Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/212 E. 2022/140 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/212
Karar No
2022/140
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/1805 KARAR NO : 2024/2061 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 16/05/2022 NUMARASI : 2021/212 E. - 2022/140 K. DAVACI : VEKİLİ DAVALILAR : DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/05/2022 Tarih ve 2021/212 Esas - 2022/140 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 2012 yılından beri restorant hizmetleri alanında faaliyet gösterdiğini, bu kapsamda ... nezdinde 2012/19365 sayılı “...” ibareli 29/43. sınıflarda tescilli, 2015/103342 sayılı “...” ibareli 41. sınıfta tescilli, 2015/54651 sayılı “...” ibareli 16/35/41. sınıflarda tescilli, 2016/30250 sayılı “... ...” ibareli 41. sınıfta tescilli markalarının bulunduğunu, markasının asıl unsurunun "..." kelimesi olduğunu, bu sebeple de davalı gerçek kişiler tarafından 41 ve 43. sınıf hizmetler için tescili talep edilen 2020/22869 numaralı "...+Şekil" ibareli marka arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik ve iltibas ihtimalinin bulunduğunu, ortalama bir tüketicinin iki markanın birbirinden farklı markalar olduğunu ayırt edemeyeceğini, "..." kelimesinin "..."in kısaltılmış hali olduğundan tek başına bir ayırt ediciliğinin bulunmadığını, başvurunun bu haliyle kötü niyetli olduğunu, buna rağmen başvuruya itirazlarının 2021-M-3539 sayılı karar ile 41. sınıf hizmetler için kısmen kabul edildiğini, başvurunun 43. sınıf hizmetler yönünden de reddedilmesinin gerektiğini ileri sürerek, davalı ... YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalılar vekili, müvekkillerinin tescilini talep ettikleri "..." markasının restorant hizmeti vermediğini, iki markanın hizmet sunduğu alanların birbirinden farklı olduğunu, faaliyet gösterdikleri alanda davacı tarafın markasının tanınırlığının ispatlanamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, "Şekil+..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "... (2015/103342), ... (2015/54651) ve ... ... (2016/30250)" ibareli 3 ayrı tescilli markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle "..." ibaresi açısından sesçil benzerlik olsa dahi davalı başvuru markasında yer alan YİDK kararı ile davacı itirazının reddedildiği 43. sınıftaki hizmetler ile davacı markalarının kapsamında yer alan hizmetler arasında benzerlik olmadığından, SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulunun oluşmadığı, dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının kanıtlanmadığı, tescil edilen markanın hükümsüzlüğü talebi bakımından ise davacı adına tescilli "... (2012/19365) (tescil :28.04.2016)" ibareli marka ile başvuru markası arasında ortalama tüketici kesimi nazarında görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu, diğer yönden davacının bu markasının kapsamındaki 29. sınıftaki mallar ile davalıya ait 2020/22869 sayılı başvuru markasının 43/1. sınıfında yer alan ''yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" açısından ilişkili ve bağlantılı hizmetler olduğu, makul zeka seviyesine sahip ortalama düzeyde bir tüketicinin iki markayı "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" alanında birbirine karıştırma ihtimalinin bulunduğu, markaların aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği, bu sebeple taraf markaları arasında bu hizmetlerde SMK 6/1 maddesindeki iltibas / karıştırılma / benzerlik koşulunun oluştuğu, ancak karar tarihi itibari ile davalı markası tescil edilmemiş olduğundan hükümsüzlük kararının verilmesinin de mümkün olmadığı, SMK 6/9 ile TTK 54 bakımından iddiaların ispatlanamadığı gerekçesiyle YİDK iptali bakımından davanın reddine, tescil edilen markanın hükümsüzlüğü talebi bakımından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların markaları arasında, dava konusu tescil edilmek istenen 43. sınıfta yer alan emtialar ile davacının markasının tescilli olduğu 29, 35/5. sınıfta 29, 30, 31, 32. sınıftaki malların satışına özgülenmiş mağazacılık hizmetleri emtiası ile 41. sınıfta yer alan emtiaların bütün itibari ile benzer/ilişkilendirilebilir olduğunu, iki markada da esas unsurun "..." ibaresi olmasının iltibasa sebebiyet vereceğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgeler incelendiğinde, davalı gerçek kişilerin 41 ve 43. sınıf hizmetler için “...+Şekil” ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğu, başvurunun yayınlanmasından sonra davacının yukarıda belirtilen markalarını gerekçe göstererek başvuruya itiraz ettiği, itirazın önce Markalar Dairesi ve nihai olarak da YİDK tarafından 41. sınıf hizmetler bakımından kısmen kabul edilip, 43. sınıf hizmetler yönünden kısmen reddedildiği, bu bağlamda dosya kapsamındaki uyuşmazlığın, davalı gerçek kişilerin başvurusuna konu markası ile davacının itirazına mesnet markaları arasında, itirazın reddedildiği 43. sınıf hizmetler yönünden SMK'nın 6/1. maddesi kapsamında iltibas bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. Somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesinde, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvurunun reddedileceği belirtilmiştir. Bu durumda önemli olan, halkın işaretler arasında herhangi bir şekilde herhangi bir nedenle bağlantı kurma ihtimali olup, buradaki "ihtimal" kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelimedir ve şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ile bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir (Yargıtay HGK, 15/11/2013 Tarih, 2013/11-202, 2013/1587). Açıklananlar çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, taraf markalarının asıl unsurlarının "..." ibareli olduğu, dolayısıyla ibareler yönünden markalar arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu kanaatine varılmıştır. Esasen ... Markalar Dairesi ve YİDK dahi taraf markalarını ibareler yönünden benzer bulmuş ve davalı taraf başvurusundan 41. sınıf hizmetleri çıkarmıştır. İşbu davanın da itiraz eden davacı tarafça açıldığı gözetildiğinde, marka işaretleri arasında benzerlik bulunduğu hususunun uyuşmazlık konusu olmadığı da anlaşılmaktadır. Taraf marka işaretleri arasında benzerlik görüldüğünden, markaların kapsamlarında kalan mal ve hizmetlerin benzer olup olmadığının incelenmesi gereklidir. Davalı gerçek kişilerin marka tescil başvurusunda kalan emtialar, 43/1-2. sınıftaki "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için ver sağlama hizmetleri."dir. Davacının YİDK kararında incelenen itirazında dayandığı 2015/103342, 2015/54651 ve 2016/30250 sayılı markalar ise 41. sınıfta "Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, İdare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil), Deri, kitap, gazete vb gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi okuyucuya ulaştırmasına lişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri, Haber muhabirliği hizmetleri, foto muhabirliği hizmetleri, Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri" hizmetlerinde tescillidir. Her ne kadar mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda, tarafların markalarında yer alan hizmetlerin birbirleriyle yakından bağlantılı olmadığı, biri diğerinin doğal sonucunu oluşturabilecek ilişkili mallar/hizmetler bulunmadığı ve firmalar arasında bir illiyet bağının kurulamayacağı bildirilmişse de, 43. sınıfta yer alan yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri ile geçici konaklama hizmetlerinin kompleks yapısı nazara alındığında, bu hizmetler ile 41. sınıftaki eğitim ve öğretim hizmetleri, sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri, spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil) arasında yakın ilişki bulunduğunun ve anılan hizmetler arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil, iltibas ihtimalinin olduğunun kabulü gereklidir. Yine 41. sınıftaki spor, kültür ve eğlence hizmetleri ile 43. sınıftaki yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri ve geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için ver sağlama hizmetleri de yakın ilişki içinde bulunan hizmetlerdir. Yargıtay 11. H.D.'nin 17.12.2012 tarih ve 2011/14670 E.- 2012/20955 K., 30/05/2016 tarih ve 2015/10992 E.- 2016/5895 K., 12/02/2020 tarih ve 2018/4060 E.- 2020/1278 K. sayılı kararları da bu yöndedir. Dolayısıyla tarafların markalarını kullanmak istedikleri emtialar yönünden de iltibas ihtimali bulunmaktadır. Bu durum karşısında mahkemece, tarafların markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, Dairemizce HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 16/05/2022 gün ve 2021/212 Esas - 2022/140 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Davanın KABULÜ ile; ... YİDK'nın 2021-M-3539 sayılı kararının İPTALİNE, 3-Davalı gerçek kişilerin 2020/22869 numaralı marka tescil başvurusu tescil edilmediğinden, mark hükümsüzlüğü talebi bakımından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 2.350,00 TL bilirkişi ücreti, 140,00 TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 80,50 TL tebligat masrafı, 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 2.791,20 TL yargılama giderine, 59,30 TL başvurma harcı, 59,30 TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 2.909,80TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalılar tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), 9-Davacıdan peşin olarak alınan 80,70 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 17/12/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/12/2024 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/212, K. 2022/140, T. 17.12.2012, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-212-e-2022-140-k-29246739cb1d