Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/244 E. 2022/110 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/244
Karar No
2022/110
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO:2023/200 Esas KARAR NO:2024/1582 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ:23/06/2022 NUMARASI:2021/244 E. - 2022/110 K. DAVANIN KONUSU:Alacak (Fikir Ve Sanat Eseri İle İlgili Sözleşmeden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:10/10/2024 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA:Davacı vekili tarafından İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/230 Esas sayılı dosyasına sunulan dava dilekçesinde; davalı alacaklı tarafından müvekkilleri aleyhine İstanbul 12. ATM'ne 2018/352 D.İş sayılı dosyası üzerinden ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu ve talep kabul edilerek, İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve adlarına tapuda kayıtlı olan 2 adet gayrimenkul ve mevcut banka hesaplarına haciz şerhi koyulduğunu, müvekkilinin 2001 tarihinden bu yana kiracısı olduğu ... İdaresi'ne ait İstanbul İli, Beşiktaş İlçesi, ..., ... Ada, .. Parsel, ... kapı numaralı gayrimenkulün, davalı ...'a devri konusunda 14/08/2017 tarihinde anlaşmaya varıldığını, davalı tarafından lokanta olarak işletilmekte olan kiralanandaki yıllar boyunca yapılmış olan yenileme, tadilat ve demirbaş eşya bedeli olarak Ortaköy .... Bankası hesabına Ağustos-Eylül 2017'de 310.000,00 TL ödeme yapıldığını, keyfiyetin ... Müdürlüğü İstanbul ... Bölge Müdürlüğü'ne bildirildiği, ... İdaresi'ne yapılan devir beyanından sonra idarenin kiralanan için talep ettiği kira bedelini yüksek bulan davalının ricası üzerine ikinci defa yeniden müracatta bulunulduğunu ve akabinde 6.000,00 TL civarında bir kira bedeli belirleneceğinin taraflara bildirildiğini, ancak davalının anlaşmadan hiçbir hukuki dayanağı ve gerekçesi olmadan tamamen tek taraflı ve keyfi iradesi ile vazgeçtiğini, 2018 Nisan ayında .... İdaresi'nden devir kira talebini geri çektiğini ve müvekkili aleyhine İstanbul ..... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, kiralananın anahtarını 03/05/2018 tarihinde müvekkiline teslim ettiğini, müvekkilinin takibe konu böyle bir borcunun bulunmadığını, davalının 2017 yılında yapılan devir anlaşması ve keyfiyetin bildirilmesi üzerine ilgili .... İdaresinin yazılı izni olmadan kiralananda köklü bir değişiklik ve tadilat yaptığını, bu masrafın müvekkilinden talep edildiğini, 2017 yılının Ağustos ayından, 2018 yılının Mayıs ayına kadar kiralananı işlettiğini ve aylık kazanç elde ettiğini, bu kazancın yaklaşık 20.000,00 TL olduğunu, yine davalının 2017 Ağustos ayından 2018 Mayıs ayına kadar işbu kiralananda müvekkili adına tescilli ''....'' markasını kullandığını ve yürüttüğü ticari yöntemler ve sosyal ilişkilerden ötürü müvekkiline ait işbu marka adının ticari itibarına büyük zarar verdiğini, 2018 yılı Şubat - Mart - Nisan aylarına ait kiralarını ödemediğini, devir anlaşmasının hukuken haksız ve geçersiz tek taraflı vazgeçen davalının bu 9 aylık süre içerisinde müvekkilinin müşteri ve itibar kaybetmesine sebep olduğunu, davalıların bu süre boyunca müvekkiline ait Ortaköy'deki konutta 9 ay boyunca kiracı olarak oturduklarını ve davalıların müvekkilleri aleyhine konu ettiği 2 adet bononun da teminat bonosu olduğunu, fakat kötü niyetli olarak icra takibine konu edildiğini, bono bedellerinden fazla haciz işlemleri yapıldığını belirtmiş, müvekkilleri aleyhindeki söz konusu icra takibinin durdurulmasına ve gayrimenkulleri ve menkulleri üzerindeki hacizlerin kaldırılmasına, bu talepleri kabul edilmez ise icraya yatacak paranın davalı alacaklıya ödenmesinin teminatsız veya çok uygun bir teminat karşılığında tedbiren durdurulmasına, keşif/bilirkişi incelemeleri ile yapılacak yargılama neticesinde müvekkillerinin davalılara böyle bir borçları olmadığına ve bizzat kendilerinin uğradığı zararlarının tespiti ile alacaklı olduklarının tespitine, haksız ve kötü niyetli icra takibi sebebiyle davalılar aleyhinde alacak tutarının en az % 20’si tutarında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. TEFRİK VE GÖREVSİZLİK KARARI: İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/230 Esas sayılı davasının yargılaması sırasında 01/10/2020 tarihli duruşmada davacıların dava dilekçesindeki alacak talebi yönünden davanın tefriki ile yeni esasa kaydedilmesine, alacak yönündeki taleplerinin oluşturulacak yeni esas üzerinden değerlendirilmesine karar verilerek Mahkemenin 2020/396 Esas sırasına kaydının yapıldığı, 2020/396 Esas sayılı davanın yargılaması sırasında 15/12/2020 tarihli duruşma ara kararı ile davacı vekiline dava dilekçesi, 11/12/2018 tarihli beyan dilekçesi ve yatırdığı alacak harcı dikkate alınarak davaya konu taleplerinin ne olduğunu, her bir talep yönünden ne kadar alacak talep ettiğini, yatırdığı harcı hangi miktarlar üzerinden yatırdığını açıklamak üzere 1 haftalık kesin süre verilmesine, beyanda bulunmadığı takdirde davanın açılmamış sayılacağının ihtarına karar verildiği anlaşılmıştır.Davacılar vekili bu ara kararı uyarınca Mahkemeye sunduğu 16/12/2020 tarihli dilekçesi ile, diğer alacak kalemlerinin yanı sıra, müvekkillerine ait işyerinin " ...." markasının 22.12.2011 tarihinde tescil edildiğini, işyerinin devri sonucu yaşanılan gelişmeler ve kötü işletmecilik nedeniyle işyerinin eski haline getirilmediği için "..." adına olan işyerinin fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalarak 25.000,00 TL marka değer kaybını talep ettiklerini açıklamıştır.Mahkemece 09/03/2021 tarihli duruşmada davacıların tescilli marka değer kaybı ve kira alacağı talepleri yönünden davaların tefriki ile her bir talebin yeni esasa ayrı ayrı kaydedilmesine karar verildiği, dosyanın marka değer kaybıyla ilgili alacak davasının 2021/140 Esas sırasına kaydedildiği, 10/03/2021 tarihli ve 2021/340 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek dosyanın İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderildiği tespit edilmiştir. CEVAP: Davalılar vekili tarafından İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesine sunulan cevap dilekçesinde; takip konusu bonoların davacı ve davalı arasındaki iş yeri devri ile alakasının bulunmadığını, davacılar vekilinin tarafları arasında görülen İstanbul 7. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2018/678 Esas sayılı dosyasında meskeniyet iddiasına ilişkin sunmuş olduğu 08/06/2018 tarihli dilekçesinde davacılar ile davalılar arasındaki ilişkilerin farklı olduğunu beyan ve kabul ettiğini, davacılar ile davalı ... arasındaki ile ... arasındaki ilişkinin farklı olduğunu, bonoların iş yeri devri ile alakasının olmadığının açıkça anlaşıldığını, davacı ... ile davalı ... arasındaki iş yeri devir ilişkisine gelince davalı ...'nin mülkiyeti ... Genel Müdürlüğü'ne ait İstanbul ili Beşiktaş İlçesi, ....Ortaköy adresinde bulunan kiracısı olduğu iş yerinde ... Genel Müdürlüğü ile görüştüğü 01/01/2018 tarihinden itibaren en fazla aylık 5.000,00 TL kira bedeli ile müvekkili davalı ...'a devrini sağlayacağına taahhüt ettiğini, müvekkilinin bunun karşılığında davacıya 320.000,00 TL ödeme yaptığını, yapılan bu ödemenin davacı tarafından da kabul edildiğini, davacı ...'nin ... Genel Müdürlüğü'nün kendisi için gönderdiği "30/11/2017 tarih 01/01/2018 - 31/12/2018 tarihleri arası yeni dönem kira bedeli 4.905,00 TL olarak belirlenmiştir" şeklindeki ihbarnamesini müvekkiline göstererek 01/01/2018'den başlayacak yeni dönemde aynı kira bedeli ile iş yerinin devrini sağlayacağını beyan ettiğini, müvekkilinin davacıya inanarak buna karşılık 320.000,00 TL ödeme yaptığını, işyerinin devri aşamasında gelindiğinde ... 4.905,00 TL kira bedelinin davacı ... için geçerli olduğunu, bir başkasına devri halinde kira bedelinin 11.000,00 TL olduğunu bildirdiğini, bütün bunlara rağmen davacı ......'nin müvekkili davalı ...'ı iş yerinde sigortalı olarak çalıştırarak 2018 yılı Mayıs ayına kadar oyaladığını, müvekkilinin bütün sabır ve gayretlerine rağmen davacı ...'nin iş yerinin devrinde taahhüt ettiği şartları sağlayamadığını, işyerinin devri için ödediği 320.000,00 TL'nin müvekkiline iade edilmediğini, davalı ...'ın davacıların taahhütlerine karşılık İstanbul İli, Başakşehir İlçesi,..., ... Ada,... Nolu Parsel,... Nolu Blokta yer alan,... nolu bağımsız bölümü sattığını ve kredi kullandığını, yine müvekkili ...'ın kendi adına olan ve eşi diğer davalı ... tarafından çalıştırılan Başakşehir'de ki kebap ve pide salonunu kapattığını, hem evlerinden, hem de işlerinden olduklarını, aynı zamanda borçlandıklarını, ödedikleri paralarını alamadıklarını, müvekkili ...'ın davacıya ait iş yerinde hiçbir değişiklik yapmadığını, devrinin yapılması için beklediği / bekletildiği süreç içerisinde davacı ...'nin işyerinde sigortalı olarak çalıştığını, davacının iddia ettiği tüm değişiklik ve tadilatların ... Genel Müdürlüğü ve Beşiktaş Belediye Başkanlığı'ndan izin alınarak yapıldığını, davacı ...'nin 10/08/2017 tarih 20867 sayılı dilekçesi ile taşınmazda tamir ve tadilat, taş fırın ve kebap ocağı, tabela değişikliği, boya badana yapmak istediğini bildirdiğini, ... İstanbul Bölge Müdürlüğü'nü 25/08/2017 tarih ''...'' sayılı müsadesine binaen Beşiktaş Belediye Başkanlığı'ndan aldığı izin ile bizzat kendisi tarafından bu değişikliklerin yapıldığını, bu nedenlerle davacıların iddia ettiği gibi müvekkili davalıların iş yerinde herhangi bir tadilat, tamirat, tabela ve isim değişikliği gibi hiçbir değişiklik yapılmadığını, bütün bu değişikliklerin davacıların talebi üzerine ve davacılar tarafından yapılmış olduğundan, müvekkili tarafından davacılara ve markalara verilmiş hiçbir zararının bulunmadığını, verilen tedbir kararının yasaya aykırı olduğunu beyanla, haksız davanın reddine, kötü niyetle açılan dava nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEME KARARI: İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 23/06/2022 tarihli 2021/244 E. - 2022/110K. sayılı kararıyla; "...Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; her ne kadar davacılar muris davacı ... adına tescilli ancak dava sürecinde koruması dolan ve yenilenmediği için geçerliliğini yitiren "...." ibareli markanın davalıların iş ve eylemleri sebebiyle değer kaybına uğradığı iddiasıyla tazminat talebinde bulunmuşlar ise de, gerek iş bu yargılamaya gerekse taraflar arasında süren başkaca davalara yansıyan ve tarafların kabulünde olan ... Genel müdürlüğüne ait iş yerinin devrine ilişkin davacının da dahilinde olduğu süreç dikkate alındığında davalıların muris davacıya ait markanın değer kaybına uğratacak herhangi bir eyleminin bulunmadığı, marka tescil sahibinin talep ve takibiyle iş yerinin davalıların faaliyetlerine yönelik tadilat ve çalışmaların yürütüldüğü, bu süreçte devir gerçekleşmeksizin tabela değişikliği vs gerçekleştirildiği, bu noktada iş yerinin niteliğinin farklı bir kimliğe bürünmesinde davacıların dahilinde olan işlemler olduğu gibi esasen marka değer kaybına sebebiyet verecek eylem olarak değerlendirilemeyeceği zira davacıların da kabulünde olduğu üzere davacı adına tescilli markanın iş yerinde kullanımının sonlandırıldığı başka bir isimle faaliyetlerin sürdürüldüğü bu noktada aynı marka adı altında faaliyet yürütmeyen davalıların marka değer kaybına sebebiyet verdiği iddiasının ve kendi dahilinde oldukları işlemlere yönelik iddialarının dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığı değer kaybı iddiasının dinlenilemeyeceği" gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür. İSTİNAF BAŞVURUSU:Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava ve yargılama sırasında dosyaya sundukları beyan dilekçelerini tekrarla, davacıların murisine ait olan markanın tescil tarihine göre, Mahkemeye bilgi verildiği tarihte 10 yıllık sürenin dolmadığını, bu nedenle hükümsüz kalmasının mümkün olmadığını, Mahkemece müzekkere cevabının tam anlaşılamadığını, kaldı ki marka hakkına zarar verildiği ve davanın açıldığı tarihte markanın geçerli olduğunu, Mahkeme tarafından iş yerinin davalılara teslim edildikten sonra onlar tarafından hukuki ve fiili durumunda ciddi değişiklikler yapıldığının göz ardı edildiğini,İş yerinin müvekkilleri tarafından "...." adıyla işletilirken ciddi müşteri kitlesi mevcutken, davalılar tarafından "...." adıyla işletilmeye başlandığını, kebap, pide, pizza, lahmacun salonu haline getirildiğini, müşteri sayısının azaldığını, müşterilerinin profilinin ve iş yerinin konseptinin değiştiğini, bu şekilde markanın zarar gördüğünü, İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesinde dinlenen tanık beyanlarıyla da anlaşıldığı gibi, davalının iş yerini devralmak istediğini, 10 ay süresince işlettikten sonra vazgeçtiğini, işletmenin eski hale gelmesinin tamamen zor olduğu gibi marka ve değer kaybının da davalı tarafından yaratıldığını ve bu zararın giderilmediğini, Mahkemece bu durumlar dikkate alınmadan, davanın kabulü yerine haksız ve hukuka aykırı şekilde davanın reddine karar verildiğini belirterek, ret kararının kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine gönderilmesine, gerek duyulursa bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, marka-patent zararlarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dosyada bulunan Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları incelendiğinde; 24/09/2010 başvuru, 21/12/2011 tescil tarihli, ... tescil numaralı "..." markasının 43. sınıfta ... adına tescilliyken, süresi içerisinde yenilenmediğinden geçerliliğini yitirmiş olup, sahibi adına herhangi bir hüküm ifade etmediğinin bildirildiği tespit edilmiştir. G E R E K Ç E: Dava, davalı tarafından devralınmak istenilen davacıya ait iş yerinin devrinden vazgeçilmesi ve bu süreçte işyerinin konseptinde yapılan değişiklik nedeniyle oluştuğu iddia edilen marka değer kaybının tespiti davasıdır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesinde dinlenen tanık anlatımları, davacılar vekilinin dosyaya sunduğu yazılı beyanları ve tüm dosya kapsamı ile; davacıların murisi ... tarafından Ortaköy’de, tescilli markası olan "..." adıyla işletilen lokantanın davalı ...’a devredilmesi konusunda taraflar arasında görüşme yapıldığı, işyerinin tabelasının "...." olarak ve konseptinin kebap, pide, pizza ve lahmacun salonu olarak davacıların murisinin bilgisi dahilinde değiştirildiği, davalılar tarafından işyerinde "..." markasını kullanmadığı, daha sonra davalı ... tarafından iş yerinin devralınmasından vazgeçilmiş olması nedeniyle, davacıların murisine aitken yargılama sırasında hükümsüz kaldığı anlaşılan "...." markasına zarar verildiğinden söz edilemeyeceği, davalılar tarafından davacıların hak sahibi oldukları markanın kullanılmadığı, SMK’nun 150/2. maddesinde düzenlenen itibar tazminatının koşullarının mevcut olmadığı, davalının iş yerini devralmaktan vazgeçmesi nedeniyle davacıların uğradıkları başkaca zararlar mevcutsa, bu konularda ayrıca talepte bulunabilecekleri, nitekim bu konuda başka davalar açtıklarının anlaşıldığı, bu nedenle Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla, davacılar vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL eksik harcın davacılardan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; davacılar tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 10/10/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/244, K. 2022/110, T. 22.12.2011, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-244-e-2022-110-k-8b4c886fb9b0