Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/538 E. 2023/222 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/538
Karar No
2023/222
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/918 KARAR NO : 2024/1408 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/03/2023 NUMARASI : 2021/538 E. 2023/222 K. DAVA KONUSU : İtirazın İptali KARAR YAZIM TARİHİ : 12/09/2024 İSTEM: Davacı vekili, davalı şirketin ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi ... Sk No:... adresinde davacı idarenin ... numaralı konut dışı kuyu atık su abonesi olduğunu, aboneliğin 2017 yılı 10, 11, 12. ayları ile 2018 yılı 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12. ayları ile 2019 yılı 1, 2, 3, 4. aylarına ait 34.620,00-TL atık su tüketim borcu bulunduğundan davalı şirket aleyhine İzmir 28. İcra Müdürlüğünün 2020/558986 MTS sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi yapıldığını, davalı şirket tarafından borca itiraz edildiği, itirazın haksız olduğunu beyan ederek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, kötüniyetli olan davalı borçlu aleyhine %20'den az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ile ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, takibin durdurulmasına karşı başlatılan itirazın iptali davası süresinde açılmadığını, davalının davacıya herhangi borcu bulunmadığını, borç bulunsa dahi MTS takibinde istenilen KDV ve gecikme zammı tutarlarının hatalı olduğunu, öncelikle davanın hak düşürücü sürede açılmaması sebebiyle usulden reddine, davanın esastan reddine, alacaklının başlattığı kötüniyetli ve mesnetsiz takip sebebiyle dava değerinin %20'sinden az olmamak suretiyle tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri, vekalet ücretleri ve sair giderin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEME: ".......Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı kurum tarafından davalı şirket aleyhine atık su bedelinin tahsili talebine ilişkin İzmir 28. İcra Müdürlüğü'nün 2020/558986 MTS sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde borca, faize ve borcun tüm ferilerine itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davalının sayaçlı atık su abonesi olduğu, 02.10.2017-01.04.2019 dönemine ilişkin 34.620,00 TL ödenmeyen atık su bedeli hesaplandığı, bilirkişi raporunun denetime elverişli, yeterli ve hükme esas almaya elverişli mahiyette olduğu görülmekle asıl alacak yönünden bilirkişi raporuna itibar edilmiştir. Takip talebinde KDV alacağı ve gecikme faizi talep edilmiş ise de; Tarifeler Yönetmeliğinin 24. maddesinde "tahsilatı hızlandırmak ve abone borçlarının süresi içinde tahsil edilebilmesi için; abonelere bırakılan ihbarnamedeki tutarın, son ödeme tarihine kadar ödenmemesi halinde gecikme faizi ilave edilir. Gecikme faiz oranlarını belirlemede Yönetim Kurulu yetkilidir." düzenlemesinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Anılan hüküm uyarınca fatura bedeline faiz ve bu bağlamda faize KDV uygulanabilmesi için faturaların davalının abonelik adresine tebliğ edildiğinin veya bırakıldığının ispatlanması zorunludur. Bu hususun ispatlanamaması halinde fatura bedeline faiz uygulanması mümkün değildir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 06.10.2022 tarihli, 2021/109 Esas 2022/1180 Karar sayılı ilamı) Davacı kurum tarafından faturaların davalı şirkete tebliğ edildiği veya abonelik adresine bırakıldığı iddia ve ispat edilmediğinden faiz ve faizin KDV'si yönünden talebin reddi ile asıl alacak üzerinden itirazın iptaline ve asıl alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile; "Davanın KISMEN KABULÜ ile, İzmir 28. İcra Müdürlüğünün 2020/558986 MTS sayılı takip dosyasında davalı itirazının kısmen iptali ile takibin 34.620,00-TL asıl alacak üzerinden devamına, işlemiş faiz ve faizin kdv sine ilişkin fazlaya ilişkin talebin reddine, Alacağın %20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine," karar vermiştir. BİLDİRİLEN İSTİNAF NEDENİ: Davacı vekili, Yerel Mahkeme'nin, davaya konu icra takibindeki asıl alacak miktarını kabul ettiğini, asıl alacağa işleyen faiz ve faizin KDV miktarlarını ise faturaların davalı şirketin abonelik adresine tebliğ edildiğinin veya bırakıldığının ispatlanmasının zorunlu olduğu ve bu hususun taraflarınca ispatlanamaması gerekçesi ile reddettiğini, ancak Yerel Mahkeme'nin yargılama safhasında faturaların tebliğ edilmiş ise tebliğ evraklarını veya faturaların abonelik adresine bırakıldığına ilişkin belgeleri müvekkili İdareden istemediğini, taraflarına bu belgelerin ibrazı içi süre de vermediğini, davalı şirketin müvekkili İdare ile 2014 senesinde Su ve Atıksu Sözleşmesi ve Taahhütnamesi imzaladığını, sözleşme ve taahhütnamede belirtilen tüm şartları kabul ettiğini, davalı şirketin son ödeme tarihi belirtilen faturaları gününde ödemekle yükümlü olduğunu, İdarenin her ay düzenli kesilen bu faturaları bildirim mahiyetinde abonelik adresine bıraktığını, İdarenin sözleşme ile tüm koşulları kabul eden aboneleri her ay temerrüte düşürmek gibi bir zorunluluğunun bulunmadığını, ayrıca davalı şirketin tacir olmanın yükümlülüklerini yerine getirmek zorunda olup basiretli bir tacir gibi hareket ederek fatura borçlarını takip etmek ve son ödeme tarihinden önce ödemekle yükümlü olduğunu, Yerel Mahkemenin yargılama safhasında faturaların tebliğ edilmiş ise tebliğ evraklarını veya faturaların abonelik adresine bırakıldığına ilişkin belgeleri müvekkili İdareden istemeden ve bu belgelerin ibrazı için taraflarına süre vermeden doğrudan faiz ve faizin KDV'si taleplerini reddetmesinin usul ve mevzuata aykırı olduğunu ifade ederek Yerel Mahkeme kararının usul ve esas yönlerinden istinaf incelemesi sonucu kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, abonelik sözleşmesi nedeniyle yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Davacı taraf, davalının konut dışı kuyu atık su abonesi olduğunu, 2017/10.11.12. Aylar, 20218/1....12. aylar ve 2019/1.2.3.4. aylar atık su tüketim bedelini ödemediğini, davalı hakkında icra takibi yapıldığını itiraz üzerine takibin durduğunu, eldeki dava ile itarın iptali, takibin devamı, %20 İcra İnkar Tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiş, davalı tarafça davanın süresinde açılmadığı, idda edildiği gibi bir tüketim borcu bulunmadığı, istenilen KDV ve Gecikme zammı tutarlarının hatalı olduğu, davanın usulden ve esastan reddi ile davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi savunmasında bulunulmuş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, fatura bedeline faiz ve faize KDV uygulanabilmesi için faturanın davalı adresine tebliğ edilmiş olması gerektiği, eldeki davada faturanın davalıya tebliğ edildiğinin ispatlanamaması nedeniyle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı tarafça istinaf itirazında bulunulduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında imzalanan Su ve Atıksu Abonelik Sözleşmesi'nin 13/f maddesinde "Abone su bedellerini son ödeme tarihine kadar ödemek zorundadır" düzenlemesi ile "g" bendinde "Ödenmemesi halinde Tarifeler Yönetmeliği'nin 32. maddesi uyarınca tahakkuk eden bedele ... Yönetim Kurulu'nun belirlediği gecikme faizi oranları uygulanır" düzenlemesi bulunmakta olup abonelikten kaynaklanan borçların hukuken alacaklı ikametgahına ödenecek nitelikte borçlar olduğunu bu borçların ayrıca ihtara gerek kalmadan son ödeme tarihinde muaccel olduğu kabul edilerek faturanın son ödeme tarihinden itibaren faiz işletilebileceğinin kabulü gerekirken ilk derece mahkemesince faturaların davalı şirkete tebliğ edildiğinin ispat edilemediğinden faiz ve faizin KDV'si yönünden talebin reddine karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, davalı yönünden yapılan tüketim bedellerinin her bir faturanın son ödeme tarihinden itibaren işlemiş faiz hesabının, abone sözleşmesi ile eklerinin ve tahakkuk tarihinde yürürlükte bulunan tarifeler yönetmeliğinin dosya arasına alınmak suretiyle mahkeme, taraf ve yasa yolu denetimine ve hüküm kurmaya elverişli mali müşavir bilirkişiden rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı rapora göre hüküm kurulması da doğru bulunmamış davacı vekilinin istinaf itirazının kabulüne karar vermek gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; İlk Derece Mahkemesi'nce uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmadan karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nin 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine ilişkin karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı; 1)Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/03/2023 tarih, 2021/538 E. 2023/222 K. sayılı kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'unun 353/1-a.3 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2)Açıklanan eksikliklerin giderilmesi amacıyla davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3)Davacıdan alınan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde iadesine, 4)İstinaf kanun yolu yargılama giderlerinin, yeniden kurulacak hükümde gözetilmesine, 5)Artan istinaf gider avansının HMK’nın 333/1. maddesi uyarınca yatırana iadesine, Dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK’nın 362/1-c maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 12.09.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/538, K. 2023/222, T. 12.09.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-538-e-2023-222-k-eb41c47deb19