Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 2021/1969 E. 2021/1608 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/1969
- Karar No
- 2021/1608
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1969
KARAR NO: 2021/1608
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08.09.2021 Tarihli ara karar.
NUMARASI: 2020/323 E.
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
Taraflar arasında görülen tazminat davası içinde davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, davasında özetle; davacının yapımını üstlendiği çimento fabrikasında kullanılacak olan makinenin Portekiz'den deniz yolu ile Fildişi Sahili'ne taşınmak üzere davalı Proje Kargo ile taşıma sözleşmesi yapıldığını, diğer davalıların da geminin donatanı ve ... sigortacısı olduklarını, taşıma sırasında makinanın hasarlandığını, hasarın geminin iki nolu ambarına yüklenen makina parçalarının gereği gibi sabitlenmemesinden kaynaklandığını, bu nedenle davalıların makina hasarından sorumlu olduklarını belirterek, 493.393,00 Euro maddi zararın faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, navlun peşin ödendiğinden navlun bedelinin yarı oranda indirilmesi sonucu 75.000,00 USD navlun bedelinin davacıya iadesine, projenin gecikmesi nedeniyle uğranılan müspet zararlar için şimdilik 1.000,00 Euro'nun faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, manevi tazminat olarak da 200.000,00 TL'nin daval taraftan tahsili ile davcıya ödenmesine karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili 05/04/2021 tarihli cevaba cevap dilekçesinde; davalıların mal kaçırması nedeniyle bir ve dört nolu davalıların Türkiye Cumhuriyetindeki menkul ve gayrimenkul malları, üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları ile sigorta primlerinin 500.000,00 Euro üzerinden ihtiyaten haczine kararı verilmesini talep edilmiştir. 3 nolu davalı ... limited şirketi vekili, savunmasında özetle; davacıyla müvekkili arasında yapılan 18.09.2019 tarihli taşıma sözleşmesi uyarınca davacıya ait projeye ait yükün Setübal/portekiz limanında Abitşan-fildişi sahiline taşınmak üzere anlaşmaya varıldığını ve navlun bedelinin ödendiğini, müvekkilinin ... (IMO:...) isimli geminin maliki ve işleteni olan diğer davalıyla anlaştığını ve navlun bedelinin, müvekkili tarafından davalı ...'in faturası karşılığında bu şirketin banka hesabına ödendiğini, davacının yükünün 30.11.2019 tarihinde Setubal/Portekiz limanında geminin ambarlarının güvertesine yüklendiğini, düzenlenen konşimentoda davacı ile müvekkili arasında yapılan taşıma sözleşmesine de atıf yapıldığını, deniz yolculuğunun 01.12.2019 tarihinde başladığını, ancak ambar içerisinde yüklenen kargoda hasar oluştuğunu geminin 012.2019 tarihinde Lexoises/Portekiz Limanı'na yanaştığını, yükte oluşan hasar nedeniyle akti taşıyan olan firmanın herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, konişmentoda atıf yapılan 18.09.2019 tarihinde taşıma sözleşmesi uyarınca yükleme istifleme sabitleme ve tahliye işlemlerinin fiili taşıyan sorumluluğunda olduğunu, fiili taşıyanın pervasız davranışının hasara sebebiyet verdiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ İlk Derece Mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 08.09.2021 tarihli ara kararında; "...İİK'nun 257.maddesinde, 'rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya 3.şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarının ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği' hükmü düzenlenmiştir. Dava konusu maddi ve manevi tazminat ile navlunun iadesi talebi, taşıma sözleşmesine aykırılık hukuki nedenine dayanmakta olup davacının iddia ettiği yük hasarının ne kadar olduğu, hasarın meydana gelmesinde davalı taşıyıcıların kusur ve sorumluluklarının bulunup bulunmadığı, buna göre taşınan eşyada meydana gelen hasarı tazmin tazmin etme ve navlunun iadesi konusunda yükümlülüklerinin doğup doğmadığı yapılacak yargılama neticesinde ortaya çıkacak olduğundan, bu aşamada dava konusu tazminat kalemlerinden dolayı İİK'nun 257 ve devamı maddeleri gereğince ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gerekli yasal koşulların oluşmadığı kanaatine varıldığından, davacının ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Bu ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Önceki beyanlarını tekrarlamış ve müşterek sörvey raporu ve 4 nolu davalının verdiği teminat mektubu ve borç ikrarını içerir mail yazışmalarının hep birlikte değerlendirilmesinde, bu belgelerin taşıyanın oluşan hasarda kusurlu ve zarardan sorumlu olduğunu ispatlayacak nitelikte olduğunu,Davalıların zaman kazanmak amacıyla arabuluculuk sürecine katılan avukatlarını azletmiş olduklarını, davalıların davacının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunduğunu ve davacının alacağını elde edebilmesini tehlikeye soktuklarını ve güçleştirdiklerini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara kararının kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, deniz yolu ile taşınan yükte oluşan hasar bedelinin taşıyandan tahsili istemiyle açılmış tazminat davasıdır. Dava içerisinde İİK'nın 257.maddesi uyarınca ihtiyati haciz talep edilmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında, yukarıda açıklanan gerekçelerle ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara karar verilmiş; bu ara karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. İlk derece mahkemesinin 03.12.2021 tarihli ara kararında 1, 2 ve 4 nolu davalılar hakkındaki dava tefrik edildiğinden davacı ile davalı Proje Kargo arasındaki uyuşmazlığa ilişkin olarak yük hasarının neden meydana geldiği, davalının kusur ve sorumluluğunun doğup doğmadığı, yükteki gerçek hasar miktarının ne kadar olduğunun tespiti açısından bilirkişi incelemesine karar verilmiş olduğu görülmektedir. Davacı vekili istinaf başvurusu ekinde yabancı dilde yazılmış "Damage survey report'' isimli belgeyi, ... bankasına ait yurt dışına giden havaleye ilişkin alacaklının ... muhatabının Proje Kargo şeklinde görüldüğü belgeyi, yabancı dilde yazılan "...''isimli belgeyi, Ziraat bankasına ait alıcının Proje Kargo olduğu, ... A.Ş. hesabından 150 bin USD çıktığına ilişkin giden havale başlıklı belgeyi, sunmuştur. Proje Kargo tarafından keşide edilen yabancı dilde yazılı fatura sureti de dosya içerisindedir. ... bankasına ait dekont çıktısında da ithalat bedeli transferi yapıldığı, ihracatçının .. isimli bir şirket muhatabın ise Proje Kargo olduğu görülmektedir. İİK'nın 258/2 maddesi uyarınca, ihtiyati haciz talebinin kabulü için alacağın varlığının ve parasal değerinin, mahkemede kanaat oluşturacak derecede, yani yaklaşık olarak kanıtlanması gerekir. Mahkeme, davalının itiraz etmediği 151.000 Euro için zaten geçici ödeme kararı vermiştir. Bu tutarı aşan bir alacağın bulunup bulunmadığı, taşıyanın hukuki sorumluluğunu düzenleyen maddi hukuk kurallarına göre iddiaya konu alacağın varlığı ve miktarının yargılamaya muhtaç durumda olup, istinafa konu ara karar tarihi itibariyle yaklaşık ispatın gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3.madddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3. maddeleri uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin harçlarının Hazineye gelir kaydına; 3-Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 16/12/2021