Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/203 E. 2022/16 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/203
Karar No
2022/16

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/474 KARAR NO : 2024/764 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 24/01/2022 NUMARASI : 2021/203 E. - 2022/16 K. DAVACI VEKİLİ : DAVALI DAVANIN KONUSU : Marka 2021-M-3923 Sayılı YİDK Kararı İptali-Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 24/01/2022 tarih ve 2021/203 E. - 2022/16 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin 2010/31482, 2014/08860, 2014/108592, 2014/108601, 2014/17229, 2015/43274, 2015/43279, 2016/103882, 2016/103895, 2016/53090, 2016/53091, 2016/56650, 2018/80553 sayılı "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, dava konusu 2019/113312 sayılı "...+şekil" ibareli marka başvurusuna itirazlarının TÜRKPATENT YİDK kararıyla reddedildiğini, dava konusu marka başvurusunun davacının tescilli/tanınmış/seri markalarıyla iltibas yaratma ihtimalinin kuvvetli olduğunu, taraf markalarının aynı/aynı tür emtialarda kullanılacağını, davacının "..." ibaresi üzerinde önceye dayalı hak sahibi olduğunu ve bu ibareye kullanım yoluyla ayırt edicilik kazandırdığını, davalının tescil başvurusunun davacının tanınmışlığından faydalanmayı amaçladığını, kötü niyetli olduğunu, aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanından doğan haklarını da ihlal ettiğini ve haksız rekabet yarattığını ileri sürerek, Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 01/06/2021 tarih, 2021-M- 3923 sayılı kararının iptaline ve 2019/113312 sayılı "...+şekil" ibareli markanın tescil edilmiş olması halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket vekili, davanın süresinde açılmadığını, yapılan yatırımlarla uzun yıllardan beri ciddi ve yoğun kullanımla müvekkili markasının ayırt edici hale geldiğini, “...” ibaresinin uyuşmazlık konusu 26 ve 41.sınıf mal ve hizmetler yönünden tanımlayıcı olduğunu, markaların bütüncül olarak benzer olmadığını, davacının tanınmışlık iddialarının doğru olmadığını, ilgili tüketicinin dikkatli ve seçici olduğunu, müvekkilinin markasının aynı zamanda ticaret unvanı olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının "şekil+..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "şekil+..." ibareli ve diğer tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, her iki markadaki " ..."nun tanımlayıcı vasfı yüksek, ayırt ediciliği de çok düşük ibare olduğundan davalı markasındaki "şekil ve ..." ibarelerinin asli belirleyici unsur olarak göründüğü, ortalama düzeydeki alıcı tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/ hizmetler algısının oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı, davacının "şekil+... " ibareli başvuru üzerinde SMK 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliğinin kanıtlanmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/4-5 maddesindeki tanınmışlık koşulunun oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ), başvuru üzerinde SMK 6/6 maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiası ve kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının kanıtlanmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde, müvekkilinin eğitim ve öğretim hizmetleriyle ilgili olarak uzun süreli, yaygın ve yoğun kullanım ve tanıtım sonucu, sadece "..." ibaresine dahi, gerek tescilden önce ve gerekse tescilden sonra, markasal anlamda 6769 sayılı SMK m.5/2 ve 25/4 hükümleri kapsamında ayırt edicilik ve tanınmışlık kazandırdığını, müvekkilinin “...” ibareli markanın gerçek ve öncelikli hak sahibi olduğunu, başvurunun müvekkilinun tescilli markaları ve ticaret unvanı ile iltibas oluşturduğunu, kötü niyetle yapıldığını, karşılaştırılan markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davalının başvurusundaki "..." ibaresinin markaya hiçbir ayırt edicilik katmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka tescil başvurusuna itirazın reddine dair YİDK kararı iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenim dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "...+şekil" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, bir bütün olarak dava konusu başvurunun, davacı markalarında yer almayan ve başvuru markasının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresi ve şekil unsuruyla davacının "..." asıl unsurlu markalarından yeterince farklılaştığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından, davacı markalarının tanınmış olmalarının tescil engeli oluşturmayacağı, davacının dava konusu başvurunun tamamı üzerinde gerçek ve öncelikli hak sahibi olduğunun, ticaret unvanına dayalı tescil engeli bulunduğunun ve dava konusu başvurunun kötü niyetli yapıldığının da ispat edilemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/04/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/04/2024 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/203, K. 2022/16, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-203-e-2022-16-k-7f1b9b88ab70