Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2021/377 E. 2022/167 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2021/377
- Karar No
- 2022/167
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1574 - 2024/1839 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/1574 KARAR NO : 2024/1839 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 02/06/2022 NUMARASI : 2021/377 E. - 2022/167 K. DAVACI : ... VEKİLİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 02/06/2022 tarih ve 2021/377 E. - 2022/167 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, davalının, 19,35,39.sınıflarda 2020/38592 sayılı "..." ibareli marka başvurusuna müvekkilinin 2017/116598 sayılı "..." ibareli markasını mesnet göstererek gerçekleştirdiği itirazın MDB tarafından kısmen kabul edildiğini, davalı Şirket'in bu karara itirazının nihai olarak YİDK tarafından kabul edilerek başvuru hakkındaki kısmi ret kararının kaldırılmasına karar verildiğini, müvekkilinin çimento ve beton harçlarının taşımacılığı faaliyetlerinin ... firması üzerinden yürütüldüğünü, davalıya ait marka ile müvekkilinin markası arasında karıştırılma tehlikesi bulunduğunu, markaların görsel, işitsel ve kavramsal açıdan benzerlik gösterdiğini, müvekkiline ait “...” ibareli markanın 19, 35, 37, 39, 40. sınıflarda tescilli olduğunu, davalı markasının 6769 sayılı Kanunun 5/1(ç) maddesi hükmüne aykırı bir şekilde tescil edildiğini, davalının bavşurusuna ayırt edicilik katmadığı gibi müvekkili şirketin verdiği hizmetleri hedef aldığını, dava konusu markanın ...’na ait ... markası yönünden de ihlal oluşturduğunu, davalı markanın müvekkilinin markası ve müvekkilinin markasının dâhil olduğu şirketler grubunun devamı şeklinde algılanmasının mümkün olduğunu, müvekkili şirketin “...” ibaresi üzerinde gerçek ve üstün hak sahibi olduğunu, “...” markasının sektöründe ve potansiyel müşteriler nezdinde ayırt edicilik gücüne sahip olduğunu ve bu sektörde faaliyet gösteren herkes tarafından bilindiğini, “...” ibareli markanın müvekkilinin markasıyla haksız rekabet oluşturduğunu,başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığını ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK'nun 2021-M-8275 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2020/38593 başvuru numaralı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket, davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, ihtilaf konusu malların/hizmetlerin (özellikle inşaat malzemeleri) daha ziyade profesyonel ve uzmanlaşmış tüketici kesimine hitap ettiği, söz konusu ürünler bakımından ilgili tüketici kesiminin dikkat düzeyinin görece yüksek olduğu, her ne kadar markalar arasında “...” harflerinin ortak olarak bulunmasından kaynaklı sınırlı düzeyde bir benzerlikten bahsedilse de, markaların kökü itibariyle her iki markanın da “...-” harf dizilimi ile başlaması ve söz konusu dizilimin ön ek olarak özellikle inşaat sektöründe çimento üretimi/faaliyeti ile uğraşan farklı firmalar tarafından yaygın şekilde marka kompozisyonunda kullanılması hususu dikkate alındığında markalar arasında ortak konumda bulunan “...-” ön ekinin ilgili sektöre dâhil mallar bakımından ayırt ediciliğinin düşük olduğu ve ilgili piyasada faaliyet gösteren herkes tarafından kullanılabileceği, markalar arasında kalan kısımlar açısından farklılıkların da bulunduğu, dikkat düzeyi düşük olmayan tüketicilerin taraf markalarını birbiriyle karıştırmayacakları, zira tüketicilerin bu ürünleri satın alırken gerekli dikkat ve özeni gösterecekleri, ilgili tüketiciler tarafından dava konusu marka ile davacı markasının bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen ve birbirinden farklı markalar olarak algılanacağı, markalar arasında 6769 sayılı SMK'nun 6/1 maddesi anlamında karıştırılma ihtimali ortaya çıkmayacağı, davalının başvurusunun, davacı markaları açısından tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği kanaati doğurmadığı, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı gibi taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı, hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, karşılaştırılan markalar arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, markanın bütünü itibariyle bıraktığı etki esas olduğundan, parçalara bölünerek benzerlik incelemesi yapılmasının hatalı olduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin ve müvekkilinin dahil olduğu şirketler grubunun devamı şeklinde algılanacağını, markaların kapsamlarındaki emtiaların da aynı/aynı tür olduğunu, müvekkili markasının tanınmışlık düzeyinin yüksek olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka YİDK kararının iptali ile hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı vekili 17/11/2022 tarihli dilekçesiyle, dava konusu "..." markasının 16.08.2022 tarihinde davalı ... Sevkiyat ve Dış Ticaret Ltd. Şti.’den ... Parke ve Yapı Kimyasalları Sanayi Ticaret Ltd.Şti.' ye devredildiğini beyan etmiş ise de, TÜRKPATENT marka araştırma ekranından yapılan sorgulamada dava konusu 2020/38593 sayılı markanın Dairemizin karar tarihinde davalı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi (Eski Ünvanı-... Sevkiyat ve Dış Ticaret Limited Şirketi) adına kayıtlı bulunduğu, bu nedenle taraf teşkilinin tamam olduğu anlaşıldığından başkaca incelemesi yapılmasına gerek görülmemiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "...+şekil" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira her ne kadar kadar karşılaştırılan markalar arasında "..." ibaresi ortak olarak bulunmakta ise de, aralarında inşaat mühendisi bilirkişinin de bulunduğu heyet tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, "..." harf diziliminin özellikle inşaat sektöründe çimento üretimi ile iştigal eden farklı firmalarca yaygın kullanıldığının, ayırt ediciliğinin zayıf olduğunun bildirildiği, dava konusu başvuruda yer verilen ilave unsurlarla davacı markalarına nazaran yeterli ayırt ediciliğin sağladığı, marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından, davacı markalarının tanınmış olmalarının dava konusu başvuru yönünden tescil engeli oluşturmayacağı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 22/11/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/11/2024 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.