Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/56 E. 2021/334 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/56
Karar No
2021/334

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 14/10/2021 NUMARASI .... DAVANIN KONUSU : Marka YİDK Kararının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14/10/2021 tarih ve 2021/56 E. - 2021/334 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı şahsın 2019/96365 numaralı ve "... ..." ibareli marka başvurusuna müvekkili şirkete ait "...", "..." ve "..." ibareli markalarını mesnet göstererek itiraz ettiklerini, itirazlarının diğer davalı ... 2021-M-607 sayılı kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvurunun tüketici nezdinde müvekkili şirkete ait markalardan biri olduğu veya benzer olduğu izlenimi bıraktığını, telaffuz ve işitsel olarak müvekkili markasını çağrıştırdığını, davalı markasının görsel olarak "..." gibi algılandığını, davalı tarafın marka şeklini bilerek ve isteyerek tasarladığını, dava konu markanın içerisinde müvekkili şirkete ait "..." markasını barındırdığını, davalı markasında yer alan "..." ibaresinin üzerindeki turuncu renkli işaretin "..." ibaresine sarkmasının görsel olarak marka içerisindeki "..." ibaresinin vurgulanmasına yol açtığını, "... ..." ibaresinin neredeyse bitişik olacak şekilde yan yana yazıldığını, bu durumun markanın tek kelime olarak algılanmasına yol açacağını, müvekkili şirketin davalı ile aynı sektör ve aynı sektörün alt dallarında faaliyet gösterdiğini, tüketici kitlesinin aynı olduğunu, müvekkili şirket markasının tanınmış marka olduğunu, davalı markasının tescili halinde müvekkili şirket markasının sulanmasının söz konusu olacağını, davalının haksız menfaat elde edeceğini, müvekkili şirketin tanınmışlığından faydalanmak amacıyla marka başvurusu yapan davalının kötü niyetli olduğunu, ileri sürerek, YİDK’nın 2021-M-607 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı vekili, davacı markaları ile müvekkili markası arasında SMK 6/1 anlamında benzerlik bulunmadığını, YİDK kararı ile bu durumun tespit edildiğini, markalar arasında benzerlik bulunmadığından SMK m. 6/5 kapsamında ret koşullarının oluşmadığını, müvekkilinin "... ..." ibaresini kullanmadığını, bu bakımdan davacının hukuki yararı kalmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu marka başvurusunun tamamı büyük harf ile yazılmış "... ..." ibaresinden oluştuğu, herhangi bir kelimenin ön plana çıkarılmadığı, dava konusu marka kapsamında yer alan kelimelerin üstünde, turuncu renklı bir çizgi kullanıldığı, bu çizginin "..." kelimesindeki "N" harfinin üzerinden başladığı ve "..." kelimesinin ilk harfinin üstünde bittiği, "..." ibaresinin "hazır giyim eşyası" anlamı taşıması nedeniyle, özellikle 25. sınıfta yer alan giyim eşyaları bakımından tanımlayıcı olduğu, marka kapsamında yer alan diğer emtialar bakımından tanımlayıcı olmamakla birlikte, ayırt edici niteliğinin düşük olduğu, dolayısıyla dava konusu markada, marka vasfı taşıyan, ayırt edici niteliği bulunan unsurun, "..." ibaresi olduğu; davacı şirketin ise "..." ibaresini baz alarak, "...", "..." gibi markalar türeterek seri marka ailesi oluşturduğu, "..." ibaresinin anlamlı bir kelime olmaması nedeniyle, ayırt edici niteliğinin yüksek olduğu; dava konusu marka başvurusu bir bütün olarak değerlendirildiğinde ise, dava konusu marka kapsamında yer alan “...” ibaresi ile, taraf markaları arasındaki harf benzerliği 5 harfe çıktığı ve davacıya ait “...” ibaresinin dava konusu marka kapsamında aynen yer aldığı, her ne kadar "..." ve "..." ibareleri ayrı kelimeler olsa da, kelimelerin çok yakın yazılması ve "..." kelimesinin son harfinden başlayan, "..." kelimesinin ilk harfine uzanan şeklin, iki kelimenin bir bütün oluşturduğu izlenimi yarattığı, dava konusu marka bütünsel olarak değerlendirildiğinde, davacıya ait markalar ile aralarında yüksek seviyeli görsel benzerlik olduğu, markalar arasında işitsel benzerlik de oluştuğu, dava konusu markanın davacının "..." ibaresini içeren markalarının bir serisi olarak ele alınması olasılığını ve karıştırılma ihtimalini artırdığı, davacının "..." ibareli markalarını görmüş ve tanımış olan bir tüketicinin, davalının "... ..." ibareli markasıyla karşılaştığında bu markaları benzer bulması ve karıştırması ihtimalinin bulunduğu, dava konusu marka başvurusu kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin davacıya ait markalarda yer alan mal/hizmetler ile aynı/aynı tür olduğu; davacı markasının tanınmışlığının ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, ... YİDK'nın 2021/607 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesi gerektiği, somut uyuşmazlıkta da dava konusu markadaki "..." ve "..." ibarelerinin birbirine çok yakın yazılması ve "N" ve "K" harfleri üzerine yerleştirilen turuncu şeklin de iki kelimenin bir bütün oluşturulduğu izlemini yaratması, taraf markaları kapsamındaki emtianın da aynı/aynı tür/benzer olması nedeniyle dava konusu marka ile davacının itiraza mesnet "..." esas unsurlu markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin anılan davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 30/12/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 21/01/2025 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/56, K. 2021/334, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-56-e-2021-334-k-685ede47564f