Bölge Adliye Mahkemesi · Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 2021/294 E. 2023/1554 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/294
- Karar No
- 2023/1554
- Karar Tarihi
T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : .... KARAR NO :.... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2.... KARAR TARİHİ : 08/12/2020
DAVACI : ... (...) .... VEKİLİ : Av. ... .... DAVALI : .... VEKİLİ : Av. .......
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 16/10/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 16/10/2023
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 19/07/2013 tarihli 8.202,18 TL, 04/07/2013 tarihli 28.350,00 TL ve 08/03/2013 tarihli 22.245,90 TL tutarlı 3 adet faturadan kaynaklanan davalı tarafından ödenmemiş bakiye 44.978,08 TL alacağı mevcut olduğunu, bu alacağı ile ilgili olarak .... 10. İcra Müdürlüğünün ..../.... E. sayılı dosyasıyla davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, borçlunun haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, müvekkili tarafından davacıya .... .... Digital Baskı Makinasının 30.000 Dolar + 4.270,00TL + KDV bedelle satıldığını, işbu satış karşılığında ise davacı tarafından müvekkiline senet verildiğini, fatura konusu malın davacıya teslim edildiğini, 2013 yılına gelindiğinde davacı tarafından senetlerin ödenmemesi nedeniyle anlaşma ile verilen senetlerden 7 adetinin dekontla davacı yana iade edildiğini, ayrıca müvekkili tarafından davacı yandan malzeme alındığını ve bedelinin ödenerek cari hesabın sıfırlandığını, müvekkilinin davacı yana borcu kalmadığını savunarak davanın reddi ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, davanın itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre, itirazın iptali davalarının takip talebine sıkı sıkıya bağlı olup davacı alacaklının takip talebinde faturalara dayandığı, yapılacak tahkikatın takip dayanağı faturalardaki malların davalıya veya davalı çalışanına teslim edilip edilmediği, edilmiş ise davalı tarafından bedelinin ödenip ödenmediği noktalarının açıklığa kavuşturulması yönünde olması gerektiği, cari hesaba göre değerlendirme yapılması mümkün olmadığı, davacı tarafından düzenlenen fatura bedellerinin toplamı 58.978,08 TL olup faturaların davalı defterlerinde de kayıtlı olduğu, banka havalesi yoluyla yapılan 14.000,00 TL ödendikten sonra kalan bakiye 44.978,08 TL kaldığı, davalı tarafın 7 adet senedin bedeli ödenmeden davacıya iade edildiğini iddia ettiği, ticari ilişkilerde senet bedelinin elden ödenmesi olağan bir durum olup senet davacı elinde bulunduğundan bedelinin ödenmiş kabul edilmesi gerektiği, senet bedelinin ödenmeden iade edildiğini iddia eden davalı taraf bu iddiasını ispat etmek zorunda olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının .... 10.İcra Müdürlüğü'nün ..../.... esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 44.978,08 TL asıl alacak üzerinden devamına, alacak likit olduğundan asıl alacağın % 20'si üzerinden hesaplanan 8.995,62 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf talebinde bulunan davalı vekili, taraflar arasında karşılıklı satımı konu edinen ticari bir cari ilişki söz konusu olduğunu, bu ilişkide müvekkilinin davacıya 18/12/2012 tarih ve .... sıra no.lu 48.377,64 toplam bedelli fatura ile baskı makinesi ve birtakım yan ürünler sattığını, fatura tanzim edildiği tarihte dolar kurunun 1,78 TL olarak alındığını ve bu hususun fatura üzerine yazıldığını, faturada yazılı mallardan ilk sırada yazılı olan baskı makinesinin dolar cinsinden karşılığının 21.000,00 USD olduğunu, bu satış rakamına göre davacıdan ...., ...., .... ve .... sıra no.lu tahsilat makbuzları ile 14 adet her biri 1.500,00 USD olan senet ve 2 adet her biri 2.135,00 TL olan bono teslim alındığını, müvekkili ticari defter ve muavin defter kayıtlarında da açıkça görüldüğü üzere taraflar arasında 2012 yılı hesabının 6.727,64 TL müvekkilinin alacaklı olarak 2013 yılına devrettiğini, 2013 yılına gelindiğinde davacının, müvekkile önce 08/03/2013 tarihli fatura ile 22.425,90 TL tutarında mal sattığını ve caride 15.698,26 TL alacaklı konuma geçtiğini, müvekkilin davacıya buna istinaden bankadan 19/04/2013 tarihinde 14.000,00 TL havale gönderdiğini ve bu ödeme ile davacının alacağının 1.910,66 TL'ye düştüğünü daha sonra davacıdan 19/07/2013 tarih ve 8.202,18 TL bedelli ve 04/07/2013 tarih ve 28.350,00 TL bedelli faturalara konu mal satın alışının yapıldığını, bu şekilde davacının cari ilişkide 38.462,84 TL alacaklı hale geldiğini, buraya kadar normal olarak devam eden taraflar arasındaki ilişkide davacının senetleri ödememesiyle sorun ortaya çıktığını, müvekkilin 149,150 ve 151 sıra nolu dekontlarla davacı tarafından makina alımı için verilen senetlerden 15/10/2013, 15/11/2013 ve 15/12/2013 vadeli toplamda 4.500 USD olan senetleri 1.78 TL döviz kuru üzerinden hesap ile davacıya iade ederek protesto masraflarıyla birlikte davacıya bu defa borç kaydettiğini, bu şekilde davacının alacağının 30.165,10 TL'ye düştüğünü, davacının devam eden senetleri de ödememesi üzerine, bu defa 161 no.lu dekontla davacıya 15/01/2014-15/07/2014 tarihleri arası toplamda 10.500 USD tutarında 7 adet senet daha iade edildiğini ve 22.575,00 TL davacı hanesine borç kaydedildiğini, bu şekilde davacının alacağının müvekkili ticari defterinde 7.590,10 TL olarak son halini aldığını, davacının verdiği senetler muhasebeleştirme tekniğine uygun olarak evvela ödeme olarak kaydedildiğini ancak senetler vadesinde ödenmediğinde bu kez davacının borç hanesine kaydedildiğini, sonuç itibariyle 14 adet senetten, davacıya iade edilen 10 adet senedin toplamının 15.000 USD yapmakta olup bunlar ödenmediği için makinenin satım bedeli borcu olarak yeniden davacıya borç kaydedildiği ve yine davacı tarafından verilen senetlerden 15/08/2014, 15/09/2014, 15/10/2014 ve 15/11/2014 vadeli toplam 6.000 USD tutarında 4 senet de .... 11. İcra Müdürlüğünün ..../.... E. sayılı dosyasında takibe konulduğunu, davacının satın almış olduğu makinenin bedelini ödemediği için kendisine iade edilen 161 no.lu dekonta konu 7 adet ödenmeyen senedi elden ödeyerek iade aldığını ileri sürdüğünü, mahkemece bu iddianın ticaret hayatında senet bedelinin elden ödenmesi olağandır gerekçesiyle kabul edildiğini, bu gerekçenin kabulünün hatalı olup dekontta ödenmediği için iade edilip borç kaydedildiğinin açıkça yazılı olduğunu, Maliye Bakanlığının 459 sıra no.lu bu tebliğine göre, vergilendirmenin konusunu oluşturan her işlemde 7.000,00 TL'yi aşan tutardaki her türlü tahsilat ve ödemelerin aracı finansal kurumlar kanalıyla yapılması ve yapılan ödemelerin söz konusu ödeme kurumlarınca düzenlenen belgeler ile tevsik edilmesinin zorunlu olduğunu, mahkemece uyuşmazlığın çözümü için 4 adet bilirkişi raporu alındığı halde bu raporların hiçbirine dayanılmadan hüküm kurulduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde, yargılamada davalı yanın müvekkiline borçlu olduğu alınan bilirkişi raporları, ticari defter kayıtları ve bağlı kayıtlar, faturalar ve icra dosyası delilleriyle ispat olduğunu, her ne kadar davalının kendisinin de müvekkilinden alacaklı olduğunu iddia etmiş ve bununla ilgili elinde senet olduğunu iddia etmiş ise de, alacaklı olduğunu iddia ettiği senet asıllarını dosyaya sunamadığını, zira senet bedellerinin ödenerek müvekkiline teslim edildiğini belirterek istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; Dava, icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olup davalı vekilince karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İtirazın iptaline konu .... 10. İcra müdürlüğünün ..../.... Esas sayılı dosyasında, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 8.202,18 TL bedelli, 28.350 TL bedelli ve 8.425,90 TL bedelli faturalara istinaden işlemiş faizle ile toplam 67.060,92 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun itirazı üzerin takibin durduğu, yasal süre içerisinde iş bu itirazın iptali davasının açıldığı görülmektedir. Somut olayda; davacı tarafın, davalıdan ticari satım ilişkisine istinaden bakiye 44.978,08 TL fatura alacağının bulunduğunu iddia ettiği, davalı tarafın da davacıya dijital baskı makinesi sattığını, davacından da mal aldığını, açık hesap ilişkisi uyarınca borcu bulunmadığını belirterek takas iddiasında bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı tarafça dosyaya ibraz edilen 13/12/2012 tarihli sözleşmede, dijital baskı makinesinin 30.000 USD +4270 TL+KDV bedelinde davacıya satıldığı, bu satış sonucu sözleşmede vade ve bedelleri belirtilen bonoların teslim alındığı belirtilmektedir. Taraflarca karşılıklı satım ilişkisine konu malların teslim alındığı hususunda bir uyuşmazlık bulunmamakta olup uyuşmazlık ödeme noktasındadır. Zira davalı taraf, davacı tarafından verilen senetlerden 10 tanesinin ödenmemesi üzerine davacı tarafa iade edildiğini, açık hesap ilişkisinde yeninden borç kaydedildiğini ileri sürerken, davacı taraf ise senet bedellerinin ödenerek davalından teslim alındığını savunmaktadır. Bu itibarla taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının satın aldığı baskı makinesine ilişkin 10 adet 1500 USD bedelli senedin ödenip ödenmediği noktasındadır. Davalı taraf söz konusu senetlerin davacıya tahsil edilmeden iade edildiği hususunda dosyaya 29/04/2014 tarihli dekont ibraz etmiş ise de söz konusu dekontta senetleri teslim alanı gösteren bir isim ve imza bulunmadığı görülmektedir. Bedeli ödenip ödenmediği hususunda uyuşmazlık söz konusu olan senetlerin davacı tarafın elinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı senetlerin bedeli tahsil edilmeden davacıya iade edildiği yönündeki iddiasını ispat edememiş olup davalının, ticari defteri uyarınca davacıya takip tarihi itibariyle 38.462,84 TL borçlu olduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar mahkemece davanın itirazın iptali davası olduğu ve fatura alacağından kaynaklanması nedeniyle açık hesap ilişkisine göre değerlendirme yapılamayacağı kabul edilmiş ise de, davalı tarafın da davacından alacaklı olduğu yönünde takas definde bulunduğu nazara alındığında taraflar arasındaki açık hesap ilişkisinin değerlendirilmesi gerekmekte olup davanın, 38.462,84 TL üzerinden kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulü ile itirazın kısmen iptali ile 38.462,84 TL asıl alacak üzerinden devamına ve 7.692,56 TL icra inkar tazminatının davalından alınarak davacıya verilmesine dair yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi gerekmektedir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; I-) Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararının KALDIRILMASINA, 6100 sayılı HMK m. 353/1-b-2 hükmü gereğince YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, Buna göre; 1-) Davanın kısmen kabulü ile; davalının .... 10.İcra Müdürlüğünün ..../.... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın KISMEN İPTALİ İLE; takibin 38.462,54 TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-) Alacak likit olduğundan asıl alacağın % 20'si üzerinden hesaplanan 7.692,50 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-) Alınması gereken 2.627,37 TL ilam harcından peşin alınan 412,82 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.214,55 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-) Davacı tarafından yatırılan 412,82 TL peşin harç ile 31,40 TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-) Davacı tarafından yapılan toplam 1.325,00 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre hesaplanan 1.133,06 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-) Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücreti tarifesi gereğince hesaplanıp takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-) Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücreti tarifesi gereğince hesaplanıp takdir olunan 6.515,54 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan varsa gider avansının kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesine müteakip yatırana iadesine,
II-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca peşin alınan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davalıya iadesine, III-) Davalı tarafça sarf edilen 162,10 TL istinaf başvurma harcı ve istinaf yargılama gideri olan 11,00 TL olmak üzere toplam 173,10 TL istinaf giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, IV-) İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, V-) Kararın tebliğ ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a hükmü gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/10/2023
.... Başkan ... e-imza ... Üye ... e-imza ... Üye ... e-imza ... Katip ... e-imza