Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/753 E. 2022/902 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/753
Karar No
2022/902

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2024/1620 Esas - 2025/664 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1620 KARAR NO : 2025/664 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ :ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/07/2024 NUMARASI : 2023/436 Esas 2024/464 Karar DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ : 19/06/2023 KARAR TARİHİ : 16/06/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/06/2025 Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile ... ve ... arasında yapılan sözleşmeye göre, ... Enerji'nin tasarruf yetkisine sahip dört adet ... arama ruhsatlarının yeni kurulacak tüzel kişilik şirkete devri, faaliyeti ve yatırımları üzerinde anlaştıklarını, sözleşmeye göre ... ... Limited Şirketi’nin kurulmuş olduğunu, ... ... Şirketi’nin kuruluşunda şirketin 200 hissesinin, 100 adet paya karşılık hissenin ...'na, 53 adet paya karşılık hissenin ...'a, 47 adet paya karşılık hissenin ...'ya ait olacak şekilde pay edildiğini, yönetimde ... ve ...'ın imza yetkisi bulunduğunu, ... Enerji ruhsat sahibi olarak daha önce alınan Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) belgesine sahip olduğunu, ... ... Enerji Şirketine ruhsatlar devredildikten sonra Noter aracılığı ile davacının aynı zamanda ... Enerji’nin sahibi olması nedeni ile ... Enerji’den devredilen ruhsatlar ile ilgili 53 paya sahip olarak ÇED devrini ... ... Şirketine yapılamayacağını belirtmesi sonucunda imza yetkisi devrinin iyi niyet çerçevesinde yine ... tarafından ...'a yapıldığını, ... Enerji üzerinde ki 4 adet ... arama ruhsatı, ... ... Enerji Şirketine devredildikten sonra, hissedarlardan ...’nın özel sebeplerinden dolayı hisselerini aralarındaki anlaşma kapsamında ...’a devretmiş olduğunu, bu devirden sonra ... ve birkaç projede ortak hareket eden ...’ın yönetimi ele aldıklarını ve istedikleri gibi şirketi yöneteceklerini düşündüklerini ve daha sonra 22/10/2021 tarihinde Genel Kurul Toplantısı gerçekleştirilmiş olduğunu, dava konusu genel kurulda alınan 4.000.000,00 TL’lik sermaye artırımı kararının, Kalkınma Bankasının RSM (Risk Paylaşım Mekanizması) projesine karşılık olduğu belirtilmiş ise de, ilk etapta sera kurulumunu gerçekleştirmeleri gerektiğinden, dürüstlük kurallarına uymadığını, genle kurulda 7 no'lu gündem maddesi ile ilgili olarak alınan karar yönünden ... ve ...’ın sera kurulumuna yönelik faaliyetlerde bulunmaları gerekirken, elektrik üretimine yönelik olarak Kalkınma Bankası RSM’in Çevre Mevzuatı için yaklaşık 4.000.000,00 TL’lik sermaye artırımına karşılık gelen bu bedeli talep etmelerinin de dürüstlük kuralına uymadığını, yine genel kurul toplantısında şirket müdürler kurulu faaliyet raporu ile finansal tabloların onaylanması ve şirket müdürlerinin ibrasına ilişkin kararlar ile kâr dağıtımı yönünde alınan kararların da yasa ve ana sözleşme ile iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı şirketin 08/05/2023 tarihli genel kurul toplantısında alınan tüm kararların iptaline karar verilmesi ile yargılama giderleriyle avukatlık ücretinin davalıdan tahsilini talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesindeki taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili defter ve kayıtlarının ... adresinde olduğunu ve irtibat kurulacak şirket yetkilisinin Birdal Dadaşoğlu, cep telefonunun ise ... olduğunu, 08/05/2023 tarihli olağan genel kurul toplantısının usule ve yasaya uygun toplanarak kararlar aldığını, davacının 22/10/2021 tarihli genel kurul kararına da itiraz ettiğini, Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/12/2022 tarih, 2021/753 E., 2022/902 K. sayılı ilamı ile davanın reddine karar vermiş olduğu beyanla davanın reddi ile yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacının davasını kısmen kabulü ile , dava konusu davalı şirketin 08/05/2023 tarihli Olağan Genel kurul toplantısında alınan şirket müdürler kurulunun faaliyet raporunun onaylanmasına ilişkin 2 numaralı , finansal tabloların onaylanmasına ilişkin 3 numaralı, şirket müdürlerinin ibrasına ilişkin 4 numaralı gündem kararlarının ayrı ayrı iptaline, 5 numaralı gündem kararının ise, 6100 sayılı HMK 114/1-h m. delaleti ile 115/2.m. gereğince hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine, davacının diğer gündem maddelerinin iptaline yönelik isteminin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporu genel kurul kararlarını iyiniyet ve dürüstlük kararları noktasında değerlendirildiğini, şirket faaliyetleri ve faaliyetlere ilişkin önemli gelişmelerin, şirketin ilgili hesap döneminde yapmış olduğu yatırımlara ilişkin bilgilerin ise, şirketin 2022 yılında herhangi bir yatırım yapmadığını, bu ifade yer almasına rağmen Bilançoda “ E-Stoklar kısmında 1-ilk Madde ve Malzeme de 3.426.925,73 TL belirlendiği bilançonun çelişkilerden oluştuğunun görüldüğünü, bu malzemenin nelerden oluştuğu da net olarak açıklanamadığını, faaliyet raporunun detaylı olarak incelenmeden yazıldığı ve bu çelişkiler sebebiyle muhalefet şerhi konduğu, 2021 yılı Genel Kurul kararındaki sermaye artırımının 50.000.00 TL’ den 4.000.000.00 TL’ye yükseltilmesine rağmen 2021 yılında bilançoda gözükmediği, sermaye artışının 2022 yılı bilançolarındaki kasa ve banka hesaplarında da beyan edilmediği, nedenlerine bağlı olarak genel kurul gündeminin 5. maddesininde iptali istendiğini, kural olarak bir limited şirket ortağının genel kurul kararlarına iptal davası açması her zaman ve her durumda mümkün olmadığını, öncelikle bir genel kurul kararının iptali için dava açmak isteyen ortağın, söz konusu genel kurul toplantısına katılmış ve alınan karara olumsuz oy kullanmış olması şart olduğunu, toplantıya katılmış ve karara olumsuz oy kullanmış olmak da yetmemekte, bu karara muhalif kaldığını ve itirazının olduğunu toplantı tutanağına muhalefet şerhi şeklinde işleterek davada bunu ispat etmek gerektiğini, muhalefetin oylama esnasında veya oylama sonucuna ilişkin olarak yapılması gerektiğini, tüm bunlar dava açma ehliyetini ilgilendirmesi nedeniyle bir dava şartı olduğunu, bütün bu gerekçeye rağmen dava şartı yokluğu öne sürülemeyeceğini, gündemin (5) nci maddesine bu maddenin konması ise; faaliyetin olmadığı dağıtılacak kar ve zararın bulunmadığı halde bu maddenin konulması da ayrıca bir çelişki olduğunu bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın tüm talepleri yönünden kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda 2, 3, 4 numaralı kararın kanuna aykırı olduğu için iptal edilebilir nitelik taşıdığı şeklinde bir değerlendirme yapılabileceği görüş ve kanısına varıldığını, davacı taraf 22/10/2021 tarihli genel kurul kararına da itiraz ettiğini, Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/753 Esas 2022/902 Karar 21/12/2022 tarihli ilamı ile davanın reddine dair karar verildiğini, davacı taraf her yıl yapılan toplantıya katılıp alınan her karara muhalefet şerhi koydurup iptali için dava açtığını, bu haliyle davalı şirketin faaliyet raporunun ve finansal tabloların şirketin gerçek mali durumunu yansıtması davacı tarafından imkansız kılındığını, davacı taraf hakkını kötüye kullandığını, dördüncü maddede alınan kararın müdürlerin onaylanmasına ilişkin olduğunu, öncelikle müdürün ibra edilmiş sayılabilmesi için bilanço ve faaliyet raporunun gerçeğe uygun olması gerekli olduğunu ve alınan kararda da bu bağlantıya işaret edildiğini, yukarıda da belirtildiği gibi faaliyet raporu ve finansal tablo gerçeği yansıtmadığından bu ibra kararının da sakat bir karar olduğunu, ayrıca ibra oylamasının her bir müdür için ayrı ayrı yapılmış olması gerektiğini, oylamada pay sahibi olan diğer müdürlerin oy kullanamayacağını, ayrıca kararın kaç pay ile alındığı da yazılmadığını, 08/05/2023 tarihli olağan genel kurul toplantısının usule ve yasaya uygun toplanılarak kararlar alındığını bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; TTK 445 v.d.m. gereğince davalı şirket genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. Davalı şirket vekili tarafından istinaf başvuru dilekçesi ile adli yardım talep edilerek nispi istinaf karar harcı yatırılmamıştır. Dairemizin 28/02/202 tarih ve 2024/1620 Esas sayılı ara kararı ile davalı şirket vekilinin adli yardım talebinin reddine karar verilmiştir. Davalı şirket vekili tarafından Dairemizin davalı şirket hakkında verilen adli yardım talebinin reddine dar ara kararına yapılan itirazın, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin 18/04/2025 tarih 2025/2 D.İş Esas 2025/2 Karar sayılı kararı ile reddedildiği, hal böyle olunca davalı şirketin adli yardım talebinin reddi kararının kesinleştiği anlaşılmıştır. Bunun üzerine Dairemizce 6100 sayılı HMK'nun 344. maddesi gereğince istinaf kanun yoluna başvuru esnasında alınması gerekli olan nispi istinaf karar harcı ile istinaf kanun yoluna başvurma harcının ikmali için gereği yapılmak üzere ilk derece mahkemesine müzekkere yazılmış, anılan müzekkere üzerine işlem muhtırasının davalı vekiline 25/05/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalı şirket vekilinin muhtırada belirtilen eksik nispi istinaf karar harcı ve istinaf kanun yoluna başvurma harcını verilen 1 haftalık kesin süre içerisinde ikmal etmediği görülmüştür. Tüm bu nedenlerle istinaf kanun yoluna başvuran davalı şirketin adli yardım talebinin reddedilmiş olması ve süresi içerisinde harç yatırılmadığından Dairemizce HMK'nun 352. maddesi gereğince HMK'nun 346/1 madde kapsamında istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verme yetkisi bulunduğu görüşünde ise de, emsal Yargıtay kararı doğrultusunda 6100 Sayılı HMK'nın 346/1. maddesi gereğince gerekli kararın verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine geri çevrilmesine karar vermek gerekmiştir (Emsal mahiyette Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 26/01/2021 tarih ve 2021/85 Esas 2021/463 Karar sayılı ilamı). HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı şirketin adli yardım talebinin reddedilmiş olması ve süresi içerisinde harç yatırılmadığından 6100 Sayılı HMK'nın 346/1.maddesi gereğince gerekli kararın verilmesi bu karar için prosedürün tamamlanması; istinaf kanun yoluna başvuran davacının istinaf isteminin değerlendirilmesi ve her halukarda dosyanın geri gönderilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 2-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine, HMK'nın 352. maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi 16/06/2025 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/753, K. 2022/902, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-753-e-2022-902-k-6d7c5858407b