Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi 2021/623 E. 2024/860 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/623
- Karar No
- 2024/860
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/623
KARAR NO: 2024/860
KARAR TARİHİ: 30/05/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/12/2020
NUMARASI: 2018/1360 Esas - 2020/752 Karar
DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/05/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekili ve davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili bankanın dava dışı ... Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. firması ile sözleşmeler taşıt rehni sözleşmesi imzalandığını, ... ve ...'nın 10 yıl süre ile geçerli olmak üzere müteselsil kefil sıfatı ile sözleşmeleri imzaladığını, yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle İhtarname keşide edildiğini, borçların yine ödenmediğini, temerrüde düştüklerini, takibe geçildiğini ancak itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, ...'nın borcun tamamından, ...'in 22.448,07 TL'lik kısmından sorumlu bulunduğunu, itirazın delilsiz ve mesnetsiz olduğunu, faizlerin belirlenen oranlardan tahakkuk ettirildiğini iddia ederek, itirazların iptalini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; gönderilen ödeme emri zarfında herhangi bir dayanak belge sunulmadığını, Genel Kredi Sözleşmesi imzalamadığını, müteselsil kefil sıfatı ile imza atmadığını, rehinli araç için haciz işlemi yapıldığını, asıl borçlu şirkete ait mal varlığının paraya çevrilmeden takip yapılmasının derdestlik oluşturduğunu, araç kredi sözleşmesinde ...'nın kefaletinin bulunmadığını davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " Bankanın ... Gıda San. Ve Tic. Ltd. Şti. (...) firmasına kullandırılan krediler için dava dışı asıl borçlu ile diğer kefillerle birlikte, kefiller ... ve ... için takibe geçtiği, Dava dışı ...'in borçları tespit edilmekle birlikte, dava açılan ... ve ...'in Kredi Kartları ile Taksitli Ticari Kredi için Sözleşmelerde kefalet imzalarının bulunmaması nedeniyle bu kredi türleri için borçtan sorumlu bulunmadıkları, Hesaplamalarda tahsil edilmesi gereken tutarların bulunduğu, bu değerler esas alındığında, kefalet imzalarının sadece GKS için alındığı, GKS'lerin ise BCH şeklinde çalışan hesaplar için geçerli olduğu, Taksitli Ticari Kredi (Taşıt Kredisi) ve Kredi Kartları için Kefillerin imzalarının mevcut olmaması nedeniyle bu krediler için sorumluluklarının bulunmadığı, Her iki kefilin sorumluluk tutarının sadece Ticari KMH ile sınırlı olduğu, dolayısıyla 13.487,78 TL'lik borçtan sorumlu bulundukları, bu nedenle davanın kısmen kabulüne, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; borçlu tarafından sözleşmelerde belirlenen yükümlülüklerin yerine getirilmemiş ve bu sebeple borçlunun 24.05.2018 tarihi itibariyle kredi hesapları kat edilmiş ve borçlu şirket ve kefillere 28.05.2018 tarihinde Gebze ... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ile ihtarname gönderilmiş yasal yollara başvurulacağının bildirilmiş olup söz konusu ihtarnamenin, davalıların sözleşme adresine gönderilmiş olup sözleşmede yer alan kanuni ikametgaha ilişkin hüküm gereği ihtarnamenin sözleşme adresine ulaştığı tarihin, tebliğ tarihi olarak kabulü gerektiğini, taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi'nin 4.1. Maddesi gereğince borcun vade tarihinde ödenmemesi ile birlikte bütün alacak muaccel hale gelmiş ve davalıların temerrüde düştüğünü, ihtarnameye yasal süresi içinde itiraz etmeyen, ihtarnameye konu gecikmiş kredi taksit tutarlarını da davacı kuruma ödemeyerek sözleşmesel yükümlülüklerini gereği gibi ifa etmeyen borçlu şirkete karşı İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından rehnin paraya çevrilmesi yoluyla, borçlu şirket ve müteselsil kefillere karşı İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ilamsız takibe geçildiğini, davalıların, işbu takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmiş ve takibin haksız olarak durdurulmasına sebebiyet verdiğini, bunun sonucunda Haklı davanın kısmen kabulü karar verilmiş olup ayrıca davalı taraflara vekalet ücreti çıktığını, taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesinin mahiyeti ticari nitelikte olup, asıl alacağa uygulanacak olan temerrüt ve akdi faiz de ticari nitelikte olup ticari işlerde uygulanacak faiz oranlarının Borçlar Kanunu'nda yazılı sınırlamalara takılmaksızın taraflar arasında serbestçe tayin edildiğini, sözleşmenin faize ilişkin hükümleri, TTK Md. 8 uyarınca geçerli olup, takip çıkış tutarı, sözleşme uyarınca işletilen faiz ve faiz oranlarının hukuka uygun olduğunu, sonuç olarak; öncelikle istinaf incelemesi neticeleninceye kadar tehir-i icra kararı verilmesine, ilgili takip tüm yasal prosedürüne uygun olarak gerçekleştirilmiş olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı lehine belirlenen vekalet ücretinin hatalı olduğunu, dava dilekçesinde dava değerinin 73.816,67-TL olarak belirtildiğini ve işbu miktar üzerinden harç ödendiğini, 60.328,89-TL'lik kısmının mahkemece reddedildiğini, karşı vekalet ücretinin nispi olarak hesaplanması gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, kefillerin sorumluluğunun kapsamı ve uygulanacak temerrüt faizi noktasındadır. Davacı banka ile dava dışı ... Turizm Gıda San. Ve Tic. Ltd. Şti. arasında 01/09/2015 tarihinde 50.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalanmış ve davalı ... bu sözleşmeye aynı tarihte 50.000,00 TL limit ile müteselsil kefil olmuştur. Yine davacı banka ile dava dışı ... Turizm Gıda San. Ve Tic. Ltd. Şti. arasında 10/06/2016 tarihinde 220.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalanmış ve davalı ... bu sözleşmeye aynı tarihte 220.000,00 TL limit ile müteselsil kefil olmuştur. Davacı banka tarafından kredi borçlusu ve davalı muhatabına çekilen Gebze ... Noterliği'nin 28/05/2018 tarih ve ... YN'lu ihtarnamesi ile kredi hesabının kat edildiği ve kredi borcunun ödenmesi ihtar olunmuştur. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçluları hakkında, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında, "kredi sözleşmesi ve ihtarname" sebebine dayalı olarak toplam 73.816,67 TL alacağın tahsili(davalı ... yönünden .. nolu kredi yönünden sorumluluğu 25.290,59 TL ile sınırlandırılmıştır) istemiyle 26/09/2018 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davalıların kefalet taahhütlerinde kefaletin kefalet tarihinden önce kredili müşteriye kullandırılan kredi borçlarını kapsadığı belirtildikten sonra, kefilin genel kredi sözleşmesi ve bu bölümdeki düzenlemeler çerçevesinde kredili müşteriye kullandırılan ve kullandırılacak olan kredilerden kaynaklı borçlara müteselsil kefil olmayı kabul ettikleri düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre kefiller imzalarının bulunduğu genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan/kullandırılacak kredilerden sorumludurlar.Davalı kefillerin imzasının bulunduğu genel kredi sözleşmelerde, kredinin, kredi kartı tahsisi suretiyle kullandırılmasına ilişkin bir düzenleme bulunmamakta olup, bu haliyle kefiller takibe konu kredi kartı borçlarından sorumlu değildir. Ancak genel kredi sözleşmelerinin 5.7 maddesinde kredinin "Ticari Taşıt Kredisi" şeklinde kullandırılmasına ilişkin düzenleme mevcut olup, bilirkişi tarafından ... nolu kredinin 23/11/2016 tarihinde kullandırılan taksitli ticari kredi(taşıt) olduğu tespit edilen ve bu haliyle genel kredi sözleşmesi kapsamında bulunan söz konusu krediden dolayı davalı kefiller sorumludur. Bilirkişi raporunda taşıt kredisi alacağı taleple de bağlı kalınarak 36.177,12 TL asıl alacak, 1.095,87 TL işlemiş akdi faiz, 288,91 TL işlemiş temerrüt faizi ve 99,15 TL BSMV olmak üzere 37.661,05 TL olarak hesaplanmıştır. Takip talebinde ise davalı Oğuz yönünden 22.448,07 TL asıl alacak, 679,05 TL işlemiş akdi faiz, 2.028,11 TL işlemiş temerrüt faizi ve 135,36 BSMV olmak üzere 25.290,59 TL istenmiştir. Ancak işlemiş temerrüt faizi ve BSMV yönünden bilirkişi tarafından hesaplanan miktarların esas alınması gerekir. Buna göre, ilk derece mahkemesince ... nolu kredinin de taleple bağlı kalınarak bilirkişi tarafından hesaplanan tutarlarda hüküm altına alınması gerekirken bu istemin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, davacı bankanın hesabı katettikten sonra da hesabı kapatmadığı ve hesabın hareket gördüğü tespit edilmiştir. Bu nedenle davacının muacceliyete ilişkin itirazları ile, temerrüt faizinin KMH yönünden TCMB karalarına göre, taşıt kredisi yönünden ödeme planındaki akdi faizin 2 katının alınması suretiyle belirlenmiş olması nedeniyle temerrüt faizine ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir.Davalı yönünden ise reddedilen miktar itibariyle nispi vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken ilk derece mahkemesince maktu vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince taksitli ticari kredi sözleşmesinde kefalet imzalarının bulunmadığından bahisle davanın bu kredi yönünden reddine karar verilmesi, davanın reddedilen kısımları yönünden davalı yararına maktu vekalet ücreti takdir edilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; Davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 1-Davanın kısmen KABÜLÜNE, kısmen REDDİNE, 2-Davalı borçluların Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yaptıkları itirazın kısmen iptali ile; a- Takibin 1848901 nolu KMH yönünden 12.937,74 TL asıl alacak, 498,90 TL işlemiş faiz, 24,95 TL işlemiş temerrüt faizi ve %5 BSMV'si olan 26,19 TL olmak üzere toplam 13.487,78 TL üzerinden devamına, kabulüne karar verilen 12.937,74 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren %30,24 ve TCMB tarafından açıklanan değişen oranlarda temerrüt faizi uygulanmasına, b- Takibin ... nolu taşıt kredisi yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 36.177,12 TL asıl alacak, 1.095,87 TL işlemiş akdi faiz(davalı ...'in asıl alacak sorumluluğu 22.448,07 TL ve işlemiş akdi faiz sorumluluğu 679,05 TL ile sınırlı olmak kaydıyla), 288,91 TL işlemiş temerrüt faizi ve 99,15 TL BSMV olmak üzere toplam 37.661,05 TL(davalı ...'in sorumluluğu toplam 23.515,18 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) üzerinden devamına, kabul edilen 36.177,12 TL(davalı ... yönünden 22.448,07 TL) asıl alacağa takip tarihinden itibaren %29,04 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, 3-Şartları oluşmayan icra inkar tazminat talebinin reddine, 4-Başlangıçta peşin olarak alınan 891,53 TL harcın icra harcı 369,08 TL ile birlikte alınması gerekli olan 3.493,98 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.233,37 TL karar ve ilam harcının (davalı ...'in sorumluluğu 1.119,55 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu başvuru harcı 35,90 TL, posta ve tebligat gideri 201,00 TL, bilirkişi ücreti 1100,00 TL, olmak üzere toplam 1336,90 TL yargılama masrafının, davacı yan davasında kısmen haklı çıktığından dava konusunun toplam değerinin kabulle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 926,36 TL yargılama masrafına, peşin harç 891,53 TL, icra harcı 369,08 TL ile birlikte eklenerek sonuç olarak 2.186,97 TL'nin (davalı ...'in sorumluluğu 1.096,28 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan alınarak davacıya verilmesine, dava konusunun toplam değerinin redle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 410,54 TL yargılama masrafının davacı yan üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 17.900,00 TL avukatlık ücretinin davalılardan alınarak davacı tarafa verilmesine, 7-Davalı ... yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 17.900,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı ... vekiline verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa; davalılar tarafından yatırılan ve artan delil avansının kendilerine iadesine, 9-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından yatırılan istinaf karar harcının istemleri halinde kendilerine ayrı ayrı iadesine,b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 162,10 TL, posta ve tebligat gideri 98,00 TL olmak üzere toplam 260,10 TL yargılama masrafının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, c-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 162,10 TL'nin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 30/05/2024