Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/336 E. 2022/132 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/336
Karar No
2022/132

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1238 - 2024/1539 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/1238 KARAR NO : 2024/1539 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 28/04/2022 NUMARASI : 2021/336 E. - 2022/132 K. DAVACI : VEKİLİ : DAVALI DAVANIN KONUSU : Marka ile ilgili Kurum Kararının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28/04/2022 tarih ve 2021/336 E. - 2022/132 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin TÜRKPATENT nezdinde 2020/65576 sayılı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun TÜRKPATENT Resmi Markalar Bülteninde yayımlandığını; davalı şirketin 2006/48293 ve 2019/07387 sayılı, "... + şekil" ve "..." ibareli markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın kabulüne karar verilerek başvurunun reddedildiğini, bu ret kararına karşı müvekkilinin yeniden inceleme talebinin ise TÜRKPATENT 2021-M-6588 sayılı YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiği, oysa davalı kurumun ret kararına gerekçe olarak gösterilen "..." isimli markanın faaliyet alanı ile müvekkili markasının faaliyet alanının tamamen farklı olduğunu, iki markanın hitap ettiği tüketici kitlesinin birbirinden tamamen farklı olması nedeniyle markaların birbiriyle karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, müvekkilinin başvurmuş olduğu markanın önünde montaj yapan bir işçi görseli ve akabinde de "..." ibaresinin dikkat çektiğini, bu ibarenin "..." kelimelerinin kısaltması olduğunu, markalar arasında anlam, yazılış, okunuş, heceleme ve görsellik açısından değerlendirme yapıldığı takdirde davalı kurum kararının yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, 2021-M-6588 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı şirket vekili, taraf markalarının benzer olduğunu, başvurunun müvekkilinin markasını ihtiva ettiğini, markaların aynılığa varan ölçüde görsel benzerliğe sahip olduğunu, markanın başlangıcında yer alan “...-“ hecesinin markaların farklı algılanmasını sağlamadığını, markalarda “turuncu” rengin kullanılmasının benzerliği güçlendirdiğini, markaların kapsamındaki emtia da benzediğinden, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, başvuru ile itiraza mesnet markanın kapsamlarındaki dava konusu olan 37. sınıf hizmetlerin bire bir aynı olduğu, taraf markalarının işitsel olarak benzedikleri; davaya konu olan markanın başında yer alan “...” ibaresinin başvuruyu davalının itiraza mesnet markalarından yeterince uzaklaştırmadığı, ayırt ediciliği yüksek ve farklı bir ibare oluşturmadığı, davaya konu "..." ibaresi ile karşılaşan tüketicinin bu ibareyi redde mesnet markalar olarak yorumlama yoluna gitmesinin mümkün olduğu, bu nedenle, SMK'nın 6/1. maddesi anlamında çekişme konusu emtialar bakımından iltibas tehlikesinin bulunduğu; her ne kadar bilirkişi heyeti markaları arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığı yönünde görüş belirtmiş ise de, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.216 tarih ve 2014/11-696 E.- 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesi hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgi ile çözümlenmesi gerekli olduğundan, raporun aksi yönde taraf markaları arasında mal ve hizmetler bakımından emtia ayniyeti/benzerliği şartının gerçekleştiği, karıştırılma ve ilişkilendirilme ihtimali koşullarının somut olayda bulunduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı kurumun, vermiş olduğu ve ancak mahkeme kararı ile iptal edilebilecek nihai bir kararı keyfi olarak iptal etmek suretiyle müvekkilinin marka başvurusunu reddettiğini, yapılan işlemin maddi hata nedeniyle düzeltme sınırını aştığını, 2021-M-5792 sayılı YİDK kararında markalar arasında iltibas ihtimali bulunmadığı belirtilmiş ise de, dava konusu kararda bu kez iltibas ihtimali var dendiğini, benzerlik değerlendirmesinin markaların bir bütün olarak bıratığı intibaya göre yapılması gerektiğini, müvekkili markasının esas unsurunun bir bütün olarak "..." ibaresi olduğunu, "-..." ekinin markaları farklılaştırdığını, "..." ibaresinin "..." kelimelerinin kısaltılmışı olduğunu, tüketicilerin markaların başlangıç kısımına daha çok dikkat ettiğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararı iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu, zira, davalının itiraza mesnet markalarının esas unsuru olan "..." ibaresinin dava konusu başvurunun içerisinde aynen yer aldığı, bunun markalar arasında görsel ve işitsel benzerliğe sebebiyet verdiği, dava konusu başvuruda bu ibarenin başında "-..." ibaresi yer almakta ise de, bu durumun başvuruyu davalı markalarından yeterince uzaklaştırmadığı, görsel ve işitsel benzerliği bertaraf etmediği, başvuruyu gören tüketicilerin bunun davalının itiraza mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu derhal ve ilk bakışta algılayamayacağı, emtia benzerliğinin de gerçekleştiği, öte yandan, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulları Yönetmeliği'nin 8. maddesi uyarınca, Kurul'un herhangi bir talep olmaksızın maddi hata tespit etmesi halinde, maddi hatayı resen düzeltebileceği, bu durumun ilgili taraf lehine kazanılmış hak teşkil etmeyeceği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 27/09/2024 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 26/10/2024 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/336, K. 2022/132, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-336-e-2022-132-k-4f787f513068