Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2021/46 E. 2021/409 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2021/46
- Karar No
- 2021/409
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/567 - 2024/800 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/567 KARAR NO : 2024/800 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 23/12/2021 NUMARASI : 2021/46 E. - 2021/409 K. DAVACI VEKİLİ DAVALI DAVANIN KONUSU : Marka ile ilgili Kurum Kararının İptali ile Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/12/2021 tarih ve 2021/46 E. - 2021/409 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili adına tescilli “...” ibareli markalar mesnet gösterilerek 2019/121224 başvuru numaralı “...” ibareli marka başvurusuna yapılan itirazın reddedildiğini, müvekkili markaları ile dava konusu markanın ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davalı şirket markasını gören tüketicilerin zihninde müvekkilinin “...” unsurlu markalarının canlanacağını, taraf markalarının ve hizmet sağlayıcıların tüketici tarafından aynı olarak algılanacağını ve bu durumun ürünlerin karıştırılması ihtimaline yol açacağını, itiraza konu markada müvekkili şirkete ait “...” ibareli markanın birebir aynı şekilde kullanıldığını, başına “U” harfi eklendiğini, yapılan eklemenin markalar arasında herhangi bir farklılık yaratmadığını, aksine dava konusu markanın müvekkiline ait markaların serisi olarak düşünülmesine neden olacağını, dava konusu marka başvurusunun tescilinin talep edildiği sınıflar ile müvekkili şirket markalarının sınıflarının çakıştığını, bu durumun iltibas tehlikesini daha arttırdığını, dava konusu markanın tescili halinde müvekkili şirketin maddi zarara uğrayacağını, davalı tarafın ise haksız kazanç elde edeceğini, müvekkilinin markalarını yoğun ve yaygın biçimde kullanarak maruf ve meşhur hale getirdiğini, dava konusu markanın tescili halinde müvekkil şirket markasının sulanmasına ve ayırt edici karakterinin zedelenmesine neden olacağını ileri sürerek, YİDK’nın 2020-M-10199 sayılı kararının iptaline, 2019/121224 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı şirket vekili, müvekkili şirketin Türkiye'de ve diğer ülkelerde üretilen ilaç ve gıda takviyesi ürünlerinin pazarlanması ve satışı alanında faaliyet gösterdiğini, ihracat alanında sektör liderleri arasında yer aldığını, müvekkili şirketin davacının markasından haksız çıkar sağlama çabası olmadığını, taraf markalarının benzer olmadığını, tarafların ilaç sektöründe faaliyet göstermesi sebebiyle tüketici kitlesinin doktor, eczacı ve veteriner hekimlerden oluştuğunu, tüketici kitlesinin bilinç düzeyinin yüksek olduğunu, bu sebeple markaların karıştırılma ihtimalinin düşük olacağını, davacı markası altında “sıvı sabun” üretimi yapıldığını, müvekkili şirket markası altında ise sindirim sistemi ve metabolizma için ilaç üretimi yapıldığını, markaların üzerinde kullanıldığı ürünler ve hitap ettikleri kitlenin tamamen farklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu markanın emtia listesinde yer alan 05. sınıf malların, davacıya ait bir kısım markada aynen yer aldığı, aralarında sınıfsal olarak ayniyet bulunduğu kabul edilmekle birlikte, 05. sınıf emtianın bir kısmının yüksek bilinç düzeyine hitap ettiği, 05. sınıftaki diğer emtialar yönünden ise ortalama tüketicisinin makul bilgi ve dikkat düzeyine sahip olduğu, dava konusu malların gündelik ihtiyaçlara yönelik kısa sürede karar verilerek satın alınan ürünler olmadığı, bu nedenle ilgili tüketicinin bilgi düzeyi dahilinde tüketicilerin farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlayabilmelerinin mümkün olduğu, dava konusu marka bir bütün olarak “...” ibaresinden oluşurken, davacıya ait markaların esas unsurunun ise “...” ibaresinden oluşması, taraf markaları kapsamında sadece tek harf farklılığı bulunmaktaysa da, farklı harfin kelimenin başında yer alması, tüketicilerin soldan sağa doğru okuma yaptığı gözetildiğinde kelimenin başında yer alan farklılığın tüketicilerin markaları ayırt etmesi için yeterli olacağı, taraf markalarının kısa olarak değerlendirilebilecek kelimelerden oluştuğu, kısa kelime markalarında tek harf farklılığın dahi markaları birbirinden ayırt etmeye yetmesi, “...” ibaresinin başında yer alan ”U” harfi ile “...” markası imajından farklılaşması, bütünsel varlığını korumaya devam etmesi, ayrıca “...” ibaresinin anlamlı bir kelime olmaması nedeniyle ayırt ediciliği niteliğinin yüksek olduğu, taraf markalarının görsel ve işitsel olarak düşük seviyede benzer olmakla birlikte, bu benzerliğin karıştırılma ihtimali yol açmayacağı, davacı tarafça “...” ibaresine getirilmiş tali kelime unsurları ile “...+kelime” şeklinde seri marka oluşturulmuş ise de, dava konusu markanın davacının seri markalarından farklılaştığı, taraf markalarının anlamlı kelimeler olmamaları nedeniyle aralarında kavramsal benzerlik de bulunmadığı; davacı markalarının tanınmışlığının ispatlanmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların markaları arasında iltibas tehlikesi bulunduğunu, başvurunun müvekkili markalarının devamı şeklinde algılanacağını, başvuruda müvekkilinin markasının birebir kullanıldığını, davalının halkı yanıltıp haksız kazanç sağlamayı amaçladığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararı iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davaya konu uyuşmazlık "..." ibaresinin ortaklığında kaynaklanmakta olup, kısa ibarelerde yapılan tek harf farklılığının iltibası ortadan kaldırmaya yetebileceği, somut uyuşmazlıkta da, davalı şirket başvurusundaki değişikliğin markanın tüketiciler tarafından daha çok dikkat çeken ilk kısmında yapıldığı, başvurunun davacının itiraza mesnet markalarına yakınlaşma içinde olmadığı, başvurunun farklı bir ticari kaynaktan gelen yeni bir marka olduğunun derhal ve ilk bakışta algılanabildiği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/04/2024 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 03/05/2024 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.