Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/309 E. 2022/256 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/309
Karar No
2022/256
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO:2023/817 Esas KARAR NO:2025/20 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ:06/12/2022 NUMARASI:2021/309 E. - 2022/256 K. DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:08/01/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... numaralı "..." markasının ve çatlatan ibareli ..., ..., ..., ... ve ... numaralı tescilli markaların sahibi olduğunu, "..." markasını hakim ortağı olduğu firmalar üzerinden 2008 yılından bugüne kadar yoğun olarak kullandığını, yurt içinde yaptığı yatırım ve tanıtım çalışmaları neticesinde "..." unsurlu markaları yumuşatıcı grubunda tüketicileri nezdinde tanınır ve tercih edilir hale getirdiğini, Google arama motorunda "..." ibaresi yazıldığında görsellerde ilk sayfada tamamen müvekkili firmaya ait kayıtların çıktığını, müvekkilinin tüm online satış kanallarında yer aldığını, davalı firmanın müvekkilinin sektöründe edinmiş olduğu bu haklı ünden faydalanmak için ... numaralı markayı kendisi adına tescil ettirdiğini, iki marka arasında sadece üst kısımda yazan Vatan/Paly ibarelinin farklı olduğunu, temizlik sektöründe hiçbir anlamı olmayan ve genel ibare de olmayan "..." ibaresini ortak olarak içerdiklerini, davalının söz konusu markayı fiili bir kullanımının da bulunmadığını, belki yedekleme amacı ile tescil ettirmiş olabileceğini, davalı markası ile müvekkiline ait tescilli markaların benzer ve aralarında büyük biriltibas olduğunu, ibarenin gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu iddia ederek, müvekkilinin markaları ile benzer olan ve iltibas yaratan davalı adına tescilli ... numaralı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 21 yıldır "..." markası ile ticari faaliyetini sürdürmekte olduğunu, sektörü olan endüstriyel temizlik ürünlerinin imalatı, ihracatı ve imalatı noktasında lider konumda olduğunu, davacı taraf 2011 ve 2014 yıllarında tescil işlemlerinin yapıldığını ve markanın 2008 yılından bugüne kadar kullanıldığını beyan etmesine rağmen bu konuyu ispatlar herhangi bir belge sunmadığını, dava konusu markanın daha önceki yıllarda dava dışı kişiler tarafından alındığını, müvekkilinin usulüne uygun olarak dava konusu markayı tescil ettirdiğini, başvurusuna davacı ya da başka bir kimsenin itiraz etmediğini, işbu davanın süresinde açılmadığını, ayrıca müvekkilinin markayı 2017 yılında tescil ettirdiğini, 5 yıl geçtikten sonra huzurdaki haksız ve yersiz davanın açıldığını, davacı tarafın kötü niyetli olarak hareket ettiğini, "..." ibaresinin müvekkilinin markasının asli unsuru olmadığını, "..." ibaresinin daha belirgin, dikkat çekici ve üst sırada olduğunu, davacı tarafın tescil ettirdiğini iddia etmiş olduğu markanın karakteri, logosu, yazılış biçimi ve belirginlik durumunun müvekkilinin markasından tamamen farklı olduğunu ve müvekkilinin markasının hali hazırda birtakım ürünlerde kullanıldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEME KARARI: Bakırköy 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 06/12/2022 tarihli 2021/309 E. - 2022/256 K. sayılı kararıyla; "...Dosya kapsamı deliller, TPMK kayıtları ve aldırılan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; hükümsüzlüğü talep edilen ... tescil numaralı "..." ibareli davalı markasının 3. sınıfta tescilli olduğu “Beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri.” ve “Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç).” emtiaları yönünden, davacının ... tescil nolu markası ile iltibasa sebep olabileceği, davacı markasının tanınmış marka olmadığı, sadece benzer ve aynı emtialar yönünden hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, davacının davalıya ait markanın koruma tarihi olan 10.01.2017’den önce ilk kullanımı 2012 yılında olmak üzere çamaşır yumuşatıcıları emtiasında "..." markasını belirli bir yoğunlukta kullandığının tespit edildiği, davalı markasının tescil tarihinden dava tarihine kadar geçen süre göz önüne alındığında beş yıllık hak düşürücü sürenin söz konusu olmadığı anlaşılmakla, davacının davasının kısmen kabulü ile davalı adına tescilli ... tescil nolu markanın tescilli olduğu 3. sınıftaki "beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler; Deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri" ve "Sabunlar(ilaç ihtiva eden sabunlar hariç)" emtiaları yönünden hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, sair emtialar yönünden davanın reddine dair; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, davalı adına tescilli ... tescil nolu markanın tescilli olduğu 3. sınıftaki "beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler; Deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri" ve "Sabunlar(ilaç ihtiva eden sabunlar hariç)" emtiaları yönünden hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, sair emtialar yönünden davanın REDDİNE..." karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMLERİ:Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davacının iddiasını aksine markasını 2008 yılından itibaren yoğun olarak kullandığını ispatlayamadığını,"..." markasının 05/03/2009 yılında TPMK nezdinde ... isimli kişi tarafından alınmasından açıkça anlaşılacağı üzere, davacının beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, bu konunun Mahkemece gereği gibi araştırılmadığını,Müvekkilinin 21 yılı aşkın süreden beri "..." markası ile faaliyet gösterdiğini, alanında lider konumda olduğunu, kesinlikle kötüniyet gütmediğini,Müvekkilinin markasının asli unsurunun "..." ibaresi olduğunu, "..." ibaresinin tali unsur olduğunu, daha küçük şekilde yazıldığını, yerel mahkemeye bu durum izah edildiği halde hukuka aykırı şekilde karar verdiğini,Tarafların markalarının benzer olmadıklarını,Müvekkilinin usulüne uygun şekilde marka tescil başvurusunu yaparak markasını TPMK nezdinde tescil ettirdiğini, davacının yasal süresinde başvuruya itiraz etmediğini, aradan 5 yıl geçtikten sonra dava açmasının kötüniyetli hareket ettiğini gösterdiğini,Bilirkişi raporunun mahkemeyi bağlayıcı bir delil olmadığını, Mahkemenin gerekçeli kararını yalnızca bilirkişi raporuna dayandırarak karar verdiğini, bu durumun gerekçeli karar hakkını ve adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini, Adil yargılamadan söz edilebilmesi için mahkemenin davanın esasına ilişkin iddiaları ve bunlara ilişkin delilleri değerlendirmesi ve iddia ve dava edilen hususta bir karar vermesi, verdiği kararı haklı gösteren makul gerekçelerini göstermesi gerektiğini, AHİM'in de mahkemelerin kararlarının gerekçelerini göstererek faaliyetlerini meşrulaştırmak zorunda olduğunu, aksi takdirde adil yargılanma hakkının ihlal edilmiş sayılacağını bildirdiğini belirterek, istinaf başvurularının kabulüne, usul ve yasaya aykırı Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/309 Esas, 2022/256 Karar sayılı ilamının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak haksız ve hukuka aykırı davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekilinin katılma yoluyla ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Mahkemenin huzurdaki davaya dayanak yaptığı bilirkişi raporunda müvekkilinin fiili kullanımı ve 2011 tarihli markası referans alınarak inceleme yapıldığını ve bu nedenle mahkemece kısmi hükümsüzlük kararı verildiğini, ancak müvekkilinin bu markalarından başka ... kod numarası ile "..." şeklinde bir markasının daha bulunduğunu, bu markası kapsamında yer alan emtiaların ise davalının hükümsüzlüğü talep edilen markası kapsamındaki "Ağartma ve temizlik amaçlı maddeler. Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil). Sabunlar. Diş bakımı ürünleri. Aşındırıcı ürünler (zımpara bezleri, zımpara kağıtları, ponza taşları, aşındırıcı pastalar dahil). Parlatma ve bakım ürünleri (deri, vinil, metal, ahşap için)." emtiaları ile bire bir aynı olarak yer aldığını, ancak davaya gerekçe yapılan bilirkişi raporunda müvekkilinin ... kod numaralı markası yönünden benzerliğin oluşup oluşmayacağı hususunun değerlendirilmediğini, Oysa bu marka yönünden de inceleme yapıldığında "..." ibaresinin taraf markalarında yine ortak olarak yer aldığını, bu nedenle bu marka kapsamında da davalı adına tescilli markanın aynı emtialar yönünden yani tüm emtiaları yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekirken bu husus değerlendirilmeden karar verildiği için yerel mahkemenin kararının bu kısmı yönünden hatalı ve eksik inceleme neticesinde oluştuğunu, bu nedenle yerel mahkemenin kararının kaldırılarak öncelikle müvekkiline ait “...” ibareli marka yönünden de irdelenerek sonucuna göre karar verilmesini talep ettiklerini belirterek, davalı tarafın hiçbir yasal dayanağı olmayan istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilerek, katılma yolu ile yaptıkları istinaf başvurularının kabulü ile öncelikle müvekkili davacı adına tescilli davaya dayanak yapılan ... kod numaralı “...” ibareli marka yönünden taraf markalarının karşılaştırıldığında taraf markalarında “...” ibaresinin de ortak olarak bulunduğu, bu nedenle bu marka yönünden de benzerliğin oluşacağı açık olduğundan ve bu marka kapsamında davalının hükümsüzlüğü talep edilen markası kapsamındaki emtiaların bire bir aynı olması nedeni ile yerel mahkeme kararının kısmen redde konu kararının kaldırılarak davanın tümden kabulü yönünde karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Dosya arasında bulunan Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları incelendiğinde; ... numaralı "..." markasının 03. sınıfta "..." için, ... numaralı "..." markasının 03. sınıfta, ... numaralı "..." markasının 03. sınıfta, ... numaralı "..." markasının 03. Sınıfta, ... numaralı "..." markasının 03. sınıfta ve ... numaralı "..." markasının 03. sınıfta davacı adına tescilli oldukları, Hükümsüzlüğü talep edilen .... tescil numaralı "..." ibareli markanın 03. emtia sınıfında 30/09/2017 tarihinden itibaren 10 yıl müddetle davalı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.İlk derece Mahkemesince marka uzmanı bilirkişi ...'tan alınan 10/10/2022 tarihli rapor incelendiğinde; hükümsüzlüğü talep edilen ... tescil numaralı "..." ibareli davalı markasının 3. sınıfta tescilli olduğu "Beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri." ve "sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç)." emtiaları yönünden, davacının ... tescil nolu markası ile iltibasa sebep olabileceği yönünde kanaatin hasıl olduğu, davacının davalıya ait markanın koruma tarihi olan 10.01.2017’den önce ilk kullanımı 2012 yılında olmak üzere çamaşır yumuşatıcıları emtiasında "..." markasını belirli bir yoğunlukta kullandığının tespit edildiği, dosyadaki deliller ...’nun ve TPMK’nın tanınmış marka kriterleri çerçevesinde ele alındığında, davacı markasının davalıya ait markanın koruma tarihi ve öncesinde tanınmış marka niteliğinde olduğuna dair bir tespite ulaşılamadığı, davalı markasının tescil tarihi 09.08.2017 olduğuna göre, davalının belirttiğinin aksine davanın ikame edildiği tarih itibarıyla 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolmadığı belirtilmiştir. G E R E K Ç E:Dava, marka hükümsüzlüğü davasıdır.Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı her iki taraf vekili de istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili bilirkişi raporunun eksik inceleme ile hazırlandığı ve davalının markasının müvekkiline ait ... kod numarası ile "..." markası ile de benzer olduğundan, davalının markasının tescilli olduğu tüm mallar için hükümsüz kılınması gerektiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuşsa da, dosya incelendiğinde; bilirkişiler tarafından bu konuda bir inceleme yapılmadığı, davacı vekilinin de bilirkişi raporuna karşı eksik inceleme yapıldığına dair bir itirazda bulunmadığı, HMK’nun 357/1. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddiaların istinaf aşamasında ileri sürülemeyeceği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. Davalı vekilinin istinaf talepleri incelendiğinde; davacı vekilinin dosyaya sunduğu fatura, irsaliye ve internet görselleri ile "..." markasını ciddi ve etkin şekilde kullandığının tespit edildiği, "..." markasının davacının tescil talebinden önce dava dışı bir kişi adına tescilli olup olmamasının bu davanın sonucunu etkilemeyeceğinden Mahkemece bu konuda araştırma yapılmasına gerek bulunmadığı, davacının yasal itiraz süresi içinde davalının marka tescil başvurusuna TPMK nezdinde itiraz etmemesinin daha sonra marka benzerliği nedeniyle hükümsüzlük davasını açmasına engel teşkil etmediği gibi, bu nedenle davacının kötüniyetle hareket ettiğinin de kabul edilemeyeceği, alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi her iki taraf markasının da "..." ibaresini aynen içerdiği, bu ibarenin markaların tescilli oldukları 03. sınıftaki emtia için zayıf marka olmadığı, bu nedenle davalının markasında yer alan "..." ibaresinin ve şekil unsurunun davalının markasını farklılaştırmaya yetmediği, markaların hitap ettikleri ortalama tüketici tarafından davalının markasının davacıya ait markanın serisi olarak algılanabileceği, bu şekilde markaların ilişkilendirilebileceği, SMK’nun 6/1. maddesindeki hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, davalının markasının tescil tarihi olan 09/08/2017 tarihinden 29/12/2021 dava tarihine kadar hükümsüzlük davası açılması için SMK’nun 25/6. maddesinde öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmediği, Mahkemenin kararının yeterli gerekçeyi içerdiği, tüm bu nedenlerle Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla, davalı vekilinin de istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekili ile davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yandan alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı yandan alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri olarak; a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 20,00 TL (posta-teb-müz) masrafının 1/2 oranında 10,00 TL'sinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, b)Davalı avansından kullanıldığı anlaşılan; 121,00 TL (posta-teb-müz) masrafının 1/2 oranında 60,50 TL'sinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 08/01/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/309, K. 2022/256, T. 09.08.2017, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-309-e-2022-256-k-e2687202f756