Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2021/280 E. 2022/174 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2021/280
- Karar No
- 2022/174
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1327 - 2024/1614 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/1327 KARAR NO : 2024/1614 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 18/05/2022 NUMARASI : 2021/280 E. - 2022/174 K. DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU :YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/05/2022 tarih ve 2021/280 E. - 2022/174 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı Şirketin ise 2020/12934 sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu, markaların aynı/aynı tür mallarda kullanılacaklarını, bu yüzden markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, karşılaştırılan markalar arasındaki sadece iki harften oluşan farklılığın ibareleri birbirlerine çok yaklaştırdığını, karşılaştırılan markaların fonetik açıdan da birbirlerine çok benzer olduğunu, dava konusu markada geçen diğer ibarelerin çok küçük puntolarda yazılmış olması ve markasal hüviyette ayırt ediciliğinin bulunmaması nedeniyle de karşılaştırılan markaların benzediğini, davalı Şirketin bu markayı kullanması halinde müvekkilinin markalarının tanınmışlığından kaynaklı olarak haksız bir yarar sağlayacağını, ayrıca müvekkilinin tanınmış markalarının itibarını düşürebileceğini, müvekkilinin "..." ibaresinin gerçek hak sahibi olduğunu, davalı Şirketin müvekkilinin markalarından haberdar olmamasının mümkün bulunmadığını, buna rağmen dava konusu başvuruyu yapmasının davalının kötü niyetini gösterdiğini ileri sürerek, YİDK’in 2021-M-6390 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacı markalarının, ortalama tüketici nezdinde karıştırılmaya sebebiyet verebilecek derecede benzemediğini, genel izlenim itibariyle taraf markalarının görsel, kavramsal ve fonetik olarak birbirlerinden farklı olduğunu, bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle karıştırılabilecek ölçüde benzer markalar olmadıklarını, davacının markalarının tanınmışlığını veya davalının kötü niyetli olduğunu tevsik edebilen deliller sunamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket vekili, müvekkilinin dava konusu edilen markanın belge düzenleme ücretini yatırmayacağını ve markanın hükümden düşeceğini, böylece huzurdaki davanın konusuz kalacağını ve esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiğini, taraf markalarının birbirlerine benzemediğini, dava konusu markanın "..." ve "..." ibarelerinin birleştirilmesinden oluşmuş orjinal bir marka olduğunu, bu markada geçen "..." hecesinin müvekkilinin yerleşik olduğu Torbalı’dan esinlenerek markaya dahil edildiğini, müvekkilinin dava konusu edilen markanın tescilinde herhangi bir kusuru olmadığından ve davanın açılmasına da müvekkili sebebiyet vermediğinden, müvekkili aleyhine herhangi bir yargılama gideri veya vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, karşılaştırılan işaretlerin görsel, bilhassa da işitsel ve kavramsal açılardan benzediği, dava konusu edilen markanın davacının seri markalarının bir devamı olarak algılanabilecek nitelikte bulunduğu, davalının markasının kapsamına alınmak istenilen tüm mallar açısından emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, karşılaştırılan markalar arasında iltibas tehlikesinin/karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, davacının markalarının tanınmışlığından kaynaklanan iddiasının davalının markasının tesciline engel olacağı, davacının "önceki kullanıma dayalı gerçek hak sahipliği", "diğer fikri haklardan kaynaklanan öncelikli hak" iddialarının, davalı markasının tesciline bir etkisinin olamayacağı, davalının kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'in 2021-M-3690 sayılı kararının tüm mal ve hizmetler yönünden iptaline, davaya konu marka tescil olmadığından hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, YİDK karar numarasına ilişkin mahkeme kararındaki söz konusu maddi hatanın düzeltilmesini talep ettiklerini, davacı markaları ile davalı başvurusu bütün olarak değerlendirildiğinde, başvuru konusu markanın iki parça halinde, farklı renklerle oluşturulmuş "... ..." ibaresi şeklinde anlamlı bir sıfat tamlaması iken, davacı markalarının herhangi bir anlam ifade etmeyen bütün ve parçalanmaz şekilde yazılmış "..." ibaresinden oluştuğunu, anlamsal-fonetik-biçimsel ve bütün itibarıyla bıraktıkları izlenim yönlerinden markaların ortalama tüketici kitlesi üzerinde bırakacağı etkinin markaların aynı veya benzer olmadığı yönünde olacağı, 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi koşullarının somut olayda bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "... oluklu mukavva & ambalaj" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira dava konusu başvurunun bir bütün olarak "..." olarak telaffuz edileceği ve bu haliyle ayırt ediciliği yüksek ve tanınmış olan "..." ibaresi ile karıştırılmaya sebebiyet vereceği, en azından dava konusu başvurunun, davacının seri markalarından biri olarak algılanabileceği, gerekçeli kararda, 2021-M-6390 olan davaya konusu YİDK karar sayısının, 2021-M-3690 olarak yazılmasının, mahallinde her zaman giderilebilecek maddi hata niteliğinde olduğu ve mahkeme kararının kaldırılmasını gerektirmediği anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90-TL'nin anılan davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı ...'in uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 11/10/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/10/2024 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.