Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi 2021/612 E. 2024/959 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/612
Karar No
2024/959
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/612 Esas

KARAR NO: 2024/959

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 27/10/2020

NUMARASI: 2017/1113 Esas, 2020/817 Karar

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 19/09/2024

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının kooperatif üyesi olduğunu, kooperatife olan 17.095.47 TL'lik aidat borcunu ödememesi nedeniyle aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası üzerinden takibe geçildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve % 20 inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı kooperatifin üzerine düşen sorumluluklarını yerine getirmeyip, üyelerine yeni borç kalemleri çıkardığını, müvekkilinin, kooperatifin inşa halinde iken yönetim kurulunun 15.02.1996 tarihli kararıyla daireyi anahtar teslimi olarak satın aldığını, borcunun olmadığını, daha önce de 2011 yılında Ümraniye ...icra müdürlüğünün ... E sayılı dosyasından müvekkili aleyhine takip yapıldığını, müvekkilinin itirazı üzerine hiçbir işlem yapılmadığını, davacı kooperatife borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini ve %20 kötü niyet tazminatına mahkumiyetini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davalının davacı kooperatif üyesi olduğu, kooperatif genel kurulunca alınan kararlar doğrultusunda aidat borcunun oluştuğu, bilirkişi raporunda belirlendiği üzere bir kısım ödemeler düştükten sonra bakiye 6.686,00 TL asıl alacak, 875,86 TL faiz olmak üzere toplam 7.561,86 TL alacağın olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, şartları oluşmadığından davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; alacak konusunun kooperatif aidatı olduğu, mahkemece bu alacağın likit alacak olmadığı gerekçesi ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verildiğini, ancak bu alacağın neden bir likit alacak olmadığına ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadığını, Yargıtay kararlarına göre de kooperatif aidatlarına ilişkin borçların likit alacak olarak kabul edildiğini, tespit edilen borç miktarı üzerinden %20 oranında inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, bilirkişi raporlarında ele alınan sonuçların bilirkişi hatası nedeniyle farklı çıkmasına rağmen kararda neden hangi sonucun uygun bulunduğu tartışılmadan, açıklanmadan son verilen bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulduğunu, oluşan belirsizliğin ödeme miktarından ziyade bilirkişinin son raporunda kendisinin de kabul ettiği üzere sehven yaptığı bir hatadan kaynaklandığını, ancak gerekçeli kararda bu hususa ilişkin herhangi bir açıklama olmaksızın bir kısım ödemeler düşürüldükten sonra takibin 6.686,00 TL asıl alacak, 875,86 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.561,86 TL üzerinden devamına şeklinde hüküm kurulduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın talepleri doğrultusunda kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava kooperatif aidat alacağı sebebiyle başlatılan takibe itirazın iptali talebine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili 09.12.2021 tarihinde uyap üzerinden gönderdiği dilekçesi ile istinaftan feragat etmiş ise de dilekçenin sunulduğu tarih itibariyle dosya kapsamında yer alan vekaletnamesinde istinaf kanun yolundan feragat yetkisi bulunmadığı görülmekle, feragat dilekçesi değerlendirmeye alınmamıştır. Dosya kapsamından; davacı tarafından davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında, kooperatif genel kurulunun aidat kararı gereğince 16.219,61 TL asıl alacak ve 875,86 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 17.095,47 TL üzerinden takip başlatıldığı, davalının ödeme emrine karşı itirazı üzerine yasal süresinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. İstinafa konu uyuşmazlık, davacı kooperatifin icra takip tarihi itibariyle davalılardan işletme aidatı alacağı bulunup bulunmadığı, varsa miktarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece uyuşmazlık konusunda bilirkişi raporları aldırılmıştır. Mahkemece davacı kooperatif defterleri üzerinde inceleme yapılarak alınan ve 02.01.2019 tarihinde sunulan bilirkişi raporunda; Kooperatif merkezinde ibraz edilen ticari defterlerden, zorunlu kapanış tasdikine tabi,2006-2007-2008-2009-2010-2011 yılı ticari defterlerden, Yevmiye defterinin noter kapanış tasdikleri süresinde yapılmış ise de Envanter defterlerinin noter kapanış tasdiklerinin yaptırılmadığı, 2012-2013-2014-2015-2016 yılı ticari defterlerden, zorunlu kapanış tasdikine tabi Yevmiye defterlerinin süresinde noter kapanış tasdiklerinin yaptırıldığının görüldüğünü, davacı kooperatifin ticari defterlerinin incelenmesinde, 2005 yılı sonuna kadar kooperatife herhangi bir borcunun olmadığı, borç ilişkisinin 2006 yılından başladığının görüldüğü, davacı kooperatifin 2006-29.05.2016 tarihleri arasında, davalı adına toplam 26.161,00 TL üye aidatı, 850.00 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 27.011.00 TL borç tahakkuk ettirdiği, buna karşılık davalıdan toplam 18.250.00 TL tahsil ettiği, davacının, davalı taraftan bakiye, (27.011.00 — 18.250.00) - 8.761.00 TL alacağın olduğu, nitekim bu alacağın, 2016 yılı yevmiye defterinin 452.sayfasında da aynen kayıtlı bulunduğunun tespit edildiği, davacının, aidat parasını davalıdan talep edebilmesi için, genel kurulca, yukarıda belirtilen aidat kararlarını alması gerektiği, davacı kooperatiften alınarak dosyaya konulan genel kurul kararlarının, defter kayıtlarını doğruladığı, ticari defterde görünen 11.11.2009 tarihli 600.00 TL ve 11.01.2010 tarihli 250.00 TL vade farkı, faiz bölümünde incelenecek olup, bu durumda davacının, defter kayıtlarına göre davalıdan 8.761.00 TL alacağın olduğu görülmüş ise de, 29.05.2016 tarihinde alınan toplam 2.500.00 TL aidat kararında, 2.100 TL nin, aylık 175.00 TL taksitlerle ödeneceğinin kararlaştırıldığı, bu tutardan takip tarihi itibariyle 5 aylık aidat (17 TL) muaccel olmadığı, muaccel olmayan bir alacağın talep edilmesinin mümkün olmadığı, bu durumda davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 7.036,00 TL alacağın olduğu kanı ve sonucuna varıldığı, faiz: 22.822.243 / 360 x 0.18 = 11.411.12 TL hesaplandığı, davacının 875.86 TL faiz talep ettiği,sonuç olarak davacının davalı kooperatif üyesinden 7.036,00 TL ana para alacağı, 875.86 TL faiz olmak üzere toplam 7.911.856 TL alacağın olduğu belirtilmiştir.Davacı vekilinin itirazları üzerine alınan 04.11.2019 tarihli bilirkişi raporunda, kök raporda varılan sonuçta bir değişikliğe gidilmediği belirtilmiştir. Mahkemece 10.03.2020 tarihli celsede, ek rapor incelendiğinde hüküm kurmaya uygun olmayan basit olmayan hesap hataları olduğu görüldüğü belirtilerek dosyanın muaccel olmamış aidat taksitleri nazara alınarak yapılan hesapların tekrar kontrol edilmesi için bilirkişiden ek rapor için bilirkişiye tevdine karar verilmiş ve 07.08.2020 tarihinde sunulan bilirkişi ek raporunda; 2006-2016 tarihleri arasında alınan genel kurul kararlarına göre topla aidat miktarının 26.161,00-TL olduğunu, ancak 29.05.2016 tarihinde alınan genel kurul kararı her ne kadar 2.500 TL ise de, bu tutarın, Temmuz 2016 ayından itibaren 175 TL aylık taksitlerle alınacağının kabul edildiğini, icra takibi 20.12.2016 tarihinde yapıldığından ve her aylık muacceliyet tarihinin 30'u itibariyle kabul edileceğinden 2.100-TL den takip tarihi itibariyle muaccel hale gelmeyen aidatların Aralık 2016 tarihinden Haziran 2017 tarihine kadar 1.225,00-TL olacağını, bu durumda davalının davacı kooperatife takip tarihi itibariyle ödemesi gereken tutarın 26.161,00-TL-1.225,00-TL=24.936,00-TL olduğu, davalının yaptığı ödemenin 18.250,00-TL olduğu, bu durumda davacının davalıdan takip tarihi itibariyle alacağının 24.936,00TL-18.250,00TL=6.686,00-TL olduğu, kök ve ek raporda 29.05.2016 tarihli genel kurulda aidat başlangıç tarihleri arasında sehven hata yapıldığını, bu hususun faiz hesabını etkileyecek olması nedeniyle yeniden yapılan hesaplamada işlemiş faizin 11.643,70-TL hesap edildiği, davacının 875,86-TL faiz talep ettiği, buna göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 6.686,00-TL ana para, 875,86-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.561,86-TL alacağı olduğu belirtilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde, bilirkişi raporlarında ele alınan sonuçların bilirkişi hatası nedeniyle farklı çıkmasına rağmen kararda neden hangi sonucun uygun bulunduğu tartışılmadan, açıklanmadan son verilen bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulduğunu ileri sürmüştür. Mahkemece alınan 02.01.2019 tarihli bilirkişi raporunda, davacı kooperatifin incelemeye sunulan 2006-2011 tarihleri arasındaki envanter defterlerinin noter kapanış tasdikinin yapılmadığı belirtilmiş olup, bu haliyle davacı kooperatifin 2006-2011 tarihleri arasındaki envanter defterlerinin noter kapanış tasdiklerinin yaptırılmadığından usulüne uygun olarak tutulmadığı ve sahibi lehine delil vasfına haiz olup olmadığı, 2012-2016 yılları arasında ticari defterlerden, zorunlu kapanış tasdikine tabi Yevmiye defterlerinin süresinde noter kapanış tasdiklerinin yaptırıldığının görüldüğü, davacının, defter kayıtlarına göre davalıdan 8.761.00 TL alacağın olduğu belirtilmiştir. 07.08.2020 tarihinde sunulan ek bilirkişi raporunda da, kök ve ek raporda 29.05.2016 tarihli genel kurulda aidat başlangıç tarihleri arasında sehven hata yapıldığını, 29.05.2016 tarihinde alınan genel kurul kararında aidat tutarı her kadar 2.500 TL ise de, bu tutarın, Temmuz 2016 ayından itibaren 175 TL aylık taksitlerle alınacağının kabul edildiği, icra takibinin 20.12.2016 tarihinde yapıldığı ve muacceliyet tarihinin her ayın 30'u itibariyle kabul edileceğinden 2.100-TL den takip tarihi itibariyle muaccel hale gelmeyen aidatların Aralık 2016- Haziran 2017 tarihleri arasında 1.225,00-TL olacağı, bu durumda davalının davacı kooperatife takip tarihi itibariyle ödemesi gereken tutarın 26.161,00-TL -1.225,00-TL =24.936,00-TL olduğu, davalının yaptığı ödemenin 18.250,00-TL olduğu, bu durumda davacının davalıdan takip tarihi itibariyle alacağının 24.936,00TL-18.250,00TL=6.686,00-TL olduğu belirlenmiş olup, Mahkemece bu raporun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde değildir.Davacı vekili bir diğer istinaf nedeni olarak tespit edilen borç miktarı üzerinden %20 oranında inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.Somut olayda, dava konusu alacak kooperatif aidatlarından kaynaklanmaktadır. Kooperatif ortaklarının ödeyeceği aidatların miktarı genel kurulda belirlendiğine göre davalı borcun miktarını bilebilecek durumunda olup, alacak likittir. Bilirkişi incelemesi yaptırılması likit alacak özelliğini ortadan kaldırmaz. Bu durumda, mahkemece kabul edilen asıl alacak üzerinden davacı yararına %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, yasanın hatalı yorumlanması sonucu davacının icra inkar talebinin reddi doğru değildir. Ancak söz konusu bu hata yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm davacı yararına düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenle kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1113 Esas, 2020/817 Karar sayılı ve 27/10/2020 tarihli kararının HMK 353/1b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 2-a)Davanın KISMEN KABULÜ İle, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 6.686,00 TL asıl alacak, 875,86 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.561,86 TL üzerinden DEVAMINA, b)Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, c)Kabul edilen 6.686,00 TL üzerinden hesaplanacak %20 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, d)Şartları oluşmadığından davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine YER OLMADIĞINA, e)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 516,55 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 206,47 TL harçtan mahsubu ile bakiye 310,08 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, f)Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 31,40 TL başvurma harcı ve 206,47 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, g)Davacı tarafından yapılan 159,00 TL yargılama gideri ile 800,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 959,00 TL'nin kabul red oranına göre hesaplanan 424,19 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, ğ)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konu hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA h)Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. gereğince taktir olunan 7.561,86 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, ı)Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. gereğince taktir olunan 9.533,61 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

İstinaf Giderleri Yönünden; 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafından karşılanan 221,40 TL istinaf harçları ile 53,50 TL istinaf yargılama giderleri olmak üzere toplam 274,90 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davalı tarafından karşılanan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Karar kesinleştiğinde HMK'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının taraflara İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b/2 bendi ile aynı yasanın 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.19.09.2024

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/612, K. 2024/959, T. 19.09.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-17-hukuk-dairesi-2021-612-e-2024-959-k-a5b6c01a43b0