Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/274 E. 2021/374 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/274
Karar No
2021/374

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/756 KARAR NO : 2024/1052 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 16/11/2021 NUMARASI : 2021/274 E. - 2021/374 K. DAVACI : ... VEKİLİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : Marka ile ilgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/11/2021 tarih ve 2021/274 E. - 2021/374 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı şirketin 2015/96076 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusuna müvekkilinin "..." esas unsurlu markalarını mesnet göstererek itiraz ettiğini, itirazın davalı ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa bu markanın müvekkilinin tanınmış hizmet markası ile 35. sınıf yönünden çakıştığını, müvekkilinin “...” markası ile “...” ibaresinin "K" olarak okunan "C" harfinin seçilmiş olması nedeniyle benzer olduğunu, bu harf farklılığının markaları gerek görsel gerekse işitsel yönden ayniyet bazında benzer olmaktan uzaklaştırmadığını, davalı markasının müvekkili şirketler grubunda yer aldığı izlenimi verildiğini, müvekkilinin ortak seri markalarından “... ...” ibaresi ile davalının “...” markasının ayniyet derecesinde benzediğini, iltibasa sebebiyet verdiğini ileri sürerek, 2017-M-1675 karar sayılı YİDK kararının iptaline, davalı taraf adına tescilli 2015/96076 sayılı “...” ibareli markanın tüm sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı şirket vekili, müvekkili tarafından tescili talep edilen "..." markasının ise bir fuar markası olarak kurulduğunu, bu bakımdan taraf markalarının tüketici profillerinin aynı olmadığını, "..." markası altında tüm dünyaca bilinen bir ticaret fuarı olduğunu, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, müvekkili markasının 35. sınıfta tescil edildiğini, markalar arasında işitsel, görsel, anlamsal olarak da hiçbir bağ bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraf markalarının görsel ve anlamsal açıdan farklı olmaları sebebiyle, kısmi işitsel benzerliğe rağmen, genel izlenim ve bütünsel imaj bakımından farklı oldukları, davacı yanın ileri sürdüğü gibi, "..." ve "..." kelimeleri "C" ve "K" harfleri aynı okunduğundan, telaffuz esnasında tek harf farkı içerse de, ibareler arasında özellikle anlam farkı bulunması sebebiyle markaların yeterli düzeyde uzaklaştığı, Yüksek Mahkemenin markaların “anlamlı sözcüklerden oluşmasını” yani kavramsal farklılığını diğer benzerliklere üstün tuttuğu, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin çok tanınmış markası ile dava konusu marka arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi koşullarının oluştuğunu, mahkemece de işaretler arasında işitsel benzerlik bulunduğunun kabul edildiğini, başvurunun müvekkilinin markasından haksız yarar sağlayacağını, ayırt edici karakterini zedeleyeceğini, ortalama tüketicilerin dikkatli kişiler olarak nitelendirilemeyeceğini, kararın emsal mahkeme kararlarının aksi yönünde olduğunu, hükümsüzlük şartlarının da oluştuğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili kurum kararının iptila ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markalarını oluşturan işaretler arasında bazı harflerin ortaklığından kaynaklı kısmi bir görsel benzerlik bulunmakta ise de bu benzerliğin iltibasa sebebiyet verecek dereceye ulaşmadığı, "kanton, eyalet" anlamına gelen İngilizce "..." kelimesinin "..." veya "..." olarak telaffuz edildiği, tüketiciler tarafından "..." olarak okunması ihtimalinde dahi taraf markalarının anlamsal olarak farklılaşması nedeniyle taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, başvuruyu gören tüketicilerin bunun davacının itiraza mesnet markalarından farklı bir marka olduğunun derhal ve ilk bakışta anlaşılabildiği anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 100,00-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 327,60-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 31/05/2024 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 30/06/2024 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/274, K. 2021/374, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-274-e-2021-374-k-0a6500e97431