tanınmış olduğundan bahisle, kanunda aranan şartların gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinin davacı tarafından ispatlanması aranmadan SMK madde 6/5 gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkiline ait dava konusu markanın özel olarak “...” emtiasında tescilli olduğunu, emtia benzerliği şartının gerçekleştiğine dair tespitlere itibar edilemeyeceğini, kebap ile sucuğun benzer olmadığını, davacının kullanımının 43.sınıfa ilişkin olduğunu, davacının 29., 30., 32. sınıflarda markasal kullanımının bulunmadığını, markanın tanınmış olmasının yalnız başına diğer markanın farklı sınıflarda tesciline engel teşkil etmeyeceğini, davacının 50 yıla yakın süredir üretimini yaptığı sucuk emtiasında 1999 yılından beri ticaret unvanı olarak da "..." ibaresini kullandığı gözetildiğinde öncelikli hak sahipliğinin ve tanınmışlığının değerlendirmesi gerektiğini, SMK 6/5 hükmünde yer alan şartların müvekkili markaları için söz konusu olamayacağını, müvekkilinin markası ile davacı adına tescilli markaların marka işaretlerinin de benzemediğini, İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi 2019/2 esas ve 2021/20 karar sayılı dosyasında davacı yanın işbu davaya da mesnet olan markalarının iptaline karar verildiğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka başvurusuna itirazın reddine dair YİDK kararı iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının itirazına mesnet "..." ibareli markalarının kullanımı ispat edilememiş olduğundan SMK'nın 19 ve 25.maddeleri uyarınca YİDK iptali ve hükümsüzlük davası bakımından SMK'nın 6/1.maddesi bağlamında yapılacak iltibas değerlendirmesinde dikkate alınamayacak ise de, mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda da vurgulandığı üzere, davacının "şekil+ ..." markasının başta "et ürünleri ve lahmacunlar" olmak üzere kebap türü ürünlerin tüketicilere servis edildiği restoronlar zincirinde SMK'nın 6/5.maddesi anlamında tanınmış olduğu, dava konusu başvuru ile davacının tanınmış "...+ŞEKİL" ibareli markası arasında asli unsurları olan "..." ibaresinin ortaklığından kaynaklanan yüksek düzeyli benzerlik bulunduğu, bu durumda davalının dava konusu "...+ŞEKİL" ibareli markayı davacının tanınmış olduğu "kebap türü et ürünleri ve lahmacunlara yönelik yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" ile çok benzer olan "...” emtiasında kullanması halinde, davacı aleyhine haksız bir yararın sağlanabileceği, davacı markasının itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karekterinin zedelenebileceği, bu nedenle mahkemece SMK'nın 6/5.maddesi uyarınca davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı ... vekili ve Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı yatırılan 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 346,90 TL bakiye harcın davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/04/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/04/2024 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/8, K. 2021/350, T. 08.07.2019, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-8-e-2021-350-k-e913b9a92104