Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/365 E. 2022/182 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/365
Karar No
2022/182

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1580 - 2024/1805 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/1580 KARAR NO : 2024/1805 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 09/06/2022 NUMARASI : 2021/365 E. - 2022/182 K. DAVACI VEKİLİ DAVALI : DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/06/2022 tarih ve 2021/365 E. - 2022/182 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin 2018/78401 sayılı ve "..." ibareli tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “...” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, 2020/108594 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına yapılan itirazın reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin ise nihai olarak YİDK tarafından reddedilmiş olduğunu, oysa dava konusu başvurunun müvekkilinin itiraza mesnet markasına benzediğini ve iltibasa sebebiyet vereceğini, "..." ibarenin zayıf marka olarak değerlendirilemeyeceğini, müvekkili şirketin “...” esaslı unsuruna haiz markalarının halihazırda tescilli olması sebebiyle kanunun kendisine tanıdığı korumadan yararlanması gerektiğini, dava konusu markanın da müvekkili markası ile aynı sınıfları kapsadığını, markaların kapsamlarında yer alan mal ve hizmetlerin hitap ettiği tüketici kitlesinin ortalama tüketiciler olduklarını, özellikle gıda emtialarını temsil eder nitelikte olan markalar arasındaki küçük benzerliklerin bile iltibasa sebebiyet verebileceğini ileri sürerek, ... YİDK'nın 2021-M-8390 sayılı kararın iptali ile dava konusu markanın 35’inci sınıfın ilgili alt sınıfında yer alan 29 ve 30’uncu sınıfa ilişkin olan mal ve/veya hizmetlerin tümü ile ilgili alt sınıfta yer alan 32’inci sınıfa ilişkin “Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri.” mal ve/veya hizmet sınıflarına ilişkin emtialar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı şirket vekili, müvekkilinin www.....com adresli internet sitesi üzerinden ürün satışı gerçekleştirdiğini, müvekkili markası ile davacı markasının tamamen farklı olduğunu, markaların faaliyet alanlarının farklılaştığını, “...” kelimesinin genel bir kelime olduğunu ve ek unsurlarla birlikte ayırt edicilik kazandığını, müvekkili markasının bu haliyle davacı markaları ile aynı olmadığını, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, “...” ibaresi içerir şekilde çok sayıda markanın halihazırda tescilli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu marka başvurusu kapsamında 35.05 alt grubunda yer alan ve 29, 30. ve 32. sınıftaki bir kısım gıda ürünlerinin satışına özgülenmiş hizmetler ile davacı yanın 2018/78401 sayılı markası kapsamında 30. sınıfta yer alan mallar arasında doğrudan mal – üretilen malın satışına yönelik satış hizmetinden kaynaklı bir benzerlik ilişkisi yer aldığı; dava konusu "..." şeklindeki başvurunun “...” ve “...” kelimeleri ile oluşturulmuş bir slogan markası niteliğinde sözcük grubu markası olduğu, markanın bu haliyle bütün olarak algılanması gerektiği, tescil edilmek istenildiği 35. sınıf 05. alt grubundaki hizmetlerin özünde satış/perakende mağazacılık hizmetleri olduğu gözetildiğinde, dava konusu markanın bütün olarak indirimli, kampanyalı ürünlerin satışının yapıldığına yönelik promosyon amaçlı bir ibare algısı yarattığı; kelimenin kavramsal karşılığı itibariyle marka içerisindeki kullanımında tüketiciye ucuzluğun/indirimin, normale kıyasla daha uygun fiyatlı ürünlerin satışının yapıldığı yönünde pazarlama amaçlı olumlu bir mesaj veren bu ibare tüketici nezdinde ilgili sınıf açısından ayırt edici niteliği bulunan kavram olarak yorumlanmayacağı, dava konusu markanın bütün olarak algılanacağı ve bütün algısında, davacı markalarını çağrıştırma veya davacı markaları ile ilişkilendirilme ihtimalinin, uyuşmazlığa konu hizmetlerde olmayacağı, taraf markaları arasında iltibas ihtimaline yol açacak düzeyde bir benzerliğin mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olmadığını, anlamının markanın tescil edildiği mal ve hizmetlerden uzak olduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2015/5258 E.-2015/12426 K. sayılı kararında bir ibarenin zayıf marka olarak kabul edilebilmesi için tescil edildiği mal ve hizmetlere yakın olması gerektiğinin ifade edildiğini, taraf markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, müvekkili şirket markasının hiçbir değişikliğe uğramadan dava konusu marka içerisinde yer aldığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu uyuşmazlığın "..." ibaresinin kaynaklandığı, davacının itiraza mesnet markasının esas unsuru olan "..." ibaresi dava konusu markada aynen yer almakta ise de, ilk derece mahkemesi kararında da ayrıntılı olarak tartışıldığı üzere çekişmeli hizmetlerde "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu, zayıf ibarelerdeki ortaklıkların her durum ve koşulda markalar arasında iltibasa neden olacağının kabul edilemeyeceği, kendisine zayıf bir ibareyi seçen marka sahiplerinin aynı ibarenin yapılacak küçük değişikliklerle başkaları tarafından da kullanılmasına katlanması gerektiği, somut uyuşmazlıkta da, "..." şeklindeki dava konusu markanın, davacının itiraza mesnet markasından yeterince farklılaştığı, davalı şirket markasını gören tüketicilerin bunun davacının itiraza mesnet markamından farklı bir marka olduğunu derhal ve ilk bakışta algılayabileceği ve taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. markası anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 08/11/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 08/12/2024 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/365, K. 2022/182, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-365-e-2022-182-k-7f310b745e38